Genel Haberler
İmer Özer: “Cebimizde hesap makinesi ile dolaşıyor desek abartmış olmayız”
PLAT’ın BİM CEO’su Galip Aykaç’ı ziyaretinde sektörün artan döviz, hammadde fiyatları sonrası artan yüksek enflasyon süreci değerlendirildi.
BİM CEO’su Galip Aykaç’ta 3 perakendeciden biri olarak zararına satışını gerçekleştirdikleri son derece güzel ve anlamlı Ucuz Et Projesi için şu açıklamayı yaptı: “Gelen et sattığımız etin 3’te 1’i. Geri kalan eti yerli besiden takviye ediyoruz. Tabii bu da maliyetlerimizi arttırıyor ve bir miktar zarara uğruyoruz ancak projenin devamı için bunlara katlanıyoruz”.
Sektörün bugününün ve yarının konuşulduğu ziyarette dernek yönetimi sektörün sorunlarını anlattı. Çözüme yönelik önerilerin konuşulduğu toplantının önemli bir gündem maddesi de bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan Private Label Zirvesi’ydi. PLAT Derneği’nden desteğini esirgemeyen ve her zaman derneğin yanında olan Aykaç, bu yılki zirvede yine sahnede olacağının sözünü verdi.
Özellikle döviz kurlarındaki dalgalanma sonucunda üreticilerin önünü görmekte zorlandığını dile getiren PLAT Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İmer Özer, tek sorunun petrol olmadığını, petroldeki artışla birlikte hammadde fiyatlarındaki artışların da altını çizdi. Son dönemdeki dalgalanmanın normal bir seyir olmadığını belirterek sözlerine devam eden Özer, “Cebimizde hesap makinesi ile dolaşıyoruz desek abartmış olmayız” dedi.
Uzun yıllardır düşük enflasyon rakamları ile ticaret yaptıklarını belirten Aykaç, yüksek enflasyon düzenine ayak uydurma sürecinde bunların yaşanabileceğini söyledi. Bunun da bir süreç olduğunu ve bu sürecin altından hep birlikte hareket ederek kalkılabileceğini belirten Aykaç, “Üreticilerimizin eli her zaman taşın altındaydı, bu süreçte canları biraz daha acıyacak, ama emin olunsun ki bizim de canımız acıyor ve onların da canının acıdığının farkındayız. Bu günlerde taşı beraber kaldırdığımız üreticilerimizi, taşı kaldırdıktan sonra unutacak değiliz” dedi.
Dünyanın geleceğini gıdada ve tarımda gördüğünü belirten Aykaç, teknoloji geliştikçe insan gücüne ihtiyaç düştüğünü ama artan dünya nüfusunun beslenme ihtiyacını da arttırdığını, doğru bir tarım politikası ile ülkemizin de insanımızın da refah seviyesinin artacağına inandığını belirtti. Tarım arazilerimizin çokluğundan ziyade, verimine eğilmemiz gerektiğini, doğru tarım ve hayvancılık uygulamaları ile yüksek karlı işler yapılabileceğini söyledi.
Ucuz et projesinin son derece güzel ve anlamlı bir proje olduğunu belirten Aykaç, “Yalnız gelen et sattığımız etin 3’te 1’i. Geri kalan eti yerli besiden takviye ediyoruz. Tabii bu da maliyetlerimizi arttırıyor ve bir miktar zarara uğruyoruz ancak projenin devamı için bunlara katlanıyoruz” dedi.
Tüketicinin sadece fiyat odaklı olmadığını ve aynı zamanda tükettiği ürünün kalitesine de çok önem verdiğini belirten Aykaç, BİM’in meşhur denetlemelerinin sadece üreticileri kapsamadığını, ürünlerin teslim edildiği laboratuvarları da teste tabi tuttuklarını ve başarılı olmayanlarla yollarını ayırdıklarını belirtti.
BİM olarak her zaman mümkün olan en kaliteli ürünü en makul fiyata satmaya çalıştıklarını belirten Aykaç, “Biz mümkün olan sınırlar dahilinde üreticisini koruyan bir kurumuz. Bugün bir perakende zincirinin üreticisini desteklemeden verimli bir ticaret yürütmesi mümkün değildir. Üreticilerin zaman zaman zorlandıklarını biliyoruz ancak yıl 12 ay, yılın sonunda alt toplam pozitifi gösteriyorsa üreticilerin de bazı dönemlerde yaşadıkları zorluklara ayak uydurmalarını bekliyoruz” dedi.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
