Genel Haberler
Peynir artık ambalajsız satılamayacak
Peynir Tebliği’nde uygulama 1 Ocak 2016’da başlıyor.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yaptığı düzenlemeyle, 8 Şubat 2015’te Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Peynir Tebliği’nde uygulama 1 Ocak 2016’da başlıyor. Üretiminden muhafazasına, taşınmasından piyasaya arzına kadar birçok yenilik getiren düzenlemeye göre, peynir artık ambalajsız satılamayacak.
Sektör, üniversiteler ve STK’ların görüşleri alınarak uzun süren çalışmalar sonucu Türk Gıda Kodeksi’ne uygun hazırlanan tebliğ, peynirlerin ambalaja girmesiyle ilgili düzen getiriyor. Buna göre, doğrudan satış için üretilen peynirler ambalajlı şekilde ve hijyen kriterlerini karşılayan yerlerde piyasaya sunulabilecek. Peynirler, Türk Gıda Kodeksi Gıda ile Temas eden Madde ve Malzemeler Yönetmeliği’ne ve Gıda Hijyeni Yönetmeliği hükümlerine uygun malzemelerle ambalajlanacak. Buna göre, açıkta veya gıda ambalajına uygun olmayan poşet, kutu, plastik, strafor kutular kullanılamayacak. Ambalaj Sanayicileri Derneği Başkanı Sadettin Korkut, hijyen ve sağlık açısından istismarı çok kolay olan peynir üretimi ve satışında kontrol çizgilerinin artık daha netleştiğini söyledi. Ambalajsız ürünlerde her zaman risk bulunduğunu hatırlatan Korkut, şunları söyledi:
“Gelişmiş ülkelerde ambalajsız ürün bulmak mümkün değil. Açıkta satılan tüm gıda maddelerinin sağlık ve hijyen açısından ambalaja girmesi gerekiyor. Özellikle peynir gibi bir üründe çok dikkatli olmak gerektiğini hep söylüyoruz. Türk Gıda Kodeksine göre, süt ve süt ürünleri ile peynir ambalajlarının üzerinde üretim, son kullanma tarihleri ve üretim yerinin bulunması gerekiyor. Tüketici, ambalajı okuyarak ne aldığını, o peynirin içinde ne olduğunu bilmeli. Sadece sağlık ve hijyen değil, doğru ambalajlamanın, gıdaları koruyarak tüketim ömrünü uzattığını ve israfı azalttığını da unutmayalım. Türk Gıda Kodeksi’ne uygun üretilmiş ambalajlarda muhafaza edilip satılan peynirler, gönül rahatlığıyla tüketilebilir. Yeni düzenlemeyi, gıda güvenliği, hijyeni ve ülke ekonomisini hiçe sayan kayıt dışı üretimin önüne geçmek için önemli bir adım olarak görüyor, benzer adımların bakliyatta, yaş sebze-meyvede de ambalajın şart olduğunu düşünüyoruz.”
Peynir Tebliği ile yılbaşından itibaren zorunlu olacak diğer bazı düzenlemeler ise şöyle:
– Peynirlerin muhafaza, taşınma ve piyasaya arz süreçlerinde 10 santigrat derecenin altında tutulması zorunlu olacak. Özellikle pazarlarda ve fuarlarda peynirler, ambalajlarda ve 10 santigrat derecenin altında şartlarda sergilenip satılabilecek.
– Koyun sütü aroması, keçi sütü aroması, tereyağı aroması gibi süt ve süt ürünleri aroma vericileri kullanılamayacak.
– Peynir etiketlerinde, tüketicinin yanılmasına neden olan ‘köy peyniri’, ‘geleneksel peynir’, ‘doğal peynir’, ‘çiftlik peyniri’ gibi ifadeler kullanılamayacak.
– En az 120 gün olgunlaştırılmış kaşar peynirine ‘eski’ denebilecek.
– Peynirler tam yağlı, yarım yağlı, az yağlı ve yağsız olmak üzere 4 grupta üretilecek.
– Çiğ sütten üretilen ve olgunlaştırılarak piyasaya sürülen peynirlerin etiketinde, üretim tarihi, ‘çiğ sütten üretilmiştir’ ifadesi ve ne kadar sürede olgunlaştırıldığı mutlaka görünür şekilde yazılacak. Pastörize edilmemiş çiğ sütten üretilen peynirler en az 4 aylık olgunlaşma döneminden sonra satılabilecek.
– Beyaz peynirde tuz oranı azaltılacak.
– Küflü peynir üretimi kontrol altına alınacak. Peynirlerin üretiminde kullanılacak küf kültürleri ve kullanım şartları Bakanlıkça belirlenecek. Küf kültürleri ile olgunlaştırılarak üretilen peynirlerin etiketinde hangi küf kültürleri kullanıldığına ilişkin bilgilere yer verilecek.
Genel Haberler
E-ticaret, indirim rüzgârıyla coşacak
Markalar ve e-ticaret pazaryerleri Türkiye’de de artık bir gelenek haline gelen kasım indirimleri için hazırlıklarını büyük ölçüde tamamladı. Birçok marka ve pazaryeri tarafından kasım ayının geneline yayılan kampanyalar sayesinde internetten alışveriş hacminin 500 milyar lirayla aylık rekorunu yenilemesi bekleniyor.
Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, tüketicilerin her yıl kasım indirimlerini merakla beklediğini hatırlattı. Kasım ayının geneline yayılan inidirim kampanyalarının markalara ellerindeki stoku eritme, tüketicilere de ihtiyaçlarını uygun fiyata giderme imkânı sunduğuna dikkat çeken Öncel, şöyle devam etti:
“Alım gücü giderek zayıflayan tüketici, gıda dışındaki ihtiyaçlarını ertelemek zorunda kalıyor. Enflasyonla mücadele için talebi kısmaya yönelik önlemlerin de etkisiyle temmuzdan bu yana üye markalarımızın büyük bölümünün adet satışlarında düşüş gözlemliyoruz. Dört aydır devam eden daralmaya kasımda “dur” demek istiyoruz. Belli ürün gruplarında yüzde 25’ten yüzde 70’e varan oranlarda indirimlerin yapılacağı kasım kampanyalarıyla birlikte hem fiziki mağazalara hem de e-ticaret pazaryerlerine büyük bir canlılık gelmesini bekliyoruz. Özellikle 11 Kasım’daki ‘bekarlar günü’ ve bu yıl 29 Kasım’a denk düşen “efsane cuma”da alışverişin en üst noktaya ulaşacağını öngörüyoruz. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre kasım, e-ticaret hacminin zirve yaptığı ay olarak öne çıkıyor. Örneğin Kasım 2023’te e-ticaret hacminin 12 aylık ortalamadan yüzde 50 fazla olduğu, yıllık toplam e-ticaretin yüzde 12,5’inin kasım ayında gerçekleştiği görülüyor. Geçen yıl “efsane cuma”ya denk düşen 24 Kasım e-ticaret hacminin en yüksek olduğu gün olarak dikkat çekiyor. “Efsane cuma”yı, bekarlar günü kampanyalarının yapıldığı 11 Kasım izliyor. Bu yıl da benzer bir tablonun gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Kasım kampanyalarında giyimden, beyaz eşyaya, elektronikten kozmetiğe her kategoride çok cazip indirimler oluyor. Temmuzdan bu yana hazır giyim, ayakkabı, elektronik ve küçük ev aleti markalarımızın adet satışlarında önemli düşüş gözlemliyoruz. Kasım ayında özellikle bu kategorilerde ciddi satış rakamlarına ulaşılacağını ve toplam e-ticaret hacminin 500 milyar lirayı aşarak rekor tazeleyeceğini tahmin ediyoruz. Talebin yüksek olmasına rağmen indirimler sayesinde kasımda da enflasyonla mücadeleye desteğimizi sürdüreceğiz.”
Sinan Öncel, tüketicileri özellikle internet üzerinden yapacakları alışverişlerde siber dolandırıcılara karşı uyanık olmaları konusunda uyardı. Öncel, tüketicilere alışverişlerini markanın ya da pazaryerinin resmi sitesinden yapmalarını, ödemelerini de gerekli güvenlik kontrollerini sağladıktan sonra gerçekleştirmelerini önerdi.
Genel Haberler
CarrefourSA, L’Etape Türkiye’de sporculara destek verdi
19-20 Ekim tarihlerinde Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen, Fransa Bisiklet Turu’nun amatör sporculara yönelik özel konsepti olan “L’Etape Türkiye by Tour de France”, 50’den fazla ülkeden yaklaşık 3000 bisikletçinin katılımıyla İstanbul’da gerçekleşti. CarrefourSA, etkinliğin tedarikçi sponsoru olarak, Yaşam için Doğrusu vizyonunu bir kez daha öne çıkardı.
CarrefourSA Pazarlama ve Kurumsal İletişim Grup Müdürü Melis Karatay Ebin, “Dünyanın en ikonik spor organizasyonlarından birinde CarrefourSA olarak yer almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu dev etkinlikte, sporcularımıza yarış boyunca enerji vermek amacıyla su ve meyve ikramlarıyla destek sağladık. Lezzet Arası şeflerimiz ise yarış sonrasında sporcuların karbonhidrat ihtiyaçlarını karşılamak için özel ikramlarıyla alandaydı. CarrefourSA olarak önümüzdeki dönemlerde de sporu ve sporcuyu desteklemeye kararlıyız.” dedi.
Genel Haberler
EBRD ve A101, sürdürülebilir gelecek için güçlerini birleştiriyor
Türkiye’nin 81 ilinde ve tüm ilçelerinde 13.600’ü aşkın mağazasıyla hizmet veren A101, sürdürülebilirlik hedeflerine yönelik çalışmalarını hızlandırmak amacıyla Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan (EBRD) yeşil dönüşüm projelerini desteklemek ve yeni mağaza yatırımlarını finanse etmek için 200 milyon ABD doları tutarında kredi aldı.
EBRD, Türkiye’nin en büyük perakende zincirlerinden A101’e, sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemek amacıyla 200 milyon ABD doları tutarında sendikasyon kredisi sağladı. Bu kredi, A101’in yeşil dönüşüm çalışmalarını hızlandırma ve yeni mağaza yatırımlarına katkı sunma amacıyla kullanılacak.
İki dilimden oluşan kredinin 100 milyon ABD doları tutarındaki kısmını EBRD taahhüt ederken, ikinci 100 milyon ABD doları tutarındaki dilim uluslararası finans kuruluşları aracılığıyla sendikasyon şeklinde sağlanacak. İlk dilimde, EBRD, 82 milyon ABD doları tutarında finansman sağlarken, Finance in Motion 18 milyon ABD doları katkı sağlayacak.
Bu finansman aracılığıyla A101, Türkiye genelinde yeni mağaza ve depo açılışları, mevcut mağazaların modernizasyonu ve enerji verimlilik artışı doğrultusunda yenilenmesi ve güneş enerjisi panelleri kurulumuna yönelik orta vadeli yatırım planlarını finanse edecek.
Kredi sayesinde A101, enerji tüketimini ve karbon emisyonlarını azaltmanın yanı sıra, güneş enerjisi ve kaynak verimliliği projeleri ile çevre dostu uygulamalarını güçlendirecek.
Türkiye perakende sektörü, ülke iş gücünün %12’sini istihdam eden önemli bir sektör olmasına rağmen, özellikle depremden etkilenen bölgelerde ciddi zorluklarla karşı karşıya kalmıştı. A101, bu bölgelerde perakende çalışanlarının teknik becerilerini geliştirmek ve iş gücünün gelişimini desteklemek amacıyla iki büyük eğitim programı başlatacak. Programların bir diğer önemli amacı ise, ülke genelindeki personelin becerilerini artırmak olarak öne çıkıyor. Eğitim programlarına katılarak işe alınan kişilerin %60’ını kadın çalışanlar oluşturacak ve bu sayede kadınların iş gücüne katılımı ve ekonomik güçlenmesi desteklenecek.
EBRD Gıda ve Tarım İşletmeleri Bölge Başkanı Wojtek Boniaszczuk, projeyle ilgili olarak; “A101 ile bu önemli projede çalışmaktan mutluluk duyuyoruz. A101’in çevre dostu operasyonlara doğru attığı adımlar perakende sektörü için örnek teşkil edecek. Özellikle depremden etkilenen bölgelerde iş gücünü desteklemeyi amaçlayan bu yatırımın, bölgenin ekonomik toparlanmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Aydın Group CFO’su Osman Yılmaz ise şöyle konuştu: “EBRD ile yapmış olduğumuz bu stratejik iş birliğinden çok mutluyuz. Bu iş birliği sektördeki konumumuzu güçlendirecek olmasının yanı sıra, sürdürülebilir perakende operasyonlarına yaptığımız yatırımları da hızlandıracaktır. A101’in sektöründe inovasyonu ve sürdürülebilirliği teşvik etmeye kararlılığının da göstergesi olan bu iş birliği, yalnızca finansal istikrarımızı artırmakla kalmayacak, aynı zamanda iş gücümüzü ve ekosistemimizi de güçlendirecektir.”
EBRD, 2009 yılından bu yana Türkiye’de çoğunluğu özel sektörde olmak üzere 453 proje ve ticaret finansmanı limitleri aracılığıyla 20 milyar avrodan fazla yatırım gerçekleştirdi.