Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

“Türkiye, buğday ve un üretiminde söz sahibi”

Editör
Abone Ol:

Dünyanın en büyük buğday üreticisi ve un ihracatçısı ülkelerini barındıran Avrasya’nın yönetimi, Türkiye için büyük bir önem taşıyor.

Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel’de 11 Mart Pazartesi günü düzenlenen basın toplantısında konuyla ilgili açıklama yapan TUSAF ve IAOM Avrasya Yönetim Konsey Başkanı Eren Günhan Ulusoy, “Yapılan araştırmalar sonucunda, buğday 12 bin yıllık bir bitki olup kökleri Göbeklitepe’ye dayanmaktadır. Medeniyetin ilk başladığı yer olarak kabul edilen Göbeklitepe, aynı zamanda buğdayın da anavatanıdır. Dünyada 220 milyon hektar ile ekim alanı en geniş tahıl ürünü olan ve 30 bin çeşidi olan buğdayın anavatanı Türkiye, IAOM Avrasya Yönetim Konsey Başkanlığı ve İcra Direktörlüğü göreviyle kendine yeni bir misyon daha edinmiştir. Yaklaşık 6 yıldır dünyanın un ihracat şampiyonu olan ve dünya un ihracatının yüzde 30’unu tek başına yapan Türkiye, bir başka ifadeyle 730 milyon tonluk (2018) dünya buğday üretiminin yüzde 30’unu ve 12 milyon ton dünya un ihracatının yüzde 55’ini gerçekleştiren 32 ülkeden oluşan Avrasya bölgesini yönetecek. Başka bir ifadeyle 180 milyar dolar büyüklüğe sahip buğday piyasasının 55 milyar dolarını, yine 5 milyar dolarlık un piyasasının 2,5 milyar dolarını Türkiye kontrol edecek. Uzun zamandır çalışmalarda bulunduğumuz başkanlık görevinin, Türkiye’nin en büyük federasyonlarından biri olan ve un sektörünün kapasite olarak yüzde 90’ını temsil eden TUSAF koordinasyonunda Türkiye’ye verilmesi, federasyonumuzun da başarısını taçlandırmıştır. 19 milyon ton (2018) ile dünya buğday üretiminde ilk 10 ülke arasında yer alan, dünyanın 6 yıldır un ihracat şampiyonu ve değirmen makineleri ihracatında dünya 2. Türkiye, Avrasya Bölge Direktörlüğü ile köklerinden aldığı güçle, buğday ve un piyasalarının geleceğine yön verecek.” dedi.

Buğday piyasalarının kalbi Avrasya’da atıyor

Türkiye’nin IAOM Bölgesel Direktörlüğü’nü üstleneceği Avrasya Bölgesi, toplam nüfusları 2 milyarı aşan ve toplam 7.1 trilyon dolar ekonomik büyüklüğü bulunan 32 ülkeden oluşmakta. Avrasya Bölgesi, aynı zamanda dünya buğday üretiminin ve un ihracatının en büyük oyuncularına ev sahipliği yapmakta. 71,6 milyon ton buğday üretimiyle ile dünyanın en büyük 5 buğday üreticisinden biri olan Rusya, tek başına dünya buğday üretiminin yüzde 10’unu, Avrasya bölgesinin ise yüzde 30’unu temsil etmekte. Bu 32 ülke içerisinde; 25 milyon ton buğday üretimiyle Ukrayna, 16 milyon ton üretimiyle Kazakistan, 19 milyon ton üretimiyle Türkiye bulunmakta. “Buğday, 2018 yılı itibariyle dünyada 730 milyon ton üretilmekte ve 740 milyon ton tüketilmektedir. Son 15 yıllık projeksiyona baktığımız zaman dünya buğday ihracatı yüzde 50 artmıştır. Rusya, Kazakistan ve Ukrayna dünya buğday ihracatını yüzde 730 artırırken, bu 3 ülkenin dünya buğday ihracatındaki payı yüzde 31 olmuştur. 71.6 milyon ton ile dünyanın en büyük 5 buğday üreticisinden biri olan Rusya, Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerine ihracatını yüzde 60 artırırken, ABD’nin ihracatı ise yüzde 30 azalmıştır” diyen Ulusoy, Avrasya ülkelerinin ileriki dönemde buğday üretimindeki gücünü daha da artıracağını sözlerine eklerken, Avrasya Bölge Direktörlüğünün, Latin Amerika, Orta Doğu ve Afrika ve Güney Doğu Asya direktörlüklerinden daha güçlü bir konumda olduğunu söyledi.

Avrasya bölgesi ülkeleri:

Türkiye, Rusya, Beyaz Rusya, Ukrayna, Moldova, Makedonya, Bosna Hersek, Romanya, Polonya, Bulgaristan, Slovakya, Sırbistan, Hırvatistan, Karadağ, Macaristan, Arnavutluk, Kosova, Letonya, Estonya, Litvanya, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Moğolistan, Afganistan, Pakistan ve Hindistan.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER