Genel Haberler
İstanbul PERDER üyeleri, İTO Meslek Komitesi seçimlerine hazır
İstanbul PERDER, İstanbul Ticaret Odası Meslek Komitesi seçimlerine girme kararı aldı.
İstanbul PERDER üyeleri seçim öncesinde Oruç Marketleri-Yüksel Kurt’un ev sahipliğinde Gülistan Sofrası’nda bir araya geldi. 22 Mayıs tarihinde gerçekleştirecek seçimlere tüm üyelerinin istek, arzu ve önerisi ile katılma kararı alan İstanbul PERDER, Bilgi Üniversitesi işbirliğinde gerçekleştirdiği proje kapsamında bünyesindeki 20182 çalışana verdiği eğitimler ile perakendede insan kaynağının önemine dikkat çekiyor.
İTO’da meslek komiteleri ve meclis üyeleri belirleneceği seçimler 22 Mayıs tarihinde TT Arena stadyumunda gerçekleştirilecek. Ekonomik ve ticari hayatın her yönü ile geliştirilmesi için çalışacak olan komite seçimlerine katılacak olan İstanbul PERDER, faaliyet gösterdiği perakende sektörünün sorunlarını ve olası çözümlerini belirlemek, üyelerin istek ve önerilerini değerlendirmek amacıyla göreve hazır olduğunu gösterdi.
İstanbul PERDER Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Biçen, “Böylesi önemli bir sorumluluk ile iş birliği içinde olacağımız bu yapının bir parçası olmak hepimiz için büyük önem taşımaktadır. Biz tüm bu bahsettiğim çalışmalarda görev almak, sektörümüz adına sesimizi duyurmak ve içinde yer aldığımız perakende sektörünü temsil etmek için PERDER olarak hazırız” açıklamasında bulundu. İstanbul PERDER olarak böylesi önemli bir temsilciliğe aday olmamızın arkasında, sektörümüzü geleceğe taşımak adına yaptığımız çalışmalara olan güvenimiz yatıyor ifadesinde bulunan Biçen, “Tüm üyelerimiz ile birlikte sektörümüzü hep birlikte geleceğe ve başarıya taşıyacağımıza gönülden inanıyorum” dedi.
İstanbul PERDER&Bilgi Üniversitesi İşbirliği
Perakende sektörünün ihtiyaç duyduğu eğitim ve gelişim çalışmalarına imza attıklarını belirten Biçen, İstanbul PERDER olarak İstanbul PERDER Akademi (İPA) ve PERDER Gelişim Platformu (PGP) adı altında iki önemli proje yürütmekte olduklarını söyledi. Biçen, “Sektörün gelecekte daha zor olacağına hep beraber kanaat getiriyoruz. Öyleyse yeni bakış açılarına ve özellikle de fark yaratacak çalışmalara ihtiyacımız var. Bu farklılığın çalışan kalitesinden ve eğitiminden sağlanacağının farkındayız. İşte bu bilinçle İPA’yı hayata geçirdik” dedi. Şu anda da mevcut 60 personelin İstanbul PERDER Akademi’de eğitim almakta olduğunu belirten Biçen, akademi bünyesinde, “Perakendecilik Okulu” ve “Yöneticilik Okulu” olmak üzere iki bölümün olduğunu söyledi. Biçen, ”Akademimizde personellerimizin almış olduğu dersler üretici firmalarımızın eğitmenlerinden destek alınarak hazırlanmış olan bir eğitim müfredatıdır. Akademiyle birlikte bizler adına en önemli gelişme, bu zamana kadar bizlerin yani derneğimize destek vermek adına yaklaşmayan ulusal firmalarda bizde bu programın içinde yer almak istiyoruz diye kapımızı çalmaya başladılar. Bu gelişme sektörümüz adına birlik ve beraberliği sağlama adına olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Mezun olan arkadaşlarımız da Bilgi Üniversitesi’nden sertifika alarak mezun olacaklar. Biz İstanbul PERDER olarak akademinin tohumlarını attık. Şimdi yeni tohumlar ekerek bunların bir fidan ardından köklü bir ağaç haline gelmesini sağlayarak ‘perakendede yaşanan erozyonun’ önüne geçmeyi hedefliyoruz.” açıklamalarını yaptı.
Sektörün önemli eksiği güçlü: İletişim
İstanbul PERDER bünyesinde, perakende sektöründe özellikle iletişimi güçlendirmek adına hayata geçirilen bir diğer proje ise PERDER Gelişim Platformu (PGP). Firmalarında çalışan profesyonel ve her birisi kendi branşında başarılı çalışanların katılımıyla kurulan 17 kişilik PERDER Gelişim Platformu, perakende sektörüne ve yöneticilerine ışık tutacak projeler üretiyor. Konuyla ilgili detaylı bilgi veren İhsan Biçen,” PGP özellikle sektörümüzdeki iletişimi güçlendirmek adına hayata geçirdiğimiz bir projedir. Yerel perakendecilerin çoğu aile şirketlerinden oluşuyor. Sektörümüzde herkes kendi işiyle uğraşırken platform sayesinde oluşturulan mekanizma ile herkesi heyecanlı ve dinamik tutacak bir iletişim ağı oluşturuldu. Temizlikçisinden genel müdürüne kadar geliştirilen bu iletişim ağı sayesinde rahat iletişim kurmanın olumlu etkileri görülmeye başlandı” dedi. Kurulan platformun bu güne kadar üç önemli projeyi hayata geçirdiğini belirten Biçen, bu projeler arasında en önemsediğinin “Karlılık Hesaplama” projesi olduğunu belirtti. Proje süresince perakende sektörün önemli eksiklerinden birinin karlılığı hesaplayabilmek olduğunu fark ettiklerini belirten Biçen, bu eksikliğin giderilmesinin hem bizler hem de sektör yöneticileri için oldukça önemli olduğunu belirtti. Biçen ayrıca platform kapsamında yapılan ve yapılacak tüm çalışmaların perakende sektörüne yeni vizyonlar kazandıracağına dikkat çekti ve bu amaç için İstanbul PERDER olarak yoğun çalışmalarına devam edeceklerini vurguladı.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
