Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Marka 2017’nin ilk günü tamamlandı

Editör
Hürriyet İcra Kurulu Üyesi Zeynep Tandoğan’ın ev sahipliği yaptığı bölümde, marka ortaklıklarının gücünü ortaya koyan projeler anlatıldı.
Abone Ol:

31 konuşmacının sahne aldığı ilk günde, 1.500 kişiyi ağırlandı.

Marka 2017’nin ilk gününde, öğleden sonra seansları tasarımla başladı. Londra Tasarım Müzesi Direktörü Deyan Sudjic, teknolojiye uyum sağlayan tasarımları ve geleceği tasarlarken teknolojinin üstlendiği rolü anlattı. Tasarımın dünyayı daha iyi bir yer yapmanın yollarından biri olduğunu söyleyen Sudjic, sunumuna Buckminster Fuller’in “Geleceği öngörmenin yolu, geleceği tasarlamaktan geçer” sözüyle başladı. Farklı ürün ve markalardan örnekler veren Sudjic, şunları söyledi: “Geleceği tasarlayan isimlerden biri Steve Jobs. Yıllar önce 3’ü bir arada bir ürün sunacağını söyledi, bugüne kadar 1,1 milyar adet satış yaptı. Babamdan kalan daktiloyu evimde saklıyorum, ileride kendi çocuğuma bir akıllı telefon bırakacağımı düşünemiyorum. Londra Tasarım Müzesi’nde de bir daktilo var. Genç ekip arkadaşlarımdan biri daktiloyu ‘yazdıkça çıktı alabildiğimiz laptop’ olarak tanımlıyor!”

Marka 2017, iş dünyasının dikkatini sanata çeviren bir oturuma sahne oldu. Sanatçı Ali Kazma ve Saha Çağdaş Yaşamı Destekleme Girişimi Yönetim Kurulu Başkanı Füsun Eczacıbaşı, toplumsal gelişimin önemli dinamiklerinden sanatı gündeme taşıdı. Saha’nın kuruluş sürecinde sanatçılarla görüştüklerini söyleyen Eczacıbaşı, “Anladık ki Türkiye’de sanatın tüketilmesiyle değil, üretilmesiyle ilgili bir sorun var. Bu yüzden sanatın mutfağında yer almaya karar verdik. Üyelerimizden topladığımız kaynağı sanatçılara, bağımsız sanat inisiyatiflerine aktarıyoruz” dedi. İş dünyasını, sanat üretimini desteklemeye davet Eczacıbaşı, “Sanatın duvara asıldığı değil, yeşertildiği tarafta olun” diye ekledi.

İcra Kurulu Başkanı olduğu NEF’in, kısa sürede başarıya ulaşan ve değer yaratmaya odaklanan iş modelini örnek gösteren Erden Timur, Marka sahnesinde yaptığı konuşmada, “Gerçekten özgür müyüz?” sorusunun cevabını aradı. Timur “Sosyal bir şirket kurmak üzere, 28 yaşında yola çıktım. Her şeyi geri verecek bir iş yapmak istedim. 4 yılda pazar lideri olduk. İş dünyası eskiden para odaklıydı. Daha sonra yakıt olarak başarı odaklılık kullanılmaya başladı. İkisi de değil! Aşk yakıtını koyarsanız, araba uçuyor zaten. Ne yaparsak yapalım, yakıtımız aşk olmalı” dedi.

Hürriyet İcra Kurulu Üyesi Zeynep Tandoğan’ın ev sahipliği yaptığı bölümde, marka ortaklıklarının gücünü ortaya koyan projeler anlatıldı. Karaca İcra Kurulu Üyesi ve Grup Pazarlama Direktörü Galip Bağcı, Hürriyet iş birliğiyle hayata geçirdikleri İncili Gastronomi Rehberi hakkında bilgi verdi. Procter&Gamble Ortak Pazarlama Müdürü İpek Ersavaş 3 gün önce gerçekleştirilen ve dünyada trend topic olan 44. Pantene Altın Kelebek Ödülleri’nin heyecanını paylaştı.

Bayer Tüketici Sağlığı Ülke Müdürü Taygun Günay ise köklü markalarını günümüze uyarlamak için, tüketicileri ve ihtiyaçlarını odağına alan çalışmalarını anlatan bir sunum yaptı.

Marka 2017’nin 3. oturumunda, Türk edebiyatının klasiklerinden, Sabahattin Ali’nin eşsiz “Kürk Mantolu Madonna” eserini, doğasını bozmadan tiyatroya uyarlayan Tuba Ünsal, İlkay Gürpınar ve Nisan Göknel sahne aldı. Bir tiyatro oyununu, taptaze bir marka olarak ele almanın, çağdaş ve yenilikçi bir anlayışla yorumlamanın gücünü konuştular. Oyunun lansmanı için Edinburg’da düzenlenecek Dünya Tiyatro Festivali’ne proje dosyası sunduklarını anlatan Tuba Ünsal, markaların tiyatro oyunlarına çok fazla ilgi göstermediğini söyledi. Sohbetin sonunda, Marka izleyicileri, Sezen Aksu’nun oyun için yaptığı besteyi ilk kez dinledi.

Türkiye’nin en çarpıcı fikir platformu Marka 2017’nin ilk günündeki son oturum, restoran sektöründe dünyanın en tanınmış markalarının yaratıcısı Alan Yau ile başladı. Wagamama, Hakkasan, Yamabahçe, Park Chinois, Ling Ling gibi başarılı konseptlere imza atan Yau, restoran sektörünün olmazsa olmazlarını şöyle sıraladı: “Mekanı iyi kurgulamalı, güzel bir ambiyans yaratmalısınız. Ben, Keizen felsefesini çok kullandım. İşinizi sürekli iyileştirmelisiniz. Dahası dinamik ve çevik olmalısınız! Hızla inşa et, başarısız olacaksan da hızla yaşa ve toparla.” Yeme-içme sektöründe ölçek ekonomisinin önemine dikkat çeken Yau, sektörün teknolojiyi de yakalaması gerektiğini söyledi. Soft Shell adını verdiği teknoloji yatırımı hakkında da bilgi veren Yau, güvenilir bir tavsiye platformu yaratmaya çalıştıklarını belirtti. Yamabahçe adlı restoran konseptinden de bahseden Yau, Türk pidesinin Napoliten pizza gibi, UNESCO’nun “İnsanlığın Ortak Mirası” listesine girebileceğine inanıyorum” dedi.

Muse & Galakticos Kurucusu Serdar Ekrem Şirin, hızla yükselen ve yaygılaşan oyun sektöründeki gelişme ve trendleri anlattı. e-Spor’un son 7 yıldır trend olduğunu belirten Şirin, dünya çapında e-sporu seven ve takip edenlerin 2020 yılında 500 milyona yaklaşmasının beklendiğini söyledi. Türkiye’deki e-Spor tutkunlarının sayısı ise 4,2 milyona ulaşmış durumda.

Uluslararası medyanın en önemli isimlerinden Sarah Miller ise seyahat-otelcilik-restoran sektöründe hikaye yazmanın günümüz tüketicisi için önemini, daha önce duyulmamış örneklerle anlattı. Gucci CEO’su Marco Bizzarri’nin “Artık markaya değil, ürüne yatırım yapmalıyız” sözlerini hatırlatan Miller, “Gençlerin beklentileri çok farklı. Ne kadar para harcadıklarına değil, markanın ne kadar değerli olduğuna bakıyorlar. Çünkü iyi ürüne uygun fiyatlarla erişebiliyorlar zaten. Çevrim içi ve dışı alışveriş yapıyor. Mağazalar artık depo olmaktan çıkıp etkinlik alanına dönüşmeli ve bir hikaye anlatmalı” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER