Genel Haberler
Gıdanın geleceği, sürdürülebilir gıda ile mümkün
Sürdürülebilir Gıda Zirvesi, ‘Gıda Sektöründe Değişim’ ana teması ile yapıldı. Sürdürülebilirlik Akademisi ve TÜGİS tarafından düzenlenen zirve, T.C. Tarım Orman Bakanlığı ve BM Gıda ve Tarım Örgütü-FAO’nun destekleriyle gerçekleşti.
Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nin açılında konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, dünyada ne kadar aç varsa o kadar da obez bulunduğunu söyledi. Pekdemirli “Sağlıksız yeme alışkanlıkları yılda 2 trilyon dolara yaklaşan maliyetiyle hükümetlerin sağlığa ayırdıkları kaynak ve bütçelerinin üzerinde büyük bir yük oluşturuyor.’ dedi. Dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan insanların gelir dağılımı adaletsizliği nedeniyle yaşam kalitelerinde fark olduğunu dile getiren Pakdemirli, gıda israfı ve sürdürülebilir kalkınma konusunda yapılabilecek iş birliklerinin önemine işaret etti. Pekdemirli, “Şunun altını çizmek gerekir ki: sürdürülebilir gıda sistemleri ve sağlıklı beslenme ile açlığa son vermek gelecek nesillere borcumuzdur. Bu ancak bireysel ve toplumsal bir iş birliği ve güç birliğiyle mümkün olur’ dedi.
Açılış konuşmasını yapan Sürdürülebilirlik Akademisi Başkanı Murat Sungur Bursa ‘İş dünyasında değişim yaratma, geleceği şekillendirme ve değişimi yönetme mottosuyla yola çıktık. Amacımız sürdürebilirliği hem yerelde hem de globalde iş dünyasının ana eksenine koymak. Kurum ve bireyleri sürdürülebilirlik konusunda cesaretlendirmek, bu iş modellerini özendirmek ve cazip kılmak için çalışıyoruz’ dedi.
Açılışta konuşan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Buzbaş konuşmasında dünyada açlık çekenlerin sesi olmak için sürdürülebilirliğin çok önemli olduğunu söyledi. Buzbaş, ‘Sağlıklı ve sürdürülebilir beslenmeyi herkese ulaştırabilmeyi hedefliyoruz. Değişen dünyada beslenme de değişti, hareketsizlik arttı. Bir yandan obezite artarken bir yandan da açlık artıyor. Dünyada 8 milyona yakın açlık çeken insan var. Bunların önüne geçmek için sürdürülebilir beslenme yöntemlerini benimsemek çok önemli’ dedi.
Gıda Sanayi’nin Gelecek yolculuğu oturumunda konuşan Yıldız Holding Sürdürülebilirlik Genel Müdürü Begüm Mutuş ‘Yıldız Holding olarak gıda israfının önüne geçebilmek ve sürdürülebilir bir üretim sağlamak adına, ülkemizin ihtiyaç duyduğu iyi uygulamalar geliştirmeyi çok önemsiyoruz. Yaptığımız tüm işlerde çevresel varlıkların korunmasını ve refah seviyesi yüksek bir toplum gelişimini sağlamayı hedefliyor; değer odaklı bir ekonomik kalkınma modelini hayatına geçirmeyi amaçlıyoruz. 60 bini aşkın çalışanımız, 5 bin 200 tedarikçimiz, 2 bin 900 çiftçimiz ve 400 distribütör ile Türkiye’de birçok alanda öncü konumumuzun getirdiği sorumluluk ile gelecek adımlarımızı planlıyoruz’ dedi.
‘Gelecek Nesil Ürünlerle Geleceğin Gıda Sistemini Birlikte Yaratmak’ oturumunda konuşan Aromsa Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yasa, ‘43 yıldır gıda sanayisinde çalışıyorum. 2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyar olması bekleniyor. Obezite sonucunda kalp hastalıkları arttı. Günlük aldığımız kalori miktarı 2500’leri buluyor. Bunları 2100’lere düşürmeliyiz. Diğer yanda ise dünyada 820 milyon kişi yatağa aç giriyor, bunların önlenmesine destek olmak için çalışıyoruz. Beslenmede büyük dönüşüm ancak sağlıklı tüketim ve sürdürülebilir üretim ile olur’ dedi.
En iyi Gıda Nerede:Küresel Gıda Sürdürülebilirlik Endeksi oturumunda konuşan Economist Intelligence Unit (EIU) Thought Leadership Editörü Martin Koehring Barilla Gıda ve Beslenme Merkezi’nin (BCFN) talebiyle yapılan gıda sürdürülebilirlik endeksi çalışması hakkında bilgi verdi. Sürdürülebilir tarım, beslenme sorunları ve gıda israfı konularının birbiriyle nasıl bağlı olduğunu ortaya koyan raporda Türkiye, genel sıralamada 19. sırayı aldı. Koehring, ‘Fransa’nın gıda israfını ortadan kaldırmaya yönelik gerçekten kapsamlı bir politika çerçevesi var. Kanunlar, süpermarketlerin fazla gıdaları hayır kuruluşlarına bağışlamasını şart koşan yükümlülükleri var. İtalya’da, gıda teşviklerini teşvik eden yasaları sayesinde endekste yüksek puan aldı. Gıda israfını önlemek isteyen diğer ülkeler de bu yasaları örnek alabilir’ dedi.
‘Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını Gıda Sanayide Etkinleştirmek’ oturumunda konuşan Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Semra Sevinç, ’Bugün hızla artan bir nüfus ve artan şehirleşme var. Bunların sonucunda farklı tüketim ve yaşam modelleri oluştu ve beslenme şekilleri değişti. İklim krizleri yaşanıyor ve dolayısıyla doğal kaynaklar tükeniyor. Halihazırdaki üretim modelimiz ile bunun önüne geçemeyiz. Hem devlet hem de özel sektör sürdürebilir kalkınma hedeflerini benimsemeli’ dedi.
‘Gıdanın Gelecek 50 Yılında Bizleri Neler Bekliyor’ oturumunda konuşan Unilever Gıda Kategorisi Pazarlama Direktörü Aslı Erdoğan Canbaz, sürdürebilir gelecek yaratmanın önemine değindi. Canbaz ‘Marka olarak hem Türkiye’de hem de globalde çalışıyoruz. Gıdanın gelecek 50 yılında bizi birçok tehlikenin beklediği aşikâr. Knorr olarak yayınladığımız ‘geleceğin 50 gıdası’ raporunda dünyanın dört bir tarafından dikkatle seçilmiş birçok farklı çeşit gıdayı listeledik. Bugün kullandığımız zararlı besinleri kullanmaya devam edersek ciddi sonuçları olacaktır’ dedi.
Sürdürülebilir Gıda Zirvesi bu yıl ikinci kez ‘Beslenme Etkinliği’ ne ev sahipliği yaptı. Etkinlikte doğru beslenme farkındalığı, yerel gıda kültürü, gastronomi, organik gıdalar, alternatif beslenme modelleri, özel risk grupları ve kamu politikaları üzerine beslenme konusu bu yıl da çok boyutlu oturumlarla irdelenerek birey ve toplum sağlığının dinamikleri ölçümlendi.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
