Genel Haberler
En yüksek yeni kiralama İstiklal’de, Bağdat Caddesi’nin geleceği dönüşümde
Cushman & Wakefield’ın yayınladığı ve Bağdat Caddesi, İstiklal Caddesi ve Nişantaşı bölgesini ele alan ‘İstanbul Alışveriş Caddeleri’ raporunun ikincisine göre, 2013 yılındaki yüzde 5’lik boşluk oranı bu yıl yüzde 10’a yükseldi.
Cushman & Wakefield’ın ikincisini yayınladığı ve Avrupa yakasında İstiklal Caddesi ve Rumeli, Teşvikiye, Vali Konağı ve Abdi İpekçi’yi kapsayan Nişantaşı Bölgesi ile Anadolu yakasındaki Bağdat Caddesi olmak üzere İstanbul’un 3 ana alışveriş caddesini inceleyen ‘İstanbul Alışveriş Caddeleri Raporu’, 2013 yılındaki yüzde 5’lik boşluk oranının bu yıl yüzde 10’a yükseldiğini, sektörde ‘kentsel yenilemelerin’ önemli yansımaları olduğunu ortaya koydu.
Araştırma, İstiklal Caddesi’nin hazır giyim ve yeme-içme markaları için çekiciliğini devam ettirdiğini gösteriyor. 55.500 metrekare alanda toplam 267 mağaza stoğuna sahip olan İstiklal Caddesi’nde işlem sayısı bazında yeni kiralama oranında yüzde 60’lık artış ve boşluk oranının yüzde 11’den yüzde 9’a düşmesiyle birlikte aynı markanın tek cadde üzerinde birden çok mağaza açması ile amiral mağaza ve konsept mağaza açma eğiliminde de artış görüldü. Özellikle yerel perakendecilerin agresif büyüme stratejilerini devam ettirdiği caddenin özellikle Tünel ve Galata gibi yeni yükselen bölgeleri, caddedeki varlıklarını güçlendirmeyi hedefleyen markalar için çekici hale geldi.
Nişantaşı bölgesinde kiralama hacminin alan bazında %50’si Abdi İpekçi’de gerçekleşti
Vali Konağı, Rumeli, Teşvikiye ve Abdi İpekçi caddelerinden oluşan Nişantaşı’nda toplam stok 395 mağaza ile 56.300 m2 civarında. Mağaza adedi açısından ilk sırada olan Nişantaşı’nda hem yerel, hem uluslararası 70 lüks marka konumlanıyor. Ayrıca toplamda 70 uluslararası markanın Nişantaşı’nda mağazası bulunuyor. Araştırmaya göre son 1 yılda 49 işlemin gerçekleştiği Nişantaşı’nda, değişimlerin yeni kiralama işlemlerinin sayı bazında yüzde 80’ini mağazalaşmamış yerel markaların yeni girişleri şeklinde gerçekleşmiş olsa da alan bazında %50’si Abdi İpekçi’de yeni markalarla ve yer değişimleriyle gerçekleşti. Yenileme projelerinden kaynaklanan yeni perakende alanlarıyla birlikte Nişantaşı’nda boşluk oranı 1 yılda yüzde 4’ten yüzde 5’e çıktı.
Bağdat Caddesi’nden 1 yılda 49 marka çıktı
Araştırmaya göre Bağdat Caddesi’nde şu anda toplam stok 365 mağazada 75.000 m2 civarında ve rakamlar geçtiğimiz yılın altında seyrediyor. Kentsel yenileme ve istenilen kira bedelleri ile piyasa seviyesi arasında büyük farklar oluşması gerekçe gösterilerek son 1 yılda 49 adet marka Bağdat Caddesi’nden çıktı. Yenileme projeleri, 49 markanın üçte birinin mevcut mağazalarından çıkmasına neden oldu ve bunların sadece 5’i Bağdat Caddesi üzerinde yeni bir mağazaya geçerek yer değiştirdi. Ayrıca araştırma; Anadolu yakasında üst sınıflara hitap eden AVM’lerin ve AVM projelerin, Bağdat Caddesi’nden lüks markaların çıkışının devam etmesi eğilimini 2015 yılında daha belirginleştirdiğini ortaya koydu.
2014 yılına göre Bağdat Caddesi’ndeki boşluk oranının yüzde 9’dan yüzde 14’e çıktığını kaydeden Cushman& Wakefield Yönetici Ortağı Toğrul Gönden, sektördeki eğilim ve dinamiklerin ana lokomotifinin kentsel yenileme projeleri olduğunu kaydetti. Gönden, ” Şu anda en büyük etkinin Bağdat Caddesi’nde yaşandığını ve azımsanmayacak sayıda ulusal ve uluslararası markaların caddeden çıktığını söyleyebiliriz. Artan boşluk oranları, ayrıca uluslararası ve lüks marka varlığındaki düşüş orta vadede kira değerlerinde düzenlemelere neden olabilir fakat şu anda böyle bir eğilim gözlenmemektedir. Nihai sonuçlar ve bunların ana caddeler üstündeki sürdürülebilir etkileri ancak yenileme projeleri tamamlandıktan sonra gözlemlenebilir. Bu nedenle yaşanmakta olan çok sayıda değişimden dolayı mevcut analizin geçici olduğu, uzun vadede genel bir eğilim haline gelmeyebileceği kabul edilmelidir ” değerlendirmesinde bulundu.
Kentsel yenileme projeleri ile daha kaliteli perakende alan stoğunun piyasaya gireceğini ve gelecekte bunun olumlu etkilerinin görülebileceğini ifade eden Gönden, yerel perakendecilerin ikincil alışveriş caddelerde agresif şekilde büyümeye devam edeceğini sözlerine ekledi. İkincil alışveriş caddeler araştırmada, Avrupa yakasında Bakırköy, Beşiktaş, Karaköy; Anadolu yakasında Kadıköy Bahariye Caddesi ve Ümraniye Alemdağ Caddesi olarak belirtiliyor. Bu noktalar; Mavi, Koton, LCW gibi markaların mağaza açmasıyla birlikte hızla gelişiyor.
18 bin metrekare yeni kiralama yapıldı, alanlar daha etkin kullanıldı
Araştırmaya göre, son 1 yılda 112 mağazada yaklaşık 18.000 m2 yeni kiralama yapıldı. Son 3 yılın yeni kiralama hacimleri, bu 3 ana caddedeki toplam perakende stoğunun yaklaşık yüzde 10’unun yıllık bazda yeniden kiralandığını gösterdi.
İstanbul’un alışveriş caddelerinin yerel ve uluslararası perakendeciler için stratejik öneme sahip olduğunu hatırlatan Toğrul Gönden, raporun en önemli sonuçlarından birinin 50 m2’den düşük işlemlerin iki katına çıkarak mağaza alanlarının daha etkin kullanılmaya başlanması olduğunu belirtti. Gönden şöyle devam etti: “ Mağaza boyutları açısından yeni kiralamanın ana lokomotifi 200 m2’den küçük ölçekli işlemler olup toplam işlem sayısının yüzde 60’ını oluşturmuşlardır. Ayrıca en küçük kategorisindeki yani 50 m2’den küçük işlem sayısı bir önceki yıla oranla yaklaşık iki katına çıkmıştır. Bu, daha küçük, markalaşmamış mağazaların el değiştirdiğine işaret etmektedir. Ayrıca tüm işlemlerin 31’i mevcut markaların yeni mağazalar açarak genişlemesi ve 13’ü ise yer değiştirmeler olmuştur. 3 ana caddede toplam marka sayısı bir önceki yıla göre yüzde 7 düşüş göstererek 656 oldu. Son 1 yılda 67 marka gelirken, 113 marka çıktı. Aradaki 46 fark, perakende pazarının bir konsolidasyon eğilimine işaret etmektedir. “
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
