Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Akıllı telefonun perakende satışlarına etkisi 2017 yılında % 17’yi bulacak

Editör
akilli telefon
Abone Ol:

Türkiye’de 2012 yılında akıllı telefonların perakende satışlarına etkisi, 1,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu etki, 300 milyon TL olarak tahmin edilen mobil satışların yaklaşık 6 katı kadar.

Deloitte Türkiye ile Birleşik Markalar Derneği (BMD) tarafından hazırlanan “Perakendede mobil etkinin yükselişi: Akıllı telefonların mağazacılığa etkisi” başlıklı rapor yayınlandı. Rapor, akıllı telefonlar ile mobil etkinin alışveriş deneyimine katkısı hakkında çarpıcı bulgular ortaya koyuyor.

ozgur yaltaDeloitte Türkiye Tüketim Endüstrisi Lideri Özgür Yalta raporla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:

“Akıllı telefonlar son yıllarda hayatımızı dramatik bir şekilde değiştirmeye başladı. İstediğimiz bilgiye, istediğimiz anda ulaşma dönemine girdik ve bunun perakende üzerindeki etkisini görmeye başladık. Artık perakende teknolojisi değil, tüketici teknolojisinin sektöre nasıl yön vereceğini konuşmamızın vakti geldi.”

Deloitte Türkiye Danışmanlık Direktörü Hakan Göl ise aşağıdaki değerlendirmede bulundu:

“Araştırmalarımızın sonuçlarının Türkiye’nin önde gelen perakendecileri ile de paylaştık ve mobil etki üzerine fikirlerini aldık, sonuçları yorumlamak gerekirse:

hakan gol* Artık yeni bir dönemdeyiz ve tüketici tercihleri dramatik değişiklikler gösterecek, markalar da önlemlerini de buna göre almak durumunda olacaklar. Tüketicileri şaşırtmak, alışveriş alışkanlıklarını değiştirmek ve alışverişi mümkün olduğunca basitleştirmek fark yaratmak isteyen perakendecilerin hedefi olacak.

* Mobil sadece bir satış kanalı olarak görülmesi yerine, online ve mağaza kanallarını birleştiren ve tekilleştiren bir araç olarak iş modelinin bir parçası olacak. Tüketiciye onlineda da mağazada da aynı deneyimi yaratmak, mobil teknolojilerle tüm perakendeciler için bir zorunluluk haline gelecek.

* Mobil perakendeye geçiş uzun bir yolculuk ve burada markalar tüketiciyle birlikte deneyerek, beklentilerini birlikte şekillendirerek ilerleyecekler. Özetle mobilin yükselişine hazır olun…”

Mobil 2012’de satışları artırdı

Türkiye’de e-perakende son senelerde büyük bir gelişim göstererek, yılda %40’ın üzerinde büyüme sağladı. Buna paralel olarak artan akıllı telefon kullanımı ile birlikte 2012’de mobil perakende (m-perakende) pazarının yaklaşık 300 milyon TL’lik bir büyüklüğe ulaştığı tahmin ediliyor. Ancak daha önemlisi, akıllı telefonların son yıllarda tüketicilerin hayatını dramatik bir şekilde değiştirmeye başlaması oldu. Tüketiciler artık istediği bilgiye, istediği anda ulaşma dönemine girdi. Bunun tabii ki perakende sektörü üzerinde de etkisi var. Tüketiciler artık mağazaya gitmeden önce veya mağaza ziyareti sırasında marka ve ürünler hakkında daha çok bilgi ediniyor, paylaşıyor ve yorumluyor. Örneğin mağazaya gitmeden önce lokasyonuna bakıyor, beğendiği bir ürün hakkında tanıdıklarının fikirlerine başvuruyor veya farklı perakendeciler arasında fiyat karşılaştırması yapıyor. Bunlar da tüketicilerin satın alma kararlarını oldukça etkiliyor.

Mobilin tüketicilerin satın alma kararlarını ne boyutta etkilendiğini anlamak için Deloitte tarafından akıllı telefonların perakendeye etkisi üzerine bir araştırma gerçekleştirildi. Tüketicilerin ne kadarının akıllı telefon sahibi olduğu, akıllı telefon sahiplerinin ne kadarının alışverişleri sırasında cihazlarını kullandığı, hangi mağaza türlerinde ve ne sıklıkta kullandıklarını öğrenerek mobil etki hesaplandı.

Rapora göre, Türkiye’de 2012 yılında akıllı telefonların perakende satışlarına 1,7 milyar TL’lik etkisi oldu. Böylece mobil etki, 300 milyon TL olarak öngörülen 2012 mobil perakende satışlarının yaklaşık 6 katı kadar gerçekleşti. Günümüze baktığımızda ise Türkiye nüfusunun %15’inin akıllı telefonu bulunuyor ve bu tüketicilerin %22’si telefonlarını alışveriş öncesinde veya sırasında alışverişlerine destek amaçlı kullanıyor.

Elektronik mağazalarda mobil kullanım artıyor

Akıllı telefon kullanımının perakendenin alt sektörlerine göre farklılaştığının belirtildiği raporda, elektronik mağazalarda akıllı telefonların alışverişe destek amaçlı kullanım oranının %68’lere çıktığı vurgulanırken, gıda perakendeciliğinde bu oranın %29’lara gerilediği belirtiliyor. 2012 yılında elektronik cihaz perakendecileri için %1,4 olan mobil etki faktörünün, 2017 yılında %21,4 – %25,3’e kadar çıkacağı öngörülüyor. Raporda ayrıca tüketicilerin giyim ve ayakkabı alışverişi yaparken akıllı telefonlarını kullanmayı sevdiklerini, 2012’de %1 olan mobil etkinin, hızla artış göstererek 2017’de %15,5 – %18,4’e çıkacağı tahmin ediliyor.  

Fiyat ve ürün bilgisi öncelikli…

Rapora göre, Türkiye’de nüfusun %3,4’ü akıllı telefonlarını alışveriş öncesinde veya sırasında alışverişlerine destek amaçlı kullanıyor. Akıllı telefon sahibi erkeklerin %25’i akıllı telefonlarını alışverişe destek amaçlı kullanırken, bu oran kadınlarda %17’de kalıyor. Yaş aralığı bazında bakıldığında ise akıllı telefon sahipliği ve mağazada kullanımının 18-24 ve 25-34 yaş aralıklarında oldukça yüksek olduğu belirtiliyor. Tüketicilerin mağaza içinde akıllı telefon kullanım amaçlarına bakıldığında ise fiyat ve ürün bilgisinin öncelik kazandığı görülüyor. Tüketicilerin %48,6’sı fiyatları kontrol etmek/kıyaslamak, %45,2’si ürün bilgisi almak, %40,7’si yorum ve önerileri okumak için akıllı telefonlarını kullanıyor.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER