Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Moda endüstrisi 30 milyar dolarlık ihracat için podyuma çıkıyor

Editör
Abone Ol:

BMD Başkanı Sinan Öncel, “Global markaların fason üreticisi kimliğini üzerinden atan Türkiye, markalı ekonomiye yöneliyor. İstanbul ise artık moda ve markalar açısından önemli bir merkez olarak algılanıyor” dedi. Türk moda endüstrisinin dünyaya tanıtılmasında en önemli uluslararası etkinlik olarak kabul edilen Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul (MBFWI) başlıyor. 20-24 Mart 2017 tarihleri arasında Beyoğlu Grand Pera’da düzenlenecek MBFWI’nin yenilikleriyle katma değerli ve markalı ihracatta üstlendiği kaldıraç rolünü daha da pekiştirmesi hedefleniyor.

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, MBFWI Komite Başkanı Volkan Atik, Moda Tasarımcıları Derneği (MTD) Başkanı Mehtap Elaidi, Hazırgiyim Sektör Kurulu eski Başkanı Ahmet Akbalık ile İstanbul Moda Akademisi (İMA) Direktörü Seda Lafçı, düzenledikleri basın toplantısıyla dokuzuncu sezonuna giren MBFWI hakkında bilgi verdiler.

İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, 10 yıl önce İstanbul’u bölgenin moda merkezi yapma stratejisiyle göreve başladıklarını hatırlatarak, MBFWI’yı bu anlayışla dizayn ettiklerini söyledi. Etkinlik için bugüne kadar ciddi yatırım yaptıklarının altını çizen Tanrıverdi, küresel hazır giyim devlerinin gözünün bir hafta boyunca Türkiye’nin üzerinde olacağını bildirdi. Hikmet Tanrıverdi, şöyle devam etti: “Hazır giyim ve konfeksiyon üretimde, istihdamda, ihracatta, katma değerde yıllardır ülke ekonomimizin gurur kaynağı olmaya devam ediyor. Sadece üretim tarafında 500 bine yakın istihdamımız, yıllık 17 milyar dolara ulaşan ihracatımız var. Bu rakamın yüzde 15’ini, yani 2,5 milyar doların üzerinde bir kısmını markalı ürünler oluşturuyor. Dünyanın yedinci büyük hazır giyim tedarikçisi olarak elbette hem toplam ihracatımızı hem de markalı ürünlerin payını yeterli görmüyoruz. Hedefi tutturabilmek için markalı ürün ihracatımızı en az 2 katına çıkarmalıyız.

Bunun da yolu tasarıma odaklanmaktan, katma değerli üretimi arttırmaktan geçiyor. Avrupa’daki en büyük rakibimiz İtalya bir kilogram hazır giyim ihracatına karşılık 50 doların üzerinde gelir elde ederken biz henüz 20 dolarlardayız.

Örneğin bizim kilogramını 26 euroya sattığımız kadın giyimi Fransa 41, İtalya ise 71 euroya pazarlıyor. Türkiye’nin kilogramını 29 euroya ihraç ettiği erkek giyimde ise Fransa 40, İtalya 59 euroları yakalıyor. Katma değer yaratmada henüz istediğimiz düzeyde olmasak da hazır giyim üretiminde dünyanın kabul ettiği bir marka ülkeyiz.

Halen 17 milyar dolar olan ihracatımızı orta vadede 30 milyar doların üzerine çıkarmak istiyoruz. Hedefimize ulaşmak için MBFWI’yı kaldıraç olarak kullanacağız. Tasarıma odaklanarak, diğer sektörlerin ulaşamayacağı bir hızda kg başına ihracatımızı yüzde 100 artırıp 40 dolarlara çıkarabiliriz. Bunun için ellerimizde büyüyen MBFWI çok önemli bir misyon üstlenmiş durumda. Katma değerli üretimde bizi Fransa ve İtalya seviyesine çıkaracak sihirli kelime tasarımdır. Tasarımcılarımızın birbirinden iddialı koleksiyonlarını görücüye çıkardıkları MBFWI bu süreçte sektörümüze kaldıraç görevi görecek.”

Sinan Öncel: 99 Türk markası 110 ülkede

BMD Başkanı Sinan Öncel de büyük bölümü hazır giyim olmak üzere 99 Türk markasının 110 ülkede yaklaşık 2 bin 500 mağazası ve 12 bin satış noktasının bulunduğunu hatırlattı. Son 10 yılda Türk markalarının kendini dünya pazarlarına kabul ettirmesinde tasarıma verilen önemin büyük payının olduğunu vurgulayan Öncel, şöyle devam etti: “Bilindiği gibi markalarımızın yurtdışında büyümeleri, ‘Türk Malı’ yerine ‘Türk Markası’ kavramının yaygınlaşması ve global düzeyde başarısı BMD vizyonunun temel taşlarından birini oluşturuyor. Aslında bu hedefler hazır giyim stratejisinin de önemli bir parçası. Bu stratejiyle, global markaların fason üreticisi kimliğini üzerinden atan Türkiye, markalı ekonomiye yöneliyor. İstanbul ise artık moda ve markalar açısından önemli bir merkez olarak algılanıyor. BMD olarak geçmişte olduğu gibi önümüzdeki dönemde de moda tasarımına özel önem vereceğiz. Amacımız, markalarımızı tasarımcılarımızla daha fazla bir araya getirebilmek, bu işbirliğinden ekonomimiz için bir sinerji yaratmak. Türkiye gibi Türk markaları da büyük düşünüyor, rekabetçi yapılarıyla ülke dışında büyüyor.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER