Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

“Atadan Toruna Tohum Seferberliği” başladı

Editör
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli.
Abone Ol:

4 ayaklı uygulanacak seferberlik çerçevesinde 2 yılda 15 bin tohum üreticisi eğitilecek.

Tarım ve Orman Bakanlığı, gelecek nesillerin daha sağlıklı, daha sürdürülebilir bir gıda ekosisteminde yaşayabilmesi için Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı yerli tohum seferberliğini başlattı. Anadolu’nun verimli topraklarının tohumlarının yanında yerelleşmiş tohumlar, teknoloji ve bilim ile yeniden gıda zincirine girecek ve sofralara ulaşacak.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İstanbul’da yaptığı basın toplantısı ile gelecek nesillerin sağlıklı gıdaya erişimi için başlatılan “Atadan Toruna Tohum Seferberliği”ni duyurdu.

Bakan Pakdemirli, son 17 yılda tohumculuk sektörüne yaklaşık 2,5 milyar TL destek verildiğini, bugün 86 ülkeye yaklaşık 255 milyon dolarlık tohumluk ihracat yapıldığını kaydetti. Pakdemirli, “Bugün artık Türkiye tohumluk üreten ve ihraç eden bir ülkedir. 2023 hedefimiz ise 2 milyon ton üretim ve 500 milyon dolarlık ihracattır” diye konuştu.

Bakan Pakdemirli, Türkiye’de bitki ıslahçıları tarafından kendi genetik kaynaklarımız ile geliştirilen çeşitler ile tohumculuk sektörünün büyüdüğünü belirterek şunları söyledi: “Ülkemiz tohumculuğunda eğitim, yeni çeşit, tescil, sertifikasyon ile fide ve fidan alanlarında ‘İhtisas Merkezleri’ kurarak ‘Atadan Toruna Tohum Seferberliğini’ buradan ilan ediyorum. Seferberlik kapsamında ‘Eğitim, Test ve Sertifikasyon, Analiz ve Fidan İhtisas Eğitimi’ olmak üzere 4 ayaklı bir strateji izlenecek. Tescil ve Sertifikasyon Merkezlerimizde; Morfolojik, Moleküler Test Laboratuvarı, Tohum Teşhis, Analiz ve Görüntüleme Sistemleri, Karacabey Fidan ve Fide Merkezimizde Meyvecilik Üst Merkezi ile ‘Ata Meyveleri Gen Bahçesi’ kurularak ülkemiz tohumculuğuna yeni bir ivme kazandırıyoruz.

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü, Tarım Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü, Eğitim ve Yayınlar Daire Başkanlığı, Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği (TYAB) ve Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR) ile tohumculuk sektörümüzü yeni teknolojiler ile buluşturacağız.”

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, seferberlik kapsamında en önemli olanın çiftçi eğitimi olduğunu söyledi. Pakdemirli şöyle konuştu: “Uygulamalı çiftçi eğitimi ile 2 yılda 15 bin sözleşmeli, sertifikalı tohum üreticisi eğitim görecek. Eğitimler Ankara, Adana, Aydın, İzmir, Şanlıurfa ve Manisa olmak üzere 6 ilde gerçekleştirilecek. Eğitim merkezlerinde 1’er hafta olarak sertifikalı tohum üreten çiftçilerimize uygulamalı eğitimler verilecek. Bu kapsamda ülkemiz ihtiyacına uygun olarak, üst kademe (Elit, Orijinal) sertifikalı tohumluk üretim planlaması sağlanacak, ithalatına ihtiyaç duyulan durum buğdayı, ayçiçeği ve mısır gibi türlerde tohumluk üretimlerinin artırılarak ithalat oranları düşürülecek.”

Bakan Pakdemirli, Tarım ve Orman Bakanlığı Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğü bünyesinde bitki çeşitlerinin kayıt altına alınması ve ıslahçı haklarının tescilini sağlayacak, dünya standartlarında analiz kabiliyeti ve teknolojisi olan bir morfolojik ve moleküler test laboratuvarı kurulacağını belirterek, “Böylece tohum üreticilerinin yetiştireceği, geliştireceği yerli tohum türlerinin tescili de uluslararası akreditasyona sahip olacak bu laboratuvarda gerçekleştirilecek. Uluslararası standartlarda teknolojileri kullanacak olan laboratuvar sayesinde Türkiye’nin dijital tohum arşivi ve kataloğu ile tüm resmi ve özel yetkili laboratuvarların, üniversitelerin, tohum analistlerinin yararlanabileceği bir veri tabanı da oluşturulacak” dedi.

Bakan Pakdemirli, dünyada bitki çeşitlerinin kayıt altına alınması ve ıslahçı hakları için yapılan tescil işlemleri piyasasının yaklaşık 32 milyon Euro olduğunu, test laboratuvarlarının hayata geçirilmesiyle dışa bağımlılığın azaltılarak yıllık 6 milyon TL ilave kazanç sağlanacağını belirtti.

Seferberlik kapsamında hayata geçirilecek bir diğer projenin ise, tohumların özel teknoloji ve mikroskobik cihazlarla teşhis ve analizini sağlayacağını ifade eden Bakan Pakdemirli, yapılan çalışmalar neticesinde ürün kayıplarına yol açan hastalık etmenlerine dirençli tohumluklar geliştirileceğini vurguladı. Pakdemirli, bu projede kullanılacak özel ve ileri görüntüleme sistemleri sayesinde tohumların ve tohumlara zararlı organizmaların ayrıştırmasının sağlanacağını kaydetti.

Fidan ihtisas merkezi

Seferberlik kapsamında hayata geçirilecek projelerden biri de Bursa Karacabey’de 150 dekarlık alanda kurulacak Fidan İhtisas Merkezi olacak. ‘Standart Fidan Damızlık Parseli’ olarak adlandırılan bu proje fidancılık ve meyvecilik sektörünün mesleki ve hayat boyu eğitim merkezi olarak çalışacak. Bakan Pakdemirli, Fidan İhtisas Merkezi’nin uluslararası standartlarda ve modern tekniklerle fidan üretimi, zirai mücadele, sulama ve besleme gibi alanlarda eğitimler verileceğini söyledi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, tohumculuk sektörüne ilişkin bilgiler de verdi. Türkiye’nin bitkisel biyolojik çeşitliliğinin sadece Türkiye’de bulunan türlerin yanı sıra yerel çeşitler açısından da çok zengin olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Özellikle, tarımı yapılan türlere ait bitki genetik kaynaklarındaki genetik çeşitliliğin korunması, bitkisel üretimin sürdürülebilirliği bakımından son derece önemlidir. Tohumculukta nohut, mercimek ve kuru fasulyede yüzde 100, arpada yüzde 99,5, makarnalık buğdayda yüzde 81, ekmeklik buğdayda yüzde 69, çeltikte yüzde 68, yem bitkilerinde yüzde 85, sebzede yüzde 77 oranlarında yerlilik sağlandı. Son 16 yılda sertifikalı tohum üretimimizi 7 kat artırarak 1.059 bin tona çıkardık. 17 milyon dolar olan tohum ihracatımızı 9 kat artış ile 152 milyon dolara, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 31 iken yüzde 85 seviyesine yükselttik. 120 milyon dolar olan ülkemiz tohum sektörümüzün pazar büyüklüğü 8 kat artarak 1,3 milyar dolara çıkardık.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER