Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

YZB 2015’in sponsor ve konuşmacıları açıklandı

Editör
Abone Ol:

YZB 2015’in ana teması Teknoloji.

Perakendeci, üretici ve tedarikçi olmak üzere, perakende sektörünün 1 milyonu aşkın paydaşını aynı platformda bir araya getiren ‘Yerel Zincirler Buluşuyor’ Konferansı ve Fuarı öncesinde, Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) tarafından İstanbul Point Otel’de bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, TPF Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altunbilek, TPF Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Reşat Narman, TPF Yönetim Kurulu Üyeleri İhsan Korkmaz, Mahmut Kara ve İhsan Biçen’in yanı sıra Globus Fuar Kongre Yönetimi Başkanı Hakan Adıgüzel katıldı. 

Toplantıda konuşan TPF Başkanı Mustafa Altunbilek, 15-16 Nisan tarihlerinde bu yıl 7’ncisi gerçekleştirilecek olan YZB 2015’in ana temasının teknoloji olduğunu söyledi. Altunbilek, “Bu yıl, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştireceğimiz Yerel Zincirler Buluşuyor Konferansı ve Fuarı’nda, “Dönüşümü Başlat, Geleceği Kazan” temasıyla teknoloji konusunu işleyeceğiz” dedi. Türkiye genelinde ve KKTC’de faaliyet gösteren 16 derneğin çatı örgütü olarak, 369 üyeleri ile TPF olarak 3 bin 680 perakende noktasında hizmet verdiklerini aktaran Altunbilek, “Sektör olarak toplam istihdamımız yaklaşık 70 bin kişi. Bu istihdam rakamı ile perakende sektörü olarak, Türkiye’nin en büyük istihdam sağlayan üçüncü sektörüyüz. Geçen yıl yakaladığımız büyüme oranı ise yüzde 14. yerel zincir marketler olarak, toplamda 10 milyar dolarlık ciro ile Türkiye için oldukça önemli bir rakamsal karşılığa imza atıyoruz. 2023 yılı hedefimiz ise 70 milyar TL” diye konuştu.
Elde ettikleri rakamlar ışığında, perakende sektörünün geleceğinin çok parlak olduğunu aktaran Altunbilek, “Ancak gidilecek daha çok yolumuz, atmamız gereken daha çok adım var. Bu adımların en başında ise, teknoloji geliyor” ifadesini kullandı. Altunbilek, şöyle konuştu: “Hayat, artık her geçen gün daha da hızlanıyor. İşinden evine dönmeye çalışan ve bu arada alışveriş yapmak zorunda olan insanların, artık marketlerde kaybedeceği bir-iki dakikaya bile tahammülleri yok. Tüketici artık markete girdiğinde, istediği ürünü kolayca bulup, alışverişini, mümkün olan en kısa sürede bitirebilmek istiyor. Bu anlamıyla yakın zaman sonra, tüketicisine alışveriş esnasında zaman tasarrufu sağlayamayan marketlerin, tercih edilirliği maalesef düşecek.”
Günümüzde, elinin altındaki teknolojiyi en iyi biçimde kullanan ve teknolojinin konforu ile daha rahat olmayı ve zamandan kazanmayı keşfeden bir tüketici kitlesi bulunduğunun altını çizen Altunbilek, “Tüketicinin beklentisi, marketler için de geçerli olacak. Alışveriş tercihlerini, zaman ve konfor belirleyecek” diye konuştu. Teknolojik gelişmelere entegre olabilmek adına yerel marketlerin önemli bir avantajı olduğuna da dikkat çeken Altunbilek, şunları söyledi: “Perakende sektörü, bildiğiniz gibi, bütün iş süreçlerinin başında insan kaynağı olan, çok canlı bir sektör. Yerel marketlerin en büyük avantajı ise, hızlı hareket edebilme kabiliyetidir. Marketler, gelişmeleri yakından takip edebildiği, müşterisine birebir dokunabildiği için olan biteni iyi gözlemler; hızla karar alabilir ve hızlı uygular.
Biz de TPF olarak biliyoruz ki, teknoloji kullanımında yerel marketler, bu hareket kabiliyetini yine çok iyi değerlendirecek ve farkını ortaya koyacaktır.”

“Teknoloji yatırımı işletmeyi başarısızlıktan koruyor”
Teknolojiyi doğru kullanmanın, işletmelerin cirosuna önemli katkılar sağladığına değinen Altunbilek, şöyle devam etti: “Çünkü teknoloji kullanımı, işletmelere her şeyden önce ‘sağlıklı ölçümlemeyi’ getiriyor. Tedarik zincirinden, satış ve stok adedine, aydınlatmadan yazılım ve uygulamaya, artık hemen her alanda kullanılabilen teknoloji, maddi gider ve kayıpları önlediği gibi; kaybın en çok nerelerde yaşandığını net bir biçimde ortaya koyuyor ve işletme açısından en doğru çözümün bulunmasını sağlıyor. Sektörümüzde yatırım yapmak isteyen işletmecilere, önemli bir uyarıda bulunmak istiyoruz: Mağazasını kontrol edemeyecek olan hiç kimse, market açmasın, başarısızlığa uğrar” ifadesini kullanan Altunbilek, mağazaların kontrolü için tek yolun, teknoloji yatırımı olduğunu söyledi.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER