Firmalardan
Nebim V3 ERP’nin Nisan 2017 versiyonu yayınlandı
ERP yazılımı olan Nebim V3’ün Nisan 2017 versiyonunu kullanıcılarına sundu. Nebim bu versiyonla birlikte; mevzuat değişikliklerine uyum kapsamında, ihracat ve tax free faturaların e-fatura olarak düzenlenmesini, BES desteği ile ilgili yenilikleri, Yeni Nesil ÖKC entegrasyonunda “Cari Hesap Tahsilat Bilgi Fişi” desteğini, yüklenilen KDV listesi ile ilgili yenilikleri, KDV ve muhtasar beyannameleri ile ilgili kullanım iyileştirmelerini yayınladı. Bu versiyon ile gelen diğer bir uygulama olan Nebim V3 e-Mutabakat sayesinde firmalar arası mutabakat işlemlerinin elektronik ortamda yapılabilmesi sağlanmış oldu. Ayrıca ürün yönetimi kapsamında top ve parti takibi yapılabilmesi sağlanırken, optik ve taksitli satış sektörlerine yönelik yenilikler ve veri ambarı kullanım iyileştirmeleri de versiyon kapsamında sunuldu. Nebim V3 Veri Al/Gönder uygulaması yenilikleri sayesinde ise farklı Nebim V3 sistemleri arasında aktarılabilen verilerin kapsamı genişletildi. Bu versiyonda sunulan yenilikler ve düzenlemelerin detaylı dokümantasyonu, Nebim’in Web sitesinde “Nebim V3 Ver.17.4.1 Versiyon Yenilikleri” sayfasında yer almakta olup, öne çıkan yenilikleri, firma yetkilileri şöyle tanıtıyor:
Nebim V3 e-Mutabakat: Firmaların bakiye, ekstre ve BA/BS mutabakat süreçlerini; posta, telefon ya da faks yerine, elektronik ortamda e-mail üzerinden gerçekleştirerek, daha hızlı ve güvenli mutabakat yapmalarını sağlayacak olan Nebim V3 e-Mutabakat uygulaması geliştirildi.
Nebim V3 Veri Al/Gönder: İlk olarak Nebim V3’ün Ekim 2016 versiyonu ile birlikte opsiyonel bir uygulama olarak sunulan Nebim V3 Veri Al/Gönder uygulamasında ek geliştirmeler yapıldı.
Top Takibi: Ürün ve malzemelerin top bazında takibinin sağlanabilmesi için Nebim V3 Ürün Yönetimi uygulamalarına yeni programlar eklendi.
Parti Takibi: Ürün ve malzemelerde parti takibi yapılabilmesi için Nebim V3 Ürün Yönetimi uygulamalarına yeni programlar eklendi.
İhracat ve tax free faturaların e-fatura olarak düzenlenmesi ve diğer e-fatura geliştirmeleri: 3 Kasım 2016’da yayınlanan ve 28 Mart 2017’de güncellenen “E-Fatura Uygulaması Gümrük İşlemleri Kılavuzu”na göre, e-faturaya tabi olan firmaların, ihracat ve yolcu beraberi eşya (tax free) faturalarını, 1 Temmuz 2017 tarihi itibari ile e-fatura olarak düzenlenmeleri gerekecektir.
BES ile ilgili düzenlemeler: Nebim; 28 Aralık 2016’da Nebim V3’ün Ver.16.10 versiyonu için yayınladığı güncelleme sayesinde, Nebim V3’ü BES kanununa eklenen yeni maddelere hazırlamıştı.
Yeni Nesil ÖKC için “Cari Hesap Tahsilat Bilgi Fişi” desteği ve Ingenico entegrasyonu: GİB tarafından 20 Ekim 2016 tarihinde yayınlanan “YN ÖKC Bilgi Fişleri Teknik Kılavuzu Sürüm 2” uyumluluğu için yapılan düzenlemeler yayınlandı.
Finansal İşlem Tipi: Finans hareketlerini takip edebilmek, sınırlayabilmek ve raporlayabilmek için kullanılan ve fiş bazında giriş yapılabilen “Parasal İşlem Tipi” özelliğinin bir benzeri olan “Finansal İşlem Tipi” özelliği eklendi.
KDV ve Muhtasar Beyannameleri ile ilgili kullanım iyileştirmeleri: Nebim V3 ERP’den alınan KDV Beyannamesi 1, KDV Beyannamesi 2 ve Muhtasar Beyannamesinin hazırlanması ve beyannameye konu olan muhasebe fişleriyle ilgili düzenlemeler yapıldı.
Yüklenilen KDV listesi: Mevzuata göre; KDV’den istisna edilmiş bazı mal teslimleri ve hizmet ifaları için gerçekleştirilen satış esnasında KDV hesaplanmazken; alışları esnasında ödenen KDV, firma üzerinde kalır ve mal tesliminin yapıldığı veya hizmetin ifa edildiği karşı tarafa vergi olarak yansıtılamaz.
Sipariş toleransı iyileştirmeleri: Sipariş toleransının daha verimli kullanılabilmesi için düzenlemeler yapıldı.
Taksitli perakende satış yenilikleri: Nebim V3 Taksitli Satış uygulaması yenilikleri kapsamında; müşteriler ile yapılan görüşme sonucuna göre alınan notların, görüşme form konusu, görüşülen kişi, görüşme sonucu, bağlantılı kişi detayları ile kaydedilerek raporlanabileceği programı geliştirildi.
Optik yenilikleri: Nebim V3’ün optik uygulamalarına eklenen yeni özellikler sayesinde; çerçeve/cam ve kontak lens siparişleri girilirken reçete detay bilgilerinin zorunlu alan olarak tanımlanabilmesi, taksitli satış optik siparişi giriş programı ile artık optik firmalarında da senetli satış işlemleri yapılabilmesi, “Excel dosyasından optik ürünleri al” programında 50 özellik tipi alınabilmesi ve kare barkod oluşturabilmek için parti kodu sahasının kullanılabilmesi sağlandı.
Nebim V3 Veri Ambarı geliştirmeleri ve Veri Ambarı Tarayıcısı kullanım iyileştirmeleri: Nebim V3 Veri Ambarı’ndaki “V3” küpünün Lokasyon boyutuna Mağaza Satış Kanalı ve Mağaza Satış Kanalı hiyerarşisi verileri ve isteğe göre değiştirilebilecek 10 adet özel alan eklendi.
euro.message toplu e-mail gönderim servisi entegrasyonu: Nebim V3’ün Ekim 2016 versiyonu kapsamında, toplu e-mail gönderim servisi euro.message ile karşılıklı veri entegrasyonu sağlanmıştı.
Google Translate için Google Cloud entegrasyonu: Nebim V3 ERP’nin eski versiyonlarında desteklenen “Google Translate” entegrasyonu sayesinde, Nebim V3’teki kart girişlerinde tanımlanan açıklamaların diğer dillerdeki karşılıkları, arka planda Google servisleri üzerinden sorgulanarak Nebim V3 tarafından güncellenebiliyordu.
Firmalardan
Güvenlik teknolojilerinde yeni dönem başlıyor
Güvenlik teknolojileri ve iş zekâsı çözümleri entegratörü Securitas Technology, İstanbul Kavacık’taki genel merkezinde gerçekleştirdiği basın buluşmasında, yapay zekâ, bulut çözümleri ve sensör teknolojilerinin güvenlik alanındaki etkilerini ortaya koyan Securitas Technology 2026 Global Teknoloji Trendleri Raporu’nun detaylarını paylaştı. Securitas Technology Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Top, güvenlik teknolojilerinin artık yalnızca riskleri yönetmekle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kurumlara operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve stratejik değer kazandıran entegre sistemlere dönüştüğü vurguladı.
Yapay zekânın güvenlik operasyonlarında yarattığı dönüşüme dikkat çeken Top, “Bugün kurumların yüzde 70’i güvenlik programlarında yapay zekâdan yararlanıyor. Yapay zekâ sayesinde güvenlik operasyonları reaktif yapıdan çıkarak proaktif bir modele evriliyor. Anomali tespiti, video içi arama ve öngörüsel analizler sayesinde riskler henüz gerçekleşmeden belirlenebiliyor. Bu da kurumlara hem hız hem de stratejik karar alma avantajı sağlıyor” dedi.
Top, özellikle GenAI destekli uygulamaların önümüzdeki dönemde güvenlik süreçlerini daha da akıllı ve otonom hale getireceğini ifade etti.
Securitas Technology Türkiye Genel Müdürü Pelin Yelkencioğlu ise “Güvenlik artık yalnızca bir koruma katmanı değil; iş süreçlerine değer katan stratejik bir unsur haline geldi. Biz de Securitas Technology Türkiye olarak, müşterilerimizin yapay zekâ, bulut ve entegre teknolojilerden maksimum fayda sağlamasını hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde odağımız; yenilikçi çözümlerle kurumların operasyonel verimliliğini artırmak, çalışan ve ziyaretçi güvenliğini en üst seviyeye taşımak ve iş sürekliliğine katkı sağlamak olacak” diye konuştu.
Yapay zekâ ile daha akıllı güvenlik yönetimi
Yapay zekâ destekli çözümler artık güvenlik sektörünün temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Video analitiği, makine öğrenimi ve veri işleme teknolojileri sayesinde güvenlik sistemleri yalnızca görüntü kaydetmekle kalmıyor; aynı zamanda olayları yorumlayabiliyor, riskleri sınıflandırabiliyor ve olası tehditleri erken aşamada tespit edebiliyor.
Bugün plaka tanıma, yüz tanıma, nesne takibi, alan yoğunluğu ölçümü ve davranış analizi gibi birçok uygulama aktif olarak kullanılıyor. Özellikle anomali tespiti yapan sistemler, olağan dışı hareketleri gerçek zamanlı olarak belirleyerek güvenlik ekiplerinin daha hızlı aksiyon almasına yardımcı oluyor.
Video içi arama teknolojileri ise binlerce saatlik görüntünün manuel olarak incelenmesi ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Belirli bir kişi, araç ya da olay, saniyeler içinde filtrelenebiliyor. Yapay zekâ destekli raporlama sistemleri de olay kayıtlarını analiz ederek önceliklendirilmiş risk haritaları ve aksiyon önerileri sunabiliyor.
Bu dönüşümün en önemli etkilerinden biri ise güvenlik anlayışındaki paradigma değişimi. Yeni nesil sistemler yalnızca yaşanan olaylara müdahale etmiyor; verileri analiz ederek potansiyel riskleri önceden öngörebiliyor. Örneğin giriş-çıkış hareketlerindeki sıra dışı yoğunlukları tespit edebiliyor, sensörlerden gelen verileri değerlendirerek yangın, gaz kaçağı veya ekipman arızası gibi riskler için erken uyarılar oluşturabiliyor.
Böylece güvenlik ekipleri zamanlarını operasyonel yüklerden çok stratejik karar süreçlerine ayırabiliyor. Kaynak planlaması daha verimli hale gelirken, risklere müdahale süresi de önemli ölçüde kısalıyor.
Securitas Technology’nin araştırmasına göre kurumların büyük çoğunluğu güvenlik operasyonlarında yapay zekâ teknolojilerinden yararlanıyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde güvenlik yönetiminde veri odaklı ve öngörü temelli sistemlerin standart hale geleceğini gösteriyor.
Firmalardan
Difaş’tan çocuklarda ağız sağlığına dikkat çeken yaklaşım
Ağız sağlığı eğitiminin erken yaşta başlaması büyük önem taşıyor. İlk dişin çıkmasıyla birlikte başlayan bakım süreci, çocuğun ilerleyen yaşlarda sürdüreceği alışkanlıklarının temelini oluşturuyor. Difaş, her yaşa uygun ürün geliştirme yaklaşımını bu bilinçle şekillendiriyor.
Difaş Genel Müdürü Yalçın Kaynak, “Difaş olarak çocukların ağız sağlığını bir halk sağlığı meselesi olarak görüyoruz. Erken yaşta kazanılan alışkanlıkların bireyin tüm yaşamını etkilediğinin bilinciyle hareket ediyor, her yaş grubuna uygun ürünler geliştirirken çocukların gelecekteki sağlık davranışlarına da katkı sağlamayı hedefliyoruz. Süt dişleri geçici olsa da çocukların beslenme, konuşma ve çene gelişimi açısından kritik bir rol üstleniyor. Bu süreçte ailelerin bilinçli yaklaşımı ve çocuklara rol model olması belirleyici oluyor. Aynı zamanda dengeli beslenme ve düzenli diş hekimi kontrolleri de ağız sağlığının korunmasında önemli bir yer tutuyor. Ağız bakımını, bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel unsurlardan biri olarak görüyoruz. Bu nedenle çocukların doğru alışkanlıkları küçük yaşta edinmesini desteklemek önceliklerimiz arasında yer alıyor. Çünkü sağlıklı gülüşlerin, erken yaşta atılan bilinçli adımlarla mümkün olduğuna inanıyoruz” şeklinde konuştu
Kaynak “Difaş olarak 0-3 bebek, 4-7 & 8-14 çocuk ve 15+ yaş çocuk, genç ve yetişkin bireyler için geliştirdiğimiz ürün çeşitleri ile ağız bakımını yaşa uygun hale getiriyoruz. Alanında uzman ekipler tarafından geliştirilen bu ürünler, yumuşak, yuvarlatılmış kıllarıyla çocukların hassas diş etlerini korumaya yardımcı olurken; ergonomik, sapları sayesinde de kolay tutuş sağlıyor. Önümüzdeki dönemde de çocuklarda ağız sağlığı farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.
Firmalardan
Yapay zekada yeni dönem: Pilottan değere, veriden karara
Küresel ekonomik dalgalanmaların kalıcı hale geldiği yeni dönemde, rekabet avantajı hızlı ve tutarlı karar alabilme kapasitesiyle şekilleniyor. Türkiye’nin önde gelen yazılım ve bilgi teknolojileri çözüm sağlayıcılarından Obase, yapay zekanın kurumlarda ölçülebilir iş sonuçları üreten stratejik bir yapıya dönüştüğünü vurguluyor.
Obase CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, yapay zeka yatırımları ile gerçek iş sonuçları arasındaki uçurumu kapatmanın mümkün olduğunu vurgulayarak şunları söylüyor: “Deloitte araştırmasına katılan yapay zeka liderlerinin yalnızca yüzde 20’si somut gelir büyümesi elde ettiğini söylüyor; yüzde 74’ü halen ‘hedefliyoruz’ aşamasında. Büyük AI kurumsal yazılım devlerinin dahi ücretli kullanıcı tabanına penetrasyonu yüzde 3’te kalıyor. Yatırımlar ile sonuçlar arasındaki bu boşluk, yapay zekanın kurumsal karar süreçlerine gerçek anlamda entegre edilememesinden kaynaklanıyor. Obase AIR, mevcut sistemlerle tümleşerek veriyi doğrudan aksiyona dönüştüren ve ölçülebilir sonuç taahhüt eden bir karar zekası platformu olarak bu noktada çözüm sunuyor. Hayata geçirdiğimiz karar zekası projeleri sayesinde şirketlerde ciro artışı, maliyet yönetimi, işgücü verimliliği ve müşteri deneyimi alanlarında dramatik iyileşmeler kaydediyoruz. Nitekim 2025 yılında müşteri deneyimini iyileştirmeye yönelik hayata geçirdiğimiz bir projemizde, operasyonel verimlilikte 80 katın üzerinde bir iyileşme sağladık.”
Karar ve sonuç odaklı yeni iş modelleri öne çıkıyor
Yapay zeka olgunluğunda küresel tablo endişe verici: Şirketlerin yüzde 78’i yapay zeka kullandığını söylerken, yalnızca yüzde 1’i kendini gerçek anlamda olgun kabul ediyor. Bu “pilot tuzağının” temel nedeni, yapay zekanın iş süreçlerine ve karar mekanizmalarına entegre edilememesi. Teknoloji dünyasında önemli bir paradigma değişimi yaşanıyor: Yazılım lisansı satmaktan, ölçülebilir iş sonucunu taahhüt etmeye doğru hızlı bir geçiş var. Artık yatırımlar; lisans bedeli, altyapı maliyeti veya “sistem kuruldu mu?” sorusuyla değil, üretilen somut iş değeriyle ölçülecek bir döneme giriyoruz. Obase AIR’ın temelindeki Result-as-a-Service (RaaS) ve Decision-as-a-Service (DaaS) modelleri bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyor.
Result-as-a-Service (RaaS) modeli, artan satış oranları, optimize edilen operasyonel giderler ve iyileşen müşteri deneyimi gibi ölçülebilir sonuçlara odaklanan bir yaklaşım sunuyor. Yapay zekanın kritik görevler üstlendiği yeni dönemde karar süreçlerinin tutarlılığı iş sürekliliği açısından belirleyici rol oynuyor. Decision-as-a-Service (DaaS) yaklaşımı, yapay zeka modellerini kurumsal iş kurallarıyla entegre ediyor. Bu sayede fiyat optimizasyonu, stok planlama, kredi değerlendirme ve risk analizi gibi alanlarda kararlar otomatik ve ölçeklenebilir biçimde üretiliyor.
Bülent Dal, bu dönüşümü şöyle değerlendiriyor: “McKinsey, yapay zeka ve analitiğin sektörler genelinde yıllık 9,5 ila 15,4 trilyon dolar katma değer potansiyeli taşıdığını ortaya koyuyor. Bu potansiyeli gerçekleştirebilmeninyolu karar hızını ve karar kalitesini artırmaktan geçiyor. Obase AIR ile tam olarak bunu yapıyoruz. Müşterilerimizde veriyi aksiyona, kararı rekabet avantajına dönüştüren projeler hayata geçiriyor ve RaaS ve DaaS yaklaşımlarıyla ölçülebilir iş değeri üretiyoruz.”
