Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Bono ve senete de karekod gelecek!

Editör
Abone Ol:

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, bono ve senetle ilgili karekodlu çek sistemine benzer bir yapıyı oluşturmak için çalışma yaptıklarını duyurdu.

Bakan Tüfenkci, İstanbul’da Karekodlu Çek Sistemi’nin tanıtım toplantısında konuştu. Sisteme ilişkin güncel verileri paylaşan Bakan Tüfenkci. Türkiye’de çekin vadeli bir satın alma aracı olarak kullanılması bakımından diğer ülkelerden farklı bir öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, tacirin vadeli çek düzenleyerek bir anlamda kendini finanse ettiğini belirtti:

“Reel sektör vadeli çek ile kendisine finansman sağlıyor”

“Vadeli çekle reel sektörün kendisine sağladığı finansman, bankacılık sektörünün kredi hacminin yaklaşık yarısına denk geliyor. Kamuoyundan gelen her türlü talep ve önerileri değerlendirilmek suretiyle ticari hayatın önemli bir ödeme aracı olan çeke güveni artırıcı düzenlemeleri hayata geçirdik ve bir anlamıyla çeke itibar sağladık.

Bu kapsamda sadece karekodlu çek sistemini hayata geçirmedik aynı zamanda karşılıksız çeke adli para cezası getirdik, karşılıksız çekin engellenmesi amacıyla ilave tedbir olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kapsamı genişletilerek karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda, ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında da çek hesabı açma yasağına hükmolunmasını öngördük.

Ayrıca hakkında yasaklılık kararı verilenlerin, başka şirketler kurarak karşılıksız çek keşide etmelerini engellemek amacıyla, hakkında yasaklılık kararı verilenlerin bir başka şirkette yönetici olmasını engelledik.”

Karekodlu çek sistemini hayata geçirerek, alacaklının bir anlamda borçluyu denetleyerek, son kararı kendisine bırakmış olduklarının altını çizen Tüfenkci, alacaklının bu sayede riskleri görerek karar vereceğini söyledi.

Karekodlu çek’in performası

Bakan Tüfenkci, karekodlu çekte iyi bir performans yakaladıklarının altını çizerek, 2017 yılı Ocak ayında bankalara ibraz edilen çekler içinde karekodlu çek oranının yüzde 3,7 iken, 2017 sonlarına doğru bu oranın yüzde 64,5’lere yükseldiğini bildirdi.

Karekodlu çek öncesi ve sonrasına ilişkin rakamları paylaşan Tüfenkci, şu verileri paylaştı:

“2016 yılında bankalara ibraz edilen ve toplam tutarı yaklaşık 708 milyar lira olan, 21 milyon 191 bin 209 adet çekin 27 milyar lira tutarındaki 778 bin 370 adedi karşılıksız çıkmıştır. 2017 yılında ise, bankalara ibraz edilen ve toplam tutarı yaklaşık 784 milyar lira olan 19 milyon 897 bin 605 adet çekin, 17 milyar lira tutarı karşılıksız çıkmıştır.

2017’de ibrazında karşılıksız işlemi yapılan çeklerin tüm çeklere oranı hem adet olarak hem de tutar olarak yüzde 2,2 olmuştur.

Karekodlu çek sistemi sayesinde karşılıksız çek oranı bir önceki yıla oranla adet olarak yüzde 44, tutar olarak da yüzde 38 oranında azaldığını görüyoruz. Bugün itibarıyla 100 bine yakın çekin sorgulandığını görüyoruz ama bunu yeterli görmüyoruz.”

“Piyasada el değiştiren çek adedinin aylık 10 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor”

“Piyasada el değiştiren çek adedinin aylık 10 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor” diyen Tüfenkci, dolayısıyla çeklerin büyük bir kısmının hala sorgulanmadığını, bu sorgulamanın sağlanması gerektiğine işaret etti.

Bakan Bülent Tüfenkci, esnafın ve tacirin bundan faydalanması gerektiğinin altını çizerek, maliyetin sadece 60 kuruş olduğunu, bu sorgulamayla karşılıksız alacağın önüne geçilebildiğini dile getirdi.

Karşılıksız çek keşide edenlerin son 12 ay içinde en az bir tane çekinin karşılıksız olduğunu söyleyen Tüfenkci, şunları söyledi:

“Karşılıksız çek keşide edenlerin son 12 ayını sistemde sorguladığımızda yüzde 80’inin bir çeklerinin karşılıksız olduğunu görüyorsak, risk taşıdığını da görebiliyoruz. Bunu gören tacir biraz daha tedbirli davranabilir. 1 Ocak 2017 tarihinden önce bankalarca çek hesabı sahiplerine verilen ve karekod içermeyen çekler de dolaşımda. Eğer esnafımız, tacirimiz karekodlu çek talep eder ve bunu da sistemden sorgularlarsa, hem karşılıksız çek oranlarının düştüğünü aynı zamanda ticarete de güven geldiğini görürüz.”

“Bono ve senete de bir itibar kazandırmak istiyoruz”

Bakan Tüfenkci, çek alacaklısının riskinin en aza indirilmesi adına Karekodlu Çek Kayıt Sistemi’ni hayata geçirdiklerine dikkati çekerek, “Artık lehtar tarafından çek sisteme kaydedildiği takdirde, imza yetkilisini değiştiren firmalar çekin vadesi geldiğinde ‘İmza sahibi yetkili değil.’ itirazında bulunamayacak.

Esnaflarımızın, tacirlerimizin, odalarımızın, sanayicimizin bizden bir talebi daha var. ‘Çeke bir itibar getirdiniz ama senetler, bono hala açık kaldı, bu alanda da ticaretin güvenli hale getirilmesini istiyoruz’ dediler. Bizler de arkadaşlarımız talimat verdik. İnşallah bonoyla ve senetle ilgili karekodlu çek sistemine benzer bir yapıyı oluşturma adına hem bizim Bakanlığımız ve Bankalar Birliği bir çalışma yürütüyor. 2018 yılı içinde bu çalışmayı nihayetlendirerek, sizlerle paylaşacağız. Bono ve senete de bir itibar kazandırmak istiyoruz. Bununla ilgili düzenlemeleri de en kısa sürede paylaşmış olacağız.”

“Sanal anlamda saadet zinciri oluşturma teşebbüsü”

Toplantının sonunda Bakan Tüfenkci, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çiftlik Bank’a ilişkin gelen bir soru üzerine Bakan Tüfenkci, şu açıklamada bulundu:

“Özellikle son zamanlarda somut mal ve hizmet satışı olmadan internet üzerinden, sanal alemde yüksek kar vaatleri sunarak, kimi oyun pazarladığını ifade ederek, kimi sanal paralar pazarladığını ifade ederek, kimileri sanal çiftlikler kurduklarını ve bazı yerlerde sanal çiftlikleri gerçek çiftlikler kurduklarını ifade ederek, reel anlamda piyasalarla örtüşmeyen kar vaatleri sunarak, insanları aldattıklarını ve belli bir sistem ile bir anlamda saadet zinciri kurduklarını görüyoruz. Bunun kimi zaman telefon satışı şeklinde, oyun satışları şeklinde oluyor, sanal bir mal ticareti şeklinde oluyor. Ama baktığımız zaman tamamı tüketiciyi, vatandaşı aldatıcı anlamda bir ticaret teşkil ettiklerini, sonuç itibariyle dolandırıcılığa kadar giden bir sistemi kurguladıklarını görüyoruz.”

Bakan Tüfenkci, bank kelimesinden dolayı en son “Çiftlik Bank”ın reklamlarının 3 ay durdurulduğunu hatırlatarak, bu konuda Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu’ndan izin alınması gerektiğinin altını çizdi.

İzin almadan faaliyete geçtikleri için reklamlarını durdurduklarını belirten Bakan Tüfenkci, şöyle devam etti:

“Ama esas faaliyetleriyle ilgili incelemeleri de son aşamaya getirdik. Burada gerçekten bir ticaret var mı yok mu, arkadaşlarımız bunu etraflıca inceliyorlar. Sanal anlamda bir saadet zinciri oluşturma teşebbüsü olduğu görülüyor. Bunun somut raporlarla sabitlenmesi lazım. İnşallah kısa zamanda müfettişlerimiz raporlarını sonlandırırlar. Bunu da sizlerle paylaşırız. Ama ben birkez daha vatandaşlarımızı uyarıyorum. Özellikle internet üzerinden, sanal alemde somut bir ticarette mal alım satımına dayanmayan, piyasanın çok üzerinde kar getirdiğini ifade eden sanal ticarette çok dikkatli olmalarını ve bu tür yaklaşımlara dikkatlice bakmalarını, aksi takdir de büyük anlamda zarar göreceklerini geçmişteki tecrübeler bize gösteriyor.”

Bakan Tüfenkci, e-ticaret yapan sitelere kayıt zorunluluğu getirilmesinin denetimleri ve gözetimleri artıracağına işaret ederek, “Bununla ilgili hem Maliye Bakanlığı hem de Gümrük ve Ticaret Bakanlığı olarak yakın çalışıyoruz. İçişleri Bakanlıyla da dolandırıcılık anlamında da yakın bir çalışma sergiliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER