Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Dolarizasyona karşı “Altın” ile ticaret

Editör
Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar
Abone Ol:

Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar, 2019 yılında 6 milyar dolar altın takı ihracatı hedeflediklerini belirtti.

Mücevher İhracatçıları Birliği’nin 2018 yılında gerçekleştirdiği faaliyetleri ve 2019 yılı hedeflerini aktarmak üzere Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar, 25 Ocak Cuma günü Dış Ticaret Kompleksi’nde bir basın toplantısı düzenledi. Altın takı ihracatında hedeflere ulaşabilmek için birbirini tamamlayan üç mesaj veren Mustafa Kamar, ilkini şöyle açıkladı.

Türkiye altın takı sektörünün 35 bin kuyumcu ve 6 bin üreticisiyle birlikte toplam 1 milyon kişinin geçimini sağladığını dile getiren Kamar; “Ülke ekonomisine her yıl artan bir şekilde katma değer sağlamak amacıyla potansiyel ihracat pazarlarına ticaret heyetleri götürüp çeşitli ülkelerden de Türkiye’ye alım heyetlerini davet ediyoruz. Türkiye altın takı sektörü, dünyada Hindistan, Çin ve İtalya gibi ülkelerle birlikte büyük bir üretici ve ihracatçı haline geldi. Bu çerçevede 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 35 artışla 4,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen sene gerçekleştirilen toplam ihracatın içindeki en büyük payı yüzde 28’lik dilim ve 1 milyar 234 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri aldı. 2019 yılı hedefi 6 milyar dolar ihracat gerçekleştirebilmek. Bunun için de faaliyet gösterdiğimiz bölgede fil gibi hantal bir yapıya değil, arı gibi hareketli bir yapıya sahip olmak istiyoruz. Dolayısıyla her sene ihracat hacmini artıran ve yeni pazarlara yelken açan altın takı sektörümüz, ekonomik açıdan stratejik bir sektör olarak kabul edilmeli” şeklinde konuştu.

Günümüzde Dolarizasyon tehdidine karşı altınla ticaretin kolaylaştırılması ve desteklenmesi gerektiğini belirten Kamar, şunları söyledi: “Özellikle Rusya, Hindistan, Meksika, Çin, İran, Venezüella, Türki Cumhuriyetler vb. ülkelerde dolarizasyondan kurtulmak amacıyla ya kendi paralarıyla ya da altınla ticaret yapılıyor. Bu ticaret sayesinde altınla serbest dolaşım sağlanıyor. Altınla ticaretin en büyük örneği, Dubai… Ülkemiz, altın takıda ciddi bir üretim hacmine sahip olmasına karşın üretimi bile olmayan Dubai’nin ihracatı, Türkiye’nin birkaç katı kadardır. Çünkü Dubai’de ticarette para yerine altın da kullanımına kolaylık sağlanıyor.”

Mustafa Kamar, hedeflere ulaşabilmek için üçüncü adımın altın takıyı güvenilir bir lüks tasarruf aracı olarak görmekten geçtiğini belirterek; “Altın takı, lüks bir tüketim aracı olarak görülüyor ancak bu algı doğru değil” dedi ve ekledi: “Hayatımızda cep telefonundan çantaya, otomobilden elektronik eşyaya ve hatta kıyafete kadar ihtiyaç olarak kullandığımız ancak lüks olarak kabul edilebilecek birçok ürün yer alıyor. Ancak unutmayalım ki Göbeklitepe’den günümüze altın takı, ziynet eşyası gibi görünse de maddi değeri dolayısıyla toplumların zor zamanlarında kurtarıcısı olmuştur. Özellikle ülkemizde “yastık altı” diye tabir ettiğimiz ciddi bir altın yatırımı yer alıyor. Dolayısıyla değeri itibarıyla altın takı, güvenilir bir lüks tasarruf aracı olarak kabul edilmeli. Altın takının en güvenilir lüks tasarruf aracı olduğunu Ağustos ayında yaşanan ekonomik dalgalanma sürecinde, 2 milyar dolarlık altının 35 bin kuyumcu vasıtasıyla yurtdışına satılarak ülke ekonomisine likidite sağlanması şeklinde gözlemledik.”

Türkiye’nin altın takıda ihracat hedefine ulaşabilmesi için üç yol açıklayan Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar, vergisel düzenleme ya da herhangi bir ayrıcalık istemediklerini, uluslararası ticaretin kolaylaşması ve artması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını arzu ettiklerini vurguladı.

Mustafa Kamar; “Dış pazarda rekabet edebilmenin yolu, iç pazarda güçlü olmaktan geçiyor. Dolayısıyla iç pazarda güçlenebilmek için kredi kartına taksit uygulaması geri getirilmeli. Taksitlerin kaldırılması, sektörün hem çalışanlarını hem de müşterilerini zor durumda bıraktı. Çünkü taksitin diğer sektörlerde olup altın takıda olamaması, haksız bir rekabet ortamı oluşturuyor. Bu durum, iç pazar hacminin düşmesine neden oluyor” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER