Genel Haberler
Avrupa mobilya üreticileri buluştu
Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER)’in katılım sağladığı toplantıda üyeler; mobilya sektörüyle ilgili fikirlerini, deneyimlerini ve en doğru uygulamaları tartışma ve paylaşma fırsatı buldu.
Avrupa Mobilya Sekötörü’nün tüm paydaşlarını bir araya getiren Avrupa Mobilya Üreticileri Birliği (EFIC), dünya ekonomisinin önemli taşlarından biri olan mobilya sektörünün karşılaştığı spesifik zorluklara ve fırsatlara dikkat çekmek amacıyla geçtiğimiz günlerde Belçika’nın başkenti Brüksel’de üyelerini topladı.
Türkiye mobilya sektörünün yüzde 75’ini temsil eden MOSDER’in katılım sağladığı toplantıda üyeler, mobilya sektöründeki döngüsel ekonominin prensiplerini tartıştı. Bu farkındalıkla günümüz firmaları için döngüsel ekonominin önemli bir noktaya geldiğinin altını çizen MOSDER Başkanı Nuri Öztaşkın, “Günümüzün en önemli gündem maddesi sürdürülebilirlik. Dolayısıyla ekonominin de sürdürülebilir olması en önemli konu. Bu nedenle Türkiye mobilya sektörünün pozitif yönlü büyümesi ve gelişmesi için döngüsel ekonomiye önem vermeliyiz. Yani üretimden atık yönetimine, çevre yönetiminden kullanılan malzemeye kadar her şeyi detaylıca incelemek gerekmektedir. Dolayısıyla kaynakların mümkün olduğu kadar geri dönüşümden kazanılması ve atıkların mümkün olduğu kadar yeni kaynaklara dönüşebilmesi yönünde çalışmalıyız ki sektörün gelişimini destekleyelim. Çünkü bizim sektörün geleceği için fazlasını yapmamız gerekiyor ve panel endüstrisi de halihazırda yeni imalat teknolojilerine yatırım yapıyor” dedi.
Konferansta uygun politika kaldıraçlarının onarımı sırasındaki, yeniden üretim ve geri dönüşüm ile ilgili mevcut kısıtlamaları telafi edebileceği, işletme açısından brüt katma değer sağlayabileceği, çevreye etkilerin azaltılabileceği ve Avrupa’da istihdam oluşturulmasına katkıda bulunabileceği de tartışıldı. Döngüsel ekonomiye engel teşkil eden ‘Alev Geciktirici İçermeyen Mobilyaların Durumu’ hakkında bir sunuma da ev sahipliği yapan konferansta Kanserojen ve Mutajenler Hakkında bilgi paylaşımı yapıldı. Ayrıca mobilya sektöründe belirli maddeler için eşit sınır değerleri belirlendi. Buna göre; mobilya fabrikalarında sert ağaç tozları için eşik değeri 5 mg/m3’den 3 mg/m3 değerine çekildi. Uzun süren müzakerelerin ardından varılan bu ortak payda için sert ağaç tozuna maruziyet sınır değerini yönergenin yürürlüğe girmesinin ardından beş yıllık süreyle 3 mg/m3 ve sonrası için de 2 mg/m3 değerine çekilmesine kara verildi. Türkiye’de ise bu oran 5 mg/m3.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
