Genel Haberler
Hazır çorba pazarı 220 milyon TL’ye ulaştı
Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD) Başkanı Metin Yurdagül, “Geleneksel çorbalara erişimi de mümkün kılan hazır çorbalar günümüzde çalışan insanların hızlı, ekonomik ve hijyenik bir şekilde çorbaya ulaşmasını sağlıyor” dedi.
Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD) verilerine göre, Türkiye’de hazır çorba pazarı 2015 yılında yüzde 17 büyüyerek, 220 milyon liraya tırmandı.
2014 yılında indirim marketleri dışındaki pazar büyüklüğü 155 milyon lira olurken, indirim marketleriyle birlikte söz konusu rakam 190 milyon lira olarak gerçekleşmişti. Aralık ayları itibarıyla 2015 yılında ise indirim marketleri dışındaki hazır çorba pazarı 150 milyon lira olurken, indirim marketleri dahil pazarın büyüklüğü 220 milyon liraya yükseldi. Çalışan nüfusun hızla arttığı günümüzde hazır çorba pazarında yaşanan bu hızlı büyümede Türkiye genelinde giderek yaygınlaşan indirim marketlerindeki satışlardaki artış önemli rol oynadı. İndirim marketlerinde hazır çorba talebinin artması, sektörün büyüme rakamlarına olumlu yansıdı.
Geçen yıl Türkiye genelinde tüketilen çorbaların yüzde 16’sını hazır çorbalar oluşturdu. 2015 yılında günde ortalama 1.9 milyon kase hazır çorba tüketildi. Geçen yıl 13 bin 500 ton hazır çorbanın tüketildiği Türkiye’de yaklaşık 11 milyon hane sofrasında hazır çorbaya yer verdi. Hazır çorbalar en çok Marmara Bölgesi’nde tüketilirken, bu bölgeyi İç Anadolu Bölgesi ve Ege Bölgesi izledi.
Tüketilen hazır çorbaların ise yüzde 87’sini klasik çorbalar oluştururken, en çok tercih edilen diğer çorbalar ise ezogelin, domates, kremalı tavuk, yayla ve mercimek olarak sıralandı. Hazır çorba pazarının yüzde 9’unu ise yöresel çorbalar oluşturdu.
MÜMSAD Başkanı Metin Yurdagül, “Geleneksel çorbalara erişimi de mümkün kılan hazır çorbalar günümüzde özellikle çalışan insanların hızlı, ekonomik ve hijyenik bir şekilde çorbaya ulaşmasını sağlıyor” dedi. Yurdagül, gerek besleyiciliği, gerek hazmı kolaylaştırarak mideyi yemeye hazırlaması sebebiyle sofraların vazgeçilmezi olan çorbanın, Türk mutfağında çok önemli bir yere sahip olduğunu hatırlatarak, hazır çorba üretim sürecini şöyle anlattı:
“Hazır çorbanın üretim mantığı ev yapımı tarhanadan farklı değildir. Ancak yüksek hijyen koşullarında üretilmesi nedeniyle çok daha güvenilir bir üründür. Mevsiminde toplanan ve özenle seçilen sebzeler yıkandıktan sonra, ısı yardımıyla suyu alınarak, kurutulur. Sonrasında malzemeler küçük parçalar halinde doğranır, öğütülerek toz haline getirilir. Farklı tariflere uygun olarak karıştırılan çorbalar el değmeden paketlenir. Bildiğiniz gibi yüzyıllardan beri kurutma işlemi gıdaların uzun süre saklanabilmesi için uygulanagelmiştir. Hazır çorbalar, içerdiği doğal besinler kurutulduğu için koruyucu madde kullanılmasına ihtiyaç olmadan, hava nem ve ışığa karşı koruyan üç katlı paketlerde uzun süre dayanıklılığını sürdürür.”
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
