Genel Haberler
Reis: Genç nüfus, tarımsal üretimde çalışmaya yönlendirilmelidir
Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, Türkiye’nin ‘tarım ülkesi’ olma konumuyla şanslı olduğunu ifade etti.
Küresel ısınma, kuraklık, daralan tarım alanları gibi nedenlerin sonucunda, dünya genelinde artışını sürdüren gıda fiyatları, ülkelerinin önünde ciddi bir risk olarak duruyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) yetkilileri açıklamalarında, açlık ile mücadele için tüm ülkelerin yeni politikalar üretmek durumunda olduklarına dikkat çekerken, dünyanın 2050 yılına kadar, gıda üretimini %50 oranında arttırması gerektiğini açıklıyor.
Her ülkenin kendi topraklarında iç tüketimini karşılayacak kadar gıda üretimi yapması gerektiğini her fırsatta dile getiren Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, hiçbir ülkenin beslenmek gibi yaşamsal bir konuyu, başka bir ülkeden ithal ederim diyerek, ihale edemeyeceğini vurguladı.
Gelişmiş ülkelerin tarıma çok büyük önem verdiğine işaret eden Mehmet Reis, bu ülkelerin kendi topraklarının yanı sıra, başka ülkelerden de verimli toprakları kiralayıp, gıda üretimi yapmakta olduğunu belirtti. Gelişmiş ülkeler açısından gıda üretiminin sosyal ve ekonomik güç olarak ele alındığını anlatan Mehmet Reis, son yıllarda ülkelerin tarım politikalarını yeniden gözden geçirip, uzun vadeli yol haritalarını hazırlamakta olduğunu söyledi.
Türkiye’nin ‘tarım ülkesi’ olma konumuyla şanslı olduğunu ifade eden Mehmet Reis, şunları söyledi:
“Tarıma elverişli topraklarımız var ve bu konuda ülke olarak halen çok şanslıyız. Bu nedenle, verimli tarım arazilerinin, kesinlikle amacı dışında kullanılmasının önüne geçmeliyiz. Bu arada, TÜİK’in verilerine göre, ülkemizdeki istihdamın %22,3’nü tarım sektörü oluşturuyor. Bu da, her 4 kişiden birinin tarım sektöründe olduğu anlamına geliyor. Zira tarım sektöründe, daha yaşlı bir nüfus çalışıyor. Oysa yine TÜİK’in rakamlarına göre, ortalama 2,5 milyon sayısını geçen işsizimiz var. İşsizlik, en yoğun genç nüfusta gözleniyor. Özetle, genç nüfusun, tarımda çalışmaya yönlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Gençler, tarım ekonomisine geçmek için teşvik edilmelidir. Günümüzde yaşlılar köylerde yaşarken, gençler büyük şehirlere göçüyor. Oysa gençlerin, doğduğu yerde doymalarını sağlarsak; hem ülkemizin iç tüketimi için ihtiyacımız olan gıda üretimini yaparız, hem dünyaya daha çok gıda ihracatı yaparak cari açığa çare oluruz, hem işsizliğin önüne geçeriz, hem de nüfusun sosyal ve ekonomik olarak daha refah içinde yaşamasını sağlayabiliriz” diye konuştu.
Gıda üretimi için uzun vadeli stratejiler oluşturulmalıdır
Dünya’da, küresel iklim değişikliğinin büyük problem olmaya devam edeceğinin altını çizen Mehmet Reis, her geçen dönem, su ve gıda yetersizliğinin tehdit boyutunun artmakta olduğunu açıkladı.
16 Ekim Dünya Gıda Günü nedeniyle konunun önemini bir kez daha gündeme taşıyan Mehmet Reis, şunları kaydetti:
“Toprağın ve yerli tohumların korunması, suların temiz ve doğru kullanılması, üretiminin teşvik edilmesi için uzun vadeli düşünmemiz gerekiyor. Önlem alınmadığı takdirde, gelecek yıllarda susuzluk ve temel gıda maddelerinin eksikliğinden, kuraklık ve artan fiyatlardan; bugünkünden daha sık ve çaresizlik içinde bahsedebiliriz. Özetle, ülkemiz ve tüm dünya ülkeleri; gıda üretimlerini kendilerine yeter bir düzeye yükselmek, çiftçisinin yaşam standardını güvence altına almak, halkına gıda güvenliğine uygun besin maddelerini sürekli temin etmek ve ekonomide de daha güçlü olmak için uzun vadeli planlarını yapmalıdır” şeklinde konuştu.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
