Sosyal Medya Hesaplarımız

Firmalardan

SGS, dünya markalarını Türkiye ve yakın coğrafyada temsil ediyor

Editör
Abone Ol:

Yurt dışında yapılan ticaretin Türkiye’deki işlemlerini tek bir çatı altında toplamak amacıyla kurulan SGS Itriyat Gıda Sanayi, dünya markalarını ülkemize getiriyor. Firma CEO’su Gökhan İnceoğlu, “Biz temsil ettiğimiz birçok dünya markası ve ticari grubun işlemlerini Türkiye’ye taşıma kararı aldığımızda projeyi Düzener ailesi ile birlikte geliştirdik.  Şu anda hem ithalat hem de ihracat konusunda tam yetkin bir ekip ile birçok dünya markasının Türkiye temsilciliği ile Türkiye’nin önemli markalarının bir kaçının ihracatını yapıyoruz” dedikten sonra +4 derece ürünlerin bünyeye katılmasıyla ilgili şunları söyledi:

“Çok uzun yıllar dünyanın en önemli markalarından birisi olan Ferrero’da yöneticilik yapmış olmanın verdiği tecrübe ile özellikle çikolata ve taze ürün kategorisinde çalışıyorduk. Bu alanda dünya piyasasında çok az sayıda üretici var. Hem teknoloji hem de know-how olarak biz en önde gelen üreticilerden biriyiz. Dünyanın en önemli birkaç markası bizimle birlikte geçtiğimiz yıl üretime geçti. Bunlar arasında Mondelez, Diagio, Obala ve Universal Studios var.

Her ülke için dağıtıcı çalışması yaptığımızda bizim için ilk tercih edilen partner Eker’di. Zaten bu konuda karşılıklı ihtiyaçlarımızı konuştuğumuz anda birlikte çalışmaya başlayamaya karar verdik. Çok güçlü bir işbirliğimiz ve bunun ötesinde çok sağlıklı bir iş ortaklığımız var. İki firma elindeki imkanları doğru kullanıyor. Bu konuda gerek Eker’in yönetim ekibi, gerekse ailenin desteği en üst seviyede oldu. Dolayısıyla şu anda Eker‘in altyapısı ile çok geniş bir penetrasyona ulaştık ve Türkiye’de giderek güçlenen bir Pazar payına doğru ilerliyoruz.”

Diğer taze ürün kategorisinde olduğu gibi donuk pastalar ile çalışmayı planlamaya başladıklarında ilk tercihlerinin Pernigotti firması olduğunu kaydeden İnceoğlu, “Çok saygın bir marka ve geniş alt yapısı çok sağlıklıydı. Biz ilk teklif ettiğimizde firmanın üst yönetimi bize çok ilgili davrandı ve kısa sürede dağılım için anlaştık. Ürünlerin tüm yıl satışının olması bizim dondurma dolaplarında Pernigotti ile işbirliğimizi çok güçlü kılıyor” dedikten sonra Temmuz A.Ş ile olan işbirliklerini şöyle sıraladı:

Bizim uluslararası çalışmalarımız çok eski bir temele sahip. Bu çalışmaları Dubai ve İtalya’dan senelerce yürüttük. Ama Türkiye’de üretici kimliğimiz bizi bir trading firması yapma çerçevesi dışında tuttu. Pandemi öncesi aldığımız karar aslında tam yerine denk geldi ve Ticari çalışmaların bir çatı altında toplanması fikri oluştu. Gıda üzerinde gidiyoruz. Kuru, taze ve donuk 3 kategoride varız. Dünya çok büyük olduğu kadar çok da hızlı artık, bir günde Kore’ye mal satabiliyor, bir günde Hindistan’dan mal alabiliyorsunuz. Bu ortaklığı kurmak için vizyoner ve tecrübeli kişilerin bir arada olması yeterli olacaktı. Aslında bu süreçte özellikle fon yöneticileri ile konuştuk. Maalesef ülkemizde bu konularda uzun vadeli, geniş acılı düşünen ticareti beyinler çok az. Bizim Şener Düzener ve Semih Sağlam ile bir araya gelmemiz bu arayış sürecinde oldu. Her ikisi de tecrübelerinin yanı sıra, dünya görüşü olarak birçok Türk yatırımcısının çok ötesinde beyinler. Genç neslin tecrübeli ve vizyoner insanlarıyla birlikte bu projelere can vermek ve bu seviyelere taşımak bizim için çok keyifli oldu. Amacımız SGS ile Türkiye’de yakaladığımız bu ivmeyi, Dünyanın hızına uyum sağlayan bir Türk ticaret ihracat organizasyonu olarak birçok ülkede klonlamaktır.”

Mondelez’in dünya markaları ürünlerini tüketicilerle buluşturan İnceoğlu’na gelecek planlarını sorduk. İnceoğlu, “Aslında biz sadece Mondelez markaları değil , bir çok önemli dünya markası adına üretim yapan 3 uluslararası organizasyonun bir parçasıyız. Ayrıca bu 3 organizasyonun sadece Türkiye’deki değil, yakın bölgedeki 7-10 ülke arasında değişen bölgelerinin de resmi temsilciliği SGS olarak bize ait. Üretim yeteneğimiz çok özel. Dünyada özel bir know how a sahip ve çok özel üretim tesisleri ile yapılan ürünler yapabiliyoruz ve bu ürünlerin hepsi özel koşullarda satılabiliyor. Bunun içinde bizim taze ve donuk kanalları doğru yönetiyor olmamız çok yakın gelecekte ürün portföyümüzü ne kadar geliştirebileceğimizin ortaya koyuyor” dedikten sonra bu ürünlerin Türkiye’de üretimiyle ilgili şu bilgileri verdi:

Kesinlikle. Zaten taze ve donuk ürünlerin tamamı pazarı çok hızlı büyüyen kategoriler. Bizimde temsil ettiğimiz firmalar marka sahipleri ve üretici olduğu için Türkiye’de özel üretimlerin yapılması planlandı. Türkiye lojistik olarak önemli bir konumda ve tüm tesislerimiz yeni, modern ve kapasite olarak yeterli. Üretim için heyecanlıyız ve prosedürü tamamlamaya çalışıyoruz.”

Temsil ettiği gruplardan biri Costco’nun dünyadaki en önemli tedarikçilerinden biri olduklarını kaydeden İnceoğlu, “Bizde grup adına Türkiye’den giden ve gidecek ürünlerin artması için var gücümüzle çalışıyoruz. 2022 Ocak ayı içinde Türkiye ofisimizin faaliyete geçmesi ile takip edilen projeler hızlanacak ve Uzak doğu ile Amerika kıtası için yapılan ürünler hızla Costo ve benzeri büyük birkaç perakende devinin raflarında olacak. O süreçte ülkemiz için bu güzel haberleri paylaşmaktan büyük keyif alacağız” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Firmalardan

Güvenlik teknolojilerinde yeni dönem başlıyor

Editör

Yazar:

Güvenlik teknolojileri ve iş zekâsı çözümleri entegratörü Securitas Technology, İstanbul Kavacık’taki genel merkezinde gerçekleştirdiği basın buluşmasında, yapay zekâ, bulut çözümleri ve sensör teknolojilerinin güvenlik alanındaki etkilerini ortaya koyan Securitas Technology 2026 Global Teknoloji Trendleri Raporu’nun detaylarını paylaştı. Securitas Technology Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Top, güvenlik teknolojilerinin artık yalnızca riskleri yönetmekle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kurumlara operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve stratejik değer kazandıran entegre sistemlere dönüştüğü vurguladı.

Yapay zekânın güvenlik operasyonlarında yarattığı dönüşüme dikkat çeken Top, “Bugün kurumların yüzde 70’i güvenlik programlarında yapay zekâdan yararlanıyor. Yapay zekâ sayesinde güvenlik operasyonları reaktif yapıdan çıkarak proaktif bir modele evriliyor. Anomali tespiti, video içi arama ve öngörüsel analizler sayesinde riskler henüz gerçekleşmeden belirlenebiliyor. Bu da kurumlara hem hız hem de stratejik karar alma avantajı sağlıyor” dedi.

Top, özellikle GenAI destekli uygulamaların önümüzdeki dönemde güvenlik süreçlerini daha da akıllı ve otonom hale getireceğini ifade etti.

Securitas Technology Türkiye Genel Müdürü Pelin Yelkencioğlu ise “Güvenlik artık yalnızca bir koruma katmanı değil; iş süreçlerine değer katan stratejik bir unsur haline geldi. Biz de Securitas Technology Türkiye olarak, müşterilerimizin yapay zekâ, bulut ve entegre teknolojilerden maksimum fayda sağlamasını hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde odağımız; yenilikçi çözümlerle kurumların operasyonel verimliliğini artırmak, çalışan ve ziyaretçi güvenliğini en üst seviyeye taşımak ve iş sürekliliğine katkı sağlamak olacak” diye konuştu.

Yapay zekâ ile daha akıllı güvenlik yönetimi

Yapay zekâ destekli çözümler artık güvenlik sektörünün temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Video analitiği, makine öğrenimi ve veri işleme teknolojileri sayesinde güvenlik sistemleri yalnızca görüntü kaydetmekle kalmıyor; aynı zamanda olayları yorumlayabiliyor, riskleri sınıflandırabiliyor ve olası tehditleri erken aşamada tespit edebiliyor.

Bugün plaka tanıma, yüz tanıma, nesne takibi, alan yoğunluğu ölçümü ve davranış analizi gibi birçok uygulama aktif olarak kullanılıyor. Özellikle anomali tespiti yapan sistemler, olağan dışı hareketleri gerçek zamanlı olarak belirleyerek güvenlik ekiplerinin daha hızlı aksiyon almasına yardımcı oluyor.

Video içi arama teknolojileri ise binlerce saatlik görüntünün manuel olarak incelenmesi ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Belirli bir kişi, araç ya da olay, saniyeler içinde filtrelenebiliyor. Yapay zekâ destekli raporlama sistemleri de olay kayıtlarını analiz ederek önceliklendirilmiş risk haritaları ve aksiyon önerileri sunabiliyor.

Bu dönüşümün en önemli etkilerinden biri ise güvenlik anlayışındaki paradigma değişimi. Yeni nesil sistemler yalnızca yaşanan olaylara müdahale etmiyor; verileri analiz ederek potansiyel riskleri önceden öngörebiliyor. Örneğin giriş-çıkış hareketlerindeki sıra dışı yoğunlukları tespit edebiliyor, sensörlerden gelen verileri değerlendirerek yangın, gaz kaçağı veya ekipman arızası gibi riskler için erken uyarılar oluşturabiliyor.

Böylece güvenlik ekipleri zamanlarını operasyonel yüklerden çok stratejik karar süreçlerine ayırabiliyor. Kaynak planlaması daha verimli hale gelirken, risklere müdahale süresi de önemli ölçüde kısalıyor.

Securitas Technology’nin araştırmasına göre kurumların büyük çoğunluğu güvenlik operasyonlarında yapay zekâ teknolojilerinden yararlanıyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde güvenlik yönetiminde veri odaklı ve öngörü temelli sistemlerin standart hale geleceğini gösteriyor.

Devamını Oku

Firmalardan

Difaş’tan çocuklarda ağız sağlığına dikkat çeken yaklaşım

Editör

Yazar:

Ağız sağlığı eğitiminin erken yaşta başlaması büyük önem taşıyor. İlk dişin çıkmasıyla birlikte başlayan bakım süreci, çocuğun ilerleyen yaşlarda sürdüreceği alışkanlıklarının temelini oluşturuyor. Difaş, her yaşa uygun ürün geliştirme yaklaşımını bu bilinçle şekillendiriyor.

Difaş Genel Müdürü Yalçın Kaynak, “Difaş olarak çocukların ağız sağlığını bir halk sağlığı meselesi olarak görüyoruz. Erken yaşta kazanılan alışkanlıkların bireyin tüm yaşamını etkilediğinin bilinciyle hareket ediyor, her yaş grubuna uygun ürünler geliştirirken çocukların gelecekteki sağlık davranışlarına da katkı sağlamayı hedefliyoruz.  Süt dişleri geçici olsa da çocukların beslenme, konuşma ve çene gelişimi açısından kritik bir rol üstleniyor. Bu süreçte ailelerin bilinçli yaklaşımı ve çocuklara rol model olması belirleyici oluyor. Aynı zamanda dengeli beslenme ve düzenli diş hekimi kontrolleri de ağız sağlığının korunmasında önemli bir yer tutuyor. Ağız bakımını, bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel unsurlardan biri olarak görüyoruz. Bu nedenle çocukların doğru alışkanlıkları küçük yaşta edinmesini desteklemek önceliklerimiz arasında yer alıyor. Çünkü sağlıklı gülüşlerin, erken yaşta atılan bilinçli adımlarla mümkün olduğuna inanıyoruz” şeklinde konuştu

Kaynak “Difaş olarak 0-3 bebek, 4-7 & 8-14 çocuk ve 15+ yaş çocuk, genç ve yetişkin bireyler için geliştirdiğimiz ürün çeşitleri ile ağız bakımını yaşa uygun hale getiriyoruz. Alanında uzman ekipler tarafından geliştirilen bu ürünler, yumuşak, yuvarlatılmış kıllarıyla çocukların hassas diş etlerini korumaya yardımcı olurken; ergonomik, sapları sayesinde de kolay tutuş sağlıyor. Önümüzdeki dönemde de çocuklarda ağız sağlığı farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

Devamını Oku

Firmalardan

Yapay zekada yeni dönem: Pilottan değere, veriden karara

Editör

Yazar:

Küresel ekonomik dalgalanmaların kalıcı hale geldiği yeni dönemde, rekabet avantajı hızlı ve tutarlı karar alabilme kapasitesiyle şekilleniyor. Türkiye’nin önde gelen yazılım ve bilgi teknolojileri çözüm sağlayıcılarından Obase, yapay zekanın kurumlarda ölçülebilir iş sonuçları üreten stratejik bir yapıya dönüştüğünü vurguluyor.

Obase CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, yapay zeka yatırımları ile gerçek iş sonuçları arasındaki uçurumu kapatmanın mümkün olduğunu vurgulayarak şunları söylüyor: “Deloitte araştırmasına katılan yapay zeka liderlerinin yalnızca yüzde 20’si somut gelir büyümesi elde ettiğini söylüyor; yüzde 74’ü halen ‘hedefliyoruz’ aşamasında. Büyük AI kurumsal yazılım devlerinin dahi ücretli kullanıcı tabanına penetrasyonu yüzde 3’te kalıyor. Yatırımlar ile sonuçlar arasındaki bu boşluk, yapay zekanın kurumsal karar süreçlerine gerçek anlamda entegre edilememesinden kaynaklanıyor. Obase AIR, mevcut sistemlerle tümleşerek veriyi doğrudan aksiyona dönüştüren ve ölçülebilir sonuç taahhüt eden bir karar zekası platformu olarak bu noktada çözüm sunuyor. Hayata geçirdiğimiz karar zekası projeleri sayesinde şirketlerde ciro artışı, maliyet yönetimi, işgücü verimliliği ve müşteri deneyimi alanlarında dramatik iyileşmeler kaydediyoruz. Nitekim 2025 yılında müşteri deneyimini iyileştirmeye yönelik hayata geçirdiğimiz bir projemizde, operasyonel verimlilikte 80 katın üzerinde bir iyileşme sağladık.”

Karar ve sonuç odaklı yeni iş modelleri öne çıkıyor

Yapay zeka olgunluğunda küresel tablo endişe verici: Şirketlerin yüzde 78’i yapay zeka kullandığını söylerken, yalnızca yüzde 1’i kendini gerçek anlamda olgun kabul ediyor. Bu “pilot tuzağının” temel nedeni, yapay zekanın iş süreçlerine ve karar mekanizmalarına entegre edilememesi. Teknoloji dünyasında önemli bir paradigma değişimi yaşanıyor: Yazılım lisansı satmaktan, ölçülebilir iş sonucunu taahhüt etmeye doğru hızlı bir geçiş var. Artık yatırımlar; lisans bedeli, altyapı maliyeti veya “sistem kuruldu mu?” sorusuyla değil, üretilen somut iş değeriyle ölçülecek bir döneme giriyoruz. Obase AIR’ın temelindeki Result-as-a-Service (RaaS) ve Decision-as-a-Service (DaaS) modelleri bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyor.

Result-as-a-Service (RaaS) modeli, artan satış oranları, optimize edilen operasyonel giderler ve iyileşen müşteri deneyimi gibi ölçülebilir sonuçlara odaklanan bir yaklaşım sunuyor. Yapay zekanın kritik görevler üstlendiği yeni dönemde karar süreçlerinin tutarlılığı iş sürekliliği açısından belirleyici rol oynuyor.  Decision-as-a-Service (DaaS) yaklaşımı, yapay zeka modellerini kurumsal iş kurallarıyla entegre ediyor. Bu sayede fiyat optimizasyonu, stok planlama, kredi değerlendirme ve risk analizi gibi alanlarda kararlar otomatik ve ölçeklenebilir biçimde üretiliyor.

Bülent Dal, bu dönüşümü şöyle değerlendiriyor: “McKinsey, yapay zeka ve analitiğin sektörler genelinde yıllık 9,5 ila 15,4 trilyon dolar katma değer potansiyeli taşıdığını ortaya koyuyor. Bu potansiyeli  gerçekleştirebilmeninyolu karar hızını ve karar kalitesini artırmaktan geçiyor. Obase AIR ile tam olarak bunu yapıyoruz. Müşterilerimizde veriyi aksiyona, kararı rekabet avantajına dönüştüren projeler hayata geçiriyor ve RaaS ve DaaS yaklaşımlarıyla ölçülebilir iş değeri üretiyoruz.”

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER