Genel Haberler
TÜSİAD, “Gıda Enflasyonu”nu raporladı
Akdeniz Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Çağatay ve Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonometri Bölümü İstatistik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Mert tarafından kaleme alındı.
TÜSİAD’ın dün gerçekleştirdği “Yapısal Sorunlar Perspektifinden Verimlilik ve Gıda Enflasyonu” konulu konferansın açılış konuşmasını yapan Cansen Başaran Symes, uluslararası kurumların tahminlerine göre, 2050 yılında, son bin yılda üretilenden daha fazla gıda üretilmesi gerektiğine dikkat çektikti. Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre Türkiye açlığa son verme hedefine ulaşan 79 gelişmekte olan ülkeden birinin olmasına rağmen iklim değişikliği tehdidinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında olduğumuzu söyledi.
Bu yapısal sorunlardan sonra “Gıda Enflasyonu” konusunda da TÜSİAD’ın görüşlerini şöyle özetledi: “Son bir yılda yazılı ve görsel basında gıda enflasyonuyla ilgili 5000 civarında haber yer aldı. Biz de, TÜSİAD olarak bu konunun etraflıca değerlendirilmesine yapıcı bir katkı koymak adına “Yapısal Sorunlar Perspektifinden Gıda Enflasyonu” çalışmasını gerçekleştirdik. Sizlerle bu etkinlik vesilesiyle paylaştığımız Rapor gıda enflasyonuna da yol açan yapısal sorunları bizlere irdeleme fırsatı verdi. Bu sorunları; üretim maliyetlerinin artması; düşük verimlilik ve arz açığı; dünya piyasalarından yalıtım ve ürün piyasalarındaki eksik ve aksak örgütlenme şeklinde toparlamak mümkün.
Bu sonuç, sektörün yapısal sorunlarının, kamunun reform programının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini bize bir kez daha gösteriyor.
Sektörde öngörülebilirliğin artırılması açısından da öne çıkan bazı alanlar var. Bunları, düzenleyici kurulların piyasaya müdahale mekanizmalarındaki aksaklıkların giderilmesi, kooperatiflerin işleyişinin iyileştirilmesi, vadeli opsiyon borsalarının etkin olarak çalışması ve lisanslı depoculuk uygulamalarının geliştirilmesi şeklinde örneklemek mümkün.
Gıda ve tarım sektörünün hem yatay hem dikey çok katmanlı yapısı multi-disipliner bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Bu nedenle sektörle ilişkili uzun vadeli politikaların oluşturulmasında, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca tüm ilgili merciler arasında sağlanacak etkin bir koordinasyonu, 2014 yılı Raporumuzda yer verdiğimiz üzere çok önemli görüyoruz. Öte yandan, gıda ve tarım sektörünün gelişimi sanayi politikalarından ya da ekonominin dinamiklerinden bağımsız düşünülemez. Nitekim, “Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi’nin yapısına ilişkin Ekonomik Koordinasyon Kurulu’nun kararını da bu yaklaşıma hizmet eder nitelikte buluyoruz.”
Konferansa katılan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, “Şu an Türkiye’de 184 ova belirledik. Yağmadan kurtardığımız ovalarımızdan 184’ünü tarımsal sit alanı ilan edeceğiz, ekilmedik bir karış yer bırakmayacağız. Topraktan silahlar falan değil, topraktan bereketin fışkırması için bu çalışmaları yoğunlaştıracağız” dedi.
Şu anda Türkiye’de 184 ova belirledik. Yağmadan kurtardığımız ovalarımızdan 184’ünü tarımsal sit alanı ilan edeceğiz, ekilmedik bir karış yer bırakmayacağız. Topraktan silahlar falan değil, topraktan bereketin fışkırması için bu çalışmaları yoğunlaştıracağız”

Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
