Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Türkiye “Kuşak” haritası

Editör
Abone Ol:

Türkiye genelinde düzenli olarak istatistik bilgileri haritalandırıp ve hakkında analizler ve yorumlar yapan danışmanlık şirketi Next Geography Kurucusu Fevzi Babalık, Türkiye’deki “Kuşak”lar hakkında bilgi verdi.

“Kuşak; hemen hemen aynı senelerde doğan, aynı çağın koşullarında yaşayan ve bulunduğu ülkede o dönemin gerektirdiği tüm olumlu ve olumsuz durumları birlikte yaşayan toplulukların zaman aralığına verilen addır.” Diyen Babalık, farklı kuşakların hayata uyum süreçleri bulundukları dönemin şartlarına göre değiştiğini söyledi.

Peki Türkiye’de hangi kuşak, hangi illerde ve hangi bölgelerde daha fazla yoğunluk göstermektedir?

Sessiz Kuşak (75 üstü yaş)

1925-1944 yılları arası doğanlar olarak bilinir; aynı zamanda “Cumhuriyet Kuşağı” adı verilmektedir. Bu kuşağa anneannelerimiz, büyükbabalarımız ve büyük babaannelerimiz girmektedir.

Ülkemizde nüfusa oranla en yüksek sessiz kuşağa sahip ilk 3 ilimiz; Sinop (%13,9), Kastamonu (%12,8) ve Giresun (%12,4)’dur.

Nüfusa oranla en düşük sessiz kuşağa sahip ilk 3 ilimiz; Şırnak (%2,5), Hakkari (%2,6) ve Şanlıurfa (%2,9)’dır.

Büyük illerimizdeki oran ise; İstanbul (%5,1), Ankara (%6,3) ve İzmir (%8,3).

baby

Baby Boomer (55-74 yaş arası)

Bu kuşak ise 1945-1964 yılları arasında doğanlar olarak bilinmektedir. “Patlama Kuşağı”dır. Böyle söylenmesinin nedeni bu dönemde yıllık doğum hızında yüksek artış görülmüştür.

Ülkemizde nüfusa oranla en yüksek Baby Boomer kuşağına sahip ilk 3 ilimiz; Sinop (%19,0), Kastamonu (%18,7) ve Giresun (%18,2)’ dur.

Nüfusa oranla en düşük Baby Boomer kuşağına sahip ilk 3 ilimiz ise; Şırnak (%4,2), Hakkari (%5,4) ve Şanlıurfa (%5,7)’dır.

Büyük illerimizdeki oranlar ise; İstanbul (%10,4), Ankara (%12,4) ve İzmir (%14,5) şeklindedir.

x

X Kuşağı (40-54 yaş arası)

1965-1979 yılları arası doğanlara “X Kuşağı” denilmektedir. Bu kuşağı Y ve Z kuşağındakilerin genellikle anneleri ve babaları oluşturmaktadır.

Ülkemizde nüfusa oranla en yüksek X Kuşağına sahip ilk 3 ilimiz; Muğla (%22,6), Antalya (%22,1) ve İzmir (%21,9)’dir.

Nüfusa oranla en düşük X Kuşağına sahip ilk 3 ilimiz ise; Şırnak   (%10,2), Şanlıurfa (%11,7) ve Siirt (%11,7)’ tir.

Büyük illerimizdeki oranlar ise; İstanbul (%21,4), Ankara (%21,2) ve İzmir (%21,9) şeklindedir.

y

Y Kuşağı (20-39 yaş arası)

1980-1999 yılları arası doğanlar “Y Kuşağı” olarak adlandırılmaktadır. Kuşaklar arası farklılığın en çok hissedildiği kuşaktır. Teknolojik gelişmeler en çok bu kuşakta yaşanmıştır. Bu nedenle teknolojiyi en iyi kullanan kuşaktır.

Ülkemizde nüfusa oranla en yüksek Y Kuşağına sahip ilk 3 ilimiz; Hakkari (%40,3), Tunceli (%36,0) ve Şırnak (%35,2)’ tır.

Nüfusa oranla en düşük Y Kuşağına sahip ilk 3 ilimiz ise; Sinop (%26,0), Balıkesir (%26,8) ve Çorum (%26,8)’dur. Genç nüfusun az, yaşlı nüfusunun daha yüksek olduğu yerler olduğu için düşük orana sahiptir.

Büyük illerimizdeki oranlar ise; İstanbul (%34,4), Ankara (%32,2) ve İzmir (%30,5) şeklindedir.

z

Z Kuşağı (0-19 yaş arası)

2000 yılı ve sonrası doğanlar için tanımlanan kuşaktır.

Ülkemizde nüfusa oranla en yüksek Z Kuşağına sahip ilk 3 ilimiz; Şanlıurfa (%49,8), Şırnak (%47,8) ve Ağrı (%46,4)’dır. Doğum hızının yüksek olduğu iller Z kuşağının da yüksek olduğu iller olarak karşımıza çıkmaktadır.

Nüfusa oranla en düşük Z Kuşağına sahip ilk 3 ilimiz ise; Tunceli (%19,4), Edirne (%21,2) ve Kırklareli (%21,4)’dir.

Büyük illerimizdeki Z kuşağı oranları ise; İstanbul (%28,7), Ankara (%28,0) ve İzmir (%24,8) şeklindedir.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER