Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

ECCO, Nebim V3 ile mağazalarını nasıl yönettiğini anlattı

Editör
Abone Ol:

Perakende Günleri 2022’de oturum sponsoru olan Nebim, Perakende Günleri’nin ikinci gününde gerçekleşen oturumunda, Nebim Genel Koordinatörü Sedat Taşçı ve dünyada 99 farklı ülkede faaliyet gösteren küresel ECCO ailesinin Ortadoğu ve Afrika Bölge Direktörü Necati Deniz Erda, UAE’de gerçekleştirdikleri operasyon ile ilgili deneyimlerini paylaştı. Aynı zamanda Ecco’nun UAE ve Türkiye’de kullandığı Nebim çözümleri hakkında bilgi verdi.

Oturumun açılışını yapan ve dinleyicilere Nebim ve Nebim’in perakendeci, toptancı ve üreticiler için geliştirdiği ERP ve mağazacılık yazılımı olan Nebim V3 hakkında bilgi veren Sedat Taşçı; “Perakende ailesi çok geniş bir aile. Kendi alanında çok güçlü markalarla yıllardır birlikte çalışıyoruz. Yurt dışındaki durumumuza baktığımız zaman şu anda 29 ülkede, 19 dilde, 80’nin üzerinde markada ve 1000’in üzerinde mağazada Nebim V3 kullandırıyoruz. Her geçen gün yeni marka ve mağazalarla yazılım ihracatı yapamaya devam ediyoruz. Yurt dışında hizmet verdiğimiz 29 ülkenin bazılarında herhangi bir regülasyon kısıttı, bir özel yerelleştirme olmadan Nebim V3’ü kurabiliyoruz ama bazı firmalarda da ülkenin kanunlarına göre bazı değişiklikler, yerelleştirmeler yapmak gerekiyor. Bu anlamda da bu entegrasyonları yaparak markaların ihtiyaçlarına göre yayılmaya devam ediyoruz. Nebim V3 hali hazırda 19 dilde kullanılabiliyor. Ara yüz dilinin dışında veri dilinin de istediğiniz kadar ülke diline çevrilmesi sağlanıyor ki yabancı kullanıcıların da kendi ülkesinde programı kullanırken ara yüzün dilinin dışında verileri de kendi dillerinde görebilmesini sağlamış oluyoruz. 80 markanın, 1000’in üzerinde mağazasında değişik kurulum ihtiyaçları çıkıyor. Ülkenin durumuna ve yapısına göre bazı markalar Türkiye’ye online şekilde bağlanırken, bazı markalar da o ülkeye yerel kurulum yapılabiliyor ve yine otomatik bilgi transferi ile bilgi merkeze gelmiş oluyor.” diyerek Nebim V3’ün yurt dışında 29 ülkede, 19 dilde, 80+marka ve 1000+mağazada kullanımıyla ilgili detayları paylaştı.

Taşçı’nın açılış konuşmasının ardından Nebim’in oturum konuğu olan ECCO Ortadoğu ve Afrika Bölge Direktörü Necati Deniz Erda, Ecco’yu tanıtarak Nebim ile birlikte hayata geçirdikleri projeler ve bu projelerdeki başarı hikayesini konuklarla şöyle paylaştı:

“Ecco, 90 ülkede faaliyetlerini büyüyerek sürdürüyor”

“ECCO bir Danimarka firması. 1963’te kurulan mütevazi fabrikasında hayata başlayan %100 bir aile şirketi. 72 kişi çalışan ile başlayan ve bugün 21.500’ün üzerinde çalışana ulaşan ve bu 21.500 çalışanı 72 farklı coğrafyadan olan çok uluslu bir kültür. ECCO kadından yana pozitif ayırımcı bir şirket. Çalışanlarımızın %70’i kadın, %30’u erkek. 90 ülkede şu anda satışımız var. Toplam dünyada 2.250 tane mağazamız, shop’umuz, 14 binin üzerinde de satış noktamız mevcut. Geçen yılki ciromuz 1,3 milyar Euro. Karlılığımız yaklaşık %7. Covid’ten önce genelde %14 – 15’di. Covid ile beraber tabi ki biraz karlılıklar düştü ama şunu da söyleyeyim Covid’te karlılıklar düştü. 2021 – 2022 yılında Ecco’nun yaptığı toplam yatırım 295 milyon Euro’luk yatırım. Burada en önemli konulardan bir tanesi, Ecco bütün süreçlerini kendisinin yönetiyor olması. Bir ayakkabının deri olarak fabrikaya gelmesinden paketlenmesine kadar geçen süreçte tek bir ayakkabıya 210 çift el değer. Bu 210 çift elin hepsi Ecco’nun kendi bordrolu personelidir. Ecco’nun 6 tane ayakkabı fabrikası, 4 tane deri fabrikası var. Bütün fabrikaları yine kendisinin mülkü olan fabrikalardır. Bu yüzden bütün süreçleri yöneten, kendi fabrikaları olan ve aynı zamanda tabi ki çevreye de duyarlı bir şirket. Çevreye duyarlılık anlamında da hedefimiz 2024’ten 2030’a kadar geçen süreçte 2030’da sıfır atık ile tamamen çevre dostu bir şirket olmak. Bugün 4 tane deri fabrikamız, iki sene önce yapılan 50’şer milyon Euro’luk yatırım ile susuz deri yıkamasını yapıyorlar. Susuz deri yıkamak, ECCO için 25 milyon litre ve dünya için 25 milyon litre su tasarrufu demek. Bu Dünya Sağlık Örgütü’nce yaklaşık 10 bin kişinin su ihtiyacı demek. Bir şirket 10 bin kişi 100 şirket 1 milyon kişi. Bu çevreye sorumluluğumuz. Herkesin bu bilinci arttığı sürece umut ediyorum ki daha güzel bir dünyayı çocuklarımıza ve torunlarımıza miras bırakma şansımız olacak.

“Planla – Uygula – Takip Et”

James Gulliver’in dediği gibi “Perakende Detaylardan Oluşur” ya da İspanyolların dediği şekilde “Para Detayların İçerisinde”. Detaylara ne kadar çok hakimseniz, detayları ne kadar çok iyi biliyorsanız perakende işinizi de o kadar başarılı bir şekilde yönetmeniz mümkün. Tabi ki bizim Nebim ile iş birliğimiz 2013 yılından daha önce Hummel ile başladı. Türkiye’ye ECCO gelince 2013 yılında Nebim ile çalışmaya başladık. Hayatta hepimiz birçok plan yaparız. Planlar kafamızda uçuşur. Milyonlarca plan hepimizin aklına gelir ama önemli olan bu planların uygulamaya geçebilmesidir. Çünkü bir planı uygulamaya geçirmedikten sonra hiçbir anlamı yok. Tabi ki plan tek başına yeterli değildir. Planı uygulamaya koyabilmeniz lazım. Çok iyi plan çok iyi bir uygulama yine yeterli değil. Plan çok iyi bir uygulama ve sonunda da baktığınız zaman muhakkak takibini yapmanız lazım. Biz Nebim ile 2013 sonundan beri bu projelerde çok iyi bir şekilde bütün planlarımızı beraber takip ettik, uygulamaya koyduk ve sonucunda da takiplerle geliştirdik. Her follow up yeni bazı istekler getirdi. Bize Nebim’in programları bir adım daha öteye götürme şansı verdi.

“Datayı doğru yönetebilirseniz, data size başarıyı getirecektir”

Tabi bu perspektif ile baktığınız zaman Covid zamanında en çok söylenen sözlerden bir tanesi de “Cash is The King”. Evet para kraldır. Bunda hiçbir şüphe yok ama ben de diyorum ki “if cash is the King, data is the Queen”. Eğer elinizdeki dataya hâkim değilseniz, o datayı kullanamıyorsanız esasında hiçbir anlamı yok. Data sizin aslında her şeyiniz. Ne kadar çok datanızı analiz edebiliyorsanız o kadar çok başarıya ulaşabilirsiniz. Bugün baktığınız zaman birçok şirket birçok dataya ulaşabiliyor ama datanın da analiz edilebiliyor olması gerekiyor. Biz de stoklar hemen hemen nerdeyse birebir tutar. Stoklar birebir tuttuğu içinde birçok çalışma yapabilmek mümkün. Birçok şirket var stoku düzgün olmadığı için geri planda ne replenishment programını kullanabiliyor ne iş zekâsı programını kullanabiliyor. Esasında işin temeli başlangıçta stokları doğru yöneterek başlıyor. Dediğim gibi datayı doğru yönetebilirseniz, data size başarıyı getirecektir.

“Müşterilerinizi tanıyarak local aksiyonlar almak büyümeyi getirecektir”

Bugün artık diyoruz ki evet global düşünelim, lokal aksiyon alalım ama lokal aksiyon almak da yeterli değil. Lokal lokal aksiyon alabilmek önemli. Yani siz bir ürün için satın alma yaptığınız zaman ben bu ürünü Türkiye için alıyorum, ben bu ürünü UAE için alıyorum ya da KSA için alıyorum diyemezsin. Türkiye’nin de Birleşik Arap Emirlikleri’nin de Suudi Arabistan Krallığı’nın da farklı bölgeleri müşteri davranışı olarak farklı reaksiyonlar gösterir. Türkiye’de bırakın İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya demiyorum, İstanbul’un içerisindeki bölgelerde de ürün ile ilgili de müşteri ile ilgili de farklı davranış ile karşılaşırsınız. Biz bu yüzden İstanbul’da aynı anda 3 tane farklı kampanaya yapıyoruz. İstinye’nin kampanyası farklı oluyor, Mall of İstanbul’un kampanyası farklı oluyor, Palladium’un kampanyası farklı oluyor. Bırakın Avrupa ya da İstanbul’u aynı belediye sınırları içerisinde Palladium ile Akasya’nın kampanyası da farklı. Aynı müşteri değil çünkü. Müşterinizi tanıyor iseniz aksiyon alabilirsiniz. Tanımıyor iseniz aksiyon alamazsınız. Aksiyon alamazsanız da her çözümü basma kalıp olarak aynı şekilde uygularsanız ve sonucunda işin dibinde kârdan kaybedersiniz, verimlilikten kaybedersiniz ve sonra iş neden büyümedi dersiniz. İşin çok basit özeti bu. Eğer müşterinizi tanıyor iseniz deminde söylediğim gibi müşteriye göre aksiyon alırsınız. Çünkü İranlı için nevruzun anlamı vardır, İsrail için nevruzun bir anlamı yoktur. İranlı %70 kadın alışveriş yapar -bizim kendi datalarımızdan konuşuyorum- Orta Doğulu %65 erkek alışverişi yapar. Bu dataları bilirseniz buna göre hareket edebilirsiniz.

“Bir Türk markası olarak çözümlerinin kullanılması Nebim için bir gurur kaynağı”

Ben Middle East’den sorumlu olduğumda yaklaşık 50 tane mağazayı Middle East’deki distribütörlerimizden devraldık, ECCO olarak onları yöneteceğiz, beni de başına koydular. İlk UAE’ye gittiğim zaman şuna baktık; farklı yazılım çözümleri kullanılıyor tabi. Ben de biz Türkiye’de kullandığımız programı kullanalım dedim. Neden Türkiye’de kullandığımız programı kullanalım çünkü benchmark olarak aynı datayı aynı database’i kullanmak önemli. İkincisi de dataya ne kadar hâkim olduğunuz. Konuşurken mesela Dubai’yi konuşuyoruz, Dubai’nin en büyük gruplarından birisi perakende olarak aklınıza gelen her türlü markanın esasında orada distribütörlüğünü yapan partnerlarının kullandıkları programlar çok eski kalmış. O programlar ile ben asla ve asla mağazacılık yapmam. Nebim için bir gurur kaynağı bir Türk markası çıkıyor Middle East bölgesinde programını kullandırtıyor. Diyebilirsiniz ki sen Türk’sün onlar da Türk. Tamam ama başarı hikayesini alıp kullanıyorsun sonuç olarak. Kimse kimseye başarı olmayan bir yerde sadece aynı millettensin diye iş yaptırmaz ve iş vermez.

“Omnichannel iş modelimizi UAE’de de uzaktan destekle hayata geçirdik”

Covid zamanında herkes e-ticarette kapalı olan mağazaların stokunu nasıl değerlendireceğiz, mağazalardaki stoku harekete geçirmek gerekiyor, hadi omnichannel yapalımı keşfetti.  Biz Nebim ile 2016 yılından beri Omnichannel yapıyoruz. Bizim Türkiye’de 1 tane depomuz yok. E-ticaret için depo kullanmıyoruz. Türkiye’de 18 tane mağazamız var, 18 tane mağazanın kendi deposu var. Ne e-ticaret için depomuz var ne de marketplace’ler için depomuz var. Asla ve asla da depomuz olmayacak. Middle East’e gittiğim zaman ilk yaptığım iş Dubai’deki depoyu iptal etmek oldu. Önce ters geldi herkese ama şimdi alışıyorlar. Oraya gittiğimde e-ticaret işimiz yoktu. Benden önceki yönetim Dubai’deki commercity’e taşınalım, İngiltere’den çözüm ortağı bulalım demiş ve binlerce dolarlık masraf. Bizim Türkiye’de başarılı olduğumuz bir hikâye var, neden aynısını yapmıyoruz dedim ve daha önce 12 hafta denen süre yerine biz sadece 4 hafta içerisinde e-ticareti çalışır hale getirdik. Aynı zamanda geçen sene Nebim’in mağaza uygulaması Nebim V3 POS için karar aldık ve üç aylık bir proje süresinde hayata geçirdik. Bu durum bir Türk şirketi Nebim için çok gurur verici aslında. Proje aşamasında bir kişi bile Dubai’ye gelmedi. Sadece Microsoft Teams üzerinden yapılan toplantılarla, Nebim ve Ecco ekibinin olağanüstü başarılarını birleştirmesiyle hayata geçti ve iş o tarihten beri yürüyor. Önemli olanda yürümesi. Bütün bunların sonucunda; her yıl bir önceki yıla kıyasla büyüyerek başarılı bir şekilde devam ediyoruz. Bunların hepsi datayı iyi analiz ederek işi iyi yöneterek oluyor.

“Türkiye’deki 18 ve UAE’deki 18 mağazamızda Nebim çözümlerini kullanılıyor.”

Bugün baktığınız zaman 18 mağazamızı göreceksiniz İstanbul’da. Aynı şekilde UAE’de 18 mağazamız var ve bu mağazaları da Nebim’e geçirdik. Öte yandan Kuvait, Libya, Ürdün, İran, Bahrein, Suudi Arabistan, Mısır ve Katar’daki mağazalarla Eylül ayı itibari ile tamamen Nebim’e geçiyor olacaklar. Tabi ki Nebim V3 İş Zekâsını da kullanıyoruz. Hepimizin telefonunda uygulamalar var. O uygulamaları sadece ciroya bakmak için kullanmıyoruz. İş zekâsı ve işimizi analiz etmek için kullanıyoruz. Nebim ’in finansını, stokunu ve diğer uygulamalarını da kullanıyoruz. İşin özünde kalkıp raporlarınızı doğru yönetebiliyorsanız, raporlarınızı iyi analiz edebiliyorsanız, başarılı olmanız kaçınılmaz bir gerçek. Sonuç olarak zorlu günlerden geçiyoruz, her krizin içerisinde bir fırsat vardır. Çok sevdiğim bir Çin atasözü “Tüccarın akıllısı fırtınada yel değirmeni yapar, aptalı da duvar örer” der.  Herkes eğer yel değirmeni yaparsa krizleri fırsata çevirebileceğimize inanıyorum. Yeter ki kendimize güvenelim. Ben tekrar Nebim’e çok çok teşekkür ediyorum. Gerçekten bir Türk markası için buradan çıkıp Middle East ve dünyaya yayılmak, her dilde aynı hizmeti verebilmek, yerel para birimine kadar her detayı düşünebilmek bence gerçekten gurur verici bir şey. Biz yabancı bir şirketiz. Sahiplerimiz yabancı. Aile şirketiyiz ama ona rağmen Türkiye’de ve Middle East’te kendi Türk lokal programını kullanıyoruz. Bu da bir Türk markası için gurur vericidir.

“Middle East bir ilk adım olabilir ama Afrika önemli bir fırsat”

Afrika çok büyük bir fırsat, gelecek Afrika’da buna inanın. Biz büyümeye devam edeceğiz. Kesinlikle Middle East Türk markaları için bir fırsat. Özellikle UAE ekseninde çünkü UAE’de bugün %100 Türk olarak bir şirket kurabilirsiniz. Diğer körfez ülkelerinde hala yabancı sponsor lazım. Bence Dubai perakende için çok önemli destinasyonlardan bir tanesi. Ben inanıyorum ki Türk markaları kendi ürün kaliteleri ile çok çok başarılı olabileceklerdir. Middle East bir ilk adım olabilir ama Afrika’nın bir fırsat olduğunu lütfen unutmayın. Hepinize çok teşekkürler.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Advertisement

Firmalardan

Londra ofisiyle Batı Avrupa Bölgesi’ndeki büyümesini hızlandıracak

Editör

Yazar:

REM People, yurtdışı büyüme hamlesini hızlandırdı. REM People, İstanbul ve Dubai’nin ardından İngiltere’nin başkenti Londra’daki ofisinin resmi açılışını yaptı. Halen 50’den fazla ülkede, alanında lider 120 kuruma hizmet veren REM People, Avrupa’daki şirketlere de verimlilik kazandırıyor.

Markaların ürün yolculuklarını takip etmelerini sağlayarak verimliliklerini artırdıklarını belirten REM People CEO’su Bülent Peker, yurtdışı stratejisi hakkında şöyle konuşuyor: “Türkiye ve dünyada sektörünün en hızlı büyüyen şirketlerinden biri olarak İstanbul ve Dubai merkezlerimizle şimdiye kadar 50’den fazla ülkede sektör devlerinin sahadaki gözü, kulağı olduk. Geliştirdiğimiz yüzde 100 yerli yazılım çözümlerimizle yapay zeka ve derin öğrenme yoluyla kurumların verimliliklerini artırıyoruz. Anlık görüntü tanıma teknolojimizle saha satış ekiplerinin çektiği fotoğraflar analiz ediliyor ve reyonlardaki ürünler gözleniyor. Yapay zekanın ilerisine geçerek derin öğrenme ile analizler yapıyoruz. Bu analizler müşterilerimizin daha hızlı aksiyon alması için kullanılıyor. Söz konusu çözümlerle global bir marka olma yolunda Londra ofisimizle de Orta ve Batı Avrupa’daki varlığımızı artırmayı hedefliyoruz.”

REM People, 2015 yılından bu yana yapay zekâ tabanlı çoklu kanal perakende uygulama yönetimi çözümleri sunuyor. REM People’ı rakiplerinden ayıran en önemli özellik perakendecilerin performanslarını faaliyet gösterdikleri tüm kanallarda takip etmelerini sağlayan entegre çözümler sunması. REM People, müşterilerinin perakende uygulamalarını ve mağazacılık operasyonlarını, tanzim/teşhir uygulama performanslarını offline, online ve basılı kanallarda izleyerek ‘ürün yolculuklarını’ takip etmelerine yardımcı oluyor.

Devamını Oku

Firmalardan

Seyhanlar Market’in tercihi yine Isuzu oldu

Editör

Yazar:

Kaliteli ve sağlıklı ürünleri en uygun fiyata sunmak amacıyla kurulan ve 40 yılı aşkın süredir hizmet veren Seyhanlar Market, 2013 yılından itibaren dünyanın önde gelen firmalarından olan Isuzu markasının bayiliğini yapan Bursa Ağır Vasıta ile tekrar işbirliği yaparak 17 adet Isuzu NPR 3D’yi filosuna dahil etti.

Teslimat törenine Seyhanlar Market Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Seyhan, Anadolu Isuzu Türkiye Satış Direktörü Yusuf Teoman, Anadolu Isuzu Türkiye Kamyon Pick-Up Satış Müdürü Atakan Gürler, Anadolu Isuzu Kamyon Pick-Up Satış Şefi Arif Bugeker, Bursa Ağır Vasıta Yönetim Kurulu Başkanı Lokman Koçaslan, Bursa Ağır Vasıta Genel Müdürü Ahmet Uğur, Bursa Ağır Vasıta Satış Müdürü İnci Kaplan ve Bursa Ağır Vasıta satış ekibi katılım gösterdi.

Satış ve satış sonrası maksimum müşteri memnuniyetini en önemli misyonu edinerek, Isuzu markasının satış, servis ve yedek parça hizmetini veren Bursa Ağır Vasıta, müşterileri için en yüksek kalitedeki ürünü, en kısa zamanda, en uygun satış fiyatı ile tüketiciye ulaştırmayı amaçlıyor.

İşleri gereği sağlam ve kaliteli araçlara ihtiyaç duyduklarının altını çizen Seyhanlar Market Yönetim Kurulu Üyesi Bilal Seyhan, “Firmamız için en önemli iki unsur sağlamlık ve güvenilirlik. Mahalle aralarında veya ana yollar üzerinde olan mağazalarımıza, her gün araçlarımız ile ürün sevk ediyoruz. Araçlar sürekli yük altında aktif olarak kullanılıyor. Bu sevk işlemlerinde araç kaynaklı aksama durumları işlerimizin de aksamasına neden olabilmekte. Dolayısıyla araçlarımızın her gün yüksek tempoya dayanabilecek, şehir içinde pratik ve güvenilir araçlar olması gerekiyor. Bu aradığımız unsurlar ve daha fazlasını Isuzu marka araçlarda bulduğumuzu düşünüyoruz. Aynı zamanda araçlarımızın bakımları ve servis hizmetlerinin de kısa zamanda çözülebilmesi gerekmekte. Bu noktada da Bursa Ağır Vasıta profesyonel kadrosu ve hızlı çözümler sunmasıyla yardımımıza yetişiyor. Almış olduğumuz tüm hizmetlerden dolayı Anadolu Isuzu ve Bursa Ağır Vasıta’ya teşekkür ediyoruz.” dedi.

Bursa Ağır Vasıta’nın müşteri memnuniyetini temel aldığını ve hizmet verdiği bölgelerde tercih kaynağı olmanın büyük bir gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Bursa Ağır Vasıta Yönetim Kurulu Başkanı Lokman Koçaslan, “Müşterilerimize en kaliteli hizmeti vermeyi ve müşteri memnuniyetini en yüksek noktada tutmayı temel amaç edindik. Bu bağlamda sektörünün önde gelen firmalarından olan Seyhanlar Marketçilik ile gerçekleştirdiğimiz, yıllara dayanan işbirliğimiz bizler için çok değerli. Bursa Ağır Vasıta olarak müşterilerimizin çözüm ortağı olarak hem kendilerine hem de ülkemize hizmet etmek en büyük hedefimizdir. Yüksek güç ve torka sahip uzun ömürlü motoru,  dar alanlara rahatlıkla girmeyi sağlayan kupası ve araç boyutlarıyla segmentinin standartlarını belirleyen Isuzu NPR 3D’yi ve Bursa Ağır Vasıta’yı tercih ettiği için Seyhanlar Market’e teşekkür eder, araçlarının hayırlı uğurlu olmasını dileriz” diye konuştu.

Devamını Oku

Firmalardan

Subway, Türkiye’deki operasyonlarını genişletecek

Editör

Yazar:

Türkiye ve Çin başta olmak üzere, beş ayrı ülkedeki başarılı faaliyetleri ile dünyanın en büyük beş restoran işletmecisinden biri olan TFI TAB Gıda Yatırımları, portföyüne kattığı yeni markalarla büyümesini sürdürüyor. Şirket, Burger King, Sbarro, Popeyes ve Arby’s’den oluşan dört küresel marka ve kendisine ait Usta Dönerci ve Usta Pideci’den oluşan iki ulusal olmak üzere, toplam altı markanın yanına bir dünya devini daha ekledi.

TFI TAB Gıda Yatırımları Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Kurdoğlu: ‘’Subway operasyonuyla büyümemizi daha da hızlandırarak, dünya çapındaki toplam restoran sayımızı bu yılın sonuna kadar 3000’in üzerine çıkaracağız. Subway gibi ünü dünyaya yayılmış bir markanın daha bize güvenerek operasyonlarını devretmesiyle hem kendi markalarımızı yaratabilme hem de dünya markalarını yönetebilme ve geliştirebilme kabiliyetimizi bir kez daha kanıtlamış olduk. Et, ekmek, patates, salata başta olmak üzere birçok ihtiyacımızı tedarik ettiğimiz ekosistem şirketlerimiz, 28 yıllık sektör tecrübemiz, inovatif ürün, hizmet ve çözümlerimizle bünyemizdeki diğer markaları olduğu gibi Subway’i de Türkiye’nin en değerli markalarından biri haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Subway CEO’su John Chidsey ise; “Subway olarak, uluslararası çaptaki varlığımızı güçlendirmeyi amaçlarken, diğer önemli markaların bir bölgedeki büyümesine önderlik ederek, kayda değer deneyim edinmiş operatörlerle ortaklık arayışındayız. Pazarın lider restoran operatörü olarak Türkiye’deki tüketiciler konusunda derin bir anlayış ve tecrübeye sahip olan TFI TAB Gıda Yatırımları, Subway’in Türkiye’deki varlığını hızlandırmaya destek sağlayacak en ideal ortaktır” açıklamasında bulundu.

Devamını Oku

POPÜLER