Genel Haberler
2019 kimya ihracatında hedef 19 milyar dolar
İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, başarılı bir artış grafiği gösteren kimya sektörünün 2018 yılını değerlendirdi.
Pelister, değerlendirmesinde şunları söyledi:“Bu yılın ilk yarısında İKMİB’de seçim heyecanı yaşadık. Nisan ayında yapılan Genel Kurul’da Başkan olarak seçilmemin ardından hızla çalışmalarımıza başladık. Göreve geldiğim gün itibariyle kimya sektörümüzün ihracatını artıracak faaliyetleri, sorun ve çözümleri önemle ve öncelikle ele aldık. Bu doğrultuda çeşitli yurt içi ve yurt dışı etkinlikleri düzenleyerek, yıllık bazda en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektör olma yolunda hedefimize doğru ilerliyoruz.
2018 yılının ikinci yarısı itibariyle yaşadığımız dalgalı kur, yüksek faiz ve yüksek enflasyon gibi olumsuzluklara rağmen, bu yıl ihracat açısından rekorlar kırılan bir yıl oldu ve olmaya devam ediyor. Türkiye’nin büyümesinde en büyük katkıyı sağlayan ihracat, firmalarımızın bu zorlu süreçte ayakta kalabilmesini sağlayan en önemli kriter oldu. Kimya sanayi için de rakamlara baktığımızda başarılı bir ihracat performansı gerçekleştirdiğimizi görüyoruz. Kimya sektörümüz bu yıl Haziran, Eylül ve Ekim aylarında büyük bir başarı göstererek Türkiye’nin en çok ihracat gerçekleştiren ikinci sektörü oldu.Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden olan kimya sanayinin 2018 yılı on bir aylık ihracatı 15 milyar 935 milyon dolara ulaştı. 2017 yılı aynı dönemine göre sektör ihracatımız değer bazında yüzde 8,11 artış gösterdi. Kimya ihracatımız 11 aylık dönemde miktarda ise bir önceki yıla göre yüzde 4,27’lik bir artışla 17 milyon 601 bin tona ulaştı. 2018 yılını Aralık ayı haricinde aylık bazda incelediğimizde ise, Ekim ayı 1 milyar 604 milyon dolar ile en yüksek ihracatın gerçekleştiği ay oldu.
Ocak-Kasım 2018 döneminde en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler sırasıyla Almanya, Mısır, Irak, İspanya, ABD, İtalya, İngiltere, Yunanistan, Hollanda ve İran. Bu dönemde, kimya sanayi ihracatımızın en fazla gerçekleştirildiği ülke grupları arasında Avrupa Birliği ülkeleri 6,16 milyar dolar ihracat ve yüzde 17,43 artışla ilk sırada yer alıyor. AB ülkelerini Yakın ve Orta Doğu Asya Ülkeleri 2,81 milyar dolar ihracat ve yüzde 15,85 azalış ile ikinci olarak takip ediyor. Diğer Avrupa Ülkeleri 2,10 milyar dolar ihracat ve yüzde 6,95 artış ile üçüncü, Kuzey Afrika Ülkeleri 1,54 milyar dolar ihracat ve yüzde 25,78 artış ile dördüncü ve Diğer Asya Ülkeleri ise 1,26 milyar dolar ihracat ve yüzde 9,73 artış ile beşinci sırada yer alıyor. Kimya sektöründe 16 tane alt sektörümüz bulunuyor. 2018 yılı Ocak-Kasım döneminde en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz 5 alt sektörlerimiz ise; plastikler ve mamulleri alt sektörümüz 5 milyar 415 milyon dolar ihracat ile ilk sırada yer alıyor. Mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler 2 milyar 928 milyon dolar ihracat ile ikinci, anorganik kimyasallar 1 milyar 657 milyon dolar ihracat ile üçüncü, kauçuk, kauçuk eşya 1 milyar 262 milyon dolar ihracatla dördüncü ve uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun alt sektörü ise 1 milyar 44 milyon dolar ihracatla beşinci sırada takip ediyor.
İhracatımız artmaya devam ediyor ancak günümüzde küresel rekabetin giderek arttığı bir ortamda yüksek katma değerli üretimin ve ihracat birim kilogram değerinin de artırılması gerekiyor. Bu da önemli ölçüde Ar-Ge ve inovasyon gücüne bağlı. Kimya sektörü ihracatının yaklaşık yüzde 33’ünü gerçekleştiren plastik ve mamulleri alt sektörümüz hammadde bakımından yüzde 90 dışa bağımlı bir sektör. Bu yıl açılan, petrokimya alanında faaliyet gösteren Star Rafineri tesisi kimya ihracatı bakımından sektörümüzü destekleyecektir ancak bu yeterli değil. En az 4-5 tane daha petrokimya alanında faaliyet gösteren tesise ihtiyacımız var. Bununla birlikte 2019 yılında Ceyhan petrokimya endüstri bölgesinde yılda 450 bin ton polipropilen üretecek tesisinin inşaatına başlanacak. Bu ve buna benzer yüksek hacimli tesisler faaliyete başladıkça alt sektörlerimizde ithalat bağımlılığımız azalacak ve ihracatımıza olumlu katkısı olacaktır.
Bununla birlikte sürdürülebilir ihracat artışı için tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine de önem vermemiz gerekiyor. Biz de İKMİB olarak firmalarımızın ihracatlarını artıracak etkinlikleri destekliyoruz. Bu kapsamda 2018 yılı boyunca hem yurtiçi hem yurtdışı toplam 18 ticaret ve alım heyeti organizasyonu, 10 milli katılım fuar organizasyonu, 6 sektörel uluslararası rekabetçiliği geliştirme projeleri (UR-GE), 6 sektörel eğitim, 5 seminer ve 4 çalıştay düzenledik. 2018 yılında yeşil pasaport alma koşullarını sağlayan 173 üye firmamızın başvuru işlemlerini gerçekleştirdik. Üye firmalarımızın Alibaba, Turkish Exporters, Kompass ve Chemorbis e-ticaret sitelerinden faydalanması amacıyla, Tim ve Ticaret Bakanlığının desteklerine ilave olarak yüzde 20 destek sağladık. 1380 üye firmamız bu destekten yararlandı. Kimya sektöründeki firmalarımızın büyük gayretleriyle bu yılı 17 milyar doların üzerinde bir ihracatla kapatmayı hedefliyoruz. 2019 yılında da sektör ihracatımızın artmasına katkı sağlayacak faaliyetleri desteklemeye devam edeceğiz. İKMİB’in seçim sürecinde sektörümüz için önemli olduğu düşüncesiyle ortaya koyduğumuz vaatlerimizin hükümetimiz tarafından desteklenmesinden mutluyuz. İKMİB olarak, sektörümüzün ve ihracatımızın gelişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. İhracatımızın artması ve 2023 hedeflerine ulaşmamız için özellikle KOBİ’lerimizi daha fazla ihracata yöneltmemiz gerekiyor. Bu kapsamda 2019 yılında e-ticaret ağının genişletilmesi, ihracatçının finansmana ulaşımının kolaylaştırılması, kimya sektöründe yerlileştirme, Türkiye Tanıtım Grubu fonlarının kimya sektörü ve alt kırılımlarında daha adil paylaşımı ve verimli kullanılması ile Türk Ticaret Merkezleri ağının genişletilmesi hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere yoğunlaşacağız. Özellikle e- ticaret konusu, ‘elektronik ihracat platformu’ olarak Ticaret Bakanlığımızın da ikinci 100 günlük hedefleri arasında yer alıyor. Dünya ticaretindeki dijital dönüşümü yakalayarak, süreçleri hızlandırmak ve ülkemiz ihracatının 2023 hedeflerine ulaşmasına katkı sağlamak amacıyla bu alanda TİM yönetimimiz ile birlikte hükümetimiz ile daha yakın çalışacağız. Kimya sektörünün 2019 yılında yüzde 3,5 büyümesini öngörüyoruz. 2019 yılında kimya sektörü ihracat hedefimiz ise 19 milyar dolar.”
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
