Genel Haberler
“Doğa yok olurken tarafsız olamazsınız”
Dünyadan sürdürülebilirlik uygulamaları ve sürdürülebilirlik iletişiminin nasıl yapıldığına yönelik dünya çapında konuşmacıların sahne aldığı Sürdürülebilir Markalar Konferansı’nın ikinci günü de yoğun katılım gerçekleşti.
Dünyanın en önemli 50 konferansı arasında gösterilen global Sustainable Brands buluşmalarının İstanbul ayağı, ikinci gününde de dünya çapında önemli konuşmacıları ağırladı. Bu yıl ‘The Power Of And’ temasıyla gerçekleştirilen Sustainable Brands 2016 İstanbul’nın ikinci gününde sorumlu liderlik, değişimin yeni dili, “karma” pazarlama, sürdürülebilir iletişim ve inovasyon ile etki yaratma konuları masaya yatırıldı.
Sürdürülebilir Markalar Konferansı 2016’nın ikinci günü açılışında konuşan Yazar, Konuşmacı ve Eleştirmen Thomas Kolster’in moderasyonunda IPPA Kurucusu Fatmanur Erdoğan ve Yazar matthew sürdürülebilir marka olmayı tartıştı. Tüketici davranışları değiştikçe sistemin de değişmeye başladığını ifade eden matthew, böylece sürdürülebilirliğin herkesi etkilemeye başladığını belirtti. Sosyal marka yaratmak üzere özel sektörün de ortak çalışmasının ve kendi arasında işbirliği yapmasının önemli olduğunu söyleyen Fatmanur Erdoğan ise, “Şirket olarak başarılı mı olmak istiyorsunuz, yoksa değişimde liderlik mi etmek istiyorsunuz? Önemli olan bu.” dedi.
İkinci gün konuşmacılarından İspanyol girişimci ve maceraperest Albert Bosch ise konferansın en dikkat çekici ismi oldu. 7 zirve projesi kapsamında 7 kıtanın en yüksek noktalarına tırmanan, 8 kez Dakar Rallisi’ne katılan, Güney Kutbu’nu tek başına geçmeyi başaran Bosch, 2015 yılında katıldığı Dakar Rallisi’ni dünyada ilk kez yüzde yüz elektrikle çalışan bir araç ile tamamlayarak sürdürülebilirlik konusuna dikkat çekti. Konuşmasında kendisini doğanın bir elçisi olarak gördüğünü ifade eden Albert Bosch, hayatlarımızın çoğunu şehirlerde geçirdiğimizi ve doğayı sadece kaynak olarak gördüğümüzü vurguladı.
Everest’e tırmanıp, aşağı indiğinde başarısından dolayı çok mutlu olduğunu, ancak kendini doğaya karşı suçlu hissettiği için ağlamaya başladığını anlatan Bosch, o an doğayı sadece kullandığını ve doğa için hiçbir şey yapmadığının farkına vardığını söyledi. Böylece kendisini girişimcilik ve maceracı taraflarını birleştirerek sürdürülebilirlik konusuna dikkat çekmeye adadığını belirten Albert Bosch, sporun bu konulara dikkat çekmek için çok önemli bir araç olduğunu ve sürdürülebilirliği tanıtmak için kullanılabileceğini söyledi.
Doğanın yok edilmesine karşı tarafsız kalmanın mümkün olmadığını söyleyen İspanyol girişimci ve maceracı Bosch, “Sürdürülebilir marka mısınız, yoksa tersi mi? Seçmek zorundasınız. Tarafsız kalamazsınız.” diyerek katılımcıları bu konuda aktif olmaya çağırdı.
Sürdürülebilir Markalar Konferansı 2016’nın ikinci gün konuşmacılarından Taylandlı The Brandbeing Consultant şirketinin kurucusu Sirikul Nui Laukaikul, Tayland Kralı’nın önderliğinde başlatılan “Yeterlilik Ekonomisi Felsefesi”ni katılımcılar ile paylaşırken, Uzakdoğu inanışı Budizm’e ait “karma felsefesi”nin sürdürülebilirlik açısından pazarlama alanında nasıl uygulanabileceğine yönelik deneyimlerini paylaştı.
Sürdürülebilirlik anlayışının önce bireysel olarak başlaması gerektiğini belirten Laukaikul, daha sonra içinde bulunduğumuz topluluk ya da şirketimize sonra da ülkemize ve dünyaya uygulanabileceğini belirtti. Sorumlu tüketimin sürdürülebilirlik kavramı için önemli olduğunu söyleyen Laukaikul, “Pazarlama sadece bir araç. Pazarlamayı suçlamak yerine, nasıl daha iyi bir yol için kullanacağınızı bulun.” şeklinde konuştu.
Sürdürülebilir Markalar Konferansı 2016’nın dikkat çeken konuşmacılarından bir diğeri ise, Mr. Goodvertising adlı kitabın yazarı, düşünür ve eleştirmen Thomas Kolster de katılımcılar tarafından ilgi ile dinlendi. Sürdürülebilirliğin pazarlama tarafında tüketiciye nasıl anlatılması gerektiği konusunda bilgi ve deneyimlerini aktaran Kolster, pazarlamanın daha duygusal, basit, etkileyici ve harekete geçiren mesajlar vermesi gerektiğini söyledi. İnsan beyninin karar verirken görselliği ön planda tuttuğunu anlatan Kolster, sürdürülebilirlik iletişimi için basitlik ve şeffaflığın önemini vurguladı.
Konferansın bir diğer konuşmacısı olan Novozymes Kurumsal Sürdürülebilirlik İlişkileri Başkanı Claus Stig Pedersen müşterileri ile birlikte dünyayı değiştirmeyi amaçladıklarını söylerken, “Sürdürülebilirlik müşterilerinizden çok daha önemlidir. Paydaşlarınızla entegre olmak başarı için temel şartlardan biridir.” şeklinde konuştu. Sürdürülebilirlik konusunun şirketlerin en üst seviyesi tarafından sahiplenilmesi gerektiğini vurgulayan Pedersen, şirketlerin sürdürülebilirlik konusunda birbirleriyle işbirliği yapmasının çok önemli olduğunu belirtti.
Sürdürülebilir Markalar Konferansı 2016’nın ikinci gününde ayrıca Hekim Holding şirketlerinden Prefabrik Yapı A.Ş. Prefabrik Yapıların sürdürülebilirliğini tartıştı.
Genel Haberler
E-ticaret, indirim rüzgârıyla coşacak
Markalar ve e-ticaret pazaryerleri Türkiye’de de artık bir gelenek haline gelen kasım indirimleri için hazırlıklarını büyük ölçüde tamamladı. Birçok marka ve pazaryeri tarafından kasım ayının geneline yayılan kampanyalar sayesinde internetten alışveriş hacminin 500 milyar lirayla aylık rekorunu yenilemesi bekleniyor.
Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, tüketicilerin her yıl kasım indirimlerini merakla beklediğini hatırlattı. Kasım ayının geneline yayılan inidirim kampanyalarının markalara ellerindeki stoku eritme, tüketicilere de ihtiyaçlarını uygun fiyata giderme imkânı sunduğuna dikkat çeken Öncel, şöyle devam etti:
“Alım gücü giderek zayıflayan tüketici, gıda dışındaki ihtiyaçlarını ertelemek zorunda kalıyor. Enflasyonla mücadele için talebi kısmaya yönelik önlemlerin de etkisiyle temmuzdan bu yana üye markalarımızın büyük bölümünün adet satışlarında düşüş gözlemliyoruz. Dört aydır devam eden daralmaya kasımda “dur” demek istiyoruz. Belli ürün gruplarında yüzde 25’ten yüzde 70’e varan oranlarda indirimlerin yapılacağı kasım kampanyalarıyla birlikte hem fiziki mağazalara hem de e-ticaret pazaryerlerine büyük bir canlılık gelmesini bekliyoruz. Özellikle 11 Kasım’daki ‘bekarlar günü’ ve bu yıl 29 Kasım’a denk düşen “efsane cuma”da alışverişin en üst noktaya ulaşacağını öngörüyoruz. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre kasım, e-ticaret hacminin zirve yaptığı ay olarak öne çıkıyor. Örneğin Kasım 2023’te e-ticaret hacminin 12 aylık ortalamadan yüzde 50 fazla olduğu, yıllık toplam e-ticaretin yüzde 12,5’inin kasım ayında gerçekleştiği görülüyor. Geçen yıl “efsane cuma”ya denk düşen 24 Kasım e-ticaret hacminin en yüksek olduğu gün olarak dikkat çekiyor. “Efsane cuma”yı, bekarlar günü kampanyalarının yapıldığı 11 Kasım izliyor. Bu yıl da benzer bir tablonun gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Kasım kampanyalarında giyimden, beyaz eşyaya, elektronikten kozmetiğe her kategoride çok cazip indirimler oluyor. Temmuzdan bu yana hazır giyim, ayakkabı, elektronik ve küçük ev aleti markalarımızın adet satışlarında önemli düşüş gözlemliyoruz. Kasım ayında özellikle bu kategorilerde ciddi satış rakamlarına ulaşılacağını ve toplam e-ticaret hacminin 500 milyar lirayı aşarak rekor tazeleyeceğini tahmin ediyoruz. Talebin yüksek olmasına rağmen indirimler sayesinde kasımda da enflasyonla mücadeleye desteğimizi sürdüreceğiz.”
Sinan Öncel, tüketicileri özellikle internet üzerinden yapacakları alışverişlerde siber dolandırıcılara karşı uyanık olmaları konusunda uyardı. Öncel, tüketicilere alışverişlerini markanın ya da pazaryerinin resmi sitesinden yapmalarını, ödemelerini de gerekli güvenlik kontrollerini sağladıktan sonra gerçekleştirmelerini önerdi.
Genel Haberler
CarrefourSA, L’Etape Türkiye’de sporculara destek verdi
19-20 Ekim tarihlerinde Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen, Fransa Bisiklet Turu’nun amatör sporculara yönelik özel konsepti olan “L’Etape Türkiye by Tour de France”, 50’den fazla ülkeden yaklaşık 3000 bisikletçinin katılımıyla İstanbul’da gerçekleşti. CarrefourSA, etkinliğin tedarikçi sponsoru olarak, Yaşam için Doğrusu vizyonunu bir kez daha öne çıkardı.
CarrefourSA Pazarlama ve Kurumsal İletişim Grup Müdürü Melis Karatay Ebin, “Dünyanın en ikonik spor organizasyonlarından birinde CarrefourSA olarak yer almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu dev etkinlikte, sporcularımıza yarış boyunca enerji vermek amacıyla su ve meyve ikramlarıyla destek sağladık. Lezzet Arası şeflerimiz ise yarış sonrasında sporcuların karbonhidrat ihtiyaçlarını karşılamak için özel ikramlarıyla alandaydı. CarrefourSA olarak önümüzdeki dönemlerde de sporu ve sporcuyu desteklemeye kararlıyız.” dedi.
Genel Haberler
EBRD ve A101, sürdürülebilir gelecek için güçlerini birleştiriyor
Türkiye’nin 81 ilinde ve tüm ilçelerinde 13.600’ü aşkın mağazasıyla hizmet veren A101, sürdürülebilirlik hedeflerine yönelik çalışmalarını hızlandırmak amacıyla Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan (EBRD) yeşil dönüşüm projelerini desteklemek ve yeni mağaza yatırımlarını finanse etmek için 200 milyon ABD doları tutarında kredi aldı.
EBRD, Türkiye’nin en büyük perakende zincirlerinden A101’e, sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemek amacıyla 200 milyon ABD doları tutarında sendikasyon kredisi sağladı. Bu kredi, A101’in yeşil dönüşüm çalışmalarını hızlandırma ve yeni mağaza yatırımlarına katkı sunma amacıyla kullanılacak.
İki dilimden oluşan kredinin 100 milyon ABD doları tutarındaki kısmını EBRD taahhüt ederken, ikinci 100 milyon ABD doları tutarındaki dilim uluslararası finans kuruluşları aracılığıyla sendikasyon şeklinde sağlanacak. İlk dilimde, EBRD, 82 milyon ABD doları tutarında finansman sağlarken, Finance in Motion 18 milyon ABD doları katkı sağlayacak.
Bu finansman aracılığıyla A101, Türkiye genelinde yeni mağaza ve depo açılışları, mevcut mağazaların modernizasyonu ve enerji verimlilik artışı doğrultusunda yenilenmesi ve güneş enerjisi panelleri kurulumuna yönelik orta vadeli yatırım planlarını finanse edecek.
Kredi sayesinde A101, enerji tüketimini ve karbon emisyonlarını azaltmanın yanı sıra, güneş enerjisi ve kaynak verimliliği projeleri ile çevre dostu uygulamalarını güçlendirecek.
Türkiye perakende sektörü, ülke iş gücünün %12’sini istihdam eden önemli bir sektör olmasına rağmen, özellikle depremden etkilenen bölgelerde ciddi zorluklarla karşı karşıya kalmıştı. A101, bu bölgelerde perakende çalışanlarının teknik becerilerini geliştirmek ve iş gücünün gelişimini desteklemek amacıyla iki büyük eğitim programı başlatacak. Programların bir diğer önemli amacı ise, ülke genelindeki personelin becerilerini artırmak olarak öne çıkıyor. Eğitim programlarına katılarak işe alınan kişilerin %60’ını kadın çalışanlar oluşturacak ve bu sayede kadınların iş gücüne katılımı ve ekonomik güçlenmesi desteklenecek.
EBRD Gıda ve Tarım İşletmeleri Bölge Başkanı Wojtek Boniaszczuk, projeyle ilgili olarak; “A101 ile bu önemli projede çalışmaktan mutluluk duyuyoruz. A101’in çevre dostu operasyonlara doğru attığı adımlar perakende sektörü için örnek teşkil edecek. Özellikle depremden etkilenen bölgelerde iş gücünü desteklemeyi amaçlayan bu yatırımın, bölgenin ekonomik toparlanmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Aydın Group CFO’su Osman Yılmaz ise şöyle konuştu: “EBRD ile yapmış olduğumuz bu stratejik iş birliğinden çok mutluyuz. Bu iş birliği sektördeki konumumuzu güçlendirecek olmasının yanı sıra, sürdürülebilir perakende operasyonlarına yaptığımız yatırımları da hızlandıracaktır. A101’in sektöründe inovasyonu ve sürdürülebilirliği teşvik etmeye kararlılığının da göstergesi olan bu iş birliği, yalnızca finansal istikrarımızı artırmakla kalmayacak, aynı zamanda iş gücümüzü ve ekosistemimizi de güçlendirecektir.”
EBRD, 2009 yılından bu yana Türkiye’de çoğunluğu özel sektörde olmak üzere 453 proje ve ticaret finansmanı limitleri aracılığıyla 20 milyar avrodan fazla yatırım gerçekleştirdi.