Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Yeme içme sektöründeki değişimin AVM’lere etkisi

Editör
Toğrul Gönden
Abone Ol:

ETÜDER’in Türkiye genelinde yaptığı bir araştırma ev dışı tüketimin 2015 yılında yıllık bazda 11% artarak 55 milyar TL’ye ulaştığını gösteriyor. Bu artış 2011 – 2015 dönemine bakıldığında +120% ile daha da belirgin hale gelmiş durumda. Araştırma yıllık kişi başı harcamanın 730 TL olduğunu ortaya koyarken, Amerika’daki yıllık kişi başı harcamaların Türkiye’nin 9 kat üstünde olduğunun altını çiziyor.

Ev dışı harcamalara baktığımızda ise gıda harcamalarının büyük bir paya sahip olduğunu; bu harcamaların içerisinde ise %56 ile restoran ve fast food zincirlerinin en büyük payı oluşturduğunu görüyoruz. Bu oranlara bakıldığında restoran ve fast food zincirlerinde yıllık kişi başı harcamanın 253TL olduğu ortaya çıkıyor ki bu rakam nüfus ile çarpıldığında pazar büyüklüğünün yaklaşık 19 milyar TL olduğu gözüküyor. Sektörün yılda ortalama %12,5 büyüdüğünü varsayarsak pazarın 2023 yılına kadar 49 milyar TL’ye ulaşacağını söyleyebiliriz.

Avrupa bazlı bir diğer araştırmaya göre ise ziyaretçilerin %66’ısı AVM’de yemek yiyor ve %40’ı gideceğinin AVM’yi yeme içme tercihlerine göre seçtiğini söyleyen Cushman & Wakefield Yönetici Ortağı Toğrul Gönden, “Yine aynı araştırma food court ziyaretçilerinin %89’unun 15 dakikadan fazla, %76’sının 30 dakikaya kadar ve %24’ünün ise alışveriş merkezlerinde bir saat ve üzeri zaman harcadığını ortaya koyuyor. Bu sonuçlar AVM’lerin yeme içme çeşitliliğinin ve kalitesinin ziyaretçi sayılarına ve AVM’de ortalama kalış zamanı ve dolayısıyla toplam harcamaya olan potansiyel etkisini gösteriyor. Araştırma ayrıca Avrupa’daki AVM’lerin bu etkileri değerlendirerek 2010 ve 2015 yılları arasında ortalama yeme içme alanlarını %38 büyüttüğünü ve sonuç olarak son 10 yılda food court ziyaretçi sayısını %100 arttırdığını ortaya koyuyor” dedikten sonra bu gelişimin AVM’lere yansımasını şöyle özetledi:

“Türkiye genelinde yaptığımız araştırmalara göre 5 yıldan eski AVM’lerde yeme içme perakendecilerinin payı 12%-15% bandında seyrederken, yeni geliştirilen AVM’lerde bu pay 20%-23%’lere kadar arttı ve daha da artacak görüşündeyiz.

Türkiye’de yeme içme ağırlıklı birçok yeni konsept ve AVM geliştiriliyor. Ziylan’ın Ataşehir’deki Watergarden ve Özak GYO’nun 216 Bulvar projeleri bunlara örnek olarak gösterilebilir. Bununla birlikte Galleria Ataköy’ün ve Akmerkez’in büyütülüp cadde yönünde restoranların açılması da benzer bir gelişme. Alışveriş merkezlerindeki yeme içme ağırlığının artmasının ise ortalama ciro artışlarına aynı şekilde yansıdığını çok net gözlemliyoruz. AYD verilerine göreyse 2012 – 2015 yılları arasında diğer sektörlerin ciro endeksi %21,92 artarken yeme içme sektörünün endeksi aynı dönem içerisinde %35,62 artmış. 

Büyümüş yeme içme alanları ve food court’ların ancak sektör çeşitlendiğinde başarılı olabileceği düşüncesindeyim. Bu noktada slow food, ev yemekleri ve en önemlisi yeni konseptler ve sunumlar ön plana çıkıyor. Ev yemeklerinin en önemli tercih nedeni fast food zincirlerine göre daha sağlıklı besin sunmaları. Daha fazla fast food sunarak daha başarılı bir yeme içme performansı yakalanacağı ise şüpheli. Dünya mutfağı sunan restoran zincirlerinin belirli bir doygunluk seviyesine ulaştığı söylenebilir. Bu noktada daha çok yemek veya sunum anlamında spesiyalite sunan restoranlara ihtiyaç olduğunu gözlemliyoruz. Plus Kitchen ve Dardenia farklı sunum örneklerinin çok başarılı bir örneği olarak değerlendiriliyor. Bunun dışında fiyat açısından çeşitlilik de aynı öneme sahip. Farklı fiyat aralıklarının bir yerde buluşması hedef ziyaretçi kitlesini genişletir ve canlılık katar. Sokak lezzetleri sunulabilen bir ortam ise AVM’lere farklılık katacaktır düşüncesindeyim.

Yeme içme sektörünün AVM’ler için gittikçe daha büyük katma değer sağladığı ve tercih nedenleri arasında ön sıralarda yer aldığı ortada. Yeme içme perakendecileri çeşitlenerek ve yeni konseptler geliştirerek bu trende daha da ivme kazandırabilir. Her alanda olduğu gibi rekabet, sektörü ve AVM’leri canlandırır.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER