Genel Haberler
PERYÖN, Anadolu’da KOBİ’lerle buluşuyor
PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Sevilay Pezek Yangın, 28 Nisan Dünya İş Güvenliği günü ve 4-5 Mayıs 2015 İş Sağlığı ve Güvenliği haftası dolayısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) kültürünü KOBİ’lerde yaygınlaştırmak üzere yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.
PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Sevilay Pezek Yangın, 28 Nisan Dünya İş Güvenliği Günü ve 4-5 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Haftası dolayısıyla KOBİ’lerde İSG kültürünü yaygınlaştırmak üzere yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.
2013’te 6331 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte KOBİ’lerin oldukça karmaşık, yeni düzenlemelerle başbaşa kaldığını söyleyen Yangın, “Kanunun küçük ve büyük işyeri ayırımını ortadan kaldırması KOBİ’ler bakımından bilinmezleri ve uygulama güçlüklerini de beraberinde getirdi. Oysa İSG kültürünün gelişmesi gereken öncelikli yerler KOBİ’lerimiz. TÜİK verilerine göre, 2014’te KOBİ’ler toplam girişim sayısının yüzde 99,8’ini, istihdamın yüzde 75,8’ini, maaş ve ücretlerin yüzde 54,5’ini, cironun yüzde 63,3’ünü oluşturuyor. Bu veriler Türkiye ekonomisinde KOBİ’lerin önemini ve rolünü açıkça gösteriyor. Bu yüzden kanunun uygulanmasında zorluk yaşadığını gördüğümüz, büyük şirketlerdeki olanaklardan yoksun olan ve iş güvenliği alanında çalışmalara ihtiyacı olan KOBİ’lere yol göstermeyi ve iş güvenliği kültürünü toplum geneline yaygınlaştırmayı hedefledik. 2013’ten bu yana Yönetim Kurulu Üyemiz Prof. Dr. Erdem Özdemir liderliğinde gönüllülerimizin de desteğiyle eğitim ve bilgilendirme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İSG konusunu sosyal sorumluluk olarak önceliklendiren Türkiye’nin lider şirketleriyle işbirliği içinde çalışıyoruz. Türkiye’nin de en önemli gündem maddesi olduğuna inandığımız İSG konusunda insan yönetimiyle iş güvenliğini bütünleştirmek, iş güvenliğini bir kültür haline getirmek konusunda sorumluluk almak amacıyla projelerimizi gönüllü lider şirketler ve üyelerimizin desteğiyle sürdüreceğiz. Bu yıl kongremizde de İSG konusunu bu anlamda geniş şekliyle ele alacağız. Türkiye İnsan Yönetimi Derneği olarak, gerek KOBİ’ler ve gerekse de büyük şirketlerdeki uygulamacılara yol göstermek ve insan yönetimi profesyonellerine destek olmak istiyoruz.”
Projenin Lideri Prof. Dr. Erdem Özdemir de son yıllarda dünyada ve Türkiye’de İSG kavramının kapsamındaki değişim ve genişlemeye dikkat çekti ve çalışmalarını bu yönde geliştirdiklerini aktardı. Özdemir, “İSG’nin insan yönetimi bakımından çok önemli bir yeri var ve bu konu gittikçe daha da önem kazanıyor. Özellikle bu yıl meslek hastalıkları altını çizdiğimiz bir konu oldu. Ülkemizde bir yılda yaklaşık 800 kadar meslek hastalığı tespit edilebiliyor. Oysa gerçek rakamın 33 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Konuyla ilgili uyarıları yaparak gereken önlemlerin alınması için çalıştık. Ek olarak sağlık, sadece fiziksel değil, sosyal ve ruhsal olarak da tam bir iyilik hali olarak tanımlanıyor. Bu doğrultuda önümüzdeki dönemlerde çalışanın ruh sağlığının korunması, mobbing (psikolojik taciz) gibi konular da İSG kapsamında gündeme daha çok gelecek” dedi.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
