Genel Haberler
Üreticide 17, markette 27 üründe fiyat arttı
“Üreticide 32 kuruş olan lahana markette 1 lira 55 kuruşa, 60 kuruş olan portakal 2 lira 72 kuruşa, 55 kuruş olan patates 2 lira 2 kuruşa, 34 kuruş olan maydanoz 1 lira 23 kuruşa, 9 lira olan kuru kayısı 32 lira 28 kuruşa, 75 kuruş olan pırasa 2 lira 68 kuruşa, 53 kuruş olan kuru soğan 1 lira 85 kuruşa satılmaktadır”.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ocak ayında markette 42 ürünün 27’sinde, üreticide 34 ürünün 17’inde fiyatlar arttığını, markette 11, üreticide 7 üründe fiyatların düştüğünü, fiyatın markette 4, üreticide 10 üründe değişmediğini bildirdi.
Bayraktar, Ocak ayında fiyatı en fazla artan ürünün markette kuru incir, üreticide mandalina, fiyatı en fazla düşen ürünün ise markette karnabahar, üreticide limon olduğunu belirtti.
Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, üreticiden tüketiciye, halkın tamamını yakından ilgilendiren gıda fiyatlarındaki değişimleri takip etmeye ve kamuoyunu doğru bilgilendirmeye devam ettiklerini belirtti.
Market fiyatlarındaki değişim
Ocak ayında market fiyatlarında pırasa, lahana, kuru kayısı ve mısırözü yağı, fiyatında değişim görülmezken, fiyat düşüşünün yüzde 10,37 ile en fazla karnabaharda meydana geldiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 8,70 ile yumurta, 8,19 ile marul, yüzde 7,01 ile yeşil soğan, yüzde 6,27 ile havuç, yüzde 5,72 ile elma, yüzde 3,17 ile patates, yüzde 2,12 ile nohut, yüzde 1,12 ile toz şeker, yüzde 0,82 ile kırmızı mercimek, yüzde 0,25 ile yeşil mercimek izledi.
Markette en fazla fiyat artışı ise yüzde 24,19 ile kuru incirde görüldü. Kuru incirdeki fiyat artışını yüzde 18,66 ile sivri biber, yüzde 16,86 ile patlıcan, yüzde 16,01 ile salatalık, yüzde 14,31 ile kuru soğan, yüzde 12,94 ile limon, yüzde 9,30 ile kaşar peyniri, yüzde 8,27 ile tavuk eti, yüzde 7,69 ile beyaz peynir, yüzde 7,19 ile maydanoz, yüzde 6,66 ile kabak, yüzde 6,21 ile Antep fıstığı, yüzde 3,72 ile mandalina, yüzde 3,15 ile tereyağı, yüzde 2,95 ile ıspanak, yüzde 2,50 ile zeytinyağı, yüzde 2,31 ile fındık, yüzde 2,30 ile ayçiçeği yağı, yüzde 1,56 ile kuzu eti, yüzde 1,39 ile kuru üzüm, yüzde 1,37 ile domates, yüzde 1,30 ile dana eti, yüzde 0,86 ela yoğurt, yüzde 0,56 ile pirinç, yüzde 0,43 ile portakal, yüzde 0,40 ile kuru fasulye, yüzde 0,23 ile süt takip etti.”
Üretici-market fiyat farkı
Ocak ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla lahana, portakal, patates, maydanoz, kuru kayısı ve pırasada yaşandığını bildiren Bayraktar, üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 389,05 ile lahanada görüldüğünü, fiyat farkının portakalda yüzde 353,89, patateste yüzde 267,03, maydanozda yüzde 262,55, kuru kayısıda yüzde 258,67, pırasada yüzde 257,33, kuru soğanda yüzde 251,75’i bulduğunu vurguladı.
Lahana 4,9 kat, portakal 4,5 kat, patates 3,7 kat, maydanoz, kuru kayısı ve pırasada 3,6 kat, kuru soğan 3,5 fazlaya tüketiciye satıldığına dikkati çeken Bayraktar, “bugün üreticide 32 kuruş olan lahana markette 1 lira 55 kuruşa, 60 kuruş olan portakal 2 lira 72 kuruşa, 55 kuruş olan patates 2 lira 2 kuruşa, 34 kuruş olan maydanoz 1 lira 23 kuruşa, 9 lira olan kuru kayısı 32 lira 28 kuruşa, 75 kuruş olan pırasa 2 lira 68 kuruşa, 53 kuruş olan kuru soğan 1 lira 85 kuruşa satılmaktadır” dedi.
Fiyat değişimlerinin nedenleri
Üretici fiyatlarında en fazla fiyat artışının mandalinada görüldüğünü, mandalinanın yanı sıra sivri biber, salatalık, patlıcan, havuç, kuru üzüm, ıspanak, kabak, karnabahar gibi ürünlerde fiyat artışları yaşandığını vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi:
“Üreticilerde en fazla fiyat artışı mandalinada olmuştur. Mandalinada artık hasadın sonun yaklaşılması ve hali hazırda geçci çeşitlerin hasadının yapılıyor olmasıyla birlikte fiyatlarda artış yaşanmıştır.
Sivri biber, salatalık, patlıcan, kabak, domates gibi örtü altında yetişen ürünlerde havaların soğumasıyla birlikte fiyatlarda artış olmuştur. Havuçta artan taleple birlikte fiyatlar yükselirken, kuru üzümde üreticinin elinde çok az ürün kalması ve ihracat değerindeki artış fiyatlara yansımıştır. Ispanak ve karnabaharda soğukların ürünü etkilemesiyle birlikte fiyatlarda artış yaşanmıştır.
Üreticilerde fiyatı düşen ürünlere baktığımızda limonda piyasada yaşanan doygunluğun yanı sıra hasat edilen çeşidin değişmesi fiyatlarda düşüşe yol açmıştır. Lahana ve marulda hasat edilen ürün miktarındaki artış fiyatlara yansımıştır. Elmada ise hasat ve pazarlama sezonu ortalamasının alınması nedeniyle fiyatlar düşüş görülmüştür. Patateste ise piyasalardaki durgunluk fiyat düşüşünde etkili olmuştur. Zeytinyağında da alımlardaki yavaşlama fiyatlara yansımıştır.”
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
