Sosyal Medya Hesaplarımız

Genel Haberler

İGED: Dövizle borçlanan KOBİ üyelerimiz zorda!

Editör
huseyin atol
Abone Ol:

İstanbul Genç İşadamları Derneği (İGED) Başkanı Hüseyin Ataol artan kurların ise döviz borcu olan firmalar için önemli bir risk olduğuna işaret ederek bazı firmaların iflas durumu ile karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

Dolar kurunda psikolojik seviye olarak görülen 2 TL seviyesinin aşılması halinde doların daha da artacağı kaygısı, döviz borcu olan firmaları daha da düşündürüyor. Zira kur arttıkça durduk yerde döviz borcu olan firmanın borcu da katlanıyor.

Örneğin 1 milyon dolar kredi alan bir firmanın TL bazında borcu 1 milyon 870 bin TL iken dolar 2 TL’ye çıktığında borcu da 2 milyon TL’ye çıkmış oluyor. Arada geçen kısa sürede bu şirketin ana kalem borcu 130 bin TL artmakta. Tabi söz konusu borcun birde ödenmesi gereken faizi var. Hesaplamaya bunu da dahil ettiğimizde artan maliyettin ciddiyeti daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.

İstanbul Genç İşadamları Derneği (İGED) Başkanı Hüseyin Ataol, yurtdışından ürün, mal ve hizmet satın alarak dövizle borçlanan firmaların şimdide Merkez Bankası’nın faiz artırımı ile birlikte hem döviz borçlarının arttığını hem de bankalardan kullandıkları faiz oranlarının yükseldiğini söyledi.

Faiz artırımı demek büyüme hedeflerin revizyona gidilmesi demek. Türkiye’nin istikrarı  için yüzde 5 üzerinde büyümesi gerekli. Politika faiz oranının iki kattan fazla artırılmış olması, mutlaka büyümeyi olumsuz etkileyecektir Yükselen faiz firmaların yatırım maliyetini de ister istemez artıracak.

Bir yandan yüksek faiz, öte yandan yüksek kur reel sektörü ciddi sıkıntıya sokacak. Faiz maliyeti ciddi oranda artacak olan üretici KOBİ’leri zor günler bekliyor. Küresel konjonktürdeki sıkıntıların ihracatı olumsuz etkileyeceği bu donemde KOBİ’ler şimdiden iç talebin düşmesi riski ile karşı karşıya. İstanbul Genç İşadamları Derneği (İGED), “Ümidimiz Faiz oranlarındaki artışın ekonomiye istikrar getirmesi ve siyasi tansiyonun artık düşmesi” dedi.

İstanbul Genç İşadamları Derneği (İGED) Başkanı Hüseyin Ataol artan kurların ise döviz borcu olan firmalar için önemli bir risk olduğuna işaret ederek bazı firmaların iflas durumu ile karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Reel sektörde yer alan ve döviz borcu olmasa dahi girdileri döviz cinsinden olan şirketler de ister istemez düşünceli. Artan maliyetlerini nasıl finanse edeceklerini ya da satış maliyetine ne oranda yansıtabileceklerinin kaygısını taşıyorlar.

İnşaat, tekstil, perakende başta olmak üzere çok sayıda sektörde benzer durumun olduğuna işaret eden İstanbul Genç İşadamları Derneği (İGED) Başkanı Hüseyin Ataol, özellikle ithalat girdileri olan firmaların büyük sorun yaşayacağına işaret etti.

Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorumunuz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advertisement

Genel Haberler

Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır

Editör

Yazar:

Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”

Devamını Oku

Genel Haberler

Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar

Editör

Yazar:

Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.

ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:

“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.

Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”

ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.

Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.

Devamını Oku

Genel Haberler

BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı

Editör

Yazar:

Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.

Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.

A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Devamını Oku
Advertisement

Etiketler

POPÜLER