Genel Haberler
9. Private Label Zirvesi yapıldı
Özel markalı ürünler (Private Label) sektörünün ülkemizdeki temsilcisi konumunda olan PLAT Özel Markalı Ürünler Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği tarafından 9’uncusu düzenlenen zirve, Pınar Altuğ’un sunumuyla gerçekleşti. Zirvenin açılışında konuşan PLAT Derneği Başkanı M. İmer Özer, “Farklılıklarla kendimizi çok iyi adapte edince çok daha ilerilere gideceğimizi düşünüyorum” sözleriyle sektör temsilcilerine birliktelik vurgusu yaptı.
Türkiye’nin önde gelen FMCG üreticilerinden ve tedarikçilerinden oluşan PLAT Derneği Üyeleri’nin, Ulusal ve Yerel Perakende Zinciri yöneticileri ile bir araya geldiği etkinlikte son bir yılda sektörde yaşananlar, gelecek beklentileri, sektördeki fırsatlar ve yenilikler ele alındı.
İmer Özer: “Değişkenliklerin ve farklı planlamaların olduğu bir ülkedeyiz”
PLAT Derneği Yönetim Kurulu Başkanı M. İmer Özer, 9. Private Label Zirvesi’nin açılışında yaptığı konuşmasında, “Bu iş bir ekip işi. Biz demir olarak yola çıktık ama sizlerin sayesinde çelik gibi dayanıklı hale geldik. Bugün Private Label’ı, sektörde neler olduğunu, sektör dışında neler olduğunu konuşarak, farklı konularda bilgi dağarcığımızı artıralım istiyoruz. Değişkenliklerin, farklı planlamaların olduğu bir ülkedeyiz. Farklılıklarımızla kendimizi çok iyi adapte edince çok daha ilerilere gideceğimizi düşünüyorum.” sözleriyle sektörel olarak yaşanan sıkıntılara sektörün tüm paydaşları ile birlikte çözüm üretebileceklerine vurgu yaptı.
“Üretim tarafında insan bulmakta zorluk çekiyoruz”
Sektörün üretim tarafında çalışacak insan problemi yaşandığını belirten Başkan Özer, “Dünyada kurumsal liderlik diye bir kavram var. Türkiye’de ise bu durum durumsal liderlik. Durumları çözebilmeliyiz ki yolumuza devam edelim. Kapasitenin daha faydalı kullanılmasına olanak sağlayan bir sistem Private Label. Ürünler çok sık değişen bir yapıda değil ancak standart bir üretim durumu var. Üretim tarafında hem mavi hem de beyaz yakada insan bulmakta bir zorluk yaşıyoruz. Kendi ürün gamını sayamadığı gibi rakibin ürün gamını ezbere bilen üretici de biliyorum. Ancak biraz kendi içimize baktığımızda işlerin daha yolunda gideceğini düşünüyorum.” dedi.
Kadının iş hayatındaki önemine vurgu yapan Başkan Özer, “Kadınlara fırsat verildiğinde neler yapabileceğini hepimiz biliyoruz. Başımızın tacı bütün kadınlarımıza sevgi ve saygıyla.” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Nielsen IQ: “Globalde private label markalar paylarını artırıyorlar”
Program, NielsenIQ+GFK Türkiye Genel Müdürü Didem Şekerel Erdoğan’ın değişen dünyada tüketici önceliklerinin ve private label pazarında yaşanan değişimleri ele aldığı sunumuyla devam etti.
2024’e damga vuran ve 2025’e ışık tutacak trendleri katılımcılarla paylaşan Didem Şekerel Erdoğan, “Globalde private lavel markalar paylarını artırıyorlar. Türkye PL ciro payı global ortalamanın üzerinde yer alıyor. Promosyonlar tüketicilerin tasarruf stratejilerinde ilk sırada yer alıyor.” açıklamasında bulundu.
“Globalde değişim hacmi pozitif yönde”
Son 12 aylık verileri değerlendiren Erdoğan, “Hızlı tüketim ürünlerinde Türkiye son 2 çeyrekte çift haneli güçlü bir hacim büyümesi sergiledi. Özellikle globelde hacim değişiminin pozitif olduğunu görüyoruz. Fiyat değişiminin de etkisiyle atıştırmalık kategorisi cirosal olarak en hızlı büyüyen kategori olurken, içecekler kategorisi en çok büyüyen ikinci kategori oldu. Dondurma, alkolsüz içecekler ve ev temizlik grupları en yüksek hacim büyümesi kaydeden gruplar oldu. Gıda, atıştırmalık ve içecek kategorilerinin e-ticarette yükselişi sürüyor. E ticaret dünyada büyüyor, ülkemizde de büyümeye devam edeceğini öngörüyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Temel gereksinimlere daha fazla harcama yapılıyor”
“Cüzdan paylarındaki değişiklikler, temel gereksinimlere daha fazla harcama yapıldığını gösteriyor.” diyen Erdoğan, “Tüketicilerin temel ihtiyaçlarına odaklandığını görüyoruz. Tüketiciler daha fazla market geziyor. Temel ihtiyaçlarına odaklanan tüketici değer arayışı içinde daha fazla market ziyaret ediyor. Özel markalı ürünlerde sadece daha ucuz bir alternatif algısından öteye bir dönüşüm gözlemleniyor.” dedi.
“Tüketicilerin bir avcı gibi market market gezerek ürüne ulaştığını görüyoruz”
Market markalı ürün alma motivasyonları arasında fiyat ve kalitenin öne çıktığını dile getiren Erdoğan, “Tüketiciler indirim kavramından daha geniş bir değer elde etmeyi benimsedi. Uygunluk ve fiyat temelde; ancak satın alma kararları değerin diğer oluşumlarından da etkileniyor. Tüketicilerimizin fiyat farkındalığı çok yüksek. Temkinli bir tüketimden daha bilinçli bir tüketim olduğunu görüyoruz. Tüketicilerin bir avcı gibi market market gezerek ürüne ulaştığını görüyoruz. Toplu alışveriş yerine daha sık alışveriş yaptıklarını görüyoruz.” şeklinde konuştu.
Perakende sektörünün merakla beklenen buluşmasında öğleden sonra gerçekleştirilen oturumlarında ise BİM CEO’su Haluk Dortluoğlu, A101 Satın Alma ve Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Volkan Yıldız, Migros Grubu Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Ekmel Nuri Baydur, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk ve Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş, açıklamalarda bulundu.
Haluk Dortluoğlu: “Özel markalarla ilgili alışverişte bir dönüşüm yaşanıyor”
Zirvenin bu yılki temasının kadın olduğunu hatırlatan BİM CEO’su Haluk Dortluoğlu, “İş dünyası olarak bu sorumluluğun farkındayız. İnşallah bundan sonra da kadınların iş hayatındaki rolünü desteklemeye ve bunun için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız.” diyerek konuşmasına başladı.
Geçmişte daha ucuz markalar olarak algılanan özel markalarla ilgili alışverişte bir dönüşüm yaşandığının altını çizen Dorluoğlu, “2024 yılı ekonomik sıkışıkların da nedeniyle promosyonlu ürünlerin de daha fazla rağbet gördüğü de öngörülüyor. Piyasanın sistematiği ne kadar likitse, ne kadar içerik tüketici için şeffafsa rağbet de ona göre artar. Özel markalı ürünlerin fiyat kalite ilişkisinde özel markalı ürünlerin kalitesi de artıyor.” dedi.
“Türkiye buna hazır, yeni bir aşamaya geçiyoruz”
Özel markalarda da inovasyon konusunun gündeme geldiğini söyleyen Dortluoğlu, “Zaman gösteriyor ki sektördeki özel marka oranı yüzde 25’lere ulaşmış. Bu böyle mi devam edecek yoksa bir sonraki aşamaya geçecek miyiz? Marka dünyası farklı, özel marka dünyası farklı mıdır? Artık biz özel markaları bir marda markaları takip eden ikincil markalar olarak görmekten vazgeçmeliyiz. İnşallah bundan itibaren yeni bir aşamaya geçiyoruz. Bu zihinlerdeki takipçi marka algısını bir kıralım. Yenilikçi ürünü araştıran bulan ve bunu piyasada ilk defa yapan bir marka olma gibi bir sürece giriyoruz. Türkiye’nin de bu aşamaya hazır olduğunu düşünüyorum. Sıra artık bizim liderliği de yürütme zamanına girmemiz gerekiyor. Bunun için de Ar-Ge gerekiyor, tedarikçi ve üreticinin birlikte çalışması gerekiyor. Zihinlerin de buna uygun hareket etmesi gerekiyor. Pazarın ihtiyaçlarını takip ederek daha nitelikli markalarla daha güncel ürünlerle yürüyelim diyorum.“ açıklamasında bulundu.
Volkan Yıldız: “13 bin 500’üncü mağazamıza ulaştık”
Özel markalar için en önemli noktalardan birinin ulaşılabilirlik olduğunu belirten A101 Satın Alma ve Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Volkan Yıldız ise yaptığı açıklamada, “Bu yıl içerisinde 13 bin 500’uncu mağazaya ulaştık. Türkiye’nin her evindeyiz. Instagramda takipçi sayısı olarak alanımızda dünyada ikinci Türkiye’de ise 1’inci sıradayız. Bugüne kadar sizlerle birlikte büyüdük sizlerle birlikte de büyümeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Ekmel Nuri Baydur: “Tüketicinin ihtiyaçlarına göre yeni iştirakler yaratmak zorundasınız”
Migros Grubu Pazarlama İcra Kurulu Üyesi Ekmel Nuri Baydur ise yaptığı konuşmada tüketicinin ihtiyaçlarına göre yeni iştirakler yaratmak zorunda olduklarını vurguladı. Migros’un 81 ilde online ve ofline olarak hizmet verdiğini söyleyen Baydur, “Toplamda 23 bin 500 iş ortağımız var. Migros’un cirosunun yüzde 75’i tarıma dayalı. 100 bin ton et işleme kapasitesine sahibiz. 75 bin çalışanımız var.
Ben Migros’u 70 yaşında dinamik bir genç olarak adlandırıyorum. Ekosistemimizi genişletmek adına günden günde çalışıyoruz. Tüketicinin ihtiyaçlarına göre de yeni yeni iştirakler yaratmak zorundasınız. Entegre iş modelleri de büyüyor. Bu de müşterilerimize her yerde ulaşılabilir konuma geliyor. Bugün müşterinin bütçesine dost, ihtiyaçlarını giderebileceği bir nokta haline geliyor.“ dedi.
“Bizim memlekete borcumuz var”
“Private Label’ın bizdeki anlamı müşterinin hayatını kolaylaştıracak ürünleri müşterilere sunmaktır.” diyen Baydur, “Private Label ürünler ile birlikte yaklaşık 65 bine yakın markalı ürün de satıyoruz. Bu sayede de müşteriye geniş bir yelpaze sunarak seçim hakkını onlara bırakıyoruz. Biz uzun yıllardır yerelleşmek konusunda ‘bizim memlekete borcumuz var’ mottosuyla hareket ediyoruz. Bu nedenle üreticimiz yanındayız ve onlara destek olmak zorundayız. Bu anlamda kadın kooperatifleri başta olmak üzere kooperatiflere destek oluyoruz. Yerel ekonomiyi canlandırıyoruz.” şeklinde konuştu.
Genel Haberler
İSO’dan Londra’da e-ihracat çıkarması
İstanbul Sanayi Odası (İSO), Türk kozmetik, temizlik ve esans sektörünün küresel rekabet gücünü artırmak amacıyla 15-18 Şubat 2026 tarihleri arasında İngiltere’nin başkenti Londra’ya yönelik kapsamlı bir “E-Sektörel Ticaret Heyeti” programı gerçekleştirdi. İSO 30. Grup Temizlik Ürünleri, Kozmetik ve Esans Sanayii Meclis Üyesi Hakan Hatiboğlu başkanlığında düzenlenen heyette, sektörün önde gelen 12 firmasından 22 temsilci yer aldı.
Amazon ve TikTok UK ile kritik temaslar
Heyetin ilk günü, Birleşik Krallık ticaret mevzuatı ve e-ticaret dinamiklerinin masaya yatırıldığı üst düzey toplantılarla başladı. IMRG (İngiltere E-Ticaret Birliği), T.C. Londra Ticaret Müşavirliği, Worldpay, Moka United ve Amazon UK gibi dev kuruluşlarla bir araya gelen heyet; operasyonel süreçler, kategori yönetimi ve pazara giriş stratejileri hakkında saha bilgisi edindi. Heyet ayrıca, Londra’da Türk markalarının başarısını temsil eden Atelier Rebul mağazasını ziyaret ederek, perakende deneyimlerini yerinde inceledi. Programın son gününde ise dijital ticaretin yükselen gücü TikTok UK ofisi ve Sol Retail ile kurumsal görüşmeler gerçekleştirilerek yeni nesil satış kanalları değerlendirildi.
Stratejik görüşmeler ve lojistik çözümler
Heyetin ikinci günü, Türk firmaları ile Birleşik Krallık merkezli 40’a yakın şirket arasında kurulan dev bir ticaret köprüsüne sahne oldu. Büyük toptancılar, distribütörler ve zincir market temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen organizasyonda toplam 156 ikili iş görüşmesi (B2B) yapılarak önemli ticari iş birliklerinin temelleri atıldı. Programın devamında ise Trade Gateway Fulfillment Center’ı ziyaret eden heyet katılımcıları, e-ticaretin en kritik halkası olan depolama, lojistik ve sipariş karşılama süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu.
“Dijital ticaretin kalbindeyiz”
Programın sonuçlarını değerlendiren Heyet Başkanı ve İSO 30. Grup Meclis Üyesi Hakan Hatiboğlu, İngiltere pazarının Türk üreticiler için sunduğu fırsatlara dikkat çekerek şunları söyledi:
“Birleşik Krallık, dünyanın en gelişmiş e-ticaret ekosistemlerinden birine sahip. Biz de İstanbul Sanayi Odası olarak, temizlik, kozmetik ve esans sektörlerindeki gücümüzü bu dijital dünyaya entegre etmek için Londra’dayız. Amazon UK ve TikTok UK gibi devlerle yaptığımız temaslar, firmalarımızın sadece ürün satmasını değil, küresel markalaşma süreçlerini de hızlandıracaktır. Gerçekleştirdiğimiz 156 adet B2B görüşme, İngiliz tüketicisinin Türk ürünlerine olan yüksek ilgisini kanıtladı. Amacımız, Londra’yı Türk markaları için kalıcı bir üs haline getirmektir.”
Program kapsamında ayrıca T.C. Londra Büyükelçisi Koray Ertaş’ı ziyaret eden heyet, İngiltere pazarındaki e-ticaret ekosistemi üzerine stratejik fikir alışverişinde bulundu.
Genel Haberler
Trendyol Go by Uber Eats ile iş birliği başlatıyor
Halihazırda Türkiye’nin birçok noktasında online hizmet veren A101 Kapıda, Trendyol Go by Uber Eats platformunda daha hızlı teslimat süreleriyle market fiyatlı ürünleri tüketicilerle buluşturacak. A101’in çok kanallı perakende yaklaşımının önemli bir adımı olarak konumlanan iş birliği çerçevesinde A101 Kapıda, Trendyol Go by Uber Eats platformunda 600’ü aşkın mağaza ile hizmet verecek.
Hızlı teslimat modeli kapsamında kurgulanan yeni yapıyla operasyonel verimliliğin artırılması ve kullanıcı deneyiminin güçlendirilmesi hedefleniyor. Platform üzerinden yürütülen sipariş ve teslimat süreçleri sayesinde akışın daha dengeli ilerlemesi ve teslimat sürelerinin kısalmasıyla birlikte müşterilere daha kesintisiz ve öngörülebilir bir alışveriş deneyimi sunulacak.
Online gıda pazarının 100 milyar TL’yi aşmasının öngörüldüğü bir dönemde hayata geçirilen bu iş birliğiyle, Trendyol Go by Uber Eats’in yaygın ve hızlı teslimat platformu sayesinde A101 Kapıda’nın online gıda perakendesindeki pazar konumunun daha da büyütülmesi amaçlanıyor.
A101 Kapıda Genel Müdürü Çağdaş Durmuş, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde; “Dünyada online gıda perakendesinin rekabeti; erişim ağı, teslimat hızı ve operasyonel verimlilik etrafında yeniden şekilleniyor. Türkiye ise genç nüfusu ve dijital adaptasyon hızıyla bu dönüşümün en hızlı yaşandığı pazarlardan biri.
Online alışverişte tüketicilerin en temel problemi, fiyatların mağazaya kıyasla çoğunlukla daha yüksek olması ve kampanyaların sürdürülebilir olmaması. A101 olarak ‘Hep Ucuz’ yaklaşımımızı online kanalda da tavizsiz şekilde sürdürmeyi temel öncelik olarak görüyoruz. Trendyol Go by Uber Eats üzerinde benimsediğimiz iş modeli, online fiyat algısındaki bu durumu ortadan kaldıran stratejik bir adım niteliği taşıyor.
Market fiyatlarımızı koruyarak, kampanya bağımlılığı yaratmadan; şeffaf, erişilebilir ve güvenilir bir alışveriş deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Trendyol Go by Uber Eats’in gelişmiş dağıtım gücü sayesinde, online kanaldan uzaklaşmış tüketiciler dahil olmak üzere çok daha geniş bir coğrafyada, tüketicinin yanında duran, onu koruyan ve güven veren bir online market deneyimini herkes için erişilebilir hale getiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Trendyol Go by Uber Eats Perakende Genel Müdürü Tanju Yaşar, iş birliğine ilişkin “Trendyol Go by Uber Eats olarak amacımız, güçlü markaları yaygın ve hızlı teslimat altyapımızla buluşturarak tüketicilere her zaman erişilebilir bir alışveriş deneyimi sunmak. A101 gibi Türkiye’nin en yaygın perakende zincirlerinden biriyle hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, market alışverişinde fiyat, erişim ve kolaylık dengesini aynı anda mümkün kılan önemli bir adım. Gelişmiş lojistik kabiliyetimiz ve operasyonel tecrübemiz sayesinde A101 Kapıda’nın sunduğu ürünleri daha fazla şehirde, daha verimli şekilde tüketicilerle buluşturacağız.” ifadelerini kullandı.
Genel Haberler
Yıldırım Söylemez’den “Beyazın İçindeki Renkler” kitabı
Dağıtım Kanalı Dergisi’nin İmtiyaz Sahibi Yıldırım Söylemez, “Beyazın İçindeki Renkler-Bayilerin Dilinden Beyaz Eşyanın Hikayesi” kitabını yazdı.
315 aydan bu yana dayanıklı tüketim sektörüne yönelik “Dağıtım Kanalı” dergisini aylık olarak yayınlayan, 2012 yılında beyaz eşya sektöründe perakendecilerin bir araya gelmesini sağlayan BEYPER Derneği’nin kurucu üyesi de olan Yıldırım Söylemez’in “Dayanıklı Tüketim Malları Sektöründe 100 Seçkin Firma”, “İdeal 250 Bayi” isimli yayınlanmış iki kataloğu bulunuyor.
Kitabın önsözünde Arçelik A.Ş. Eski Genel Müdürü Aka Gündüz Özdemir, Arzum A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı ile Soysal Kurucusu Suat Soysal’ın görüşleri bulunuyor.
