Firmalardan
Teknoloji yatırımları, perakende sektörünü büyütüyor
REM People Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayhan Sertel, perakende sektöründe teknolojilerin, Yatırım Getirisi (ROI) üzerindeki etkilerini değerlendirerek şunları söyledi: “Son yıllardaki teknolojik gelişmeler neticesinde, perakende sektöründeki değişim hız kazandı. Perakende sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin birçoğu, bu hızlı değişimi yakından takip etmektedir. Şirketler rekabet avantajlarını kaybetmemek ve güncelliklerini korumak için alışveriş davranışlarını ve hedef kitle beklentilerini anlamaya önem vermektedir. Değişen teknolojik trendleri yakından takip eden şirketler, farklılaştırılmış deneyimleri müşterilerine sunarak, satışlarını geliştirmeyi ve dolayısıyla karlılıklarını arttırmayı hedeflemektedir. Diğer bir taraftan da, şirketlerin belirli aralıklarla stratejilerini belirlemek ve yıllık iş planlarını hazırlamak için güncel bilgi toplamaya ihtiyacı vardır. Alışverişçi eğilimlerini ve alışveriş yöntemlerini ölçümleyerek, müşterileri deneyimlerini inceleyerek, mağaza içi performanslarını analiz etmeye ve perakendeye etki eden global ve lokal trendleri değerlendirmeye önem verilmektedir. Bu yüzden şirketler, etki ettiği pazarlar hakkında sürdürebilir şekilde bilgi toplamak için değişen teknolojik trendleri takip etmekte ve teknolojik yatırımlar yapmaktadır.
Isı Haritaları (Heat Maps)
Isı haritaları, mağaza içindeki müşterilerin hareketlerini kameralar yardımı ile gerçek zamanlı takip ederek, alışverişçilerin ilgi alanlarının ve davranışlarının ölçümlenmesini sağlamaktadır. Bu teknoloji sayesinde bir mağazanın saat bazlı müşteri profili çıkartılabilir, mağazadaki en değerli alanlar tespit edebilir, ilgi çeken tanzim ve teşhir uygulamaları (teşhir, stant ve soğutucu) belirlenebilir ve zaman harcanan ürünler analiz edilebilmektedir.
Buna göre, mağazada hangi saatte ve günlerde, hangi müşteri grubuyla iletişim kurulması gerektiği, mağaza içi ürünlerin satış hızına ve karlılıklarına göre nerelerde sergilemesi uygun olur ve personelin hangi alanlarda daha etkin kullanılabileceği belirlenebilmektedir. Bu teknoloji sayesinde, alışverişçiyi alım kararına götüren davranışlar ile ilgili de oldukça ilginç sonuçlar çıkabilmektedir. Örneğin Decibel Insight tarafından yapılan ısı haritası analizine göre; mağazaya giriş yapan müşterilerin %98’nin ilk olarak sağ tarafa baktığı ve bu müşterilerin büyük kısmının da alışverişe sağ taraftan başladığı tespit edilmiştir.
Bu bilginin sonucunda; hızlı tüketilmesi gereken veya dönüş hızı daha yavaş olan ürünler, mağazanın girişinde sağ tarafta konumlandırılabilir. Kısaca, ısı haritası mağaza verimliğini arttırmayı ve ürünlerin doğru alanlarda konumlandırılmasını sağlayan bir araştırma teknolojisidir.
Beacon (Beacon)
Beacon sistemi, düşük enerjili Bluetooth aracılığıyla, mobil cihazlara lokasyon bazlı mesajlar göndererek, potansiyel müşterileri mağazaya çekerek, müşteriye dönüştürmeyi sağlayan ve sonuçlarının ölçümlenebildiği bir teknolojidir. Bu teknoloji sayesinde, potansiyel müşterilerin davranışlarıyla ilgili bilgi toplanabilmekte, mağazaya veya ürüne ait bilgiler ve kampanyalar sunulabilmekte ve hatta kişiye özel alışveriş deneyimi yaşatılabilmektedir.
The Future of Retail adlı araştırmaya göre, alışverişçiler; artık kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimi talep etmektedirler. Yani alışveriş, artık ihtiyaçtan kaynaklı zorunlu bir aktivite değil, alışverişçileri eğlendirecek, şaşırtacak ve mutlu edecek bir deneyimdir. Yapılan araştırmalar,Beacon’ın kişiselleştirilmiş alışveriş deneyimini geliştirmede ve aynı zamanda alışverişçilerin davranışları hakkında bilgi toplamada ne kadar önemli bir teknoloji olduğunu göstermektedir. Bu yüzden Beacon teknolojisine, müşteri deneyimini arttıran perakende araştırması teknolojisi denilmektedir.
Şunu da ifade etmek gerekir ki, bu teknolojisinin en büyük handikabı şimdilik bluetooth teknolojisi ile çalışmasıdır. Zira, kablosuz internet teknolojisi ile çalışması konusunda geliştirmeler yapılmaktadır. Ayrıca, Beacon teknolojisini; sadece perakende amaçlı düşünmek doğru değildir, çünkü müzedeki kişilere eserler hakkında veya bir futbol maçında taraftarlara oyuncular hakkında Beacon teknolojisi ile bilgiler gönderilmektedir. Diğer taraftan bu teknoloji, kişinin evine geldiğini algılayarak, elektronik aletler ile iletişime geçebilmekte ve ev ortamını kişinin özel ayarlarına göre hazırlayabilmektedir. Bunun dışında sağlık kurumları, eğitim kurumları, kamusal alanlar, ulaşım terminalleri, etkinlik alanları, restoranlar, oteller ve alışveriş merkezleri Beacon’ların kullanım alanlarının bazılarıdır. Kullanım amacı, hayal gücü ile sınırlı olan bu teknolojinin kullanım oranı günden güne artmaktadır. Beacon teknolojisi 2015 yılında ABD’de $4 milyar perakende satışının yapılmasını sağlamıştır, 2016 yılında ise $44 milyarlık satışa öncülük edecektir. 2018 yılında ise ABD’de 4.5 milyon Beacon vericisi kullanılacağı tahmin edilmektedir. (Business Insider, Cooper Smith, 2015). 2018 yılında ise ABD’de 4.5 milyon Beacon vericisi kullanılacağı tahmin edilmektedir. Teknoloji firmaları, Beacon teknolojisini geliştirmeye devam etmektedir. Örnek olarak, Apple iBeacon adında özel bir Beacon standartı patentlemiştir ve IBM ile bu teknoloji üzerine diğer sektörlerde ortak çalışmalar yapmaktadır. Diğer taraftan Microsoft da, Eddystone adında bir Beacon standardı patentlemiştir ve bunların dışında bu teknolojinin geliştiren birçok şirket bulunmaktadır.
Mağaza içi Mükemmellik Takibi (Instore Excellence Tracking)
Mağazalarda ürünlerin konumlandırılma şekli, satış gelişimi açısından oldukça önemli olduğundan, şirketler raflardaki, teşhirlerdeki ve soğutucu gibi envanterler içindeki ürün dizilimlerini planogram adındaki belgelere göre yapmaktadır. Pazarlama stratejilerine ve kurallarına göre hazırlanan ürün planogramlarının, tabi ki mağazalarda uygulanması o kadar kolay değildir. Örneğin; bir market içinde binlerce marka ve bu markaların da içeriği ve paket boyutuna göre birçok alt ürün çeşidi bulunmaktadır. Tüm bu ürünler, birbiriyle sürekli tanzim ve teşhir savaşı içindedir. Bu yüzden şirketlerin, mağaza içi uygulamalarının planograma göre yapılıp yapılmadığını takip etmeye ihtiyaçları bulunmaktadır.
Şirketlerde, ROI’nin önemi
Günümüz iş dünyasında, şirketlerde kişisel inisiyatif kültürü gitgide artmaktadır. Bundan dolayı, şirketin karlılık hedefinin tüm çalışanlar tarafından benimsenmesi önemli hale gelmiştir.
Perakende Sektöründeki Teknolojilerin ROI Değerlendirmesi
Şirketlerde her yılın son çeyreğinde bir sonraki yıl için genel stratejiler belirlenmektedir ve iş planları hazırlamaktadır. Bunun için yöneticiler, ihtiyaç duyulan bilgileri; yıl içerisinde alışverişçi eğilimlerini ve alışveriş yöntemlerini ölçümleyerek, müşterileri deneyimlerini inceleyerek ve eş zamanlı mağaza içi performanslarını analiz ederek toplamaları gerekmektedir.
Firmalardan
Güvenlik teknolojilerinde yeni dönem başlıyor
Güvenlik teknolojileri ve iş zekâsı çözümleri entegratörü Securitas Technology, İstanbul Kavacık’taki genel merkezinde gerçekleştirdiği basın buluşmasında, yapay zekâ, bulut çözümleri ve sensör teknolojilerinin güvenlik alanındaki etkilerini ortaya koyan Securitas Technology 2026 Global Teknoloji Trendleri Raporu’nun detaylarını paylaştı. Securitas Technology Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Top, güvenlik teknolojilerinin artık yalnızca riskleri yönetmekle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kurumlara operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve stratejik değer kazandıran entegre sistemlere dönüştüğü vurguladı.
Yapay zekânın güvenlik operasyonlarında yarattığı dönüşüme dikkat çeken Top, “Bugün kurumların yüzde 70’i güvenlik programlarında yapay zekâdan yararlanıyor. Yapay zekâ sayesinde güvenlik operasyonları reaktif yapıdan çıkarak proaktif bir modele evriliyor. Anomali tespiti, video içi arama ve öngörüsel analizler sayesinde riskler henüz gerçekleşmeden belirlenebiliyor. Bu da kurumlara hem hız hem de stratejik karar alma avantajı sağlıyor” dedi.
Top, özellikle GenAI destekli uygulamaların önümüzdeki dönemde güvenlik süreçlerini daha da akıllı ve otonom hale getireceğini ifade etti.
Securitas Technology Türkiye Genel Müdürü Pelin Yelkencioğlu ise “Güvenlik artık yalnızca bir koruma katmanı değil; iş süreçlerine değer katan stratejik bir unsur haline geldi. Biz de Securitas Technology Türkiye olarak, müşterilerimizin yapay zekâ, bulut ve entegre teknolojilerden maksimum fayda sağlamasını hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde odağımız; yenilikçi çözümlerle kurumların operasyonel verimliliğini artırmak, çalışan ve ziyaretçi güvenliğini en üst seviyeye taşımak ve iş sürekliliğine katkı sağlamak olacak” diye konuştu.
Yapay zekâ ile daha akıllı güvenlik yönetimi
Yapay zekâ destekli çözümler artık güvenlik sektörünün temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Video analitiği, makine öğrenimi ve veri işleme teknolojileri sayesinde güvenlik sistemleri yalnızca görüntü kaydetmekle kalmıyor; aynı zamanda olayları yorumlayabiliyor, riskleri sınıflandırabiliyor ve olası tehditleri erken aşamada tespit edebiliyor.
Bugün plaka tanıma, yüz tanıma, nesne takibi, alan yoğunluğu ölçümü ve davranış analizi gibi birçok uygulama aktif olarak kullanılıyor. Özellikle anomali tespiti yapan sistemler, olağan dışı hareketleri gerçek zamanlı olarak belirleyerek güvenlik ekiplerinin daha hızlı aksiyon almasına yardımcı oluyor.
Video içi arama teknolojileri ise binlerce saatlik görüntünün manuel olarak incelenmesi ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Belirli bir kişi, araç ya da olay, saniyeler içinde filtrelenebiliyor. Yapay zekâ destekli raporlama sistemleri de olay kayıtlarını analiz ederek önceliklendirilmiş risk haritaları ve aksiyon önerileri sunabiliyor.
Bu dönüşümün en önemli etkilerinden biri ise güvenlik anlayışındaki paradigma değişimi. Yeni nesil sistemler yalnızca yaşanan olaylara müdahale etmiyor; verileri analiz ederek potansiyel riskleri önceden öngörebiliyor. Örneğin giriş-çıkış hareketlerindeki sıra dışı yoğunlukları tespit edebiliyor, sensörlerden gelen verileri değerlendirerek yangın, gaz kaçağı veya ekipman arızası gibi riskler için erken uyarılar oluşturabiliyor.
Böylece güvenlik ekipleri zamanlarını operasyonel yüklerden çok stratejik karar süreçlerine ayırabiliyor. Kaynak planlaması daha verimli hale gelirken, risklere müdahale süresi de önemli ölçüde kısalıyor.
Securitas Technology’nin araştırmasına göre kurumların büyük çoğunluğu güvenlik operasyonlarında yapay zekâ teknolojilerinden yararlanıyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde güvenlik yönetiminde veri odaklı ve öngörü temelli sistemlerin standart hale geleceğini gösteriyor.
Firmalardan
Difaş’tan çocuklarda ağız sağlığına dikkat çeken yaklaşım
Ağız sağlığı eğitiminin erken yaşta başlaması büyük önem taşıyor. İlk dişin çıkmasıyla birlikte başlayan bakım süreci, çocuğun ilerleyen yaşlarda sürdüreceği alışkanlıklarının temelini oluşturuyor. Difaş, her yaşa uygun ürün geliştirme yaklaşımını bu bilinçle şekillendiriyor.
Difaş Genel Müdürü Yalçın Kaynak, “Difaş olarak çocukların ağız sağlığını bir halk sağlığı meselesi olarak görüyoruz. Erken yaşta kazanılan alışkanlıkların bireyin tüm yaşamını etkilediğinin bilinciyle hareket ediyor, her yaş grubuna uygun ürünler geliştirirken çocukların gelecekteki sağlık davranışlarına da katkı sağlamayı hedefliyoruz. Süt dişleri geçici olsa da çocukların beslenme, konuşma ve çene gelişimi açısından kritik bir rol üstleniyor. Bu süreçte ailelerin bilinçli yaklaşımı ve çocuklara rol model olması belirleyici oluyor. Aynı zamanda dengeli beslenme ve düzenli diş hekimi kontrolleri de ağız sağlığının korunmasında önemli bir yer tutuyor. Ağız bakımını, bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel unsurlardan biri olarak görüyoruz. Bu nedenle çocukların doğru alışkanlıkları küçük yaşta edinmesini desteklemek önceliklerimiz arasında yer alıyor. Çünkü sağlıklı gülüşlerin, erken yaşta atılan bilinçli adımlarla mümkün olduğuna inanıyoruz” şeklinde konuştu
Kaynak “Difaş olarak 0-3 bebek, 4-7 & 8-14 çocuk ve 15+ yaş çocuk, genç ve yetişkin bireyler için geliştirdiğimiz ürün çeşitleri ile ağız bakımını yaşa uygun hale getiriyoruz. Alanında uzman ekipler tarafından geliştirilen bu ürünler, yumuşak, yuvarlatılmış kıllarıyla çocukların hassas diş etlerini korumaya yardımcı olurken; ergonomik, sapları sayesinde de kolay tutuş sağlıyor. Önümüzdeki dönemde de çocuklarda ağız sağlığı farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.
Firmalardan
Yapay zekada yeni dönem: Pilottan değere, veriden karara
Küresel ekonomik dalgalanmaların kalıcı hale geldiği yeni dönemde, rekabet avantajı hızlı ve tutarlı karar alabilme kapasitesiyle şekilleniyor. Türkiye’nin önde gelen yazılım ve bilgi teknolojileri çözüm sağlayıcılarından Obase, yapay zekanın kurumlarda ölçülebilir iş sonuçları üreten stratejik bir yapıya dönüştüğünü vurguluyor.
Obase CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Bülent Dal, yapay zeka yatırımları ile gerçek iş sonuçları arasındaki uçurumu kapatmanın mümkün olduğunu vurgulayarak şunları söylüyor: “Deloitte araştırmasına katılan yapay zeka liderlerinin yalnızca yüzde 20’si somut gelir büyümesi elde ettiğini söylüyor; yüzde 74’ü halen ‘hedefliyoruz’ aşamasında. Büyük AI kurumsal yazılım devlerinin dahi ücretli kullanıcı tabanına penetrasyonu yüzde 3’te kalıyor. Yatırımlar ile sonuçlar arasındaki bu boşluk, yapay zekanın kurumsal karar süreçlerine gerçek anlamda entegre edilememesinden kaynaklanıyor. Obase AIR, mevcut sistemlerle tümleşerek veriyi doğrudan aksiyona dönüştüren ve ölçülebilir sonuç taahhüt eden bir karar zekası platformu olarak bu noktada çözüm sunuyor. Hayata geçirdiğimiz karar zekası projeleri sayesinde şirketlerde ciro artışı, maliyet yönetimi, işgücü verimliliği ve müşteri deneyimi alanlarında dramatik iyileşmeler kaydediyoruz. Nitekim 2025 yılında müşteri deneyimini iyileştirmeye yönelik hayata geçirdiğimiz bir projemizde, operasyonel verimlilikte 80 katın üzerinde bir iyileşme sağladık.”
Karar ve sonuç odaklı yeni iş modelleri öne çıkıyor
Yapay zeka olgunluğunda küresel tablo endişe verici: Şirketlerin yüzde 78’i yapay zeka kullandığını söylerken, yalnızca yüzde 1’i kendini gerçek anlamda olgun kabul ediyor. Bu “pilot tuzağının” temel nedeni, yapay zekanın iş süreçlerine ve karar mekanizmalarına entegre edilememesi. Teknoloji dünyasında önemli bir paradigma değişimi yaşanıyor: Yazılım lisansı satmaktan, ölçülebilir iş sonucunu taahhüt etmeye doğru hızlı bir geçiş var. Artık yatırımlar; lisans bedeli, altyapı maliyeti veya “sistem kuruldu mu?” sorusuyla değil, üretilen somut iş değeriyle ölçülecek bir döneme giriyoruz. Obase AIR’ın temelindeki Result-as-a-Service (RaaS) ve Decision-as-a-Service (DaaS) modelleri bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyor.
Result-as-a-Service (RaaS) modeli, artan satış oranları, optimize edilen operasyonel giderler ve iyileşen müşteri deneyimi gibi ölçülebilir sonuçlara odaklanan bir yaklaşım sunuyor. Yapay zekanın kritik görevler üstlendiği yeni dönemde karar süreçlerinin tutarlılığı iş sürekliliği açısından belirleyici rol oynuyor. Decision-as-a-Service (DaaS) yaklaşımı, yapay zeka modellerini kurumsal iş kurallarıyla entegre ediyor. Bu sayede fiyat optimizasyonu, stok planlama, kredi değerlendirme ve risk analizi gibi alanlarda kararlar otomatik ve ölçeklenebilir biçimde üretiliyor.
Bülent Dal, bu dönüşümü şöyle değerlendiriyor: “McKinsey, yapay zeka ve analitiğin sektörler genelinde yıllık 9,5 ila 15,4 trilyon dolar katma değer potansiyeli taşıdığını ortaya koyuyor. Bu potansiyeli gerçekleştirebilmeninyolu karar hızını ve karar kalitesini artırmaktan geçiyor. Obase AIR ile tam olarak bunu yapıyoruz. Müşterilerimizde veriyi aksiyona, kararı rekabet avantajına dönüştüren projeler hayata geçiriyor ve RaaS ve DaaS yaklaşımlarıyla ölçülebilir iş değeri üretiyoruz.”
