Genel Haberler
Mobilya sektörünün öncü dernekleri MOSFED için bir araya geldi
Uzun süredir çalışmaları süren ‘Mobilya Federasyonu’ için bir araya gelen mobilya sektörünün öncü isimleri, bundan sonraki süreçte MOSFED adı altında Türkiye mobilyasını, Türkiye’de ve dünyada hak ettiği platformlara taşıyacak.
Türkiye mobilya sektörünün öncü isimlerini bir araya getiren Mobilya Sanayicileri ve İşadamları Dernekleri Federasyonu MOSFED’in kuruluş çalışmaları tamamlandı. Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği MOSDER, Mobilya Aksesuar Sanayicileri Derneği MAKSDER, Mobilya Sanayicileri İthalat ve İhracatçıları Derneği MOBDER, Ofis Mobilyaları Sanayi ve İşadamları Derneği OMSİAD, Ahşap Mutfak ve Banyo Mobilyası Sanayici ve İthalatçıları Derneği MUDER, Mobilya Sanayi ve İşadamları Derneği MOBSAD’ın kuruculuğunda hayata geçirilen MOSFED, sektörün ilk federasyonu olma özelliğini de taşıyor.
Kurucu Başkanlığı’nı aynı zamanda Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği MOSDER Başkanı da olan Ahmet Güleç’in yapacağı Federasyon’un Yönetim Kurulunda ise; Engin Küçük, Murat Tunç, Seyfi Cahit Ayaskan, Munis Tezbaşaran, Ercan Ata ve İsmail Doğan var.
Türkiye mobilyasını temsil eden derneklerin, daha güçlü bir yapıya sahip olmak amacıyla başlattıkları girişimin bir sonucu olan, Mobilya Sanayicileri ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (MOSFED)’in, mobilya sektörüne yeni bir soluk getirmesi bekleniyor. Konuyla ilgili olarak MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, Türkiye mobilya sektörünün 2023 hedeflerine ulaşması konusunda, yeni kurulan federasyonun çok önemli bir kilometre taşı olduğunu belirtiyor ve ekliyor; “Türkiye mobilya sektörü, son 10 yılda ortaya koyduğu başarılı performansı hız kesmeden devam ettiriyor. Türk mobilyacısı son 10 yılda olduğu gibi bundan sonraki süreçte de işine ve Türkiye mobilyasını dünya standartlarına çıkarmaya odaklanmış durumda olacak. Sektörün ihtiyaç duyduğu tasarım odaklı üretim, satış, pazarlama ve bu alandaki araştırma, geliştirme, analiz ve raporlama çalışmaları, kurmuş olduğumuz federasyonun en önemli hedefleri arasında yer alıyor. Federasyonumuz, mobilya sektöründe 10 milyar Dolar ihracat, 25 milyar Dolar üretim kapasitesi hedefimiz için önemli bir adımdır.”
Türkiye mobilya sektörü 10. Kalkınma Planı toplantıları sırasında, Kalkınma Bakanlığı tarafından, 2023 hedefleriyle ilgili olarak düzenlenen 6 milyar Dolar’lık ihracat hedefini, kendi isteğiyle 10 milyar Dolar’a çıkarmış durumda. Geride bıraktığımız 10 yıl içerisinde ise sektör, ihracat tutarını 350 milyon Dolar’dan, 2.2 milyar Dolar’a çıkararak 7 misli bir büyüme sergiledi.
Son 10 yılda dünyada Çin’den sonra en büyük artışı göstererek Türkiye mobilyasını dünya standartlarına ulaştıran Türk mobilyacıları, İstanbul, Ankara, İnegöl, Kayseri, İzmir başta olmak üzere 61 ilde mobilya üretimi yapmakta. Türkiye bir mobilya ülkesidir mesajını yaymaya çalışıyoruz. Üyesi olduğumuz, Avrupa Mobilya Sanayicileri Federasyonu (EFIC) ve Asya Pasifik Mobilya Üreticileri Federasyonu (CAFA) platformlarında da hep bu vurguyu yapıyoruz.
Biliyoruz ki, gelecek dönemde yeni işbirliklerinin kurulması kaçınılmaz oldu ve MOSFED’in sektör oyuncularına yeni fırsatlar doğuracağını ifade eden Mobilya Sanayicileri ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, “Malumunuz, mobilya sektöründe başı çeken gelişmiş ülke pazarları daha kaliteli ürün istiyor. Daha çok tasarımla bezenmiş ürün istiyor. Daha fazla tanınırlık, bilinirlik istiyor. Ölçek ekonomisi mantığıyla bütün bunların üstesinden gelebiliyorsunuz” dedi.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
