Genel Haberler
Ar-Ge harcamaları artıyor
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, TÜİK tarafından açıklanan “2016 Yılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetleri Araştırması” sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
2016’da Ar-Ge harcamalarının %20’ye yakın artarak 24,6 milyar TL’ye yükseldiğini kaydeden TİM Başkanı, “Bu sayede Ar-Ge harcamalarının gayrisafi yurt içi hâsıla içindeki payı %0,94 oldu. Aynı oran bir önceki sene %0,88’di. Bu da, kamusuyla, özel sektörüyle, üniversiteleriyle ülkemizin Ar-Ge’ye daha fazla önem verdiğinin en önemli kanıtıdır” dedi. Ar-Ge harcamalarının %54,2’sinin özel sektör eliyle gerçekleştirildiğini, Ar-Ge faaliyetlerinde çalışan personel sayısının ise 137 bin kişiye ulaştığını belirten Büyükekşi şunları söyledi:
“TİM olarak gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerde ele aldığımız 4 temel unsurdan birisi Ar-Ge. Çok iyi biliyoruz ki, araştırma geliştirme faaliyetlerinden uzak, yenilikçilikten yoksun bir üretim, sürdürülebilir olamaz. Bu amaçla ihracatçılarımıza her platformda Ar-Ge’nin önemini, gereğini anlatıyoruz.
Geçtiğimiz sene Hükümetimizden bu konuda bizlere destek vermesini, Ar-Ge faaliyetlerinde bulunan firmaların teşvik edilmesini talep etmiştik. Hükümetimiz bu talebimizi de olumlu karşıladı ve geçen yıl Ağustos ayında ‘Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliği’ yayınlandı. Ar-Ge faaliyetlerinde bulunacak firmalarımız daha fazla desteklenmeye başladı. TİM olarak bizler de özellikle ihracatçılarımızın bu desteklerden azami ölçüde faydalanabilmeleri için geçen yıl Ekim ayında kolları sıvadık. Firmalarımıza Ar-Ge faaliyetlerinin önemini ve verilen destekleri anlatıyor, bu konuda ihracatçılarımıza danışmanlık hizmeti veriyoruz. Bu çalışmaların desteklenmesi talebi ile Hükümetimizin kapısını çaldığımızda 500 Ar-Ge 500 Tasarım Merkezi açma sözü vermiştik. Şu ana kadar 183 firmamız bu merkezleri açtı veya son açamaya geldi. İnşallah çok daha fazla sayıda firmamız yakın zamanda Ar-Ge merkezlerini açacak.
Diğer taraftan, geleneksel hale gelen Türkiye İnovasyon ve Girişimcilik Haftamızın bu yıl 6.sını düzenliyoruz. 6 yıldır Ar-Ge’ye, İnovasyon’a sahip çıkmaya, bu konularla ilgili tüm kesimleri aynı platformda buluşturmaya gayret ediyoruz. 6-9 Aralık’ta düzenlenecek etkinliğimizde bu yıl en az 70 bin ziyaretçi ağırlayacağız. İnovaLİG, İnoSuit gibi programlarımız da aynı amaca hizmet etmek üzere yola çıktı. Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin bilinirliğini artıracak, toplumun daha geniş kesimlerinde Ar-Ge ve inovasyon ilgisi uyandıracağız.
Son olarak, ay başında düzenlediğimiz İhracat Zirvesi etkinliğimizde de bu konudaki duyarlılığımızı Sayın Başbakanımıza da iletmiş, hem ülkemizin büyüme modelinin Ar-Ge ve İnovasyon temelinde yeniden tasarlanmasını, hem de yenilikçiliğin bir hayat tarzına dönüşmesi için daha çok desteklenmesini talep etmiştik.
Tüm bu gayretlerimizi destekler nitelikte gelen veriler bizler için son derece sevindirici. Ar-Ge faaliyetlerinin ülkemizde hız kazanması çok önemli. Elbette ülkemizin potansiyeli göz önüne alındığında kat edilmesi gereken çok yolumuz var. Dünyanın gelişmiş ülkelerine baktığımızda, bunu daha net bir şekilde görebiliyoruz. 2015 yılı verilerine göre İsrail GSYH’nın %4,27’sini, Güney Kore %4,23’ünü, Japonya %3,28’ini Ar-Ge harcamalarına ayırıyor. Almanya, ABD, Finlandiya, Çin, Fransa gibi ülkelerde bu oran %2’nin üzerinde. OECD ortalaması ise %2,38. Bugün ülkemizde %0,94 olan Ar-Ge harcamalarının gayrisafi yurt içi hâsıla içindeki payını 2023’te %3’lere çıkarmak temel hedeflerimiz arasında. İnşallah daha çok çalışacak, Ar-Ge’ye daha fazla kaynak aktaracak, bu sayede hem yüksek teknolojili ürünlerin üretim ve ihracatımızdaki payını artıracağız, hem de ihracatımızı çok daha ileri seviyelere taşıyacağız.”
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
