Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Daha verimli, daha çevik

Editör
Abone Ol:

Operasyonlarınızda zamanınız az ama taşınması gereken yükünüz çok ise, Linde MH’nin 3,5 tondan 5 tona kadar taşıma kapasitesine sahip, en son dijital teknolojiyle tasarladığı yeni nesil H35 – H50 içten yanmalı motorlu forkliftleri tam size göre…

Hasel yetkilileri ürün hakkında şu bilgileri verdiler:

“Linde MH’nin yeni nesil H35 – H40 – H45 – H50 modelleri, maksimum performansla çalışabilmek için yüksek teknolojiye sahip birçok bileşenlerle donatılmış.

Yeni modellerin kalbinde, yüksek verimli endüstriyel dizel motor bulunmakta. Güç kaybı olmaksızın gücü yürüyüş hidromotorlarına ve asansör hidroliklerine aktararak, operasyonlarınızı hem daha seri hem de daha performanslı ancak düşük yakıt tüketimiyle yürütmenizi sağlar.

H35 – H50 model içten yanmalı motorlu forkliftler uzun vardiyalarda zorlu şartlarda görevden göreve hızlı bir şekilde koşabilmesi için özel olarak tasarlanmış hidrostatik transmisyonu ve aktarma organları gerek yürüyüş gerekse asansörü operatörün isteğine uygun bir şekilde yüksek performansta çalıştırır.

Dayanıklı şasi ve kabinin yanı sıra tilt silindiri ve asansör profillerinin açılı yapısı sayesinde, artık operatör yüklerle çalışırken daha iyi görüş açısına sahip olup, gerek yükün gerekse forkliftin güvenliğini azami seviyede sağlar.

Tüm bu özellikler yeni nesil H35 – H50 modellerine olağanüstü dayanıklılık ve hatta daha yüksek çalışma kapasitesi sunar.

Hem güçlü hem de daha verimli!

Verimli intralojistik faaliyetleri için özel olarak tasarlanmış güçlü endüstriyel tip dizel motor ve daha seri hidrostatik transmisyona sahip yeni nesil H35 – H50 model içten yanmalı motorlu forkliftler, sınıfının standartlarını her açıdan yeniden belirliyor. Ona hiçbir görev zor gelmez. İster limanda, ister üretimde, ister dış alanda, sizi nasıl zorlu bir görevin beklediğini bilmeden ona sonuna kadar güvenebilirsiniz.

Bu zorlu görevleri gerçekleştirirken, bir önceki modele göre %5 daha az yakıt harcayan H35 – H50 modelleri, rakiplerine oranla operasyon maliyetlerinizi minimize ederek, size işlerinizde rekabet avantajı sağlar.

Forklifttten öte!

Bir forkliftin tek özelliği hızı, dayanıklılığı ve performansı değildir. Görevini güvenle yerine getirebilmek için operatörünün her zaman etrafında olanlardan farkında olmasına olanak sağlarken, operatörünün komutlarına anında tepki verebilmesi onu rakiplerinden ayırır. Bu bağlamda yeni nesil H35 – H50 model içten yanmalı motorlu forkliftlerinin onu diğerlerinden ayıran ve öne çıkaran birçok özelliği bulunmaktadır.

Güçlü olduğu kadar bir o kadar da güvenli.

Yeni nesil H35 – H50 model içten yanmalı motorlu forkliftlerin optimize edilmiş tasarımı, operatörün görüş açısını genişletir – daha ince asansör profilleri arasından daha geniş bir görüş alanı sunar. Operatör için daha iyi görüş açısı, işletmenizde birçok açıdan daha iyi iş güvenliği demektir.

Buna ek olarak bir önceki modele göre aynı model varyantında artırılmış yük merkezi sayesinde daha dengeli olan H35 – H50 modeli hem operatörü hem de ekipmanı maksimum seviyede korur.

Standart olarak Linde Connect Filo Yönetim Sistemiyle entegre

Ekipmanlarda standart bir özellik olarak sunulan ve bir veri aktarım ünitesi sayesinde, forklift sürekli olarak Linde Connect Filo Yönetim Sistemine bağlantı halindedir ve bütün operasyon verilerini doğrudan Linde Connect Filo Yönetim Sistemine iletir. Bu özellik sayesinde makinenin çalışma planları daha verimli yapılabilirken, planlı bakım duruşları da daha hassas bir şekilde organize edilebilmektedir.

Mükemmellik detaylarında gizli

Yeni nesil H35 – H50 model içten yanmalı motorlu forkliftlerin, operatörün ihtiyaçlarını her açıdan karşılayacak şekilde ergonomik olarak tasarlanmış ve üretilmiştir. Operatörün kabininde kontrol panelinden koltuğa kadar, her şey titizlikle ideal kullanım ve operatör ergonomisi düşünülerek tasarlanmıştır.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Firmalardan

Blend 1601’e İtalya’dan tasarım ödülü

Editör

Yazar:

İzmir merkezli butik kahve markası Blend 1601, uluslararası tasarım dünyasının en prestijli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen A’ Design Award’da önemli bir başarıya imza attı. Markanın “Shade-Grown” (gölgede yetişen) kahve felsefesinden ilham alan ambalaj tasarımı, Ambalaj Tasarımı kategorisinde verilen Iron A’ Design Award ödülüne layık görüldü.

Uluslararası jüriden tam not

A’ Design Award jürisi tarafından verilen Iron Ödülü; profesyonel standartları başarıyla karşılayan, işlevselliği estetikle birleştiren ve sektöre değer katan tasarımlara veriliyor. Blend 1601’in ödüllü ambalaj tasarımı; sürdürülebilirlik yaklaşımı, kullanıcı deneyimini kolaylaştıran ikon sistemi, ölçeklenebilir marka mimarisi ve güçlü hikâye anlatımıyla öne çıktı. Tasarımdaki her detay, gölgede yetişen kahvenin doğallığını ve zanaatkâr üretim anlayışını yansıtacak şekilde kurgulandı. Dokulu yüzeyler, çevre dostu malzemeler ve el işçiliğini hissettiren uygulamalar, markanın premium konumlandırmasını güçlendiren unsurlar arasında yer aldı.

Gölgede yetişen kahvenin hikayesi dünyaya açıldı

Blend 1601, kurucusu Armağan Portakal tarafından nitelikli kahve kültürüne farklı bir bakış açısı kazandırmak amacıyla hayata geçirildi. Marka, 1500 ila 2100 metre rakımda, doğal bitki örtüsünün içinde ve ağaç gölgelerinde yetişen Arabica çekirdeklerini kahveseverlerle buluşturuyor. Tam olgunluğa ulaşan kahve meyvelerinin elle toplanmasıyla başlayan süreç, çekirdeğin karakterini koruyan özenli üretim aşamalarıyla devam ediyor. Bu yaklaşım, markanın ambalaj tasarımında da kendine güçlü bir karşılık buluyor.

“Bağırmadan konuşuyoruz ve sesimizi duyanlar çoğalıyor”

Blend 1601 Kurucusu Armağan Portakal, kazanılan ödülün markanın kuruluş felsefesinin uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu belirterek, “Blend 1601’i kurarken amacımız sadece iyi kahve üretmek değildi. Doğaya saygılı üretimi, estetik anlayışı ve sosyal faydayı aynı potada buluşturan bir marka yaratmak istedik. Bugün dünyanın en saygın tasarım ödüllerinden birinde bu yaklaşımın takdir görmesi bizim için son derece değerli. Bağırmadan konuşuyoruz ve sesimizi duyanlar çoğalıyor. Bu da başlı başına bir ödül bizim için. Bu başarıda büyük emeği bulunan Burak Şahin’e ve Istanbul French Fries ekibine teşekkür ediyoruz. Onlarla çalışmak bizim için büyük bir keyif.” şeklinde konuştu.

Devamını Oku

Firmalardan

Hayhay, Perakende Günleri’nde

Editör

Yazar:

Türkiye’nin ödeme sistemleri ve tüketici finansmanı alanındaki oyuncularından Hayhay, 3-4 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Perakende Günleri’nde yeni marka kimliği, yeni logosu ve yeni stratejik yaklaşımıyla ilk kez tüketicilerin, perakende sektörünün  ve iş ortaklarının karşısına çıkacak.

2021 yılında faaliyetlerine başlayan Hayhay, bugün 1 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşmış durumda. Hayhay’ın tüketici finansmanı şirketi 500 milyon TL sermaye ile faaliyet gösteriyor. Şirket, önümüzdeki dönemde alışveriş kredilerini Türkiye’de daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve finans dünyasında İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmayı hedefliyor. Hayhay’a göre finansın amacı yalnızca bir satın alma işlemini mümkün kılmak değil; insanların finansal olarak daha sağlıklı ve güçlü kalmalarına yardımcı olmak. Bu nedenle şirket, alışveriş kredilerinden ödeme sistemlerine kadar tüm çözümlerini tüketicilerin, perakendecilerin ve finansal sistemin birlikte kazandığı daha sürdürülebilir bir model oluşturmak amacıyla tasarlıyor.

Aklın yolu Hayhay

Hayhay Genel Müdürü Alaattin Sabuncu, yeni marka dönüşümüne ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bugün Akıllı Alışveriş Kredisi çözümümüz; Gürgençler, Karaca, Mudo, Başkentgaz, Nocturne, Yenilio, Kiğılı ve Taksitlio gibi farklı sektörlerden markalar tarafından kullanılıyor. Teknolojiden ev yaşamına, modadan hizmet sektörüne kadar uzanan bu ekosistemi büyütmeye devam ediyoruz.

2026 yılı sonuna kadar 30’un üzerinde markayla çalışmayı, mevcut 1 milyonu aşkın kullanıcımızın tamamını Akıllı Alışveriş Kredisi deneyimiyle buluşturmayı ve 300 bin yeni kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Amacımız yalnızca daha fazla kullanıcıya veya daha fazla iş ortağına ulaşmak değil. Akıllı Alışveriş Kredisi’ni Türkiye’de planlı alışverişlerin doğal bir parçası haline getirirken, finansal teknolojileri insanların lehine çalıştıran, şeffaf bir sistem kurmak, finansal olarak güçlenen bireyleri ise ana aktör haline getirmek istiyoruz.

Yeni dönemde vizyonumuz, İyi Hissetme Ekonomisi’nin öncü markası olmak. Misyonumuz ise bu yaklaşımı Akıllı Alışveriş Kredisi, ödeme sistemleri ve POS çözümlerimizle hem tüketicilerin hem de perakendecilerin günlük hayatına taşımak.”

Devamını Oku

Firmalardan

“Birleşik ticaret yaklaşımı perakendenin merkezine yerleşiyor”

Editör

Yazar:

Perakende sektöründe önümüzdeki dönemde öne çıkan markalar; mağaza, e-ticaret, mobil, ödeme ve lojistik süreçlerini gerçek zamanlı ve kesintisiz şekilde yönetebilenler olacak. Günümüzde müşteriler mağaza, e-ticaret, mobil uygulama ve pazaryerleri arasında kesintisiz bir deneyim bekliyor. Bu beklenti, perakende şirketlerini klasik kanal yönetimi yaklaşımından birleşik ticaret modeline taşıyor. Logo Yazılım’ın bulut tabanlı Diva çözümleri; satış, ödeme, stok, kampanya, lojistik ve müşteri yönetimi süreçlerini aynı platform üzerinde bir araya getiriyor. Böylece perakende şirketleri tüm operasyonlarını gerçek zamanlı yönetebilirken, müşterilerine tüm temas noktalarında tutarlı bir deneyim sunabiliyor.

Logo Grup Finansal Teknolojiler ve Perakende Çözümleri Genel Müdürü Başak Kural, “Fiziksel ve dijital kanal ayrımı hızla ortadan kalkıyor. Müşteri bir kanalda başladığı deneyimi başka bir kanalda aynı hız ve kaliteyle devam ettirmek istiyor. Bu nedenle artık yalnızca ürün satan değil; deneyimi, veriyi, operasyonu ve ödemeyi tek akışta yönetebilen şirketler öne çıkıyor. Sektörün dönüşümü yalnızca mağazaların dijital­leşmesiyle sınırlı değil. Asıl dönüşüm; tüm temas noktalarının birbirine bağlı, çevik ve gerçek zamanlı çalışan bir yapıya dönüşmesinde yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

“Hedefimiz, tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı”

Yeni dönemde perakendenin en kritik gücünün veri olacağını söyleyen Kural, “Verinin değer yaratabilmesi için ope­rasyonun içine gerçek zamanlı entegre olması gerekiyor. Kampanyadan ödeme deneyimine, stok yönetiminden müşteri davranışına kadar tüm süreçler birbirini besleyen canlı bir yapıya dönüşüyor. Perakendenin geleceğinde ERP, ödeme sistemleri, mağaza operasyonları ve müşteri deneyimi birbirinden ayrı olmaktan çıkıyor. Biz de Logo Yazılım olarak ürün gamımızı bu yeni dünyaya göre dönüştürüyoruz. Hedefimiz yalnızca operasyon yöneten yazılımlar sunmak değil; perakendedeki tüm ekosistemi birbirine bağlayan yeni nesil bir platform yapısı oluşturmak” dedi.

Perakendedeki tüm ihtiyaçlar için geniş çözüm portföyü

Çoklu bayi ve şube yapısına sahip şirketler için geliştirilen Logo Diva Channel; merkez ve saha operasyonları arasında gerçek zamanlı iletişim altyapısı sunuyor. Stok yönetimi, kampanya kurguları, mağaza operasyonları, e-ticaret süreçleri ve satış sonrası hizmetler entegre şekilde yönetilebiliyor.

Logo Diva Retail; birleşik ticaret yaklaşımını mağaza deneyiminin merkezine taşıyor. Mobil kasa, self checkout, farklı ödeme seçenekleri, kişiselleştirilmiş teklifler ve omni-channel operasyon yetenekleri sayesinde müşteriye hızlı, esnek ve kesintisiz bir deneyim sunuluyor. Bulut tabanlı mobil kasa altyapısı sayesinde satış işlemleri mağaza içinde herhangi bir noktadan tamamlanabilirken, RFID destekli self checkout yapıları yeni nesil mağazacılık deneyimini destekliyor.

Logo Diva Shop ise; özellikle tek mağazalı veya sınırlı şube yapısına sahip işletmelerin bulut altyapısı üzerinden hızlı şekilde dijitalleşmesini sağlıyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER