Genel Haberler
Konya PERDER üyeleri, Lila Kağıt fabrikasını gezdi
Lila Kağıt Pazarlama Direktörü İlke Tunçay, pazardaki büyük ve eski oyuncuların yanında bu kadar kısa bir sürede pazarda 3.lüğe yükselmenin önemli bir başarı olduğunun altını çizdi.
28 Kasım 2014 tarihinde Lila Kağıt fabrikasında yapılan toplantıda, Lila Kağıt Pazarlama Direktörü İlke Tunçay, katılımcılara Lila Kağıt’ı anlattı. Lila Kağıt’ın Konya Distrübütörü olan Gıdasan Ekibi, Konya Perder üyesi Market Sahipleri ve yine Konya’nın önde gelen Market Sahipleri’nin ağırlandığı toplantıda, Lila Kağıt’ın kuruluşundan bu güne kadarki gelişimi, markaları ve son olarak Sapro A.Ş ve Hops markasının satış ve dağıtımı üzerine yaptığı işbirliği hakkında detaylı bilgi verdi.
Kurulduğu günden beri Lila Kağıt Pazarlama Direktörü olarak görev alan İlke Tunçay, pazardaki büyük ve eski oyuncuların yanında bu kadar kısa bir sürede pazarda 3.lüğe yükselmenin önemli bir başarı olduğunun altını çizdi. Tunçay, bu başarının en önemli sebebini ise, tüketici ihtiyaçlarını ön planda tutarak geliştirilen yenilikçi ürünlerle ön planda olan markaların tüketicisiyle buluşturmak olduğunu söyleyip farklı tüketici ihtiyaçları ve alım güçlerine göre ayrıştırılan Sofia, Maylo ve Berrak markaları altındaki ürünlerin çıkışında her zaman rakiplerinden bir adım önde olmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Kalitesiyle üst segment grubuna hitap eden Sofia, evlerdeki farklı alanlara göre farklı ürünleri tüketicilerinin tercihine sunarak bugüne kadar yapılmamışı yaptığını, Sofia’nın mutfakta, banyoda, misafir odasında farklı ürün seçenekleri ile hayatı kolaylaştırıp, pratikleştirdiğini anlatan İlke Tunçay, aynı zamanda temizlik kağıdı sektörüne kazandırdığı farklı ürün özellikleriyle pazarda yeni bir dönemin de kapılarını araladığını ifade etti.
“Sofia Ormanları Yok Etmez” sloganıyla başlatılan iletişim kampanyasını da konuklara anlatan İlke Tunçay, Sofia’nın kağıt sektörünün hammaddesi selülozun sağlandığı ormanların korunmasına ve geliştirilmesine fırsat yaratacak ve Türk sanayine katkı sağlayacak bir girişimde bulunduklarını ve 2005 yılında kurulan ENAT (Endüstriyel Ağaç Tarımı San. ve. Tic. A.Ş.)’ın ilk ve tek sponsoru olduğunun altını çizdi.
Tunçay, Lila Kağıt olarak kağıdın ham maddesi olan selülozun tamamını endüstriyel amaçlı yetiştirilen ağaçlardan elde eden sertifikalı tedarikçilerden temin edildiği ve bu ağaçlar kullanıldıkça yerlerine yeni ağaçlar dikildiği, böylece doğal ormanlardaki ağaçların sayısının hiç azalmadığı anlatıldı.
Sapro ile yapılan İşbirliğini de anlatan İlke Tunçay, “Amacımız Lila Kağıt’ın satış, dağıtım ve pazarlama gücü ile Sapro’nun Hops markasının sinerjisini birleştirerek, Hops markasının Türkiye çapında tüm satış, dağıtım ve pazarlamasını yerine getirmektir” dedi ve ekledi:
“Sapro A.Ş ileri teknolojisi ile Avrupa Birliği standartlarına uyumlu olarak üretim yapmaktadır.
Türkiye’de hiçbir firmada olmayan birçok belgeye sahip olan firma, her ay en az 5 uluslararası uzman firma tarafından denetlenmektedir. Bu belgeler sadece kalite kontrol yönetim sistemini değil, ürün güvenirliğini de esas alan sistemlerdir.
Türkiye’de kalitesine inandığınız, yıllardır güvenle kullandığınız hemen hemen tüm markaları çok uzun yıllardır Sapro A.Ş. üretmektedir. Türkiye’nin en büyük havayolu şirketlerinden, en büyük bebek markalarına kadar tüm ıslak mendiller sizlere yıllardır Sapro güvencesiyle sunulmaktadır.”
Lila Kağıt olarak bu yıl için hedefin Hops markası dağılımını arttırmak olduğun söyleyen İlke Tunçay, Lila Kağıt olarak Berrak markalı Tuvalet Kağıdımızla, Türkiye’deki tüm tuvalet kağıdı markalarından daha yüksek sayısal dağılıma sahip olduklarını ve bu gücü Hops markalı ıslak havlular için kullanarak, Hops’un sayısal dağılımını artırarak daha çok tüketiciye ulaşmasını sağlayacaklarını, buna paralel olarak Pazar payı da artacağını hedeflediklerini ifade etti.
Lila Kağıt’ı tanıyalım
Marmara Şirketler Gurubu 2005 yılında, hızla gelişen Türkiye’nin hijyenik kağıt pazarındaki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla %100 Türk sermayeli olarak Lila Kağıt A.Ş’yi kurdu. Lila Kağıt, “Dünya standartlarında temizlik kağıtları üretme” vizyonuyla Kasım 2007 de faaliyetine başladı.
100.000 m²’lik alana kurulu olan Lila Kağıt 2012 Ocak ayında tamamlanan yeni yatırımlarıyla yılda 150.000 ton üretim kapasitesine ulaşmış ve sadece Türkiye’nin değil, Doğu Avrupa, Ortadoğu, Kafkaslar ve Afrika’nın tek kampüsteki en büyük kağıt üretim tesisi olmuştur.
Lila Kağıt 2007 yılında başladığı bobin kağıt üretiminden sonra, 2008 yılında entegre olarak ambalajlı ürün üretmek amacıyla converting tesisini de devreye almıştır. Lila Kağıt bugün 1,3 Milyar TL’yi aşan Türkiye ev içi ve ev dışı temizlik kağıtları tüketim pazarları toplamında %10 pazar payına ulaşmıştır.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
