Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

Rekor ihracat

Editör
Abone Ol:

Temmuz ayında ihracat, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,8 artarak 14 milyar 106 milyon dolar oldu. Bu sayede 2018 yılı Temmuz ayı, bugüne kadar en çok ihracat gerçekleştirilen Temmuz ayı olarak kayıtlara geçti.

24 Haziran seçimleri ile başlayan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kamu hizmetlerine ilişkin aldığı reform niteliğindeki kararlar hızla hayata geçmeye devam ediyor. Ekonomi Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın birleştirilmesi ile oluşturulan Ticaret Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi ile güç birliğine giderek aylık ihracat rakamlarının açıklanmasına ilişkin çalışmaları ortaklaşa yapma kararı aldı. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın talimatı ile başlayan süreçte daha önce TİM tarafından ayın 1’inde, eski Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından ayın 2’sinde açıklanan bir önceki aya ilişkin geçici ihracat rakamları, artık iki kurumun ortaklaşa çalışması sonucu yine ayın 1’inde açıklanacak.

Alınan karar çerçevesinde, 9 Temmuz’da Ticaret Bakanlığı görevine gelen Ruhsar Pekcan, 30 Haziran’daki Genel Kurul’da TİM Başkanlığına seçilen İsmail Gülle ile birlikte, ilk ortak rakam açıklamasını Ankara’da gerçekleştirdi. İki kurumun birlikte açıkladığı ilk ihracat rakamlarına da rekor damgasını vurdu.

Temmuz ayında ihracat, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,8 artarak 14 milyar 106 milyon dolar oldu. Bu sayede 2018 yılı Temmuz ayı, bugüne kadar en çok ihracat gerçekleştirilen Temmuz ayı olarak kayıtlara geçti. Toplantıda aylık ihracat rakamlarını açıklayan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, “İhracatımız ne kadar güçlü ise ekonomimiz de o kadar güçlüdür. İç piyasada, ekonominin dinamikleri ne kadar etkin işlerse; küresel pazarlarda o kadar güçlüyüz. Yeni dönemde, resmin bütününe bakma fırsatımız var artık” dedi.

Yılın ilk 7 ayında ihracatın yüzde 7 artışla 96,3 milyar dolara eriştiğini kaydeden Pekcan son 12 aylık ihracatın da yüzde 8,1 artışla 163,3 milyar dolarla tüm zamanların zirvesine ulaştığını kaydetti. Pekcan, Türkiye, 2018 yılının başında iddialı büyüme hedefleri koyup gerçekleştirdiğini kaydederek, “Dünyadaki ‘korumacılık ve ticaret rüzgarlarına’ rağmen, ihracatta her ay kendi rekorunu kırıyor. Yine bizleri son derece memnun eden bir gelişme de Temmuz ayında ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 58,7’den yüzde 70,1’e yükselmesidir. Temmuz ayında bir diğer sevindirici gelişme de ithalatımızın %6,4 düşüşle 20.1 milyar dolar olarak gerçeklmesi” şeklinde konuştu.

Şu sıralar yeni bir Orta Vadeli Program çalışması yapıldığını hatırlatan Pencan, mevcut OVP’ye göre ihracat hedefinin 169 milyar dolar olduğunu vurguladı. Pencan, “Biz bu hedefi yakalayacağız. Hatta analizlerimiz bir miktar geçeceğimizi gösteriyor. Bir gerçeğimiz var: Türkiye, ihracata dayalı olarak yatırım yapmak, ihracatla küresel piyasalarda başarılı olmak ve böylece ihracatla kalkınmak zorunda olan bir ülkedir” diye konuştu. Dünyanın durmaksızın değiştiğini ve dönüştüğünü ifade eden Bakan Pekcan, dünyada 7,7 milyar insan yaşadığını ve 80 trilyon dolarlık gelir ürettiğini hatırlattı. Pekcan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yani gezegenimizin kişi başına düşen geliri 10 bin 400 dolar. Türkiye’nin de kişi başına düşen geliri 10 bin 600 dolar. Madem ki, hedef ‘Muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkmaktır’. Bu hedefe ulaşmak için, gelirimizi birkaç misline çıkarmak zorundayız. Bunun ihracattan başka hiçbir yolu yoktur. İhracatla gelirimizi yükseltmenin yolu da ‘21. yüzyılın yükselen sektörlerinde’ daha fazla teknoloji, daha fazla tasarım ve daha fazla marka üretmektir. Küresel ekonomide cesur ve yeni bir dünya kurulurken; Türkiye olarak bu dünyanın önemli bir aktörü olmaya kararlıyız. Yolumuz uzun ama ilk adımı ihracatla başlıyor. Ve sonraki adımları da ihracatla geliyor.”

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER