Genel Haberler
Döviz kuru yükselmeye devam eder mi?
HG Grup Eğitim ve Danışmanlık Kurucusu Yrd. Doç. Dr. Murat Hatipağaoğlu, “Eldeki veriler, dövizin artış yönünde seyredeceğini işaret ediyor” dedi.
Ülkeler arasındaki carî faiz farkları, döviz kurunda olası değişikliğin ne olabileceğini tahmin etmeye yaramaktadır. Türkiye ve ABD cari faiz oranları arasındaki farka bakıldığında 6,40 olduğu görülmektedir. Ancak 2018 yılbaşı itibarı ile yaşanan USD/TL kur artışı %25 düzeyinde. Bu durumda, Türkiye ve ABD arasındaki faiz farkı ile döviz kuru arasındaki ilişkinin kopmuş göründüğü söylenebilir. Yrd. Doç. Dr. Aziz Murat Hatipağaoğlu, nedenlerini açıklayarak, döviz konusunda olası ihtimaller konusunda da bilgi verdi.
“USD/TL kuru, 2018 yılı başından bu yana 3,78’den 4,72 düzeyine çıkmış durumda. Bu durum maalesef TL’nin, yaklaşık yüzde 25 oranında değer kaybına uğraması anlamına geliyor. Aynı dönemde Merkez Bankası da Geç Likidite Penceresi (GLP) olarak bilinen faiz oranını yüzde 12,75’den, yüzde 16,50 düzeyine yükseltti. Bunu da geçen hafta USD/TL kurunda yaşanan büyük dalgalanma nedeniyle yaptı. Merkez Bankasının müdahale etmekte tereddüt etmesinden dolayı gecikerek alınan faiz kararı ciddi etki göstermedi.
Bu gecikmenin nedeni, faizlerin artırılması konusunda oluşan olumsuz görüşten kaynaklanmaktadır. Faizlerin gelişmiş ülkelere nazaran daha yüksek olması elbette istenen bir durum değil ancak ülkelerin uyguladıkları faiz oranları bir takım makro ekonomik değişkenlerin sonucu ve bunların başında da enflasyon gelmekte. Aslında konunun temeli tamamen makroekonomik verilerin bize anlattıkları üzerine kurulu. Örneğin Türkiye’de faiz oranı yüzde 16,50 ve enflasyon oranı da Nisan ayı itibarıyla yüzde 10,85 düzeyinde. Aynı dönemde ABD’de faiz oranı yüzde 1,75 ve enflasyon oranı yüzde 2,5. Bu veriler bize şunu gösteriyor, Türkiye’de reel faiz oranı yüzde 5,65 ve Amerikan reel faiz oranı yüzde -0,75. Döviz kurunda yaşanan gelişmeler tam olarak bu oranlarla ilişkili. Şunu bilhassa söylemek gerekiyor; faiz enflasyonun sonucudur.
Döviz neden yükseliyor?
Ülkeler arasındaki carî faiz farkları, döviz kurunda olası değişikliğin ne olabileceğini bize söylemektedir. Türkiye ve ABD cari faiz oranları arasındaki farkın 6,40 olduğunu görüyoruz. Ancak yıl başından bu yana yaşanan USD/TL kur artışı yüzde 25 düzeyinde. Bu durumda şunu söyleyebiliriz, Türkiye ve ABD arasındaki faiz farkı ile döviz kuru arasındaki ilişki kopmuş görünüyor. Bunun birçok nedeni var:
• Merkez Bankasının bağımsızlığı konusunda oluşan tereddütler.
• Hazine Müsteşarlığı Türkiye Dış Borç Ödeme Projeksiyonuna göre yıl sonuna kadar 93,5 milyar dolar borç ödeyecek olması.
• Haziran ayının ilk yarısında FED’in faiz artırma ihtimalinin artmış olması ki, bu durumda dolar için en güvenli liman basıldığı yerdir.
• Sermaye hareketlerinin büyük ölçüde serbest olduğu Türkiye’de kısa süreli sermaye hareketlerinin faize olan duyarlılığının son derece düşük olması (şimdilerde olduğu gibi),
• Faize olan duyarlılığı düşük olan sermaye hareketleri nedeniyle carî işlemler açığını kapatılamaması,
• 2017 yılından bu yana genişleyen maliye politikası sonucu artan kamu harcamaları (teşvikler, vergi yapılandırma, faiz sübvansiyonları vb.). Artan kamu harcamaları faizler üzerinde artış yönlü baskı oluşturmaktadır.
Tüm bunlara bakarak USD/TL kurunun geleceği için ne diyebiliriz? Eldeki veriler ve yakın gelecekteki olası gelişmeler ışığında, USD/TL değerinin artış yönünde baskı altında olacağı anlaşılıyor. Özellikle FED’in muhtemel faiz artırımı kararından sonra bu baskı daha da artacaktır. Üstüne bir de borç ödemesi nedeniyle döviz talebinin giderek artacağını da eklersek USD/TL kurunun artma olasılığı tahmin ötesine geçmiş oluyor. Peki, Merkez Bankası ne yapacak? Merkez Bankasının sürekli olarak faiz artırımı yoluna gitmesi pek mümkün görünmüyor. Kredi ödemelerinde kuru sabitleyerek ya da elinde döviz bulunduran vatandaşlarımızın ellerindeki bir miktar dövizi bozdurarak yaşadığımız makro ekonomik sorunu çözmek mümkün değil. Para politikası açısından önemli araç olan faiz artırımı sürdürülebilir değil, yapılması gereken Türkiye ekonomisinin yapısal sorunlarını ivedilikle çözmektir ve başka yol da yoktur. Aksine bir tavır çok yakın bir süre içinde USD/TL kurunun daha da yükselmesine yol açacaktır.”
Genel Haberler
E-ticaret, indirim rüzgârıyla coşacak
Markalar ve e-ticaret pazaryerleri Türkiye’de de artık bir gelenek haline gelen kasım indirimleri için hazırlıklarını büyük ölçüde tamamladı. Birçok marka ve pazaryeri tarafından kasım ayının geneline yayılan kampanyalar sayesinde internetten alışveriş hacminin 500 milyar lirayla aylık rekorunu yenilemesi bekleniyor.
Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, tüketicilerin her yıl kasım indirimlerini merakla beklediğini hatırlattı. Kasım ayının geneline yayılan inidirim kampanyalarının markalara ellerindeki stoku eritme, tüketicilere de ihtiyaçlarını uygun fiyata giderme imkânı sunduğuna dikkat çeken Öncel, şöyle devam etti:
“Alım gücü giderek zayıflayan tüketici, gıda dışındaki ihtiyaçlarını ertelemek zorunda kalıyor. Enflasyonla mücadele için talebi kısmaya yönelik önlemlerin de etkisiyle temmuzdan bu yana üye markalarımızın büyük bölümünün adet satışlarında düşüş gözlemliyoruz. Dört aydır devam eden daralmaya kasımda “dur” demek istiyoruz. Belli ürün gruplarında yüzde 25’ten yüzde 70’e varan oranlarda indirimlerin yapılacağı kasım kampanyalarıyla birlikte hem fiziki mağazalara hem de e-ticaret pazaryerlerine büyük bir canlılık gelmesini bekliyoruz. Özellikle 11 Kasım’daki ‘bekarlar günü’ ve bu yıl 29 Kasım’a denk düşen “efsane cuma”da alışverişin en üst noktaya ulaşacağını öngörüyoruz. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre kasım, e-ticaret hacminin zirve yaptığı ay olarak öne çıkıyor. Örneğin Kasım 2023’te e-ticaret hacminin 12 aylık ortalamadan yüzde 50 fazla olduğu, yıllık toplam e-ticaretin yüzde 12,5’inin kasım ayında gerçekleştiği görülüyor. Geçen yıl “efsane cuma”ya denk düşen 24 Kasım e-ticaret hacminin en yüksek olduğu gün olarak dikkat çekiyor. “Efsane cuma”yı, bekarlar günü kampanyalarının yapıldığı 11 Kasım izliyor. Bu yıl da benzer bir tablonun gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Kasım kampanyalarında giyimden, beyaz eşyaya, elektronikten kozmetiğe her kategoride çok cazip indirimler oluyor. Temmuzdan bu yana hazır giyim, ayakkabı, elektronik ve küçük ev aleti markalarımızın adet satışlarında önemli düşüş gözlemliyoruz. Kasım ayında özellikle bu kategorilerde ciddi satış rakamlarına ulaşılacağını ve toplam e-ticaret hacminin 500 milyar lirayı aşarak rekor tazeleyeceğini tahmin ediyoruz. Talebin yüksek olmasına rağmen indirimler sayesinde kasımda da enflasyonla mücadeleye desteğimizi sürdüreceğiz.”
Sinan Öncel, tüketicileri özellikle internet üzerinden yapacakları alışverişlerde siber dolandırıcılara karşı uyanık olmaları konusunda uyardı. Öncel, tüketicilere alışverişlerini markanın ya da pazaryerinin resmi sitesinden yapmalarını, ödemelerini de gerekli güvenlik kontrollerini sağladıktan sonra gerçekleştirmelerini önerdi.
Genel Haberler
CarrefourSA, L’Etape Türkiye’de sporculara destek verdi
19-20 Ekim tarihlerinde Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen, Fransa Bisiklet Turu’nun amatör sporculara yönelik özel konsepti olan “L’Etape Türkiye by Tour de France”, 50’den fazla ülkeden yaklaşık 3000 bisikletçinin katılımıyla İstanbul’da gerçekleşti. CarrefourSA, etkinliğin tedarikçi sponsoru olarak, Yaşam için Doğrusu vizyonunu bir kez daha öne çıkardı.
CarrefourSA Pazarlama ve Kurumsal İletişim Grup Müdürü Melis Karatay Ebin, “Dünyanın en ikonik spor organizasyonlarından birinde CarrefourSA olarak yer almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu dev etkinlikte, sporcularımıza yarış boyunca enerji vermek amacıyla su ve meyve ikramlarıyla destek sağladık. Lezzet Arası şeflerimiz ise yarış sonrasında sporcuların karbonhidrat ihtiyaçlarını karşılamak için özel ikramlarıyla alandaydı. CarrefourSA olarak önümüzdeki dönemlerde de sporu ve sporcuyu desteklemeye kararlıyız.” dedi.
Genel Haberler
EBRD ve A101, sürdürülebilir gelecek için güçlerini birleştiriyor
Türkiye’nin 81 ilinde ve tüm ilçelerinde 13.600’ü aşkın mağazasıyla hizmet veren A101, sürdürülebilirlik hedeflerine yönelik çalışmalarını hızlandırmak amacıyla Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan (EBRD) yeşil dönüşüm projelerini desteklemek ve yeni mağaza yatırımlarını finanse etmek için 200 milyon ABD doları tutarında kredi aldı.
EBRD, Türkiye’nin en büyük perakende zincirlerinden A101’e, sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemek amacıyla 200 milyon ABD doları tutarında sendikasyon kredisi sağladı. Bu kredi, A101’in yeşil dönüşüm çalışmalarını hızlandırma ve yeni mağaza yatırımlarına katkı sunma amacıyla kullanılacak.
İki dilimden oluşan kredinin 100 milyon ABD doları tutarındaki kısmını EBRD taahhüt ederken, ikinci 100 milyon ABD doları tutarındaki dilim uluslararası finans kuruluşları aracılığıyla sendikasyon şeklinde sağlanacak. İlk dilimde, EBRD, 82 milyon ABD doları tutarında finansman sağlarken, Finance in Motion 18 milyon ABD doları katkı sağlayacak.
Bu finansman aracılığıyla A101, Türkiye genelinde yeni mağaza ve depo açılışları, mevcut mağazaların modernizasyonu ve enerji verimlilik artışı doğrultusunda yenilenmesi ve güneş enerjisi panelleri kurulumuna yönelik orta vadeli yatırım planlarını finanse edecek.
Kredi sayesinde A101, enerji tüketimini ve karbon emisyonlarını azaltmanın yanı sıra, güneş enerjisi ve kaynak verimliliği projeleri ile çevre dostu uygulamalarını güçlendirecek.
Türkiye perakende sektörü, ülke iş gücünün %12’sini istihdam eden önemli bir sektör olmasına rağmen, özellikle depremden etkilenen bölgelerde ciddi zorluklarla karşı karşıya kalmıştı. A101, bu bölgelerde perakende çalışanlarının teknik becerilerini geliştirmek ve iş gücünün gelişimini desteklemek amacıyla iki büyük eğitim programı başlatacak. Programların bir diğer önemli amacı ise, ülke genelindeki personelin becerilerini artırmak olarak öne çıkıyor. Eğitim programlarına katılarak işe alınan kişilerin %60’ını kadın çalışanlar oluşturacak ve bu sayede kadınların iş gücüne katılımı ve ekonomik güçlenmesi desteklenecek.
EBRD Gıda ve Tarım İşletmeleri Bölge Başkanı Wojtek Boniaszczuk, projeyle ilgili olarak; “A101 ile bu önemli projede çalışmaktan mutluluk duyuyoruz. A101’in çevre dostu operasyonlara doğru attığı adımlar perakende sektörü için örnek teşkil edecek. Özellikle depremden etkilenen bölgelerde iş gücünü desteklemeyi amaçlayan bu yatırımın, bölgenin ekonomik toparlanmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Aydın Group CFO’su Osman Yılmaz ise şöyle konuştu: “EBRD ile yapmış olduğumuz bu stratejik iş birliğinden çok mutluyuz. Bu iş birliği sektördeki konumumuzu güçlendirecek olmasının yanı sıra, sürdürülebilir perakende operasyonlarına yaptığımız yatırımları da hızlandıracaktır. A101’in sektöründe inovasyonu ve sürdürülebilirliği teşvik etmeye kararlılığının da göstergesi olan bu iş birliği, yalnızca finansal istikrarımızı artırmakla kalmayacak, aynı zamanda iş gücümüzü ve ekosistemimizi de güçlendirecektir.”
EBRD, 2009 yılından bu yana Türkiye’de çoğunluğu özel sektörde olmak üzere 453 proje ve ticaret finansmanı limitleri aracılığıyla 20 milyar avrodan fazla yatırım gerçekleştirdi.