Genel Haberler
Amaç, gıda kaybı en aza indirmek
İstanbul Bilgi Üniversitesi Elektrik- Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi ve Fazla Gıda Ar-Ge Mühendisi Atakan Özkan ile Bilgi öğrencisi Pelin Damla Ateş, Soğuk Zincir Takip Sistemi isimli projelerini Fazla Gıda Platformu için tasarladı.
Yürütücülüğünü Bilgi Elektrik- Elektronik Mühendisliği Bölümü Dr. Okan Zafer Batur ile BİLGİ Elektrik- Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Yiğit Dağhan Gökdel’in yaptığı projede soğuk zincir kırılmasına bağlı gıda, zaman ve mali kayıpların en aza indirilmesi hedefleniyor.
Yapılan çalışmanın öğrencilerin Fazla Gıda A.Ş.’nin alandaki tecrübelerinden faydalanarak firma için gerçekleştikleri bir sistem olduğunu söyleyen Dr. Yiğit Dağhan Gökdel, “Uygun çevresel ortam testlerinde (THS5) başarılı sonuçlar elde edildi. Teknoloji hazırlık seviyesi 6’ya ulaşmak için sistem geliştirilmeye devam ediliyor. Bu iş birliği, esasen bir yazılım şirketi olan Fazla Gıda A.Ş’nin özellikle düşük güç tüketimli akıllı donanım geliştirme bilgi birikimine katkı sağlamasının yanında, projede kapsamında çalışan öğrencilerimizin de teknik anlamda gelişmesini sağlayıp, kendilerine iş olanakları sunuyor . Fazla Gıda A.Ş. ve İstanbul Bilgi Üniversitesi ortaklığını devam ettirip, 2020 yılı içerisinde söz konusu bu proje ile geniş kapsamlı bir Avrupa Birliği Projesi başvurusu da yapmayı planlıyoruz.” şeklinde konuştu.
Operasyona dair belgeler arşivleniyor
Bilgi ile iş birliği yapan Fazla Gıda Soğuk Zincir Takip sisteminde Fazla Gıda Dijital Atık Yönetim platformu ve 100’den fazla oluşan partner ekosistemi ile gıda ürününün finansal, çevresel ve sosyal en avantajlı değerlendirme yönteminin kararını verebilmesi ve ürünün muhteviyatı hakkında sahip olunan bilgi sayesinde, herhangi bir soğuk zincir kırılması yaşanması durumunda, ürünün değerlendirme yolları ile ilgili hızlı bir şekilde karar alınabiliyor. Fazla Gıda, dijital atık yönetim sistemiyle birlikte anlaşmalı olduğu gıda firmaların fazla gıdalarını, gıda kazanım hiyerarşisini göz önünde bulunduruyor. Sunduğu gıda bağışı, yeniden satış, hayvan yemi üretimi ve geri dönüşüm modülleri ile dijital pazaryerinde en uygun partnerle eşleştirerek değerlendirmesine yardım eden Fazla Gıda, dijitalleşmiş, hızlı süreç ve partner ekosistemi sayesinde atık yönetimi için ekstra insan gücü ve zaman ayırmadan bu gıdalardan finansal, sosyal ve çevresel fayda yaratıyor. Platform, gıda firmalarını farklı türdeki atıklar için farklı kurumlarla anlaşma yapma zahmetinden kurtarıyor. Dijital platform aracılığı ile tek bir noktadan bütüncül atık yönetim sistemi sağlayan Fazla Gıda aynı zamanda operasyona dair bütün belgelerin arşivlenmesini takip edilebiliyor.
Sistemde nesnelerin interneti teknolojisi kullanılıyor
BİLGİ ile yapılan iş birliği hakkında konuşan Fazla Gıda kurucularından Arda Eren, soğuk zincir kırılmasına bağlı gıda atığını en aza indirebilmek ve gıda güvenliğini sağlayabilmek için soğuk zincir takip sistemi tasarladıklarını söyledi. Eren, “Ortamın sıcaklık ve nemini gerek görülen zaman aralıklarıyla ölçerek kullanıcıya sunuyoruz. Sistemi birden fazla alanda çalışabilecek özellikte tasarladık. Depolarda sabitlenmiş halde, ürünlerin nakliyesi esnasında araçlarda, özel ilgi gerektiren kargoların bulunduğu kutularda kurulum maliyeti ve montaj gerektirmeden kullanılabiliyor. Sistemde montaj gerektirmeyen kolay kurulum özelliği için nesnelerin interneti teknolojileri kullanılıyor. Lojistik operasyonlarının kolay takibi ve operasyon esnasında gerçekleşebilecek olası soğuk zincir kırılmasına müdahale edebilmek için araç konumunu takip edebiliyor. Anlık takip özelliği hem yakıt tasarrufu yapabilmek adına hem de soğuk zincirin tehlikeye girmesi durumlarında alternatif rotalar sağlayarak kullanıcıların işlerini kolaylaştırıyor. Aynı zamanda sistem lojistik operasyonların karbon salınımına katkısını düşürmekte önemli rol oynuyor. Sistem, barındıracağı ivme ölçer ile araçların taşıma esaslarına uygun kullanılıp kullanılmadığını denetleyerek, özel ilgi gerektiren kargoların taşıma koşullarına dair iç görüler de sağlıyor” dedi.
Türkiye’de yılda 125 kg sebze meyve israf ediliyor
Maliyet etkin, yerli üretim, bulut tabanlı algılayıcılar ile yatırım maliyeti olmadan üretilecek soğuk zincir takip sistemlerinin küçük işletmelerde hızla yaygınlaştığını dile getiren Arda Eren, yerli algılayıcı teknolojileri ile ithalat oranı azalırken, gıda kaybının büyük oranda önlendiğini belirtiyor. Ürünün ısı kontrollü sevkiyat dışında da yaygınlaştırılması ile gıda sektöründe yaşanan kayıp ve atıkları önlemesi beklendiğini aktaran Eren, şöyle devam etti: “Örneğin soğuk zincir taşımacılığı kapsamına girmeyen ürünlerden biri olan çilek, oda sıcaklığında taşınırken üç günde bozulurken, 11 derece sabit sıcaklıkta taşınan çileklerin ortalama 10 günde bozulduğu tespit edildi. Türkiye’de her yıl üretilen 49 milyon ton meyve ve sebzenin yaklaşık 11,6 milyon tonu lojistik aşamasında doğru şekilde taşınmadığı için tüketilemez hale geliyor. Türkiye’de sebze ve meyve hasat, muhafaza, taşıma, pazarlama ve tüketim olmak üzere beş ana kademenin her birinde yapılan hatalı uygulama, ürüne bağlı olarak yüzde 25-40’lara kadar çıkan kayıplara neden oluyor. Sonunda ürün çöpe dönüşüyor. Türkiye’de kişi başına yılda 125 kilogram sebze ve meyve israf oluyor. Ürünler çöp depolama alanlarına gidiyor. Bir yılda oluşan 9-10 milyon ton sebze meyve atığı Türkiye’nin yıllık ihracatının yaklaşık 4 katına karşılık geliyor. Sebze ve meyvenin nihai bedelinin ortalama 1 dolar olduğu kabul edilirse yanlış yaş sebze ve meyve zincir sisteminin Türkiye ekonomisine maliyeti 2015 yılı verilerine göre yılda yaklaşık 9-10 milyar dolar olarak hesaplanıyor.”
Türkiye’ de taşımacılık sektörü ile büyük perakende firmalarında soğuk zincir takip sistemlerinin en yaygın şekilde kullanıldığının altını çizen Fazla Gıda Platformu kurucularından Arda Eren “Küçük işletmeler ve küçük lojistik operasyonlar için sistemin kullanımının yüksek yatırım maliyetleri ve yönetim maliyetleri sebebi ile çok da yaygın olmadığını gözlemledik. Buradan yola çıkarak; ön yatırımı yüksek olmayan, yönetim süreci kolay ve maliyeti düşük yaklaşımımız ile en küçük işletmelere kadar soğuk zincir takibini gerçek zamanlı hale taşımayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Projemiz deneme prototipleri aşamasından itibaren bizim de partnerimiz olan Türkiye’nin en büyük perakende ve toptan zincir marketlerinden birinde kullanılıyor diyen Eren, şöyle devam etti: “Projenin tamamlanmasıyla çalışılan depo ve mağaza sayısı artacak. Eşsiz partner ekosistemimiz ile Türkiye’nin dört bir yanına hızla yayılabileceğiz. Bununla birlikte 360 derece kapsayıcı bir soğuk zincir takip sistem alt yapısı kurulup yaygınlaştırılmış olacağız. Bu nedenle oluşacak finansal kaybın önüne geçilebilecek zamanla yarışılan soğuk zinciri takip sürecinde atıl durumda kalan gıda ürünü farklı yöntemler ile ekosisteme yeniden kazandırılabilecek.”
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
