Genel Haberler
TOBB ve TİSK’den ortak talep: Asgari ücrete destek devam etmeli
Ortak bir açıklama yapan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, asgari ücrete yapılacak 2018 yılı zammının yanı sıra devlet desteğinin sona ermesinin işletmelerin rekabet gücünü negatif etkileyeceğine dikkat çekti.
Beş milyondan fazla işçiyi ilgilendiren asgari ücret, yeni yılla birlikte yeniden belirlenecek. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), asgari ücrete 2016 yılında yapılan yüzde 30 oranındaki artışın ardından artan istihdam maliyetlerinin istihdama olumsuz yansımaması amacıyla uygulanan devlet desteğinin devam etmesinin sürdürülebilir istihdam için önemli olduğunu vurguladı. 2016 yılında yapılan asgari ücret zammı sonucunda ortaya çıkan istihdam maliyetlerinin bir kısmının devlet tarafından karşılanması amacıyla çalışanlar için aylık 100 TL destek uygulanıyor. Bu destek, özellikle asgari ücretli çalışanların yoğun olduğu küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından işletmelerin rekabet gücünün artırılması ve kayıtlı istihdamın teşvik edilmesi adına olumlu sonuç doğurmuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde başlatılan istihdam seferberliği ile işverenlerin son bir yılda ülkemizde yaklaşık 1,5 milyon kişiye yeni istihdam sağladığını belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Dünyada yaşanan belirsizlikler ve özellikle bölgemizde karmaşaya rağmen 1,5 milyon kişiye yeni iş imkânı sağlanması çok önemli bir başarı hikâyesidir. Türkiye tarihinde işverenlere verilen en kapsamlı istihdam teşvikleri olarak nitelendirdiğimiz destekler, işsizlik göstergelerine olumlu katkı sağlamıştır. Bu kapsamda istihdam artışlarına devam edilebilmesi için asgari ücrete verilen 100 liralık desteğin devam etmesi çok önemlidir” dedi.
Konuyla ilgili açıklama yapan TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Kudret Önen ise, son iki yılda asgari ücrete yapılan yaklaşık yüzde 48 oranındaki zammın istihdam maliyetleri üzerindeki etkisinin bir kısmını devlet desteği ile gideren işletmeler için teşvik programının devam etmesinin önemine dikkat çekti. Devlet desteğinin devam etmemesinin işletmelerin rekabet gücünü negatif etkileyebileceğini vurgulayan Önen, “2017 yılında yeni işe alınan çalışanlar için işverenler tarafından ödenmesi gereken primlerin devlet tarafından karşılanması şirketlerin sürdürülebilir bir büyüme kaydetme yolunda toparlanmalarını sağlamıştır. İşsizlik göstergelerine olumlu katkı sağlayan tarihimizin en geniş istihdam desteklerinin ülke ekonomisine uzun vadeli faydası, teşvikin devam ettirilmesi ile sağlanacaktır. Türk işverenleri olarak, rekabet gücünün, istihdamın ve ülke refahının artışına, yatırım ortamının iyileştirilmesine ve sürdürülebilir büyümenin sağlanmasına yönelik atılan her adımın önemine inanıyor ve destekliyoruz” dedi.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
