Firmalardan
Obase 30. yılında “Geleceği Kodladı”
Obase, 30. kuruluş yıl dönümünü “OBASE Next – Geleceği Kodlamak” temalı özel bir etkinlikle kutladı. 14 Mayıs’ta İstanbul’da düzenlenen etkinlik yapay zeka, ileri analitik, veri yönetimi ve perakende teknolojileri odağında gerçekleşti. Obase etkinlikte, tanımsız müşterinin kalmadığı bir gelecek vizyonuyla, karar süreçlerini veri, mantık ve aksiyon üzerine kuran Karar Zekası yaklaşımını aktardı. Etkinlikte, uzun süreli stratejik işbirlikleriyle sektörde dikkat çeken Obase’e; Migros, AlShaya Starbucks Türkiye, Turkcell, Türk Hava Yolları, Türk Telekom Assistt, Eczacıbaşı Sanipak, İpekyol ve A101 gibi müşterileri de eşlik etti. Gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda; şirketler, veriye dayalı dönüşüm süreçlerini ve Obase ile 30 yıllık zamana yayılan çözüm ortaklıklarını anlattı. Obase yöneticilerinin yer aldığı; Platform Obase, AIR, veri analitiği çözümleri ve yapay zeka projeleriyle ilgili oturumlar da gerçekleştirildi.
“Değişimi yalnızca izleyen değil, ona yön veren bir şirket olmayı hedefliyoruz”
Obase Genel Müdürü Dr. Bülent Dal, etkinlikte gerçekleştirdiği sunumda, 30 yıllık yolculuklarının temelini müşteri odaklılık, dinamizm ve teknolojiyi değer üretmek için kullanma anlayışının oluşturduğunu vurguladı. Kuruluşlarından bu yana müşterilerinin başarısını kendi başarılarının ön koşulu olarak gördüklerini belirten Dal, bu yaklaşımı sürdürülebilir kılmak adına değişimi yalnızca izleyen değil, ona yön veren bir şirket olmayı hedeflediklerini ifade etti. OBASE’in, teknolojiyi müşterileri için gerçek katma değer yaratma amacıyla kullandığını ve bu anlayışta kararlı olduklarını belirten Dal, yeni dönemde şirketin odağında karar zekası çözümleri olduğunu aktardı.
“Başarı, kararları süreçlerle birlikte ele alan bütüncül yaklaşımla mümkün”
Yapay zekanın sunduğu imkânlarla işletmelerin veriye ve içgörüye dayalı karar alma, bu kararları hızla aksiyona dönüştürme yetkinliklerini artırmayı hedeflediklerini anlatan Dal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu dönüşümün merkezinde; müşteriyi daha iyi tanımak, kurum içi ve kurumlar arası ortak aklı güçlendirmek ve çalışanları yapay zeka destekli araçlarla daha verimli hale getirmek yer alıyor. Ancak bu yalnızca teknolojik bir değişim değil; aynı zamanda organizasyonel ve kültürel bir dönüşüm süreci… Bu yeni yaklaşımla birlikte, müşteri memnuniyetini artık sadece sonuçlarla değil; hız, farkındalık ve veriye dayalı içgörülerle inşa ediyoruz. İnsan odaklı dijitalleşme anlayışımızla ekiplerimizi güçlendiriyor, ortak akıl etrafında birleşiyor ve her kararı güvenilir veriye ve karar zekasına dayandırıyoruz. Bu noktada, karar süreçlerinin nasıl yapılandığı da büyük önem taşıyor. Karar süreci doğru verinin alınması, anlamlandırılması ve aksiyona dönüşmesi ile gerçekleşir. Bu zincir eksik olduğunda, sistemler ‘akıllı’ değil, yalnızca ‘bilgili’ olur. Günümüzde birçok dijital dönüşüm projesi istenen faydayı sağlayamıyor. Çünkü odak, çoğunlukla karar çıktılarında değil, yalnızca süreç optimizasyonunda kalıyor. Oysa başarı; kararları süreçlerle birlikte ele alan, veriyi değer üretimine dönüştüren bütüncül bir yaklaşımla mümkün. OBASE olarak, karar zekası çözümlerimizle işletmelerin iş hızında kararlar almasını sağlıyor; böylece gerçek zamanlı değer üretme potansiyelini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyoruz.”
Etkinliğin kapanışını ise tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu yaptı. Poyrazoğlu konuşmasında, katılımcılara teknoloji ve insan odağını buluşturan ilham veren bir perspektif sundu.
Firmalardan
Hayhay, Perakende Günleri’nde
Türkiye’nin ödeme sistemleri ve tüketici finansmanı alanındaki oyuncularından Hayhay, 3-4 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Perakende Günleri’nde yeni marka kimliği, yeni logosu ve yeni stratejik yaklaşımıyla ilk kez tüketicilerin, perakende sektörünün ve iş ortaklarının karşısına çıkacak.
2021 yılında faaliyetlerine başlayan Hayhay, bugün 1 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşmış durumda. Hayhay’ın tüketici finansmanı şirketi 500 milyon TL sermaye ile faaliyet gösteriyor. Şirket, önümüzdeki dönemde alışveriş kredilerini Türkiye’de daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve finans dünyasında İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmayı hedefliyor. Hayhay’a göre finansın amacı yalnızca bir satın alma işlemini mümkün kılmak değil; insanların finansal olarak daha sağlıklı ve güçlü kalmalarına yardımcı olmak. Bu nedenle şirket, alışveriş kredilerinden ödeme sistemlerine kadar tüm çözümlerini tüketicilerin, perakendecilerin ve finansal sistemin birlikte kazandığı daha sürdürülebilir bir model oluşturmak amacıyla tasarlıyor.
Aklın yolu Hayhay
Hayhay Genel Müdürü Alaattin Sabuncu, yeni marka dönüşümüne ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün Akıllı Alışveriş Kredisi çözümümüz; Gürgençler, Karaca, Mudo, Başkentgaz, Nocturne, Yenilio, Kiğılı ve Taksitlio gibi farklı sektörlerden markalar tarafından kullanılıyor. Teknolojiden ev yaşamına, modadan hizmet sektörüne kadar uzanan bu ekosistemi büyütmeye devam ediyoruz.
2026 yılı sonuna kadar 30’un üzerinde markayla çalışmayı, mevcut 1 milyonu aşkın kullanıcımızın tamamını Akıllı Alışveriş Kredisi deneyimiyle buluşturmayı ve 300 bin yeni kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla kullanıcıya veya daha fazla iş ortağına ulaşmak değil. Akıllı Alışveriş Kredisi’ni Türkiye’de planlı alışverişlerin doğal bir parçası haline getirirken, finansal teknolojileri insanların lehine çalıştıran, şeffaf bir sistem kurmak, finansal olarak güçlenen bireyleri ise ana aktör haline getirmek istiyoruz.
Yeni dönemde vizyonumuz, İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmak. Misyonumuz ise bu yaklaşımı Akıllı Alışveriş Kredisi, ödeme sistemleri ve POS çözümlerimizle hem tüketicilerin hem de perakendecilerin günlük hayatına taşımak.”
Firmalardan
“Birleşik ticaret yaklaşımı perakendenin merkezine yerleşiyor”
Perakende sektöründe önümüzdeki dönemde öne çıkan markalar; mağaza, e-ticaret, mobil, ödeme ve lojistik süreçlerini gerçek zamanlı ve kesintisiz şekilde yönetebilenler olacak. Günümüzde müşteriler mağaza, e-ticaret, mobil uygulama ve pazaryerleri arasında kesintisiz bir deneyim bekliyor. Bu beklenti, perakende şirketlerini klasik kanal yönetimi yaklaşımından birleşik ticaret modeline taşıyor. Logo Yazılım’ın bulut tabanlı Diva çözümleri; satış, ödeme, stok, kampanya, lojistik ve müşteri yönetimi süreçlerini aynı platform üzerinde bir araya getiriyor. Böylece perakende şirketleri tüm operasyonlarını gerçek zamanlı yönetebilirken, müşterilerine tüm temas noktalarında tutarlı bir deneyim sunabiliyor.
Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Fiziksel ve dijital kanal ayrımı hızla ortadan kalkıyor. Müşteri bir kanalda başladığı deneyimi başka bir kanalda aynı hız ve kaliteyle devam ettirmek istiyor. Bu nedenle artık yalnızca ürün satan değil; deneyimi, veriyi, operasyonu ve ödemeyi tek akışta yönetebilen şirketler öne çıkıyor. Sektörün dönüşümü yalnızca mağazaların dijitalleşmesiyle sınırlı değil. Asıl dönüşüm; tüm temas noktalarının birbirine bağlı, çevik ve gerçek zamanlı çalışan bir yapıya dönüşmesinde yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz, tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı”
Yeni dönemde perakendenin en kritik gücünün veri olacağını söyleyen Kural, “Verinin değer yaratabilmesi için operasyonun içine gerçek zamanlı entegre olması gerekiyor. Kampanyadan ödeme deneyimine, stok yönetiminden müşteri davranışına kadar tüm süreçler birbirini besleyen canlı bir yapıya dönüşüyor. Perakendenin geleceğinde ERP, ödeme sistemleri, mağaza operasyonları ve müşteri deneyimi birbirinden ayrı olmaktan çıkıyor. Biz de Logo Yazılım olarak ürün gamımızı bu yeni dünyaya göre dönüştürüyoruz. Hedefimiz yalnızca operasyon yöneten yazılımlar sunmak değil; perakendedeki tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı oluşturmak” dedi.
Perakendedeki tüm ihtiyaçlar için geniş çözüm portföyü
Çoklu bayi ve şube yapısına sahip şirketler için geliştirilen Logo Diva Channel; merkez ve saha operasyonları arasında gerçek zamanlı iletişim altyapısı sunuyor. Stok yönetimi, kampanya kurguları, mağaza operasyonları, e-ticaret süreçleri ve satış sonrası hizmetler entegre şekilde yönetilebiliyor.
Logo Diva Retail; birleşik ticaret yaklaşımını mağaza deneyiminin merkezine taşıyor. Mobil kasa, self checkout, farklı ödeme seçenekleri, kişiselleştirilmiş teklifler ve omni-channel operasyon yetenekleri sayesinde müşteriye hızlı, esnek ve kesintisiz bir deneyim sunuluyor. Bulut tabanlı mobil kasa altyapısı sayesinde satış işlemleri mağaza içinde herhangi bir noktadan tamamlanabilirken, RFID destekli self checkout yapıları yeni nesil mağazacılık deneyimini destekliyor.
Logo Diva Shop ise; özellikle tek mağazalı veya sınırlı şube yapısına sahip işletmelerin bulut altyapısı üzerinden hızlı şekilde dijitalleşmesini sağlıyor.
Firmalardan
Çamlı Yem Besicilik A.Ş.’den açıklama var
- sayımızda yayımlanan Dosya Konumuzda Markam Danışmanlık yöneticisi Güven Borca, Yaşar Grubu şirketlerinden Çamlı Yem Besicilik’in satıldığı yönünde bir yazıyı gündeme getirmişti. Bu yazı sonrası Çamlı Yem Besicilik A.Ş. Yönetim Kurulu’ndan bir açıklama geldi. Açıklama şöyle:
“Son günlerde, şirketimiz Çamlı Yem Besicilik’in satışına ilişkin olarak çeşitli mecralarda yer alan haber ve söylemler üzerine açıklama gereği duyulmuştur.
Söz konusu haber ve söylemler gerçeği yansıtmamakta olup, kamuoyunu yanıltıcı niteliktedir.
Çamlı Yem Besicilik, tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektörlerinin öncüsü olarak; deniz işletmesi, büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı yem işletmesi ve organik süt işletmesi ile, 40 yılı aşkın süredir faaliyetlerini sürdürmektedir. Faaliyetlerimiz, belirlenen stratejik hedefler doğrultusunda güçlü ve istikrarlı bir şekilde devam etmektedir.
Şirketimizle ilgili doğru ve güncel bilgiler yalnızca resmi iletişim kanallarımız aracılığıyla kamuoyu ile paylaşılmaktadır.
Asılsız iddialara itibar edilmemesini önemle rica eder, kamuoyunun bilgisine sunarız.”
