Genel Haberler
Maliye Bakanı: KDV oranlarındaki eşitsizliğe karşı birlikte çalışacağız
Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) tarafından düzenlenen organize gıda perakende sektörünün en büyük konferans ve fuar organizasyonu olan Yerel Zincirler Buluşuyor YZB 2016, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin katılımı ile kapılarını açtı.
İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen zirvenin açılışında konuşan Bakan Tüfenkci, “Maliye Bakanı ile İstanbul’a bu sabah aynı uçakla geldik. Sizin konuğunuz olduğumu biliyor. Ben KDV indirimi ile ilgili beklentinizi kendisine çokça anlattım siz de burada anlatın. Yüzde 8’i maliyet görüp fiyata ilave edenler var. Düşer mi düşmez mi bilmiyorum ama sıkıntınızı biliyorum. KDV ile ilgili bir etki analizi yapılması gerekir, bir düzenleme yapılması gerekir. Kendisiyle istişare edin“ dedi.
Tüfenkci, AVM’lere karşı olmadıklarını belirterek, “Ticari hayata çok müdahil olmak istemiyoruz. Bu çok doğru da değil. Önemli olan yerel marketler de oralarda yer alabilir, orada faaliyet gösterebilir. Ama biz şunu sizlerin katkısıyla düzenlemek istiyoruz; zincir mağazalar nüfusu 2 binin altındaki yerlerde, mahallelerde, köylerde mağaza açmasın” ifadelerini kullandı.
Geleneksel esnafın ve marketin hayatiyet bulması gerektiğini vurgulayan Tüfenkci, “O kültürü de öldürmeyelim. Küçük yerlerde yerel zincir de olsa açılması belli bir maliyeti getiriyor. Yerel zincirler olabilir, karlılık oranları olabilir. Bunlar tartışılsın. Bizden bir düzenleme isteniyorsa bu sektörün talebi olarak, biz de bunu hayata geçirmeye varız. Buralarda kararlar çıkarsa biz de onu uygularız” diye konuştu.
Çek Yasası Meclis’e geliyor
Tüfenkci, çek yasası düzenlemelerine ilişkin şunları kaydetti:
“İş aleminin şikayetine konu olan ve beklenen çek yasasına ilişkin düzenlemeyi bitirdik. Önümüzdeki günlerde Meclise sevk edeceğiz.
Daha güvenli çeke itibar kazandırarak daha kolay ve güvenli ticaret yapabilmenizin önünü açmış olduk. Artık üreten firmalar çek kabul etmiyor. Çeke olan güvensizliğinden bankalarda kredi açarak işlemlerini yürütüyor.
Ticareti kolaylaştırmak, artırmak istiyorsak bankanın dışında kredi imkanları oluşturmalıyız. Şu anda Türkiye’de çek kredi olarak kullanılıyor. Sektörün birbirine açtığı kredi anlamına geliyor. Ciddi düzenlemeler yaptık, kamuoyunda yakında paylaşacağız.”
İki günde şirket kurmak mümkün olacak
Şirket kurma ve tasfiyelerini çok basit hale getireceklerini belirten Tüfenkci, “Şu anda dünya sıralamasında 55’inciyiz. Yeni düzenlemelerle 9.sıraya getireceğiz. Şirket kuruluşunu 2 güne indireceğiz. Maliyetini de yarı yarıya indireceğiz. Bir sürü bürokratik işlem var. Tek pencere sistemiyle işlemleri tek bir yerden yapılacak” dedi.
Tüfenkci, yerel marketlerin ticari hayatın varlığı için çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Esnaflarımızı küçük işletmelerimizi desteklemeye çalışıyoruz. Biliyoruz ki onlar huzurdan, istikrardan yana. Bir yerde istikrar huzur alıyorsanız oradaki esnafından yüzüne bakın. Yüzü gülüyorsa orada huzur vardır” yorumunu yaptı.
Yeni düzenlemeler geliyor
Yeni piyasa koşullarında perakendeci esnafın sorunlarını gidermek için her zaman açık olduklarını söyleyen Tüfenkci, “Piyasalar her gün değişiyor. Yeni piyasalara göre kendimizi ayarlamalıyız. En azından vitrinlerimizi, ambalajımızı değiştirmemiz lazım. Bakanlık olarak 2.el araba piyasasından tutun da emlak piyasasına kadar kural getirerek haksız rekabetin karşına geçmek istiyoruz” dedi.
Perakende sektörü cirosunun, önceki yıllardaki büyüme grafiğini devam ettirerek 2018 yılında yaklaşık 880 milyar Türk lirasına ulaşmasının beklendiğini bildiren Tüfenkci, şu bilgileri verdi:
“Girişimlerin yüzde 26’sı perakende sektöründe faaliyet göstermektedir. Çalışanların yüzde 13’ü perakende sektöründe çalışmaktadır. Gayri Safi Yurt İçi Hasıla içinde toptan ve perakende ticaret hizmetlerinin payı yüzde 12’dir. Ülkemizde perakende sektörünün yaklaşık yüzde 67’si geleneksel, yüzde 33’ü ise organize perakende sektörüne aittir. 2010 yılında toplam 231 olan alışveriş merkezi sayısı 2015 yılında 360’a ulaşırken toplam kiralanabilir alan da 10,5 milyon metrekareye yükselmiştir. 2018 yılına kadar açılması beklenen 55 alışveriş merkezi ile toplam kiralanabilir alanın yaklaşık 13 milyon metrekareye ulaşması beklenmektedir.”
TPF: Pazar yüzde 10, bizler yüzde 13 büyüdük
Türkiye Perakendeciler Federasyon (TPF) Başkanı Mustafa Altunbilek ise konuşmasında TPF’nin 10 yıl önce 100’e yakın üye ile yola çıktığını hatırlatarak, “Bugün 16 bölge derneğimiz, 329 üyemiz var. 3 bin 582 yerel market, 70 bin çalışan ile tüm Türkiye’deyiz. Geride bıraktığımız 10 yılda, 10 milyar dolar ciroya, 2.2 milyon metrekare satış alanına ulaştık. Her sene, toplam hızlı tüketim pazarının büyüme hızından daha hızlı büyüyoruz. Bu sene ilk iki ayda da bu özelliğimizi kaybetmedik; pazar yüzde 10, bizler yüzde 13 büyüdük” dedi.
Türkiye’nin OECD ve AB ülkeleri arasında işgücü verimliliği ve verimlilik seviyeleri sıralamalarında Türkiye’nin en alt sıralarda olduğunu hatırlatan TPF Başkanı Altunbilek, şunları söyledi:
“İşimizin her aşamasında, tedarik zinciri yönetiminden mağaza yönetimine kadar, işimizin her parçasında, kaynaklarımızı etkin ve verimli kullanarak hedefe ulaşmamız tek yol olarak karşımıza çıkıyor. Sistem ve iş süreçlerimiz etkin ve verimli kurgulamalıyız. Bizler bu alanda bir şeyler yapmalıyız. İşimizde kullandığımız kaynaklar ile kaynaklardan elde ettiğimiz sonuçları ölçmeliyiz. Ölçemediğimiz bir işi yönetemeyiz. Metrekare başına satış, kişi başına satış, metrekare başına karlılık, sermayemizin dönüş hızı, stoklarımızın dönüş hızı gibi birçok anlamlı performans göstergelerini kullanarak rotamızı, stratejimizi belirlemeliyiz.”
Vodafone: Ürün pazarlama yok, deneyimletme var
Üreticiden tedarikçiye, perakendecilerden sektöre hizmet sunan firmalara kadar on binlerce paydaşı “Verimlilik” temasıyla bir araya getiren YZB 2016’da yeni nesil perakende süreçlerini aktaran Vodafone Türkiye Ticari Operasyonlardan Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı M. Sinan Kızıldağ, müşteri odaklı yeni bir marketçilik döneminin başladığını söyledi. Dijitalleşmenin tüm sektörlerde olduğu gibi perakende sektöründe de önemli bir dönüşüm yaratacağına değinen Sinan Kızıldağ, şunları kaydetti;
“Bugün cep telefonu sahip olma yaşı 13’e indi. Dijital doğanlar dönemi başlıyor. 2020’ye kadar 100 milyar sim kart birbiriyle iletişim halinde olacak ve hane başına sim kart sayısı 10 olacak. Bu perakende sektörü için bulunmaz bir fırsat. Bu sayede marketler 24 saat açık kalabilecek. Bu dönüşümle alışveriş metotları da değişecek. Dönüşümün anahtarı perakende zincirleri olacak. Önümüzdeki süreçte müşteri odaklı yeniçağ başlıyor. Artık marketlerde 5 duyuya eden yapılanmalar göreceğiz. Bugünden itibaren perakendecilerin serbest güreşi bırakıp, grekoromen güreşe geçmeleri gerekiyor. Çünkü artık ürün pazarlama yok, deneyimletme var. Online ticaret artarken, perakende de önemini koruyacak. Perakendede müşteri deneyimi dijital hale gelecek. Önümüzdeki yıllarda müşteri ürünleri askıdan değil, sanal raflardan seçecek. Bu da marketlerin verimliliklerini artırıp, mağazaların lojistik maliyetini düşürecek. Dijitalleşme oranı finans sektöründe yüzde 76, otomotivde yüzde 70, perakendede yüzde 72. Bu iyi bir rakam ancak, bunu daha yukarılara taşımak mümkün.”
Perakendenin en iyi fikirlerine ödülleri verildi
YZB 2016 organizasyonu, “Perakendenin En İyi Fikirleri” yarışmasının sonuçlarının açıklanmasıyla sona erdi.
Bu yılki törende, En İyi Mağaza Tasarımı alanındaki ödüle Bizim Market ve Biçen Market layık görüldü. Ödülleri İpekyolu PERDER Başkanı Vedat Cergibozan ile Kayseri PERDER Başkanı Mehmet Kilci takdim etti.
Yarışmada “En İyi Müşteri Hizmetleri ve CRM Uygulamaları” alanında ödülün sahibi Sarıyer Market oldu. Sarıyer Market, ödülünü Güneydoğu PERDER Başkanı Ramazan Turmak’dan aldı.
Sektörün on binlerce paydaşını bir araya getiren YZB 2016’da “En İyi Promosyon Yönetimi” ödülü, Ankara PERDER Başkanı Ali Uyanık tarafından Onur Market’e verildi. Perakendenin En İyi Fikirleri’nde “En İyi İnsan Kaynakları Uygulamaları” ödülünün sahibi ise Altunbilekler Market oldu. Altunbilekler’e ödülünü Karadeniz PERDER Başkanı Osman Kalafat takdim etti.
YZB 2016’nın ikinci gününde yoğun bir katılımla gerçekleşen törende “En İyi Sosyal Sorumluluk Projesi” ödülü Onur Market ile Özhan Market’e verildi. Ödülleri, Konya PERDER Başkanı Ali Kaya ile İstanbul PERDER Başkanı Ramazan Ulu takdim ederken, Jüri Teşvik Ödülü ise, bu sene de Düzgün Market’in oldu.
Perakendenin En İyi Fikirleri Jüri Üyeleri:
Jüri Başkanı: Tahsin Pamir (Perakende Danışmanı ve Eğitmen)
Jüri Üyeleri: Dr. Cüneyt Evirgen (Sabancı Üniversitesi Yönetici Geliştirme Birimi Direktörü) Prof. Dr. Gürhan Kök (Koç Üniversitesi-Migros Perakende Forumu Araştırma Direktörü: Ercüment Tunçalp (Perakende Uzmanı)
Bilgi geleceğin perakendesini yönlendirecek
Konferansta yeni nesil pazarlama stratejilerinin teknoloji sayesinde anlık olarak kurgulanabildiğine değinen Unilever Türkiye Satış ve Müşteri Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Cem Tarık Yüksel, ilerlemenin ve inovasyonun hız kesmediği bir dönemde iş yapmanın zorluklarına dikkat çekti. Pazarlamada hava durumunun bile önemli olduğunu, oto yıkamacıların bu durumu iyi değerlendirerek anlık kampanyalar gerçekleştirdiğini söyleyen Yüksel, “Bilgi bugün olduğu gibi, yarın da çok önemli olacak. İçerik dataya, data bilgiye, bilgi de işimiz ile bağlantı kurmamıza yarıyor. 2020’de bugünün 30 katı datayı okumaya çalışacağız. Bilginin kullanılması bizim rekabetteki avantajımız olacak, bilgiyi en iyi kullanan bir adım öne çıkacak ve geleceğin perakende sektörünü bilgi yönlendirecek” dedi.
Torku markasının
başarı hikayesi
YZB 2016’da konuşan Karaman Milletvekili, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı, Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk ise “Birlikten Doğan Verimlilik” başlığı altında, Konyalı çiftçilerin birlikten doğan başarı hikayesini anlattı. Konuk, omuz omuza veren ve kooperatif çatısı altında 1952 yılında bir araya gelen on binlerce çiftçiyi etkin aktör haline getiren Konya Şeker’in ve Torku markasının başarı hikayesini YZB 2016’da katılımcılarla paylaştı.
Maliye Bakanı: Perakende ticaret daha iyiye gidecek
Yerel Zincirler Buluşuyor Fuar ve Konferansı YZB 2016, ikinci gününde Maliye Bakanı Naci Ağbal ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımı ile devam etti. Konferansta konuşan Maliye Bakanı Naci Ağbal, perakende sektörünün Türkiye ekonomisi ve bakanlık için son derece önemli olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Ülkemizde Gelir Vergisi’nin %20’sine yakınını, hesaplanan Kurumlar Vergisi’nin %6’sını ve tahsil ettiğimiz KDV’nin %8’ini perakende sektörü ödüyor. Özellikle kayıt dışıyla mücadele ve ticaretin kurumsallaşması konularında Türkiye Perakendeciler Federasyonu büyük önem arz ediyor. Sektör üzerinde bazı yükler söz konusu. Bizim piyasa mekanizmasını daha işler hale getirmemiz ve piyasanın üzerindeki yükleri kaldırmamız lazım. Özellikle güvenceli esneklik, kıdem tazminatı, iş hukuku ve yargı reformu bunların en başında geliyor.”
STK’larla uzun süredir yatırım ortamının düzenlenmesi ve işletmeler üzerindeki maliyetlerin azaltılması çalışmalarının yürütüldüğüne dikkat çeken Bakan Ağbal, perakende ticarette son dönemde ortalamanın biraz altında bir büyüme yaşandığına dikkat çekti. Bakan Ağbal, yaşanan yavaşlamanın yapılacak düzenlemelerle birlikte önüne geçilebileceğini, perakende ticaretin daha iyiye gideceğini söyledi.
Perakende sektöründe KDV’den kaynaklanan sıkıntılara da dikkat çeken Bakan Ağbal, “Vergi sistemi piyasada aynı alanda iş yapanlar arasında rekabet eşitsizliğine neden olmamalı ve herkes için eşit olmalı. Malların alınırken ve satılırken uygulanan KDV oranları farklılık gösterebiliyor. Bu konuda bazı sıkıntılarınız olduğunu biliyoruz. Farklı dönemlerde oranı düşürmek, değiştirmek durumunda kalabiliyoruz. Bunu yaparken temel amacımız kayıtlılığı artırmak. Bunun siz ticaret yapan perakende firmalarını etkilediğini görüyoruz. İnşallah yakın zamanda bu konuda bir araya gelerek rekabet eşitsizliğine yol açan vergi eşitsizliğine karşı birlikte çalışacağız” açıklamasını yaptı. Pos cihazı ve yazarkasa uygulamasını kayıt dışıyla mücadele alanında önemli bir adım olarak gördüklerini de dile getiren Bakan Ağbal, “Geçiş takvimimiz Ocak ayında başlayacaktı. Sizlerin talepleri üzerinde 2017’ye öteledik. Bugün kayıtlılığa en fazla katkı veren sektörlerden birisi organize olmuş perakendecilik sektörüdür. Pos cihazı konusunda düzenleme yapacaksak burada sizinle ortak bir karar almadan hiçbir adım atmayacağız. Ortak çözümü ne zaman üretirsek o zaman adım atacağız” dedi.
Kayıt dışı istihdamın önlenmesi hususunda perakende sektörünün önemli bir payı olduğuna da dikkat çeken Bakan Ağbal, “Türkiye’de kayıt dışı istihdam 2002 yılında %2.1’di. Her iki çalışandan sadece 1’i kayıtlı çalışıyordu. Sosyal güvenlik dengesini bu şekilde tutturamazsınız. Son 14 yılda bu alanda önemli mesafeler kaydettik. %52,1 olan kayıt dışılık 20 puan geriledi. Bugün her 3 kişiden 1’i kayıt dışı çalışıyor. Bu bile yüksek bir rakam. Sizler özellikle bu oranı aşağıya çekme noktasında çok önemli katkılar veriyorsunuz, hepinize teşekkür ediyoruz. Siz ne kadar büyürseniz bu bizim kayıt dışı oranımızı da aşağıya çekiyor” dedi.
TOBB: Alış ve satıştaki KDV’ler de eşitlensin
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise konuşmasında KDV girdi ve çıktısına yönelik sektör sorunlarına değinerek, “Pek çok sektörde girdi ve çıktı arasında büyük KDV farkı bulunuyor. Şirketler KDV alacaklarını tahsil edemiyor. Sebze, meyve, et gibi temel ürünlerdeki KDV oranımız %1. Bu tabii ki halkımızın yararına olacaktır. Ancak alış ve satıştaki KDV’ler de eşitlensin. Siz nerede eşitleyeceğinizi bilirsiniz sayın bakanım” dedi.
Perakende sektörünün durumunu değerlendiren Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu: “Ülkemizin geçen seneki 4 puanlık büyümesinin %3,7’si iç tüketimden geldi. Bu büyümenin eşit dağılamadığını görüyoruz. Bunun %60’ı ulaşım ve haberleşme, gıdadaki büyüme sadece %1. Giyimde ise %4 küçülme var. Demek ki sektörü büyütecek adımlara ihtiyacımız var.”
İndirim mağazalarının ürettiği markasız ürünlerin sektöre zarar verdiğini de belirten Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi: “Bu mağazaların markasız ürün üretmesi, markalaşmayı sıfır eden bir hadise. Milli sanayimizi kendi kendimize yok edecek bir unsur. Milli sanayimiz yıllardır markasına yatırım yaparken, bu anlayış tamamıyla sıfırlıyor. Bu ürünlerin ileride yurt dışından tedariki, indirim markası adıyla ithali de mümkün olacak. Bunu denetim altına alacak bir düzenlemeye ihtiyacımız var.”
“Yerel Zincirler Buluşuyor Konferansı ve Fuarı” nın Gala Yemeği Sponsoru Hayat Kimya, fuarda yerini alarak Türkiye’nin dört bir yanından gelen binlerce yerel zincir ve ziyaretçiye ulaştı. Şirketlerin üretimden dağıtıma tüm faaliyetlerinin merkezine sürdürülebilirlik konusunu koyması gerektiğine vurgu yapan Hayat Kimya Satış Direktörü Zeki Armağan “Hayat Kimya olarak 8 yıldır sponsoru olduğumuz bu organizasyonun bu yıl verimlilik konusu üzerine yoğunlaşması bizim için de büyük önem taşıyor. Kaynakları verimli kullanarak, sürdürülebilirliği çalışmalarımızın merkezine koyarak, ürünlerimizin üretimden tüketiciye ulaşmasına kadar tüm süreçlerde enerji, alan, operasyon ve hız verimliliğine odaklanarak insana ve çevreye fayda sağlama hedefiyle çalışıyoruz” dedi.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
