Genel Haberler
Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nden açıklama var…
“Kırmızı Et Sektöründe Sorunların Çözümü İçin Bir Maraton Koşucusu Gibi Sabırlı ve Kararlı Hareket Etmeliyiz.”
Ülkemiz kırmızı et sektörü, 80 milyonluk nüfusumuzu ve aynı zamanda yıllık 37 milyon kişiyi bulan turistin et tüketimini karşılamaktadır. Sektör, gerek beslenmedeki yeri gerekse üretimdeki mevcut potansiyeli nedeniyle kritik öneme sahiptir.
TÜİK verilerine göre Ülkemizin kırmızı et üretiminin arttığı görülmektedir. Ancak nüfus artışı ve et restoranları sayısında artış, işlenmiş et ürünlerindeki üretim artışı vb. nedenler ile artan talep doğrultusunda üretimimiz tüketimi karşılayabilir noktada değildir.
Hayvan sayımızın geliştirilmesi, kırmızı et üretimimizin artırılması için Bakanlığımızın Milli Tarım Projesi başta olmak üzere geniş ölçekli ve uzun vadeli programları hayata geçmektedir.
Arz eksikliğinden kaynaklanan fiyat dalgalanmaları bugünün sorunu değildir.
Bilindiği gibi ülkemizde besilik hayvan ithalatı Et ve Süt Kurumu aracılığıyla yürütülmektedir. Ancak yaşanan süreçte hayvan tedarikinde istenen miktarda hayvanın et üretimine dahil edilmemesi ve besicilik faaliyetiyle uğraşan kesimlerin yetersiz kapasiteyle çalışmasına et üretiminde azalışa sebep olmaktadır. Bu nedenle işletmeler kesime gelen hayvanlarını yeni hayvan girişi gerçekleşene kadar bekletmeyi tercih etmektedirler. Bu da sektörde et üretim miktarlarında dalgalanmalara neden olmaktadır.
Bu nedenlerle arz-talep dengesinin sağlanamaması kırmızı et fiyatlarında artışa neden olmakta tüketiciye yeterli miktarda ve uygun fiyattan kırmızı et ulaşamamaktadır. Kısa dönemde canlı hayvan ithalatında talep edilen miktarların kesintisiz karşılanabilmesi böylelikle besi tesislerinin tam kapasite ile üretim yaparak kırmızı et arzının artırılması önem taşımaktadır.
Kısa vadede piyasa istikrarının sağlanmasına katkı sağlamak için yurtiçi kırmızı et üretiminin tüketimi karşılama noktasına gelene kadar sadece besilik hayvan ithalatı sürekli olarak ve besicilerin taleplerini karşılayacak şekilde yapılmalıdır. Ancak sorunun çözümünün uzun vadeli çalışmalar ile olacağı unutulmamalıdır.
Hayvancılığımızın gelişmesi için orta ve uzun dönemli, kırmızı et ve süt sektörünün tamamının ortak çıkarlarını koruyan, üreticinin sürdürülebilir üretim yapmasını, sanayicinin yatırımlarını büyütebileceği, istihdam sağlayacağı, tüketicinin sağlıklı, güvenli ve ucuz eti tüketebileceği şekilde orta ve uzun vadeli tedbirler alınması gerekmektedir.
Bakanlığımız, Ülkemizin kırmızı et üretiminde sürdürülebilir üretimi sağlamak amacıyla Milli Tarım Projesi içerisinde sektöre dönük önemli adımlar atmıştır. Bu adımların yakın bir zaman içinde olumlu etkilerinin görüleceğine inanıyoruz.
Kesimlik hayvan ve karkas etin gümrük vergisi oranlarında yapılan düzenlemeler, et arzındaki yeterliliğin sağlanması, piyasadaki fiyat dalgalanmalarının stabilize edilmesi ve özellikle spekülatörlerin piyasa üzerindeki olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması içim alınmış tedbirlerdir.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız bizzat yaptığı açıklamalarda alınacak kararlarda yurtiçi üretim maliyetlerinin dikkate alınacağı ve üretici mağduriyetlerine asla müsaade edilmeyeceğini belirtmiş olup, konseyimiz de ana görevi sürdürülebilir et üretiminin sağlanmasında tüm tarafların haklarını korumaya yönelik çalışmalarına devam edecek ve sektörde istikrarın bozulmasına müsaade etmeyecektir.
Belirtilen nedenlerle besicilerimizin üretimlerini sürdürmelerini, umutsuzluk içerisinde hareket etmemelerini diliyoruz.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
