Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

“Gelir adaletsizliğini gidermede iş dünyası sorumluluk almalı”

Editör
Abone Ol:

“Bugüne dek farklı devlet yönetimi türlerini denedik, farklı iktisat kuramlarını denedik. Ama henüz denemediğimiz bir şey var: Şirketlerin liderlik rolünü üstlenmesi” dedi. Chobani markasıyla Amerikan gıda pazarında büyük başarı kazanan Türkiyeli girişimci Hamdi Ulukaya, Davos’ta devam eden 47. Dünya Ekonomik Forumu toplantılarına katıldı. Ulukaya, “Toplumsal Değer Yaratarak Kâr Elde Etmek” başlıklı oturumda, Chobani’de gerçekleştirdiği işçilerle hisse paylaşımı da dahil pek çok sıra dışı uygulamayı örnekleriyle aktardı.

Dün (19 Ocak Perşembe) gerçekleştirilen oturuma Ulukaya’nın yanı sıra EY Kürsel Başkanı ve CEO’su Mark Weinberger, Tata CEO’su Natarajan Chandrasekaran, Global Innvation Fund CEO’su Alix Zwane ve Proctor & Gamble Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su David Taylor konuşmacı olarak katıldı.

Davos’ta yaptığı konuşmada gelir dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çeken Hamdi Ulukaya, “Kaybedilen fırsatlar yüzünden insanlar büyük öfke ve içerleme yaşıyor. Ailelerini geçindirmeye çalışan milyonlarca insan kendini çaresizliğe terk edilmiş hissediyor. Umutlarını kaybetmiş durumdalar. Bu öfkeyi çok iyi anlıyorum, ben de patronlardan nefret ederek büyüdüm. Çünkü yalnızca kendilerini düşünüyorlardı. İş dünyasının tek derdi kâr olmamalı; insanların hayatlarını daha iyiye götürecek gücü var ve bence bu gücü kullanmalı” dedi.

Başarı paylaşıldıkça büyür

Pek çok insanın şirketleri sorunun bir parçası olarak gördüğünü ve düşmanlık duyduğunu belirten Ulukaya, “Amerikan rüyası” kavramını bilirsiniz, insanların en temel arzusunu ifade eder. 19. yüzyılda bu rüya, insanların kendi arazilerine, 20. yüzyılda kendi evlerine sahip olabilmesiydi. 21. yüzyılda ise Amerikan rüyası, insanların emekleriyle büyümesine yardımcı oldukları şirketlerde hisse edinebilmesi olmalı diye düşünüyorum. Şirketleri var eden insanlar, sıra başarının paylaşılmasına geldiğinde hiçbir bir fırsata sahip olamıyorlar. Oysa ben Chobani deneyiminden şunu öğrendim: Başarı paylaşıldıkça büyüyor. Artık daha fazla şirketin her ülkede, tüm çalışanlar için daha iyi ekonomik fırsatlar yaratmasının zamanı geldi” diye konuştu.

Geçtiğimiz ilkbaharda Chobani Shares isimli hisse paylaşım uygulamasını başlatarak 2 binden fazla çalışanını kâr paylaşımı yoluyla şirket ortağı yapan Hamdi Ulukaya, sözlerine şöyle devam etti:

“Patronlardan nefret eden o çocuğa, bu işin başka türlü de olabileceğini kanıtlamak istedim. Bu tür haklar, sanılanın aksine ticari anlamda da zararlı değil faydalı. Çalışanların işlerine bağlılığı, iş yerinin verimliliği bu sayede artıyor. Şirketlerin insanlara daha fazla ekonomik güvence sağlamasının farklı farklı yolları var. Elbette bizim Chobani’de getirdiğimiz yaklaşım bu işin tek yolu değil ve herkes için en iyi yöntem bu olmayabilir. Ama her şirket, çalışanlar ve toplum için daha fazlasını yapmanın yöntemlerini geliştirmeye uğraşmalı.”

Ulukaya, iş insanlarının daha fazla varlık edinmek yerine şirketlerindeki insanlar için daha fazlası yapması gerektiğini vurgulayarak, “Kurumsal sosyal sorumluluk denen şey, sırf yanına yapıldı işareti konulsun diye yapılmamalı, o günler geride kaldı. Bunu aynen satış, pazarlama ve finans gibi işimizin merkezine almamız gerekiyor. Alın teriyle çalışan insanlara, ailelere, muvaffak olma fırsatı vermek bir tercih değil, bir sorumluluk. ‘Bugüne dek farklı devlet yönetimi türlerini denedik, farklı iktisat kuramlarını denedik. Bir uçtan diğerine savrulduk. Ama henüz denemediğimiz bir şey var: Şirketlerin liderlik rolünü üstlenmesi. Buna bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğuna inanıyorum” şeklinde konuştu.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER