Genel Haberler
Koton: Perakende Yasa Tasarısı, bakkal ekonomisine geri dönüş yasası
MÜSİAD Genel Merkezi’nde Perakende Sektör Kurulu tarafından düzenlenen panelde konuşan Koton Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Yılmaz, perakende yasasının getirilerini ‘bakkal ekonomisi’ olarak değerlendirdi.
Yeni perakende yasasının getirilerini ‘bakkal ekonomisi’ olarak değerlendiren Koton Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Yılmaz, “Ne oldu da bakkal ekonomisine dönmek istiyoruz. Burada popülizm ve seçim yatırımı görüyorum” dedi. Yılmaz, yasanın hem perakendenin geleceğine hem Türkiye’ye zarar vereceğini savundu.
MÜSİAD Genel Merkezi’nde düzenlenen ‘Fondan Önce ve Fondan Sonra Türk Markaları’ konulu panelin katılımcıları Koton Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz ve Mavi Jeans CEO’su Cüneyt Yavuz oldu. Şirketlerinin fon ortaklığının ardından yaşadığı deneyimleri anlatan panelistler, gündemdeki perakende yasasını da değerlendirdi. Perakende yasasının getirilerini ‘bakkal ekonomisi’ olarak değerlendiren Yılmaz, “Ne oldu da bakkal ekonomisine dönmek istiyoruz. Burada popülizm ve seçim yatırımı görüyorum” diye konuştu. Yılmaz, yasanın hem perakendenin geleceğine hem Türkiye’ye zarar vereceğini savunarak, “Herhangi bir kentte açılacak AVM’nin izin prosedürüne Esnaf ve Sanatkarlar Odası dahi konulmaya çalışılıyor. Hiçbir yere AVM yapılmasını istemiyor olabilirler. Türkiye’nin modern perakendeden kaçması yanlış. Böyle bir yasaya gerek yok. Ciddi bir kaosa neden olacak görünüyor. Düzenleme ihtiyacı varsa adresi imar yasasıdır. Muhtemelen yeni bir rüşvet kapısı açıyoruz” yorumunu yaptı.
‘AVM alerjisi var’
“Bir AVM alerjisi oluştu” diyen Yavuz da perakende gelişimleri için AVM’lere müteşekkir olduklarını ifade etti. Yavuz, “Şehir planlaması anlamında düzen getirilmesi kabul edilebilir. Artan ve yükselen kiralar yüzünden bayilik sistemi kalktı. Bizde sayılar azaldı. Kendi ülkesinde perakende öğrenmeyen bir şirket yurtdışında nasıl başarılı olacak? Yasaların önleyici değil ön açıcı olması lazım. 10 marka çıkarmak istiyorsak AVM’leri görmezden gelemeyiz” dedi. Koton ve Mavi Jeans’i aynı potada buluşturan Turkven ile ilgili de konuşan Yavuz “Turkven, Koton, Mavi Jeans, Digiturk, Doğa Okulları ve Dominos gibi pek çok markayla ortak. Bize verdiği ev ödevleri sayesinde şirketin ve markanın geliştiğini söyleyebilirim” diye konuştu.
‘Dolarla kira almak yanlış’
Kira artışlarıyla ilgili de değerlendirme yapan Yılmaz Yılmaz “Daha çok AVM yapılmalı ki kiralar düşsün. Buradaki en yanlış uygulama kiraların dolarla verilmesi” dedi. Yılmaz Yılmaz, kira artışlarıyla ilgili şu örneği verdi: “Beyoğlu’ndaki bir mağazanın kirası kısa bir dönemde 22 bin dolardan 80 bin dolara çıktı. AVM’ler olmasaydı bu kiralar nereye giderdi düşünmek lazım” diye konuştu. Fonların büyümeye de katkısının olduğunu aktaran Yılmaz, “Normalde yüzde 40’larda büyüyorduk. Şimdi yüzde 40-50 büyüyoruz” dedi.
‘Winmax markası bizim için hataydı’
Koton’un alt markası olarak yola çıkan ancak sonra kaldırılan Winmax ile ilgili konuşan Yılmaz, “Winmax hataydı. Konsantrasyonumuzu çok böldü. Metrekarelerimizi büyütünce ihtiyaç kalmadı” dedi. 3 bin metrekarelik mağazalar açmayı planladıklarını ifade eden Yılmaz, “Başka bir alana girmeyeceğiz. 2018’de 2 milyar dolar ciro hedefl iyoruz. Oxford Street’te Türk markası görtermek büyük bir tatmin olacaktır” diye konuştu.
‘Herkesin blue jean yapması bize yarıyor’
Mavi Jeans’in artık sadece ürün değil, perakendecilik anlayışı da ihraç ettiğini söyleyen Cüneyt Yavuz, “Artık yüzde 75 oranında perakendeden ciro yapıyoruz. 450 milyon dolar cirosu olan bir şirket haline geldik” dedi. Yavuz, “Yurtdışına kendi yoğurt yiyişimizi ihraç edeceğimiz bir noktaya geldik. 4.5 milyon adet blue jean satışıyla bu yılı kapatacağız. Diğer markaların da blue jean’e girmesi bize yarıyor. Tüketici farkımızı anlıyor” diye konuştu.
Genel Haberler
Sampi Pide: Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği “Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Genel Haberler
Ebebek’in 2030 yılı ciro hedefi 1 milyar dolar
Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor.
ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi:
“25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı.
Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.”
ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz.
Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi.
Genel Haberler
BRCGS S&D sertifikalı A101 deposu 5. kez AA notu aldı
Gıda güvenliği ve tedarik zinciri yönetiminde dünya genelinde en saygın referanslardan biri olarak kabul edilen BRCGS S&D standardı kapsamında, A101’in Antalya Meyve Sebze deposu Türkiye’nin ilk ve tek sertifikalı tesisi olarak 5. denetimini başarıyla tamamlayarak en yüksek derece olan AA notunu korudu. Uluslararası kriterlere göre gerçekleştirilen bu denetim, operasyonel mükemmeliyetin sürekliliğini ve sistemin istikrarlı şekilde sürdürüldüğünü bir kez daha tescilledi.
Taze meyve ve sebzelerin kontrollü koşullarda korunmasını kapsayan bu standart, ürünlerin tarladan rafa uzanan yolculuğunda güvenliğin kesintisiz şekilde sağlanmasını mümkün kılıyor. A101, bu güçlü altyapı sayesinde yalnızca ürün sunmuyor; aynı zamanda güven, şeffaflık ve kaliteyi odağına alan bir yaklaşımı da alışverişçilerine taşıyor.
A101, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirdiği operasyonel yaklaşımıyla, gıda güvenliği alanında sektör için referans oluşturmaya ve güven odaklı büyümesini kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
