Genel Haberler
YASED’in yeni dönem yönetim kurulu belirlendi
Ahmet Erdem, Şubat 2015’ten bu yana yürüttüğü YASED Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine yeniden seçildi. Türkiye’deki uluslararası doğrudan yatırımların yaklaşık yüzde 75’ini temsil eden YASED – Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin, önümüzdeki iki yıl boyunca görev yapacak Yönetim ve Denetim Kurulları’nın seçildiği 36’ıncı Genel Kurul toplantısı, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin katılımıyla, 24 Şubat’ta İstanbul’da gerçekleştirildi.
Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, Şubat 2015’ten bu yana yürüttüğü YASED Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine yeniden seçildi. YASED’in yeni Yönetim Kurulu’nun diğer üyeleri ise şu isimlerden oluştu: Ahmet Ümit Danışman, Aslı Başgöz, Aylin Somersan Coqui, Ayşem Sargın, Burak Aydın, Canan Özsoy, Ebru Özdemir, Emin Fadıllıoğlu, Felix Allemann, Harm Goossens, Hasan Alp Alemdar, Haydar Yenigün, Meral Eredenk, Murat Kansu, Serkan Kartal, Sinan Şahinbaş, Steven Young, Tankut Turnaoğlu ve Ziya Erdem.
Genel Kurul toplantısının açılışında Türkiye’deki yatırım ortamını değerlendiren bir konuşma yapan YASED Başkanı Ahmet Erdem, “YASED üyesi uluslararası şirketler; istihdam yaratarak, dünyanın dört bir tarafına Türkiye’den ihracat yaparak, yeni teknolojilerin ve Ar-Ge çalışmalarının ülkemizdeki katma değeri yükseltmesine öncülük ederek Türkiye ekonomisinin uluslararası rekabet gücünü artırmakta, ülkemizin refah seviyesinin yükselmesine katkı sağlamaktadır” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:
“YASED’in 35. Genel Kurulu’nu 19 Şubat 2016 tarihinde yapmıştık. Çok uzak olmayan bir tarih; ancak o günden bu yana gerek dünyada, gerek bölgemizde ve gerekse ülkemizde birçok önemli gelişme oldu. Özellikle 15 Temmuz gecesi meydana gelen hain girişimden sonra Türkiye’ye, çalışanlarımıza ve hissedarlarımıza karşı olan sorumluluklarımız çerçevesinde işlerimizin, yatırımlarımızın devamını sağladık, ülkemizin yurtdışında yanlış algılarla tanınmaması için pek çok paylaşımda bulunduk. Yatırımcı güveninin desteklenmesi amacıyla inisiyatif üstlendik. Kamu ile üyelerimiz arasında köprü olmaya büyük önem verdik.”
Kesintiye uğramadan devam eden kamu yatırımlarının desteği ve hükümetin reformlar konusundaki kararlılığını sürdürmesi ile birlikte Türkiye’nin, hiçbir zaman kaybetmediği dinamizmiyle yoluna devam edeceğini vurgulayan Erdem, “Türkiye’deki YASED üyesi uluslararası doğrudan yatırımcı şirketler olarak, bizler işimizin başındayız. Gün, daha fazla çalışma ve üretme günüdür” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “YASED üyeleri Türkiye ekonomisinin potansiyeline duydukları kuvvetli inançla üretmeye, ihracat yapmaya ve istihdam yaratmaya, Türkiye’deki yatırım ortamına ve iş dünyasına katkı sağlamaya, bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki dönemde de, aynı kararlılıkla devam edeceklerdir.”
Türkiye’ye doğrudan yatırım girişleri aralık ayında canlandı
Konuşmasında, uluslararası doğrudan yatırım akışına ilişkin bilgiler de veren Erdem, “2002 yılına kadar yılda yaklaşık 1-2 milyar dolar seviyesinde olan Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) girişleri, serbest piyasa ekonomisinin ihtiyaç duyduğu reformların gerçekleştirilmesi ile yükselmiş, 2005 yılından bu güne kadar toplam 175 milyar dolara, yani yıllık bazda ortalama 14.5 milyar dolara ulaşmıştır. 2009 yılı sonlarında başlayan küresel ekonomik durgunluğun altıncı yılını tamamlamak üzereyiz. Bu konjonktürde, yatırımcıların temkinli duruşu tercih etmesi ile birlikte, uluslararası doğrudan yatırım akışında küresel çapta yavaşlama gözlemleniyor” dedi ve ekledi:
“UNCTAD Dünya Yatırım Raporu geçici verilerine göre; 2016 yılında küresel UDY akışının yaklaşık yüzde 13 oranında düşmüş olması bekleniyor. Buna paralel olarak 2016 yılında ülkemize UDY girişinin 12.1 milyar dolar olduğunu görüyoruz. Bu, ülkemiz ve bölgemizdeki gelişmeleri dikkate aldığımızda, beklenenden yüksek bir rakam. Ayrıca yatırımların yılsonuna doğru artan bir eğilimde olması, olumlu bir gösterge. Bunu kalıcı kılmak ve bu yatırımların verimliliğini arttırmak için el birliğiyle çalışmaya devam etmeliyiz. YASED olarak, ülkemizin sahip olduğu potansiyelin farkındayız ve küresel UDY’den aldığımız payı, iş dünyamız ve hükümetimiz, elbirliği ile yüzde 3’e kadar çıkarabileceğimize inanıyoruz.”
Hızlı büyüme için uluslararası doğrudan yatırım gerekiyor
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ise konuşmasında, “Türkiye ekonomisini uluslararası doğrudan yatırımların desteğiyle büyütme planımız var. Türkiye’nin uluslararası sermayeye ihtiyacı var. Ekonomik büyüme için bu bir zorunluluk. Türkiye, sürdürülebilir bir şekilde yıllık yüzde 6 ve üzerinde bir hızla büyümesi gereken bir ülke. Bu büyüme performansını yakalamak için uluslararası doğrudan yatırım çekmemiz gerekiyor” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’ye daha fazla uluslararası doğrudan yatırım çekebilmek için çok sayıda yasal düzenleme yaptık. Uluslararası şirketlerin temsilcileri olan sizlere sesleniyorum. Yatırım yapmak için neye ihtiyacınız varsa, gelin konuşalım. Sizlere her türlü desteği vermeye hazırız.’’
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
