Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

“Sürdürülebilirliğin DNA’sında iletişim var: Nasıl Keşfedilir?”

Editör
Abone Ol:

Dünyanın en önemli 50 konferansı arasında gösterilen global Sustainable Brands buluşmalarının İstanbul ayağı olan Sürdürülebilir Markalar Konferansı’nda, “Sürdürülebilirliğin DNA’sında iletişim var: Nasıl Keşfedilir?” başlıklı bir oturum düzenlendi.

Bu yıl İstanbul’da üçüncü kez, ‘How Now’ temasıyla gerçekleştirilen Sustainable Brands-Sürdürülebilir Markalar 2015 Konferansı’nda, “Sürdürülebilirliğin DNA’sında iletişim var: Nasıl Keşfedilir?” başlıklı bir oturum düzenlendi. Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Semra Sevinç’in yönettiği oturumda, Reklamcılar Derneği Başkanı Kayhan Şardan, Kurumsal İletişimciler Derneği – KİD Başkanı Bengi Vargül ve İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği – İDA Başkanı Işıl Arıdağ konuşmacı olarak yer aldı. Sürdürülebilirlik iletişiminin neden önemli olduğu konusunu masaya yatıran konuşmacılar, marka itibarını yönetmek için önerilerini konferans katılımcılarıyla paylaştı.

İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği – İDA Yönetim Kurulu Başkanı Işıl Arıdağ, “İş dünyasının sürdürülebilir markalar yaratması ve yönetmesi, artık bir tercih değil, zorunluluk. Ancak, sürdürülebilirlik misyonu taşıyan bir markanın anlayış ve doğrularının, tek başına dünyayı kurtarması mümkün değil. İş dünyası ile birlikte, devlet politikalarının, fikir önderlerinin, üniversite çevrelerinin ve sivil toplum kuruluşlarının eşgüdümlü işbirliği ve önderliğiyle geleceğimizi şekillendirmek mümkün” diye konuştu. İletişim mesleğinin görevinin tüm paydaşları ve özellikle toplumu bilgilendirmek, bilinçlendirmek, ikna etmek ve aynı amaç uğruna harekete geçirmek olduğunu dile getiren Arıdağ, “Marka misyonu toplum tarafından benimsenmediği takdirde başarmak mümkün değil” dedi.
Sürdürülebilirlik iletişimini 3s+1ö ile ifade etmek gerektiğini vurgulayan Arıdağ, sözlerine şöyle devam etti: “Toplum dinamiklerini değiştirmek için markanın özünde 6P taşıması, iletişimin özünde 3S+1Ö’yü benimsemesi gerekiyor. Eskiden People, Planet ve Profit ile 3P formülü geçerli iken, şimdilerde 6P konuşuluyor. Partnership, Participation ve en önemlisi Purpose eklendi. Öte yandan iletişimin özündeki 3 S, Sorumluluk, Samimiyet, Sadelik ve Ölçülebilirlik. Sorumlu, çünkü odağında insan var. Vatandaşın, müşterinin, kullanıcının dinlenmesi ve hakkının korunması gerekiyor. Dürüstlük ve şeffaflık,  sürdürülebilirlik iletişiminin vazgeçilmezleri. Bu da güven demek. Güvenilir olmak demek.  Sadelik de çok önemli. İletişim profesyonelinin kompleks veya değil, işi çok iyi anlaması gerekiyor. Ardından da tüm paydaşların anlayabileceği, kabul edeceği ve ufak adımlarla hayata geçireceği bir iletişim diline tercüme etmesi gerekiyor. Son olarak, her program sonuç hedefli olmakla birlikte, sürdürülebilirlik iletişiminde dinamik bir süreç yaşandığı bir gerçek… Birçok bilinmez ile çıkılan yolculukta, ekonomik, politik, sosyolojik ve teknolojik parametrelere bağlı olarak hareket planını sürekli gözden geçirmek gerekiyor. Her hâlükârda, kantitatif ve kalitatif yönetmelerle değişimi izlemek bir mecburiyet. Nihai hedef ise toplumsal tutum ve davranış değişikliği. Topluma değer katan bir sürdürülebilir marka için,  iş planları kadar toplum dinamiklerini takip etmek gerek. Bu da yetmez… Toplum dinamiklerini değiştirmek bir o kadar önemli. Markanın özünde 6P’yi taşıması kadar, iletişimin özünde 3S+1Ö’yü benimsemesi gerekiyor.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER