Genel Haberler
Sorumluluğu paylaşalım!
Türk Hazır Giyim Endüstrisi koronavirüs salgınını en az hasarla atlatabilmek için yurt içinde ve yurt dışında girişimlerini hızlandırdı.
Sektörün amiral gemisi konumundaki İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), salgını en az hasarla atlatabilmek için 4 maddelik acil önlemler paketi hazırladı. İHKİB, Türkiye’den her yıl milyarlarca dolarlık ithalat yapan alım grupları ve aralarında Inditex Grup, H&M, Marks and Spencer, Primark, Best Seller gibi küresel markalarla da mektup diplomasisi başlatarak siparişi verilen ve depolarda bekleyen ürünlerin ödemelerinin yapılmasını istedi.
Üretimi tamamlanmış yüz milyonlarca dolarlık sipariş depolarımızda kaldı
2020’ye 19 milyar dolar ihracat hedefi ile başladıklarını ve yılın ilk iki ayını yüzde 7 artıda kapattıklarını vurgulayan İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe, koronavirüs salgınının Avrupa’da yayılmaya başlaması ile birlikte bütün hesapların alt üst olduğunu bildirdi.
Gültepe, Türkiye hazır giyim ihracatının yaklaşık yüzde 70’ini AB ülkelerine ve İngiltere’ye yaptığını hatırlatarak şöyle devam etti:
“Özellikle İtalya, İspanya, Fransa ve İngiltere’deki bilançosu ağırlaşan salgın nedeniyle Avrupa piyasaları Mart başında neredeyse tamamen kapandı. Üretimi tamamlanmış yüz milyonlarca dolarlık sipariş depolarımızda kaldı. Aynı şekilde milyarlarca dolarlık sipariş iptal edildi. Mart ayı ihracatımız geçen yıla oranla yüzde 27 daraldı. Nisan ve Mayıs aylarında bu daralmanın yüzde 70 – 80’in üzerine çıkmasından endişe duyuyoruz. Çok değil 3 ay önce yüzde 85 kapasite ile çalışan sektörde kapasite kullanım oranı yüzde 30’lara geriledi. Hem salgın önlemleri hem de sipariş olmadığı için firmalarımızın bir bölümü üretime ara verdi, bir bölümü minimum kapasite ile çalışıyor. Tablonun en az 3 ay iyiye gideceğine dair bir ışık görünmüyor. Bu sürecin üretime, istihdama ve ihracata olumsuz etkilerini en aza indirmek, özellikle çalışanlarımızı üretimde tutabilmek için hem siyasi otorite hem de yıllardır iş birliği yaptığımız küresel markalarla dayanışmamızı güçlendirmemiz gerekiyor.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 18 Mart’ta açıkladığı İstikrar Kalkanı Paketi’nde yer alan önlemlerin sektöre moral olduğunu ifade eden Mustafa Gültepe, özellikle kısa çalışma ödeneğini çok önemsediklerini ancak bürokrasinin azaltılarak sürecin hızlandırılmasını ve daha yaygın hale getirilmesini beklediklerini söyledi.
Acil önlem paketimiz uygulanırsa salgın sonrası kaldığımız yerden devam ederiz
Tüm önlemlere rağmen sektörün türbülanstan çıkıp kendini toparlamasının 1 yılı bulacağına vurgulayan Gültepe, şöyle devam etti:
“Müdahalede gecikir, doğru tedavi yöntemlerini uygulamazsak yoğun bakıma alınmak zorunda kalan hasta misali sektör ağır hasarlarla karşı karşıya kalabilir. Böyle bir ihtimali düşünmek bile istemediğimiz için 4 maddelik acil önlem paketi hazırladık. Bir an önce hayata geçirilmesini istediğimiz önerilerimiz şöyle:
- Kısa çalışma ödeneği Nisan ayından başlamak üzere en az 5 aya çıkarılmalı ve prosedür kolaylaştırılmalı.
- SGK primi ve vergi ödemeleri gibi kamu alacakları ile kredi taahhütleri 1 yıl ötelenmeli.
- KDV alacaklarının yüzde 90’ı teminat mektubu karşılığında firmalara ödenmeli.
- Depolarda kalan ürünlerin stok maliyetlerinin karşılanması için Ticaret Bakanlığımızın başlattığı çalışma hızla tamamlanarak ihracatçılarımıza acil ‘can suyu’ oluşturulmalı.”
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
