Firmalardan
Analitik projeler neden başarısız oluyor?
OBASE, Büyük Veri üzerinde gerçekleştirilen analitik projelerin başarısız olma nedenlerini inceledi.
Sektörde 18 yıldan bu yana kendi öz kaynakları, iş dünyası ve üniversite iş birlikleri kapsamında sayısız analitik iş zekası teknolojisi ve projesi geliştiren OBASE, Büyük Veri üzerinde gerçekleştirilen analitik projelerin başarısız olma nedenlerini Milgard School Of Business, University of Washington-Tacoma’dan Hizmet Bilimi, Bilgi Sistemleri, Tedarik Zinciri Yönetimi Profesörü ve İnovasyon, Analiz Odaklı Bilgi Yönetimi Araştırma Merkezi Direktörü Haluk Demirkan ile beraber yürüttüğü bir çalışma ile inceledi.
Günümüzün karmaşık iş dünyasında pek çok kuruluş, yenilik getirmek, daha iyi bir rekabet alanı oluşturmak ve varlığını sürdürmek için ellerindeki verinin ve onu kullanma biçiminin kendilerini diğer kuruluşlardan ayıran bir yol olduğunu fark etmiş bulunuyor. İşte bu nedenle bugün pek çok kuruluş, mümkün olduğu kadar çok veri toplamaya ve bunları işleyerek anlamlı bilgilere dönüştürmeye ve doğru bir formatta kullanılmak üzere daha akıllı karar verme mekanizmalarına taşımaya çalışıyor. Doğru analizler yardımıyla veri, kuruluşun etkinliğini artırmak, geleceği daha rahat görebilmek, oluşabilecek riskleri etkili bir biçimde azaltmak, şirketin gelirini yükseltmek ve rekabet gücünü artırmak için müşteriyi iyi anlamak amaçlarıyla kullanılıyor. Dolayısıyla Büyük Veri’nin şirketlere stratejik rekabet gücü sunduğu su götürmez bir gerçek.
İşte Büyük Veri yolculuğunda göz önünde bulundurulması gerekenler!
OBASE Ar-Ge Merkezi uzmanları tarafından yapılan çalışmanın sonuçlarına göre analitik sistemler bugün neredeyse tüm sektörler için rekabette bir gereklilik haline gelmiş bulunuyor. Fakat büyük veriye ve hatta onu işleyebilecek kişilere sahip olunması yeterli değil.
OBASE Genel Müdürü Dr. Bülent Dal konuyla ilgili şu altın tavsiyelerde bulunuyor; “Şirketler veri analistleri ile etkin işbirliğinde bulunan, stratejik, taktik ve operasyonel kararlar ile çalışmaların daha iyi netice vermesini sağladığından emin olan yöneticilere ihtiyaç duymaktadır. Büyük veri analitiği organizasyonların kritik iş meselelerini çözmede ve veriyi iç görüye çevirerek iş aksiyonlarını ve kritik iş çıktılarına ulaşmasını etkilemek üzere yardım eden bir yolculuktur. Şirketler büyük veri fırsatından avantaj elde etmek için uğraşırken, onları bekleyebilecek birtakım zorlukların altında ezilmemeye dikkat etmeliler.”
Yöneticiler büyük veri yolculuklarına şunlara dikkat ederek başlayabilirler:
• İş ihtiyacı ve değerini açık bir şekilde belirleyin.
• Kısmi ya da tüm büyük veri çözümünün sunulmasını iş liderlerine devredin.
• Fırsat ve çözümleri belirlemek için iş birimleri ile işbirliği yapın.
• Müşteriye sunulacak değer ile ilgili değer yaratın.
• Bu değer küçük, basit ve ölçeklenebilir olsun.
• İşin hangi bölümlerinin hızlı kazanımlardan istifade edeceğini belirleyin.
• Tek seferlik bir uygulama olmadığını bilin.
• Önceden büyük veri yönetişimi ile ilgili minimal bir yönerge kümesi geliştirin.
• Açık kaynakları yönetmek için yeni süreçler oluşturun.
• Çözüm teslimi için yeni çevik süreçleri devreye sokun.
• Çoklu sistemlerdeki yapısal ve yapısal olmayan veriyi tümleştirin.
• İşletmenin iş aksiyonlarını yönlendiren bir büyük veri eko sistemi oluşturması için organizasyonlar yüksek kalite ve güvenilir veriyi paylaşmalıdır. Veriyi paylaşın.
• Veriyi barındırmak ve yönetmek için güçlü bir veri altyapısı inşa edin.
• Organizasyonunuzun yeteneklerini yavaş yavaş geliştiren bir yol haritası çizin.
• Organizasyonu mevcut karar destek çözümlerinden nasıl farklılık gösterdiği konusunda eğitin.
Firmalardan
Hayhay, Perakende Günleri’nde
Türkiye’nin ödeme sistemleri ve tüketici finansmanı alanındaki oyuncularından Hayhay, 3-4 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Perakende Günleri’nde yeni marka kimliği, yeni logosu ve yeni stratejik yaklaşımıyla ilk kez tüketicilerin, perakende sektörünün ve iş ortaklarının karşısına çıkacak.
2021 yılında faaliyetlerine başlayan Hayhay, bugün 1 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşmış durumda. Hayhay’ın tüketici finansmanı şirketi 500 milyon TL sermaye ile faaliyet gösteriyor. Şirket, önümüzdeki dönemde alışveriş kredilerini Türkiye’de daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve finans dünyasında İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmayı hedefliyor. Hayhay’a göre finansın amacı yalnızca bir satın alma işlemini mümkün kılmak değil; insanların finansal olarak daha sağlıklı ve güçlü kalmalarına yardımcı olmak. Bu nedenle şirket, alışveriş kredilerinden ödeme sistemlerine kadar tüm çözümlerini tüketicilerin, perakendecilerin ve finansal sistemin birlikte kazandığı daha sürdürülebilir bir model oluşturmak amacıyla tasarlıyor.
Aklın yolu Hayhay
Hayhay Genel Müdürü Alaattin Sabuncu, yeni marka dönüşümüne ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün Akıllı Alışveriş Kredisi çözümümüz; Gürgençler, Karaca, Mudo, Başkentgaz, Nocturne, Yenilio, Kiğılı ve Taksitlio gibi farklı sektörlerden markalar tarafından kullanılıyor. Teknolojiden ev yaşamına, modadan hizmet sektörüne kadar uzanan bu ekosistemi büyütmeye devam ediyoruz.
2026 yılı sonuna kadar 30’un üzerinde markayla çalışmayı, mevcut 1 milyonu aşkın kullanıcımızın tamamını Akıllı Alışveriş Kredisi deneyimiyle buluşturmayı ve 300 bin yeni kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla kullanıcıya veya daha fazla iş ortağına ulaşmak değil. Akıllı Alışveriş Kredisi’ni Türkiye’de planlı alışverişlerin doğal bir parçası haline getirirken, finansal teknolojileri insanların lehine çalıştıran, şeffaf bir sistem kurmak, finansal olarak güçlenen bireyleri ise ana aktör haline getirmek istiyoruz.
Yeni dönemde vizyonumuz, İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmak. Misyonumuz ise bu yaklaşımı Akıllı Alışveriş Kredisi, ödeme sistemleri ve POS çözümlerimizle hem tüketicilerin hem de perakendecilerin günlük hayatına taşımak.”
Firmalardan
“Birleşik ticaret yaklaşımı perakendenin merkezine yerleşiyor”
Perakende sektöründe önümüzdeki dönemde öne çıkan markalar; mağaza, e-ticaret, mobil, ödeme ve lojistik süreçlerini gerçek zamanlı ve kesintisiz şekilde yönetebilenler olacak. Günümüzde müşteriler mağaza, e-ticaret, mobil uygulama ve pazaryerleri arasında kesintisiz bir deneyim bekliyor. Bu beklenti, perakende şirketlerini klasik kanal yönetimi yaklaşımından birleşik ticaret modeline taşıyor. Logo Yazılım’ın bulut tabanlı Diva çözümleri; satış, ödeme, stok, kampanya, lojistik ve müşteri yönetimi süreçlerini aynı platform üzerinde bir araya getiriyor. Böylece perakende şirketleri tüm operasyonlarını gerçek zamanlı yönetebilirken, müşterilerine tüm temas noktalarında tutarlı bir deneyim sunabiliyor.
Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Fiziksel ve dijital kanal ayrımı hızla ortadan kalkıyor. Müşteri bir kanalda başladığı deneyimi başka bir kanalda aynı hız ve kaliteyle devam ettirmek istiyor. Bu nedenle artık yalnızca ürün satan değil; deneyimi, veriyi, operasyonu ve ödemeyi tek akışta yönetebilen şirketler öne çıkıyor. Sektörün dönüşümü yalnızca mağazaların dijitalleşmesiyle sınırlı değil. Asıl dönüşüm; tüm temas noktalarının birbirine bağlı, çevik ve gerçek zamanlı çalışan bir yapıya dönüşmesinde yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz, tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı”
Yeni dönemde perakendenin en kritik gücünün veri olacağını söyleyen Kural, “Verinin değer yaratabilmesi için operasyonun içine gerçek zamanlı entegre olması gerekiyor. Kampanyadan ödeme deneyimine, stok yönetiminden müşteri davranışına kadar tüm süreçler birbirini besleyen canlı bir yapıya dönüşüyor. Perakendenin geleceğinde ERP, ödeme sistemleri, mağaza operasyonları ve müşteri deneyimi birbirinden ayrı olmaktan çıkıyor. Biz de Logo Yazılım olarak ürün gamımızı bu yeni dünyaya göre dönüştürüyoruz. Hedefimiz yalnızca operasyon yöneten yazılımlar sunmak değil; perakendedeki tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı oluşturmak” dedi.
Perakendedeki tüm ihtiyaçlar için geniş çözüm portföyü
Çoklu bayi ve şube yapısına sahip şirketler için geliştirilen Logo Diva Channel; merkez ve saha operasyonları arasında gerçek zamanlı iletişim altyapısı sunuyor. Stok yönetimi, kampanya kurguları, mağaza operasyonları, e-ticaret süreçleri ve satış sonrası hizmetler entegre şekilde yönetilebiliyor.
Logo Diva Retail; birleşik ticaret yaklaşımını mağaza deneyiminin merkezine taşıyor. Mobil kasa, self checkout, farklı ödeme seçenekleri, kişiselleştirilmiş teklifler ve omni-channel operasyon yetenekleri sayesinde müşteriye hızlı, esnek ve kesintisiz bir deneyim sunuluyor. Bulut tabanlı mobil kasa altyapısı sayesinde satış işlemleri mağaza içinde herhangi bir noktadan tamamlanabilirken, RFID destekli self checkout yapıları yeni nesil mağazacılık deneyimini destekliyor.
Logo Diva Shop ise; özellikle tek mağazalı veya sınırlı şube yapısına sahip işletmelerin bulut altyapısı üzerinden hızlı şekilde dijitalleşmesini sağlıyor.
Firmalardan
Çamlı Yem Besicilik A.Ş.’den açıklama var
- sayımızda yayımlanan Dosya Konumuzda Markam Danışmanlık yöneticisi Güven Borca, Yaşar Grubu şirketlerinden Çamlı Yem Besicilik’in satıldığı yönünde bir yazıyı gündeme getirmişti. Bu yazı sonrası Çamlı Yem Besicilik A.Ş. Yönetim Kurulu’ndan bir açıklama geldi. Açıklama şöyle:
“Son günlerde, şirketimiz Çamlı Yem Besicilik’in satışına ilişkin olarak çeşitli mecralarda yer alan haber ve söylemler üzerine açıklama gereği duyulmuştur.
Söz konusu haber ve söylemler gerçeği yansıtmamakta olup, kamuoyunu yanıltıcı niteliktedir.
Çamlı Yem Besicilik, tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektörlerinin öncüsü olarak; deniz işletmesi, büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı yem işletmesi ve organik süt işletmesi ile, 40 yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdürmektedir. Faaliyetlerimiz, belirlenen stratejik hedefler doğrultusunda güçlü ve istikrarlı bir şekilde devam etmektedir.
Şirketimizle ilgili doğru ve güncel bilgiler yalnızca resmi iletişim kanallarımız aracılığıyla kamuoyu ile paylaşılmaktadır.
Asılsız iddialara itibar edilmemesini önemle rica eder, kamuoyunun bilgisine sunarız.”
