Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

Dünyagöz Optik: Nebim V3 ile hedeflerimize daha kolay ulaşabiliyoruz

Editör
Abone Ol:

Optik sektöründe 12 mağazası ile tüketicilere hizmet veren Dünyagöz Optik, iş süreçlerini Nebim V3 ERP ile yönetiyor. Dünyagöz Optik Kurumsal İletişim ve Pazarlama Sorumlusu Ceren Parçal ve İş Geliştirme ve Proje Yöneticisi Ayhan İnan Nebim V3 hakkında görüşlerini paylaştı.

Firmanızı kısaca tanıtır mısınız?

Ceren Parçal – Kurumsal İletişim ve Pazarlama Sorumlusu: Dünyagöz Optik firmamız 2012 yılında Bursa mağazası ile perakende sektörüne adım atmıştır. Şu anda 12 mağaza ile hizmet vermekteyiz. Mağazalarımız dışında e-Ticaret sitemiz ile de müşterilerimize ulaşıyoruz. Aynı zamanda pazaryerleri olarak baktığımızda Trendyol, Hepsiburada, N11 gibi pazaryerlerinde yer alıyoruz. Misyonumuz ve hedeflerimiz bağlamında baktığımızda ise, Türkiye’nin yedi bölgesinde mağazalarımızın sayısını arttırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda e-Ticaret sitemiz ile de Türkiye’de ve dünyada müşteri portföyümüzü geliştiriyoruz. Şu anda baktığımızda ortalama 100 çalışanımız var ama biz bu sayıyı da yükseltmek istiyoruz. Çünkü büyümeye açık bir firmayız. Bu hedefimizi de sürdürerek hem çalışanlar anlamında hem mağaza açısından bu sayıları arttırmayı hedefliyoruz.

Misyonel anlamda baktığımızda, biz göz sağlığını önemsiyoruz. Aynı zamanda moda sektörünü de temsil ettiğimiz için bu bağlamda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu anlayışta da kaliteli, yenilikçi, tüketici odaklı, müşteri kitlemizi tanıyarak bu şekilde ürün yönetimi ve içerik yönetimine devam ediyoruz. Doğru ve ilkeli AR-GE çalışmaları ve lojistik çalışmaları ile teknik servis ve CRM faaliyetlerimiz ile müşteri profilimize ulaşmayı hedefliyoruz. Biz bunları yaparken satış ve ürün yönetimi kısmında aslında özel sağlık sigortaları, kurumsal anlaşmalar bağlamında da birçok kişiye ulaşarak ilişkilerimizi büyütmeyi hedefliyoruz.”

Nebim V3 ERP ile süreci nasıl yönetiyorsunuz, işeyişi anlatabilir misiniz?

Ayhan İnan – İş Geliştirme ve Proje Yöneticisi: Öncelikle Nebim V3’e biz niçin geçtik ondan bahsedeyim. Perakendecilik sektörü biliyorsunuz müşteriniz ile ilişkinin kuvvetli olmasını zorunlu kılan bir alan. Eğer perakende sektöründe iseniz CRM tarafınızın çok güçlü olması gerekiyor. Bunu sağlamak içinde tabi kullandığınız yazılımlarında bunu karşılayabiliyor kabiliyette olması gerekli. Bunun dışında doğru ve kaliteli ürünü uygun fiyatlarda hedef kitlenize sunabiliyor olmanız lazım. Bunun için de müşterinizi çok iyi tanımanız gerekiyor. Tüm bunlar için de müşterilerle ilgili bilgilere sahip olmanız lazım. Bizim müşterilerimiz ile ilgili aşağı yukarı 10 yıldır birikmiş bilgi dağarcığımız var. Ürünlerimiz ve müşterilerimizle ilgili bir geçmişimiz var. Bunun ötesinde hızlı olmanız lazım. Gerek ürün açısından gerek teslimat açısından müşterilerinize ulaşabiliyor olmanız şart. Uçtan uca tüm süreçlerimize hâkim olmamız ve bunları etkin bir şekilde yönetebiliyor olmamız gerekiyor. Ürün tedariki, siparişlerin alınması, alınan ve verilen siparişlerin takip edilebilmesi, teslimatlarınızın zamanında yapılabilmesi, teslimat sonrası hizmetin sağlanabilmesi, maliyetlerinizin kontrol edilebilmesi, fiyatlandırmalarınız, depolama, ürün yönetimi, lojistik gibi tüm iş süreçlerinizi etkin bir şekilde yönetebiliyor olmanız lazım. Tüm bunları yapabilmek için de esnek ve geliştirilebilir bir yazılıma ihtiyacınız var. Bu noktada biz büyüme hedeflerimizi de göz önünde bulundurarak, artık ERP modellerine geçelim istedik. İş Zekâsı ve Veri Ambarı ile geçmişle ilgili analizlerimizi yapalım, aldığımız bilgilerle geleceğimizi planlayalım ve yeni kararlar alalım, maliyetlerimizi kontrol edelim, fiyatlandırmalarımızı buna göre yapalım, siparişlerimizin aşama aşama durumlarını takip edelim, teslimatlarımızı hızlandıralım, e-Ticarete geçelim ve bunun üzerinden dünyaya açılalım istedik. Perakendenin ucu sonsuz biliyorsunuz. Ulaşabileceğimiz her noktaya ulaşalım istedik ve geldiğimiz noktada araştırmalarımız sonucunda Nebim V3’ü seçtik. 1 Haziran 2021 itibari ile de Nebim V3’e geçmiş olduk.

Projeyi fiili kullanıma alırken yaşadığınız deneyimlere göre önerilerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Ayhan İnan: Az önceki konuşmalarımda Nebim V3’e neden geçtiğimizin gerekçelerini anlatmıştım. Bu kararımızdan sonra Nisan 2021 civarında geçiş kararının görüşmelerini yapmaya başladık. Çok hızlı geçiş programı neticesinde iki aylık süreç içerisinde 1 Haziran 2021 itibari ile de Nebim V3’e fiilen geçmiş olduk ve mağazalarımız siparişlerini alabilir, ürün transferlerini yapabilir, faturalarını kesebilir, tahsilatlarını yapabilir halde çalışıyor oldular. Başlangıçta elimizde 10 yılı aşkın bir süredir toplanan verinin yeni programa aktarımı ile ilgili bir sıkıntı yaşanır mı konusunda endişelerimiz vardı. Ertesi gün açılışta bir sıkıntı olacak mı, siparişlerimizi alıp faturalarımızı kesebilecek miyiz, teslimatlarımızı yapabilecek miyiz diye de stresliydik. Bu tür geçişlerde stratejik beklentilerden çok ilk gün saha süreçlerinin gerçekleşebiliyor olması önemli. Nedir bunlar, faturalarınızı kesebilmek ve ürünlerinizi teslim edebilir olmak. Bu süreci 1 Haziran’da rahatlıkla atlatabildik. Tabi burada Nebim ekibinin özverili ve sabırlı çalışmaları ve bizlere karşı gösterdikleri paylaşımcı, mesai saati tanımaksızın yaptıkları desteklerle bu süreci, geçişi rahatlıkla aştık. Sonrasında da, fiyatlandırma, maliyetlendirme, muhasebeleştirme, entegrasyon gibi daha stratejik konularda bir iki ay içerisinde destekleri devam etti. Böylece biz de Nebim V3’ümüze geçmiş olduk. Öğrenme sürecimiz halen devam ediyor. Nebim V3’ün geniş bir dünyası var. Bize faydalar sağladı ve sağlamaya da devam edecek.

Uygulamanın sağladığı en önemli faydalar neler oldu?

Ayhan İnan: Süreçlerimizde olan hakimiyetin sağlanması ve bu süreçleri yönetebiliyor olmamız. CRM ve kampanyalarımızı uygulayabilmemiz aşamasında sağladığı faydalar çok önemli. Özel sağlık kuruluşları ile sigorta firmaları ile müşteri portföyünü geliştirmek anlamında yaptığımız çalışmalar var. Sahada uygulanabilir olmasını sağlaması noktasında çok büyük kolaylıklar sağladı. 3-4 tane sigorta firması ile yaptığımız anlaşmaları bir kampanya modeli ile sahaya yansıtabildik ve süreçlerin yönetilmesini sağladık. Daha önceki yazılımlarımızda bunları yapma şansına sahip değildik. Bu bizi cesaretlendirdi. Planlarımızda bütün sigorta şirketlerini bünyemize katmak istiyoruz. Bunun bize sağladığı en önemli faydalardan birisi olduğunu söyleyebilirim.

Ceren Parçal – Kurumsal İletişim ve Pazarlama Sorumlusu

Nebim V3 açısından baktığımızda biz müşterilerimize daha kolaylıkla ulaşabiliyoruz. Şöyle ki, kampanya ve indirim dönemleri gibi kurumsal anlaşmalarımız oluyor. Örneğin, biz bunları Nebim V3 sistemi üzerinden tanımlıyoruz ve bir tık ile bir sürü kampanyayı tanımlayabiliyoruz. Hem zaman açısından hem de uygulanabilirlik açısından Nebim V3’ün bize faydaları oldu. Ekibinizde yer aldığımız için de mutuyuz. Desteğiniz için teşekkür ederiz. Hem ürün yönetimi hem de kurumsal anlaşmalar yönetiminde olsun Nebim ile iş birliğimiz devam ediyor.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Firmalardan

Murat Ergin, Truva Kozmetik’te

Editör

Yazar:

Sektörün deneyimli isimlerinden Murat Ergin, merkezi Antalya da bulunan Truva Kozmetik firmasında Satış ve Pazarlamadan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı.

Ergin, 2002 yılında Unilever’de işe başlayarak sektöre ilk adımını attı. Sırasıyla Bey Gıda, Levent Kimya, Banat, Bileşim Kimya ve Difaş’ta çeşitli departmanlarda görev yaptı.

Devamını Oku

Firmalardan

Lay’s, Anadolu Meraları ile işbirliği yapıyor

Editör

Yazar:

PepsiCo, PepsiCo Pozitif (Pep+) stratejisinin, Pozitif Değer Zinciri, Pozitif Seçenekler ile birlikte üç temel başlığından biri olan Pozitif Tarım başlığı altında Türkiye’de yaptığı çalışmalarla yenileyici tarım uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedefliyor. Bu kapsamda en sevilen yiyecek markalarından Lay’s, PepsiCo Vakfı desteği ve Anadolu Meraları işbirliğiyle yeni bir proje başlatarak yenileyici tarım uygulamalarını genişletiyor. Lay’s Yenileyici Tarım projesiyle Konya’da PepsiCo ürünlerinin temelini oluşturan patates, pancar, ayçiçeği ve mısır gibi ürün grupları, yeşil gübreleme, kompost özütü gibi uygulamalar başta olmak üzere yenileyici tarım uygulamaları kullanılarak yetiştirilecek.

PepsiCo’nun Türkiye’deki cipslik patates üretiminin yüzde 60’ını gerçekleştirdiğini ifade eden PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ece Aksel, “Türkiye’deki 20 şehirde toplam 50.000 dönüm arazi üzerinde binlerce çiftçi ile birlikte cipslik patates üretimi yapıyoruz. Bu yıl, yenileyici tarım uygulamalarına yönelik olarak hayata geçirdiğimiz Lay’s Yenileyici Tarım Projesi ile Konya ili ve civarındaki çiftçilere ulaşacağız.  Uygulama arazisinde çiftçilerimiz hem yapılan uygulamaları gözlemleyecek hem de gerçekleştireceğimiz eğitimler ile yenileyici tarım tekniklerinin toprağa olan pozitif etkisine dair bilgi birikimini artıracak. Bununla birlikte, proje kapsamında başta kadın ve genç nesil çiftçilere olmak üzere vereceğimiz mikro destekler ile etki alanımızı artırmayı hedefliyoruz. Bugüne kadar Pozitif Tarım uygulamaları kapsamında yaptığımız teknoloji yatırımları sayesinde, iş birliği yaptığımız çiftçilerin tarlalarında 2010 yılından beri net tarla verimleri %30 artırıldı; depo fireleri %26 azaldı. Birim patates üretimi için tüketilen su miktarı %50, birim patates üretiminde salınan CO2 seviyesi ise yine %50 azaltıldı. Düşük basınçlı sulama teknolojileri konusunda yaptığımız çalışmalar ve verim artışı sayesinde tarımda birim başına kullandığımız suyu Türkiye’de %50 azaltmayı başardık. Croptrak adlı uygulamamızla tüm tarlalarımızda yapılan uygulamaları 2 yıldır online olarak takip ediyor ve aldığımız verilere göre çiftçilerimizi yönlendiriyoruz. Bununla birlikte tarım uygularımız arasındaki en iyi örneklerden biri olan Naturalis gübremizi, cips üretiminde kullandığımız patateslerin organik atıklarından üretiyoruz. Geleneksel bir gübreye kıyasla Naturalis, %40 daha az kimyasal içeriyor ve organik içeriğin yanı sıra besin de sağladığı için toprakta pozitif etki yaratıyor. Diğer taraftan çiftçileri bilinçlendirmek için PepsiCo Agro Akademi ile bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanından çiftçilerimize 20 bin saatin üzerinde eğitim verilmesini sağladık. Şimdi de Anadolu Meraları ile gerçekleştirdiğimiz bu proje ile uygulama sahasında 1000 çiftçiye yerinde inceleme ve eğitim olanağı sağlayacağız. Bugüne kadar Agro Akademi ile başlattığımız bu eğitim yolculuğunu, şimdi de Anadolu Meraları ile yenileyici tarım uygulamalarına odaklanarak devam ettireceğiz” dedi.

Türkiye başta olmak üzere dünyada; “sürdürülebilir”in ötesinde ekolojik, ekonomik ve toplumsal olarak yenileyici tarımın hem anlayış olarak yerleşmesi, hem de somut olarak yaygınlaşmasına hizmet etmeyi amaçlayan Anadolu Meraları sosyal girişiminin Genel Koordinatörü Yasemin Kireç yenileyici tarımın önemine vurgu yaptı: “Onarım çağı diye adlandırdığımız bu dönemde; ekosistemleri onararak tarım yapmanın bu çağın en önemli konusu olduğuna dair küresel farkındalık çok büyük bir hızla artıyor. Bu yeni çağın getirdiği yenilikçi ve yenileyici yaklaşımlara cesaretle yaklaşan Lay’s Yenileyici Tarım projesiyle gıda endüstrisinin dönüşümü için küresel ölçekte ses getirecek önemli bir adım atan PepsiCo Türkiye’ye gösterdikleri bu cesaret ve bu yolculuğa duydukları güven için teşekkür ediyoruz. PepsiCo Türkiye’yi, yenileyici tarıma gönül veren bütün aktörlerle, hep beraber kurmaya başladığımız onarım ekosisteminde görmekten mutluluk duyuyoruz.”

Devamını Oku

Firmalardan

Bilkom, karşılıklı kazancı hedefleyen müşteri odaklı hizmetler sunuyor

Editör

Yazar:

Sektördeki 38 yıllık tecrübesi ve uzman kadrosuyla, dünya çapında öncü markaların ürünlerini Türkiye’de 4.000’in üzerindeki farklı noktaya direkt ve endirekt olarak dağıtan, ülkemizin önde gelen Bilgi ve İletişim Teknolojileri (ICT) dağıtıcılarından biri konumunda olan Bilkom, hızlı büyümesini sürdürüyor. Bilkom Satış Direktörü Onur Başkan ile firmalarını, gelecek hedeflerini ve sektörü konuştuk.

Bilkom’u bizlere kısaca tanıtır mısınız? Hangi ürünlerin distribütörlüğünü yapıyorsunuz?

Müşteri portföyümüzde dünyadaki dijital ve mobil dönüşümü şekillendiren Apple, Huawei, TCL, DJI, Fitbit (Google), Alcatel, Logitech ve Hypergear gibi global markalar yer alıyor. Bu markalara ‘katma değerli ve odaklı distribütör’ sıfatıyla 360 derece marka yönetimi, iş geliştirme, kanal programları geliştirme ve tüketici deneyimi yönetimi ile müşteri odaklı hizmetler sunuyoruz.

Hissedarlarımızdan müşterilerimize, çalışanlarımızdan satış kanallarımız ve tüketicilerimize kadar dokunduğumuz tüm paydaşlarımıza değer katmak için ‘Bilkom Plus’ yaklaşımıyla çalışıyoruz. Tedarik ettiğimiz her ürünün arkasında ise ‘Bilkom Güvencesiyle’ duruyoruz.

 Pandemi işinize nasıl yansıdı? 2021 yılında ne kadarlık bir büyüme sağladınız?

Pandeminin hayatlarımızda yarattığı, halen tüm hızıyla devam eden değişim ve dönüşüm sürecini Bilkom olarak iyi değerlendirdik. Çalışanlarımızın büyük fedakarlığı, iş ortaklarımızın kıymetli yol arkadaşlığı ve müşterilerimizin büyük ilgisiyle işimizi büyütmeye devam ettik. Müşterilerimizin penceresinden bakarak, iş becerilerimizi geliştirerek, başta çalışanlarımız olmak üzere tüm paydaşlarımızla özgün ve şeffaf iletişim kurmaya özen göstererek büyüme yolculuğumuza devam ettik.

Son 5 yıldır sektörün üzerinden büyüme performansına sahibiz. 2021 yılında da sürdürülebilir kârlı büyüme odağıyla sektörün üzerinde bir büyüme performansı sergiledik. Son 3 yıllık dönemde TL bazında gelirimiz ortalamada yüzde 33 artışla 5,4 milyar TL’ye (627 milyon ABD doları) yükseldi.

Pandemi döneminde globalde olduğu gibi Türkiye pazarında da bazı ürünlere yoğun talep oluştu. Bunda uzaktan eğitim, uzaktan çalışma, artan veri kullanımı, sağlıklı yaşam ürünlerine eğilim, evi ve yaşamı daha konforlu hale getirme arzusu gibi ihtiyaçların etkisi çok büyük. Kişisel bilgisayar, tablet, giyilebilir teknolojiler kategorilerinde ciddi büyüme yaşandı. Biz de bu ürün gruplarında çok ciddi büyüme elde ettik ve Pazar payımızı artırdık. Buna ek olarak yine TCL ile TV kategorisinde ciddi büyüme kaydettik. 2021’de, 2020’ye göre 5 kat büyüme elde ettik.

Elde ettiğimiz başarıda elbette sahip olduğumuz iş ortaklarının ve güçlü satış kanalının katkısı çok büyük. Türkiye’nin 81 ilindeki ve online platformlardaki güçlü iş ortaklarımız ile ürünlerimizi tüketiciyle buluşturduk.

2022 ve sonrası için hedefleriniz nelerdir?

Katma değerli ve odaklanmış distribütörlük anlayışımız doğrultusunda 2022 yılında dijital ve mobil yaşam odaklı ürün portföyümüzü, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri (ICT) alanlarında geliştirmek amacıyla yeni marka ve kanal iş birlikleri üzerinde çalışıyoruz.

Bölgesel genişleme, yerli üretim, online kanallar, omni-kanal dağıtıcılık ve hizmet servis satışı, Bilkom’un geleceğe yönelik inovasyon odakları arasında yer alıyor. Online inovasyon projelerinden biri olarak hayata geçen uluslararası ödüllü kapalı pazar yeri platformu ‘Lonca Market’ üzerindeki yatırımlara devam edeceğiz. Yerli üretim odağı kapsamında “Üretici-Dağıtıcı” kimliğimizle televizyon ve akıllı telefon üretim yatırımlarını ve yeni üretim fırsatlarını değerlendireceğiz. Yapacağımız yeni yatırımlar ve işbirlikleri ile pazar payımızı ve satışlarımızı artırmayı hedeflemekle birlikte hizmet kalitesi ve danışman-ortak yaklaşımımızı pekiştireceğiz.  Satış ve satış sonrasında tüketicinin ihtiyaç ve taleplerine karşılık veren, tüketicinin “Bilkom Güvencesi” daha yakından tanıyacağı, hissedeceği bir marka olarak yolumuza devam edeceğiz. İş süreçlerinde ve hizmetlerimizde inovatif çözümleri geliştirmeye ve uygulamaya devam edeceğiz.

Bilkom’u rakiplerinden ayıran farklılıklar nelerdir?

Bizi sektörde ayrıştıran en önemli fark, Bilkom Plus diye tanımladığımız ve dokunduğumuz herkese ‘artı değer’ katmayı amaçladığımız temel iş felsefemiz. Bu doğrultuda iş ortaklarımız için ‘Danışman Ortak’ anlayışıyla hareket ediyoruz. Kendimizi sadece ürün dağıtımı yapan bir distribütör olarak görmüyor, karşılıklı kazancı hedefleyen müşteri odaklı hizmetler sunuyoruz. Örneğin; Türkiye’de yapılanması bulunmayan ve bugüne kadar ülkemizde temsil edilmemiş markalar için bir yandan pazarı hazırlarken, diğer yandan da 360 derece marka yönetimi hizmeti vererek işlerini büyütmelerine katkı sağlıyoruz. Satış kanalları için dürüst ve tecrübeli bir iş ortağı olarak, sürdürülebilir ve uzun ömürlü iş birliğine odaklanıyoruz.

Tüketici deneyimini online’a taşıyabildiniz mi?

Pandemi öncesinde iş alanımız ağırlıklı olarak mağazalardı. Ancak pandemiyle birlikte tüketici online alışverişe yönelince biz de bu eğilime ayak uyduracak projeler geliştirdik. Örneğin, bu dönemde tüketicinin titiz davrandığı fiziki mesafeyi korumak için ‘Online Promotör’ uygulamasını hayata geçirdik. Bu, perakende mağazalarında sergilenen ürünlerimizin yanına yerleştirdiğimiz QR kod ile ürün ve fiyatlarla ilgili yönlendirme için satış danışmanına bağlanan ve doğrudan ilk ağızdan bilgi ve yönlendirme sağlayan bir kurgu. Bu sayede insan temasını offline’dan online’a çevirmek konusunda önemli ilerleme kaydettik. İnsan odağını da kaybetmeyecek uygulamalarımızı sürdürdük. Bundan sonra da hem B2B portalımız olan Bilkom Online hem de son kullanıcıya ulaşan tüm online kanallara destek vermeye devam edeceğiz.

Elektronik perakende sektöründeki hedefiniz ve konumunuz nedir?

Türkiye genelinde tüketici ve ticari kanallarımızda 81 ilde 4.000’in üzerinde farklı satış noktasında, yılda 2 milyonun üzerinde ürünü teknoloji meraklılarıyla buluşturuyoruz. Ürün & hizmet ve servislerimizi hem tüketici hem de iş ortaklarımıza ulaştırıyoruz. 38 yıllık tecrübemizle elektronik perakende sektöründe 1 numaralı akıllı telefon, giyilebilir aksesuar ve tablet dağıtıcısıyız. Bağımsız araştırma şirketlerinin verilerine göre, 2021 yılsonu itibarıyla elektronik perakende mağazalarında satılan her 5 akıllı telefondan ve tabletten 1’i ve yine tüm Türkiye genelinde her 4 akıllı saatten 1’i Bilkom çıkışlı. Bu ve benzeri veriler, şirketimizin elektronik perakende sektöründeki liderliğinin altını çiziyor. Bu konumumuzu güçlendirerek devam ettirmeyi hedefliyoruz.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER