Genel Haberler
Tedarikçilerden yerel zincirlere destek
12-13 Nisan’da Haliç Kongre Merkezi’nde Türkiye Perakendeciler Federasyonu tarafından düzenlenecek olan “Yerel Zincirler Buluşuyor” etkinliğine sponsor olarak destek veren, stand alan ya da sektörü destekleyen bazı tedarikçilerin görüşlerini aldık. Dijital Yayın ve Bilgilendirme Ekranları hızlı, farklı, yenilikçi
Sistem 9 Genel Müdür Yardımcısı Suzi Baharti, YZB’de yer almalarını ve perakendeciliğe yönelik ürün/hizmetleri hakkında şunları söyledi: “Sistem 9 olarak Yerel Zincirler’in 9. büyük buluşmasında yer alarak bu alana ilişkin geliştirdiğimiz hizmet ve ürünlerimizi tanıtacağız.
Perakende sektöründe sergilenen ürünlerin üstüne konan kâğıda basılmış etiket, tüketiciye sadece fiyat bilgisi sunuyor. Oysa dünyada ‘Digital Signage’, Türkiye’de ise ‘Dijital Yayın ve Bilgilendirme Ekranları’ olarak yaygınlaştırdığımız hizmet, perakende sektörünün her alanında hızlı, farklı ve yenilikçi çözümler sunuyor.
Dijital ekranlar ya da Dijital Menu Board Sistemleri yansıtılan bilgiler, fiyat bilgisinin ötesine geçip, tüketicinin kendisini özel hissedeceği kişiselleştirilmiş değerli bilgileri sunarak farklı bir deneyim yaşatıyor. Araştırmalar, büyük bir süper markette haftada sayıları 5 ila 10 milyon arasında değişen etiketin elle değiştirildiğini gösteriyor. Bu ciddi anlamda kaynak, zaman kaybına neden olduğu gibi, insan gücünden kaynaklanan hataları da arttırıyor.
Dijital Menu Board’lar ise mağaza sahibine tüketicinin fiyat hassasiyetini artıracak fiyatı hızla değiştirerek dinamik ücretlendirme yapma, rakiplerin önüne geçmek için promosyon yoğunluğunu artırma gibi proaktif olma fırsatı sunuyor. Fiyatları tek bir merkezden anında güncelleme imkânı sunan dijital ekranlar, aynı zamanda mağaza sahibine mağaza içinde tüketiciye dilediği mesajları iletme şansı da tanıyor.”
Bağdat Baharat, yerellerde %90’ın üzerinde bulunurluğa sahip
Yerel zincirlerin bulunduğu her yere Türkiye genelindeki yedi bölge müdürlüğü, geniş araç filosu ile maksimum 48 saat içinde ürün teslim garantisi ile hizmet eden Bağdat Baharat, yerel zincirlerde %90’ın üzerinde bulunurluğa sahip. HTÜ pazarındaki kendi segmenti olan baharat sektöründe pazar lideri olan %100 yerli marka Bağdat Baharat’ın cirosunda yerel zincirler önemli bir paya sahip.
Yönetim Kurul Başkan Yardımcısı Yüksel Danacı, Bağdat Baharat için yerel zincirlerin önemini şu sözleri ile ifade etti: “Rekabetin gittikçe arttığı bir ortamda yerel zincirler büyümesini sürdürüp gelişerek, rekabette geride kalmamayı başarmıştır. Bundan sonra da işine yatırım yapan, gelişmeleri, tüketici taleplerini iyi analiz eden, tedarikçi ve üreticilerle birlikte, el ele, kazan-kazan iş modeliyle sinerji oluşturabilen, hızlı karar alabilme özelliklerini yitirmeyen, farklılaşabilen, tüketicilere yakın olan, tüm paydaşlarına samimi ve güvenilir olan yerel zincirlerin büyümesine devam ederek yerini daha da sağlamlaştırabileceğine inanıyorum.
%100 yerli sermayeli yerli üretici olarak markamızın ve firmamızın bugüne gelmesinde yerel perakendecilerin desteği yadsınamaz. Türkiye’nin batısından doğusuna, en uzak ilçelerine kadar kendi satış ve lojistik ağımızla ulaştırdığımız ürün ve satış sonrası hizmet kalitemizle biz de bugüne kadar yerel perakendecilerin büyüme adımlarına destek olmaya özen gösterdik; bundan sonra da olmaya devam edeceğiz.”
Market sektörü hızla büyüyor
Karizma Beşler Et Gıda Sanayi Satış Direktörü Nihat Özbey, Türkiye’de market sektörünün hızla büyüdüğünü söyledikten sonra şu bilgileri verdi:
“Ülkemizdeki yerel marketler gelenekçi yapıyı bozmadan tüketici ihtiyaçlarını çok daha hızlı yakalayıp ciro avantajına dönüştürebilmektedir. Öte yandan aile şirketi yapılarıyla da hızlı karar alma ve aksiyona dönüştürme konusunda oldukça başarılı işler yapmaktadırlar. Perakende sektöründe ki gelişmeleri yakından takip ederek teknolojik yenilikleri de kendi sistemlerine çok çabuk entegre ederek ulusal marketlerle rekabet aşamasına gelmişleridir. Ayrıca her yıl Türkiye genelinde ve bölgeler genelinde eğitim, panel ve fuar gibi ciddi faaliyetler sürdüren PERDER’in bu başarıdaki rolü oldukça büyüktür. Beşler olarak bizlerde yerel marketlerle karşılıklı sinerji ile işimizi her geçen gün geliştirip cirolarımızı büyütüyoruz. Bugün itibariyle toplam ticaretimizin % 25’ini teşkil etmektedir.”
Anavarza Bal: Satışlarımızın büyük oranını yerel zincirler gerçekleştiriyor
Anavarza Bal olarak bal sektöründe iki büyük markadan birisi olduklarını söyleyen Anavarza Bal Genel Müdürü Can Sezen, “Satışlarımızın büyük oranını yerel zincir mağazalardan gerçekleştirmekteyiz. Burada sadece bizim içinde değil esasen genel olarak baktığınızda yerel zincirler organize perakendenin ve ekonominin lokomotifidir bize göre. Çünkü bölgesel olarak da baktığınızda birçok dinamiğin sağlıklı çalışmasına olanak sağlayan bir yapıdır” dedikten sonra şunları söyledi:
“Yerel zincirler ile ilgili tüm bölgelerde gerek satın alma boyutundaki görüşmeler için gerekse mağazalarda ürünümüzün temsili ve rafların takibi ve mağazalara destek olunması için ayrı ekiplerimiz bulunmaktadır.”
Sektörün en önemli yapılarından birini oluşturuyor
Lila Kağıt Genel Müdürü Alp Öğücü, “Yerel zincirler, Türk halkını iyi tanımalarıyla, kullanıcıların ihtiyaç ve beklentilerini gözlemlemeleriyle, bu doğrultuda kurumları yönlendirip ihtiyaçları en hızlı şekilde karşılayabilmeleriyle, sektörün en önemli yapılarından birini oluşturuyor. Gelecekte duygulara dokunan kurumların ayakta kalabileceğini; müşterilerin nasıl hissettiğini anlayanların başarının anahtarını yakalayacaklarını düşünüyorum. Bu kurumlar altı anahtar kelime güven, kalite, deneyim, seçenek, hız, fiyat ile perakende sektörünün geleceğini yönetecekler” dedi.
Provel: Yerel zincirlerin payı çok büyük
Hızlı tüketim ürünleri pazarında süpermarketlerin payı %40’lar seviyesindeyken temizlik yardımcıları pazarında bu oranın %70’lere çıktığını söyleyen Provel Genel Müdürü Atalay Yumurtacıoğlu, “Ticaretimizin en yoğun olduğu noktalar olan organize perakende zincirler içinde yerel zincirlerin payı çok büyük. Yerel zincirler hem ciro anlamında hem de Türk tüketicisini yakından tanıyan kurumlar olarak özgün çözümler geliştirme başarısı ile öne çıkıyorlar. Başarıları sadece doğru ürün portföyü, merchandising, mağaza lokasyonu gibi konularla sınırlı değil, uyguladıkları sadakat programlarından teknolojik yatırımlarına kadar her alanda tüketiciyi odaklarına alarak gıda perakendesindeki yerlerini giderek sağlamlaştırıyorlar. Biz de Parex olarak yerel zincirlerle birlikte büyüyoruz. Nisan ayında yapılacak olan YZB 2017’de sektörle yeniden bir araya geleceğiz” dedi.
Billur Tuz: Yerel zincirler, üretici markalar için önemli
Yerel zincirlerin giderek artan payları ile sektöre rekabet ve dinamizm getirdiğini söyleyen Billur Tuz Genel Müdür Mutlu Mermer, “Müşteri sadakati yaratma ve üstün hizmet anlayışı gibi konularda farklılaşan yerel zincirler, üretici markalar için çok önemli iş ortakları. Organize perakende sektörü lokomotif etkisiyle perakende sektörünü büyüten, yeni markaların ve ürünlerin önünü açan bir misyona sahip. Bu süreçte perakendeciler ve üretici markalar kol kola, tüketicilerin ihtiyaçlarını ulaşılabilir noktalardan, uygun fiyatla ve kaliteli ürünlerle karşılama yönünde birlikte hareket ederek gelecekte hem toplumsal hem de ticari anlamda gelişmeye katkıda bulunacaklar. Billur Tuz olarak sürdürülebilir verimlilik bizim için önemli. Üretimden, lojistiğe, satıştan, pazarlamaya her süreçte verimlilik ilkesine sadık kalarak hareket ediyoruz. 1964’den beri efsane marka olabilmenin altında bu yaklaşımın yattığını söyleyebiliriz” dedi.
Fora Zeytin: Yerel zincirler markaların önemli iş ortakları
Yerel zincirlerin müşterilerini yakından tanıyan, bölgelerine hakim, özel ürünler sunabilen esnek yapıları ile gıda perakendesinin yükselen trendi ve markaların en önemli iş ortakları olduğunu kaydeden Fora Zeytin Genel Müdürü Efe Yazıcı, “Zaman için format ve trendler değişse bile son 20 yılda organize perakendenin payının sürekli arttığını görüyoruz. Bunun nedeni geniş ürün yelpazeleri ve marka seçenekleri ile tüm ihtiyaçlara hitap etmeleri, kalite ve hijyen gibi konularda güvenilir olmalarıdır. Ulusal ve uluslararası çapta üretim yapan ve sürekli denetime tabi olan firmalarla ve markalarla stratejik ortaklığı ile sektör daha da ileriye gidecektir. Fabrikamızda üretim verimliliğini arttırmak üzere altyapımıza yatırım yaptık, zeytin saklama alanlarını yeniledik ve verimlilik kayıplarına karşı önlem aldık. Ancak asıl büyük haberimiz; fabrikamızın çatısına yerleştireceğimiz güneş panelleriyle tüm elektrik ihtiyacımız karşılayacağımız bir projenin hazırlıklarına başladık. Aynı zamanda operasyonel verimliliği sağlamak üzere tüm iş süreçlerimizi optimize ettik, kaynaklarımız en etkin şekilde kullanmaya odaklandık” dedi.
Gelecek vadeden bir sektör
Hayat Kimya Türkiye Satış Direktörü Uğur Kızılkale, perakendenin, gelişmeye oldukça açık ve gelecek vadeden bir sektör olduğunu söyledi. Kızılkale, “Yerel zincirler ise tüketicilerin istek ve ihtiyaçlarını anlayabilmekte ve tüketim alışkanlıklarındaki değişimleri izleyebilmekte büyük önem taşıyor. Türkiye’den doğup global alanda rekabetçi ürünlerle hızlı tüketim ürünleri sektöründe uzun yıllardır hizmet veren öncü şirketlerden biri olarak, yerel zincirlerle iş birliği en önemli önceliklerimizden biridir” dedi.
Seyidoğlu Helva: Yerel zincirlerde yüzde 35 gibi ciddi bir pay oluşturuyoruz
Yerel zincirlerin son yıllarda çok ciddi mesafeler aldığını söyleyen Seyidoğlu Helva Reçel Genel Müdürü Mehmet Göksu, “Özellikle lokal alanda elde edilen başarılar sektörün geleceğinin çok parlak olduğunu gösteriyor. Sektör son birkaç yıldır sürdürülebilir şekilde oldukça iyi performans gösteriyor. Seyidoğlu olarak satışlarımız içinde yerel zincirler yüzde 35 gibi ciddi bir pay oluşturuyor. Yerel perakende sektöründen çok olumlu geri dönüşüm alıyoruz. Bizim gibi geleneksel lezzetler için yerel marketler büyük önem taşıyor. Türkiye’de gıda perakendeciliğinde net karlılık %5’ler civarındadır. Geçmiş yıllarda ise bu oran oldukça yüksek düzeylerde idi. Sektörün karlılık oranları son 10 yıldır yoğun rekabet nedeni ile bir miktar gerilemiştir. Gelişmiş ülkelerde de net karlılık %5 ila %6 arasında değişmektedir. Yani şu an için bir fotoğraf çekildiğinde benzer oranda karlılık olduğu söylenebilir. AB pazarı ile karşılaştırıldığında en çok dikkat çeken özellik sektörün yoğunlaşma oranlarında gözlenen farklılıklardır. Akdeniz ülkeleri (İtalya, Yunanistan, ispanya) haricinde AB ülkelerinde organize perakendeciliğin toplam perakendecilikten aldığı pay oldukça yüksektir (%70-80) kimi ülkelerde bu oran %90ların üzerine çıkmaktadır. Türkiye de ise rekabet kurulunun son açıklamasına göre bu oran %45 düzeyindedir. İşletme bazında alınabilecek tedbirler operasyonel verimliliğe odaklanmak, rekabetten uzak bölgelere doğru operasyonu genişletmek, niş alanları keşfetmek ve hizmette farklılaşmak yeni potansiyeller doğurabilir. Firma olarak mağazacılık alanındaki yatırımlara çok önem veriyoruz. Bu alanda Seyidoğlu Gıda firmasından bağımsız ayrı bir şirket olarak bu operasyonları yürütüyor ve sektörde yeniliklere öncülük ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
