Genel Haberler
Perakende sektörü ticaret hacmi 4.4 büyüme oranıyla 2023 yılında 560 milyar Dolar’a ulaşacak
Çalışmalarıyla ülkemiz perakende sektörüne yön veren Soysal tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Perakende Günleri, Dünya’da ve Türkiye’de perakende sektörüne yön veren duayen isimleri ağırladı.
Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ikinci gün oturumlarında perakende sektöründe e-ticatin rolü, büyüklüğü tartışılırken 2030 yılına dair ufuk turu ve sektörün başarı hikayeleri paylaşıldı.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), Ekonomi Politikaları Analisti Sarp Kalkan Perakende Günleri’13’te sektörün nereden nereye geldiğini aktaran bir araştırmayı katılımcılarla paylaştı. Türkiye ekonomisini sürükleyen sektörlerin başında perakende sektörünün olduğunu söyleyen Kalkan, “Sektör Türkiye’nin büyümesine son 10 yılda % 15 oranında önemli bir katkı sağladı. Perakende sektörü ticaret hacmi ise 4.4 büyüme oranıyla 2023 yılında 560 milyar Dolar’a ulaşacak” dedi.
Türkiye’de ortalama aile başı haftalık gıda harcamasının 145,9 Dolar olduğunu söyleyen Kalkan, 2023’te bu rakamın 373 Dolar’a yükselmesini öngördüklerini belirtti. Son 4 yılda kredi kartı kullanımındaki artışa da dikkat çeken Kalkan, % 160 ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kredi kartı kullanımı artışında ilk sıralarda yer aldığını söyledi.
Perakende sektöründeki istihdama ve çalışanların eğitim düzeyine ilişkin bilgiler de veren Kalkan, 2008-2013 yılları arasında, son 5 yılda sektörde 438 bin kişi istihdam edildiğini açıkladı. Kalkan, bunun 252 bininin erkek, 186 bininin kadın olduğunu belirti.
Sektörde çalışanların eğitim süresinin artışına da dikkat çeken ve bir çok sektörün ortalamasının üzerinde olduğunu vurgulayan Kalkan, “Perakende ve toptan ticarette ortalama eğitim süresi 8.8 yıla yükseldi. Türkiye ekonomisi için kilit rol oynayan perakende sektörü özellikle kadınlar ile orta ve lise eğitim seviyesine sahip gençler için önemli bir istihdam alanı yaratmaktadır. Perakende sektörünün yaşadığı bu dönüşüm önümüzdeki dönemde de devam edecektir” dedi.
Deloitte’un sponsorluğunda gerçekleştirilen Birleşik Markalar Derneği’nin ‘Yurtdışı Açılımı Toplantıları’nın ikincisi Perakende Günleri’13’ün bünyesinde BMD Özel Oturumları’yla gerçekleştirildi. Deloitte Türkiye Tüketim Endüstri Lideri Özgür Yalta ve Deloitte Çin Tüketim Sektörü Şirket Satın Alma ve Birleşmelerinden Sorumlu Ortağı Alan MacCharles, seminer serisinin bu ayağında Çin’deki fırsat kapılarını ele aldılar.
Deloitte Türkiye Tüketim Endüstri Lideri Özgür Yalta, “Perakende sektörü açısından Çin’i, yalnızca her yıl açılan 300’e yakın alışveriş merkezi veya 2020 yılında tüm dünyada gerçekleşecek her 4 TL’lik perakende satışının 1 TL’sinin Çin’de gerçekleşecek olması ile değerlendirmemeliyiz. 2020 yılına geldiğimizde, sektörde üretim ve tedarik stratejisi Çin pazarına göre yapılanacak. Aynı zamanda sektör, moda, tasarım ve iletişimde Çinli tüketiciyi dikkate alarak şekillenecek ve Çin pazarından doğmuş markaların bu sefer Batı’ya açılma süreci başlayacak. Markalarımız için çok sayıda pazarda önemli fırsatlar var, ayrıca kendi pazarımızın cazibesini de eklediğimizde, Çin’in bu önemine rağmen, atılan adımlar sınırlı oluyor. Ancak, Çin pazarında olmak için Türk perakende sektörü, sınırlarını yine de zorlamalı, mağazalaşmalı, mağazalaşamasa bile pazarı çok iyi tanımalı, fırsat kollamalı” dedi.
Deloitte Çin Tüketim Sektörü Şirket Satın Alma ve Birleşmelerinden Sorumlu Ortağı Alan MacCharles da gerçekleştirdiği sunumda “Çin pazarına giriş, bir pazara girişten çok öte, en az 12-18 aylık çok odaklı, kuvvetli, yerel ve Türk ekiplerinin işbirliği ile gerçekleştirilecek hazırlık sonrası ancak netleştirilebilir. Bu zamana sabrı olmayan, finansman açısından buna hazırlığı bulunmayan firmalar için Çin uygun bir pazar olarak gözükmüyor” dedi. Çin’de hala, doğru hedef kitleye ulaşan ve de farkını yansıtabilen markaların fırsatı olduğunu ifade eden MacCharles, e-ticaret ve Çin Komünist Partisi’nin ikinci çocuk kararı ile çocuk ürünleri segmentlerinde önemli fırsatların da incelenmesi gerektiğini belirtti.
Arda Tunca: 2014’de bir gaza bir frene basacağız
Esse Yönetim Kurulu Başkanı Semih Şeftali ve Ekonomist Arda Tunca 2013 yılını değerlendirip 2014 yılına ilişkin öngörüleri paylaştılar. Perakende sektörünün Türkiye ekonomisinde lokomotif rol üstlendiğinin vurgulandığı oturumda Tunca “2014 yılında ekonominin yavaşlamasını bekliyoruz. Maliyet kontrollerinin ön planda olması gereken bir yıl olacak. Bu küçülme anlamına gelmese de büyümenin temposu düşecek. Bir gaza bir frene basacağız” dedi.
Semih Şeftali kredi kartı kullanımının perakende sektörünün büyümesindeki pozitif etkisini vurguladı. Şeftali, “Perakende sektöründe satışların ortalama yüzde 85’i ile yüzde 90’ı kredi kartları üzerinde dönüyor. Organize perakendenin gelişiminde AVM’ler kadar kredi kartlarının da pozitif etkisi var” dedi.
Ümit Zaim: Dünya markaları yaratmalıyız
Perakende Günleri’13’te Ali Saydam tarafından yönetilen oturumda 40 yıllık başarı hikâyesini anlatan Derimod Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Zaim, AVM’lerin gelişmesinin Türk markaları için önemli bir kırılma noktası olduğunu ve markaların büyümesine pozitif katkı sağladığını söyledi. Ümit Zaim, dünya markası olmak için ise ülke olarak algının güçlenmesi gerektiğini belirtti. Zaim, “Bu bileşik kaplar gibidir. İnsan gölgesinin dışına çıkamaz. Türkiye’de İtalya gibi 3-4 nobel aldığımız zaman, 5-6 futbolcumuz Barcelona’da, Chelsea’de, Real Madrid’de oynadığı zaman, birkaç Türk filmi Oscar’da finalde yarıştığı zaman, Türkiye’den de dünya markaları çıkacaktır. Türkiye’den dünya markası çıkartmaya en yatkın sektör perakende sektörüdür” dedi.
Mehmet Ziylan; 2015 ciro hedefimiz 1.8 milyar TL
Perakende Günleri’nde başarı hikayesini paylaşan Ziylan Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ziylan; 2013 yılında 1.1 milyar TL ciro gerçekleştireceklerini açıkladı. Gelecek döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Ziylan, “2015 yılında 220 FLO, 160 Polaris, 70 Lumberjack olmak üzere mağaza sayımızı 450’ye, satış alanımızı 215 bin metrekareye yükseltmeyi hedefliyoruz. 2015 yılı için Ziylan Grup olarak hedefimiz 1.8 milyar TL ciro rakamına ulaşmak” dedi. Avrupa’da marka olmadan dünya markası olunamayacağını vurgulayan Ziylan, 2023 yılına kadar önce Lumberjack markasının ardından da FLO markasını dünya markası yapmak için elimizden geleni yapacağız dedi.
‘Perakende Bahaneleri’ oturumunda şirketlerin kurumsallaşmaları üzerine konuşan Haluk Özmutlu, “Şirketlerin kurumsallaşma sürecindeki standartlarda istisnalar yüzde 15’i geçerse o şirket için gidilecek daha çok yol var demektir” dedi. Özmutlu, tüketici ve sektöre hizmet veren çalışanların profilinin değiştini vurgulayarak şirketlerin bu değişime uygun kurgu yapmaları ve geleceğe kendilerini hazırlamalarını gerektiğini söyledi.
Çok kanallı perakende bulmacası ve sektörün dönüşümü ile ilgili bir sunum yapan Javelin Group CEO’su Tony Stockil, e-ticaret ve mobil uygulamalarla birlikte markalar için rekabetin daha da arttığını söyledi. Tony Stockil, mağazaya gelen müşterinin artık cep telefonundan rakip markaların ürünlerini de inceleyip kıyaslama yapabildiğini vurguladı. Mağazaların eski gücünü giderek kaybettiğini ifade eden Stockil, çok yakın zamanda satışların yüzde 50’sinin internetten yapılacağını bu nedenle markaların bilgi teknolojilerine yatırım yapmalarını gerektiğini belirtti. Stockil, “Mağazalarınızın rolünü yeniden düşünün, müşterilerinize yeni deneyimler yaratın ve mağaza protföyünüzü yeniden şekillendirin. Müşteriler hızlı değişiyor bizim de daha hızlı değişmemiz gerekiyor” dedi.
Dijital dünya düzeni ile ilgili konuşan Clarity Digital Group Başkanı Leonard Brody, teknolojinin ciddi bir değişim ve dönüşüm içerisinde bulunduğunu ve buna bağlı olarak da dünyanın bir dönüm noktasında olduğunu söyledi. Teknolojinin sanayi devrimini bile geride bıraktığını belirten Brody “Teknoloji ile birlikte insanoğlunun sosyalleşme, paylaşma ve tüketim biçimlerinin değişti. 2015 yılı sonunda Batı dünyasındaki evliliklerin yarısı internette olacak” dedi. “İnternet kullanan herkes 2 kişidir” diyen Brody “İnternet kullanan insanların fiziksel ve sanal olmak üzere 2 kişilikleri vardır. Ve bu iki kişilik birbirinden tamamen farklıdır. Artık sanal kişiliğimiz fiziksel kişiliğimizin önüne geçti. Herşeyi yeniden yaşıyoruz, yeniden başlıyoruz ve kuralları yeniden yazıyoruz. Ve önümüzdeki dönemde insanların benliklerinin değiştiğini, yani fiziksel ve sanal kişilikleri anlayan şirketler başarılı olacak” dedi.
Turkcell’in sponsorluğunda gerçekleşen, fütürist ve yazar Dr. Michio Kaku’nun “Dünya Yılı 2030” oturumu konferansın en dikkat çeken oturumlarımdan biri oldu. Kaku sunumu öncesi kısa bir konuşma yapan Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, “Bulunduğunuz sektörde geleceği görmeniz, hazırlık yapmanız lazım. Öngörü sahibi olmak, işini bilmek, çalışmak önemli ancak en nemlisi zamanın adamı olmak” dedi.
New York Kent Üniversitesi’nden Teorik Fizik Profesörü, fütürist ve yazar Dr. Michio Kaku ise sunumuyla yaşanan gelişmeler ışığında geleceğin dünyasına ışık tuttu. Dr. Kaku, yakın gelecekte bilgisayar teknolojisi her yerde ve hiçbir yerde olacak. İnternet gözlükleri yüzleri tanıyacak, özgeçmişleri gösterecek, alt yazıları çevirecek. Bu gözlükler sayesinde en iyi ürün ve fiyat aranabilecek. Tüketiciler bir ürünün maliyeti ve kar marjı gibi bir çok detaya hakim olacak” dedi. Kapitalizmin dijitalleşeceğini vurgulayan Dr. Michio Kaku, “İlk dijitalleşen sektörler müzik ve online işlemler oldu. Bugün medya ve yayıncılık dijitalleşiyor. Gelecekte eğitim, sağlık, ulaşım ve perakende sektörleri de dijitalleşecek. Bu değişime direnmeyin kapitalizmin dijitalleşmesinden faydalanın” dedi. Müşteri için avantajlı bir döneme girildiğini söyleyen Kaku, sektörün markalama ve konumlandırmaya daha fazla odaklanması gerektiğini söyledi.
‘Perakende Güneşi Ödülleri’ sahiplerini buldu!
Perakende sektörüne yönelik etkinlikleri ile fark yaratan, katma değer sağlayan ve sektörü aynı çatı altında toplayan Soysal tarafından düzenlenen Perakende Günleri “Perakende Güneşi Ödülleri” ile son buldu. 21 Kasım 2013 tarihinde Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen törenle sektörün başarılı isimleri ve çalışmaları ödüllendirildi.
Bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Perakende Güneşi Ödülleri Töreni’nin moderatörlüğünü sektörün yakından tanıdığı, Kiler Perakende Grubu Genel Müdürü ve Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı Nihat Özdemir yaptı. Perakende Güneşi Ödülleri’nin en önemli ödüllerinden biri olarak kabul edilen ve sektöre yıllarca hizmet eden başarılı isimlere verilen Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne ise bu yıl Desa Yönetim Kurulu Başkanı Melih Çelet layık görüldü.
Perakende Güneşi 2013 Ödülü’ne hak kazananlar;
* Yaşam Boyu Başarı Ödülü/Melih Çelet, Desa Yönetim Kurulu Başkanı
* SKM Projects+ Farklılık Özel Ödülü/Armaggan
* Perakendeye Katkı Ödülü/Turquality
* En Başarılı Profesyonel Yönetici Ödülü-Mağazalar/Ahmet Yanıkoğlu, Watsons Genel Müdürü
* En Başarılı Profesyonel Yönetici Ödülü-Marketler/Mustafa Altındağ, Şok Genel Müdürü
* En Başarılı Profesyonel Yönetici Ödülü-Alışveriş Merkezleri/Aytaç Özçiçek, AVM MFI Partners Alışveriş Merkezleri Yönetim Direktörü
* En Başarılı Profesyonel Yönetici Ödülü – Yiyecek ve İçecek İşletmeleri/Gazi Akyol, Sunset Grill&Bar İşletme Müdürü
* Genç Liderler Ödülü/Ahmet Said Kavurmacı, Aydınlı Grup Yürütme Kurulu Başkanı
* En Başarılı Sosyal Medya Kullanımı Ödülü/Mudo, Sen Annenden Ne Öğrendin?
* Çevre ve Sürdürülebilirlik Ödülü/Migros
* Yılın Alışveriş Merkezi Müdürü Ödülü/Mahmut Metin Gültekin, Tepe Nautilus Alışveriş Merkezi Müdürü
* En Başarılı İnsan Kaynakları Uygulaması Ödülü/Bimeks, +Bi Down Projesi
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
