Genel Haberler
Etiketler tüketiciyi yanıltamayacak!
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, tüketicilerin alışverişlerinde yanılmasını en aza indirmek için harekete geçti.
Etiketlerde kullanılabilecek tanımları ve yasakları açıklayan rehber hazırladı. Rehbere göre, etiketlerde ‘gerçek’ veya ‘hakiki’ ifadeleri kesinlikle yer alamaz.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, tüketicilerin alışverişlerinde yanılmaması için, etiket rehberi hazırladı. Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan rehberde, gıda ürünlerinin etiketlerinde, dikkat edilmesi gereken tüm unsurlar, örneklerle anlatıldı. Rehberde yer alan bilgiler arasında, “gerçek” veya “hakiki” ifadelerinin etiketlerde yer almayacağı da yer aldı. Hakiki bal, gerçek meyve/meyveli, hakiki Maraş dondurması gibi tanımlamaların etiketlere yazılamayacağı belirtilen rehbere göre, geleneksel ifadesini kullanmanın da 30 yıl aynı şekilde üretim yapmak gibi şartları var. Rehberde yer alan açıklamaların bir bölümü şöyle:
*Margarin etiketlerinde tereyağını çağrıştıracak görseller (yayık gibi) kullanılamaz. Üretiminde meyve/sebze yerine tamamen aroma verici kullanılan bir gıdanın etiketinde, meyve/sebze görseli kullanılırsa, gıdanın “aromalı” olduğu görselin bulunduğu yerde vurgulanmalı. Yenilebilir buz karışımlı gıdalarda “süt ve türevi” hiç kullanılmamışsa, bu gibi gıdaların etiketlerinde inek gibi görsellere yer verilemez.
* Bir yufkacı yufka yapacağı hamuru elinde yoğurmuyor ancak yufkaları elinde açıyorsa bu durumda “el yapımı” ifadesi kullanılabilir. Ancak, yaprak sarmasında bir kısım işlemler elde yapılmış olmasına rağmen, gıdaya özelliğini kazandıran sarma işlemi makinede gerçekleştirilmişse, bu durumda el yapımı ifadesinin kullanılması uygun olmaz.
* “Çiftlik usulü yoğurt”, “köy tipi yoğurt”, “köy yoğurdu”, “çiftlik yoğurdu” gibi ifadeler kullanılamaz. Ancak, “Meksika usulü tavuk”, “ Edirne usulü ciğer” gibi gıdanın tat, lezzet, pişirme tekniği gibi spesifik bir özelliğine atıf yapan ifadeler kullanılabilir.
* “Geleneksel” teriminin gıdanın adında kullanılabilmesi için, dikey gıda kodeksinde tanımlanmış olması veya Türk Patent Enstitüsü tarafından tescillenmiş olması veya geleneksel üretim, işleme yöntemi, geleneksel bileşim, geleneksel hammadde veya malzeme açısından en az otuz yıl süreyle kullanıldığının kanıtlanmış olması gerekir. Endüstriyel ölçekte üretilen gıdalar için “ev yapımı” ifadesi kullanılamaz. Ancak “ev yapımı tadında”, “anne eli değmiş gibi” ifadeler, tüketici tercihine bırakıldığından kullanılabilir.
* “Taze” terimi sadece anlamının açık olduğu durumlarda kullanılmalıdır. Örneğin sadece taze meyvelerden üretilen taze meyve salatası, satış noktasında soğukta muhafaza edilen ve raf ömrü çok kısa olan taze süt ürünleri (düşük sıcaklıklarda pastörizasyon işlemi uygulanmış krema, kaymak gibi), piyasadaki benzerlerine göre raf ömrü daha kısa olan pastörize edilmeyen birada kullanılabilir. Pastörize edilen içme sütleri için “pastörize taze içme sütü” ifadesi kullanılabilir. Ancak, UHT ve sterilize sütler için “taze” terimi kullanılamaz.
* Cappuccino tüketiciler tarafından kolayca algılanabileceğinden ilave tanımlayıcı bilgilere gerek yoktur. Ördek ciğeri için ”pate” adı kullanıldıysa, bu ifade ile birlikte, “ördek ciğeri” ifadesi de kullanılmalıdır. “Quark” için, “taze peynir” ifadesinin de kullanılması gerekir. İtalya’da makarna “pasta” olarak isimlendirilmektedir. Bu ürün kapalı bir ambalaj içinde ve ambalaj üzerinde makarnayı çağrıştıran hiçbir görsel de olmadan İtalya’dan ithal edildiğinde, iç piyasaya sunulmadan önce ambalaj üzerinde ürün adı olarak “makarna” yazılmalıdır.
* Mantının tüketiciler tarafından etli olması beklenir. Ancak et yerine veya et ile birlikte soya kullanılması durumunda “soya” ürün adının yanında uygun şekilde belirtilir. Böyle bir durumda geçen “soya” ifadesi, gıdanın adı olan “mantı” ifadesinin yazıldığı punto büyüklüğünün en az yüzde 75’i kadar büyük yazılır.
* Trans yağla ilgili beslenme bildirimi, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, gıdaların yüzde 2’den fazla trans yağ içermesi halinde zorunludur. Trans yağın yüzde 2’den az olması durumunda, trans yağ miktarı isteğe bağlı olarak verilebilir.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
